Diplomasi
Palantir’in Ukrayna devletindeki etkisi artıyor
Birçok Ukrayna kurumuyla birlikte çalışan Palantir, son olarak Savunma Bakanlığını da portföyüne ekledi.
Şirketin CEO’su Alex Karp, Kiev’de Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Savunma Bakanı Mihailo Fedorov ile bir araya geldi.
Palantir, savaşın başlamasının ardından Ukrayna’ya açıkça destek veren ilk büyük Amerikan teknoloji şirketlerinden biriydi.
2022 yılında Karp, Kiev’e giderek Zelenskiy ile görüşmüş ve Ukrayna’nın savunmasını desteklemek amacıyla şirketin yapay zeka ve veri yazılımlarını sunmuştu.
United 24’e konuşan CEO, “Dört yıl önce buraya geldiğimde, genel olarak ‘Vay canına, önümüzde çok zorlu bir görev var’ gibi bir his hakimdi,” dedi ve onu en çok etkileyen şeyin, “Ukraynalıların ülkelerinin hayatta kalması için savaşmaya ve fedakarlıkta bulunmaya olan istekliliği” olduğunu da ekledi.
Bu işbirliği, 12 Mayıs 2026’da Zelenskiy’in Karp ile yeniden bir araya gelmesiyle devam etti. Zelenskiy, iki tarafın Ukrayna, ABD ve ortaklarının savunmasını güçlendirebilecek alanları görüştüklerini belirtti.
Savunma Bakanı Fedorov, Ukrayna’nın yapay zeka destekli Şahid tespit ve önleme sistemleri, daha hızlı komuta sistemleri, muharebe verileri analizi, hedef tespiti ve görev planlaması gibi savunma teknolojisi önceliklerini de sunduğunu söyledi.
O zamandan beri Palantir’in rolü Ukrayna hükümetinin genelinde genişledi. Şirket, Ukrayna Dijital Dönüşüm Bakanlığı ile işbirliği yapmış, Ekonomi Bakanlığı ile bir ortaklık anlaşması imzalamıştı.
2026 yılında ise Savunma Bakanlığı, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ve Savunma İstihbarat Araştırma Enstitüsü ile işbirliğine başladı.
Karp, Palantir’in modern teknolojinin siyasi açıdan en tartışmalı alanlarından bazılarında faaliyet gösterdiğini inkar etmiyor.
“Dünyadaki neredeyse her çatışmada yer alıyoruz,” diyen Karp, bazı kişilerin hem şirketin askeri rolünden hem de ticari başarısından hoşlanmadığını da sözlerine ekledi.
Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması
Öte yandan Palantir CEO’su, Ukrayna’da şirketi bir yardımcı oyuncu olarak tanımladı ve “Savaşçılara ve kahramanlara destek veriyoruz. Aslında, sizin zaferinizin getirdiği şöhretin bir parçasını biz de paylaşıyoruz,” dedi.
Karp için Ukrayna ile olan ilişki aynı zamanda kişisel bir anlam taşıyor. “İnsanların bizi sevdiği bir yerde olmayı seviyorum,” diyen Karp, Ukrayna’da insanların kendisini gördüklerinde “gülümsediklerini” ekledi.
United 24’e göre Ukrayna’nın savunma sanayii, “kısa vadeli düşünce biçimi, düzenlemelerin gevşetilmesi ve geleneksel ana savunma tedarik sistemi dışındaki şirketlere kapıların açılması” ile ortaya çıktı ve hızla gelişti.
Sonuçta, teslim sürelerinin yıllar değil haftalarla ölçüldüğü bir savaş zamanı modeli ortaya çıktı.
Karp’a göre Ukrayna’nın başarısı, sadece yabancı teknolojiyi benimsemiş olması değil, Ukrayna ekiplerinin bu teknolojiyi savaş koşullarında işlevsel hale getirmiş olması.
O, Ukrayna’nın birimleri, insansız hava araçlarını ve verileri tek bir hızlı savaş alanı sistemi içinde birleştirdiği bu durumu “savaşmanın yeni anlayışı” olarak tanımladı.
Bu sistem, hızlı öğrenme yeteneği nedeniyle çok değerli. Askerler cephede ekipmanı test eder; birimler neyin işe yaradığını bildirir; mühendisler araçları ayarlar; bir sonraki sürüm tekrar kullanıma sunulur.
Karp, bu geri bildirim döngüsünü, “Şimdiye kadar gördüklerim arasında en iyisi olmasa da en iyilerinden biri,” olarak nitelendirdi.
Karp şunları söyledi:
“Ukraynalılar bizim inşa ettiğimiz şeyleri yeniden keşfediyor ve çok daha kullanışlı hale getiriyorlar. Bunu savaş alanında az sayıda kişiyle gerçekleştiriyorlar, ardından bu sistemlerin hem kamusal hem de ticari bağlamlarda nasıl işlediğini tüm dünyaya gösteriyorlar.”
Karp’a göre, savaş alanındaki yapay zeka “ancak gerçek verilerle, gerçek birimlerle ve gerçek kararlarla” bağlantılı olduğunda anlam kazanır.
Karp, “Öylece bir model alıp onu karmaşık yapay zeka altyapıları üzerinde çalıştıramazsınız,” dedi ve sistemin, “kimin hangi bağlamda bunu gördüğünü” göstermesi ve yine de insanlara “son ana kadar işlemi durdurma” imkânı sunması gerektiğini vurguladı.
Ukrayna için veriler artık bir “sert güç” haline gelmiş durumda. İHA görüntüleri, radar izleri, saldırı raporları ve hava savunma verileri, günümüzde dünya çapında yeni nesil askeri sistemlerin geliştirilmesinde kullanılıyor.
Ocak 2026’da Ukrayna, Palantir ve savunma kurumlarıyla birlikte “Brave1 Dataroom”u hayata geçirerek, Ukraynalı şirketlerin gerçek savaş alanı verileri üzerinde yapay zeka modellerini eğitip test edebilecekleri güvenli bir ortam oluşturdu.
Ukraynalı yetkililer, hava tehditlerine karşı koymak ve havada üstünlük sağlamak amacıyla hava hedeflerinin %100 tespitini, en az %95 önleme oranını ve yapay zekanın kullanımının genişletilmesini hedeflediklerini belirttiler.
Bunların ardında yatan daha geniş stratejik hedef ise hava üstünlüğünü ele geçirmek ve muharebe operasyonlarının bir kısmını Rus topraklarına kaydırmak.
Karp daha önce Palantir’in “Ukrayna’daki hedef belirleme faaliyetlerinin çoğundan” sorumlu olduğunu iddia etmişti fakat United 24’e verdiği röportajda daha temkinli bir tavır sergiledi.
Ukrayna’nın “dünyanın en önemli, kullanımı kolay, etkileşimli ve uyarlanabilir hedef belirleme sistemlerinden birini” kurduğunu belirten Karp, Palantir’in bu süreçte önemli ama kısmi bir rol oynadığını vurgulayarak, “Bu sistemin bazı kısımları bize ait, fakat büyük bir kısmı onlar [Ukraynalılar] tarafından kuruldu,” dedi.
Karp’a göre Ukrayna’nın gücü, teknik yetenek, savaş alanı baskısı ve ulusal iradenin birleşiminden kaynaklanıyor:
“Görev odaklı, inançlı ve hayatları için savaşan teknik yeteneklere sahip küçük bir ekip kurmanız gerekir.”
Ona göre bu, Ukrayna’nın beklenen yenilgiden zafere olan inanca doğru ilerlemesine yardımcı oldu.
Ukrayna’nın başarısı yurt dışında da büyük ilgi görüyor. Brave1 Dataroom, Ukraynalı savunma şirketlerine gerçek savaş alanı verilerine erişim imkanı sunarak, bu şirketlerin yapay zeka araçlarını Rus hava tehditlerine karşı eğitip test etmelerini sağlıyor.
Ukrayna ayrıca bu verilerin bir kısmını müttefikleriyle paylaşmaya başlıyor. Savunma Bakanı Mihhailo Fedorov, bu verileri “dünyanın başka hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan” olarak nitelendirdi.
Ukrayna’nın savaş alanı verileri, büyük insan kaybına mal olan gerçek çatışmalardan elde edildiği için son derece değerli. Ukraynalı askerlerin edindiği deneyimler, şu anda daha iyi hava savunma sistemleri, daha akıllı insansız hava araçları ve daha güçlü yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
Fakat eleştirmenler, Ukrayna’nın bu veriler ve bunların yardımıyla geliştirilen teknolojiler üzerinde kontrolünü sürdürmesini de sağlaması gerektiğini savunuyor.
Karp, “Ahlaki zorunlulukların galip gelmesi çok önemlidir” diyor fakat Ukrayna’nın, hayatta kalma söz konusu olduğunda ve sınırların her zaman net olmadığı durumlarda ahlaki argümanların tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini ekliyor:
“Kendini savunamayacağın bir dünya düzeni var mı? Yoksa, egemen bir ulus olarak daha büyük ve daha köklü güçlere karşı kendini savunacak imkânların olmadığı bir durumda, dünya düzeni seni koruyacak kadar güçlü mü? Açıkça görülen cevap hayır.”