Amerika

Pentagon ve Wall Street’ten ortak uyarı: ‘Batı’nın hayatta kalması için sadece beş yılımız kaldı’

Yayınlanma

ABD’nin önde gelen askeri ve ekonomik aktörlerinin bir araya geldiği Reagan Ulusal Savunma Forumu’nda, Çin’in yükselişi ve küresel çatışmalar karşısında Amerikan savunma sanayisinin hantallığı masaya yatırıldı. Yeni yönetim, bütçe engellerini aşmak ve donanmayı hızla büyütmek için “savaş ekonomisi” refleksleriyle hareket edileceğinin sinyalini verdi.

Kaliforniya’da düzenlenen Reagan Ulusal Savunma Forumu, Washington’ın yeni dönem stratejisini şekillendiren kritik tartışmalara sahne oldu.

Forumun merkezinde, Çin’in askeri üretim kapasitesindeki devasa artış, Amerikan bürokrasisinin yavaşlığı ve Ukrayna’dan Venezuela’ya uzanan çatışma alanlarındaki stratejik belirsizlikler yer aldı.

Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russ Vought ile JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’ın uyarıları, ABD’nin savunma anlayışında köklü bir “paradigma değişimi” arayışında olduğunu ortaya koydu.

Tartışmaların odağında, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü koruması için gereken hız ve kaynağın nasıl sağlanacağı sorusu vardı.

Bürokrasiye karşı savaş ilanı

Forumun en dikkat çekici çıkışlarından birini yapan OMB Direktörü Russ Vought, Pentagon ve Beyaz Saray’ın önündeki en büyük engelin kaynak eksikliğinden ziyade zaman ve bürokrasi olduğunu vurguladı.

Çin’in gemi inşa kapasitesinin ABD’nin 200 katı olduğuna dikkat çeken Vought, mevcut yörüngeyi değiştirmek için radikal adımlar atılacağını duyurdu.

Vought, “Sadece ek bir milyar dolar vermek size bir gemiyi daha erken teslim etmez. Kendi deyimiyle bürokrasiyi buldozerle ezmeliyiz” dedi.

Yönetimin savunma harcamalarını artırmak için Senato’daki 60 oy barajını aşacak “bütçe uzlaştırma” yöntemini kullanabileceğini belirten Vought, zamanın siyasi sermayeden daha kıymetli olduğunu savundu.

Vought, “Siyasi sermaye en kıt kaynağımız değil, onu her zaman inşa edebilirsiniz. Zaman en kıt kaynağımız” ifadelerini kullandı.

Gemi inşaatındaki kriz, forumun ana gündem maddelerinden biriydi. Vought, ABD’nin gemi üretiminin sadece yüzde 2’sinin yerli bağlantılı olduğunu, Çin’in ise küresel pazarın yüzde 74’ünü elinde tuttuğunu hatırlattı.

Bu dengesizliği gidermek için Güney Kore gibi müttefiklerin sermayesini ve uzmanlığını kullanmayı planladıklarını belirten Vought, “Mevcut gidişatı değiştirmek benim görevim” diye konuştu.

Batı’nın geleceği için beş yıllık kritik pencere

Finans dünyasının ağır toplarından JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, savunma sanayisine yönelik 1,5 trilyon dolarlık bir yatırım inisiyatifi başlattıklarını duyurdu.

Dimon, Ukrayna savaşının Batı’nın güvenliği konusundaki illüzyonları yıktığını ve Amerika’nın askeri üstünlüğünü korumasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.

Avrupa’nın parçalanma riski konusunda sert uyarılarda bulunan Dimon, “Batı’nın nasıl kaybedildiğine dair bir kitap yazarsak şayet, bu, burada işimizi düzgün yapmadığımız ve Avrupa’nın parçalanmasına izin verdiğimiz üzerine olacak” dedi.

Dimon, gerekli önlemlerin alınması için ne kadar süre kaldığı sorusuna net bir yanıt vererek “Beş yılımız var” diye konuştu ve ekledi: “Beş yıl demek, doğru şeyi yapmaya bugünden başlamanız gerektiği anlamına gelir.”

RTX CEO’su Chris Calio da tedarik zincirindeki kırılganlığa dikkat çekerek, Ukrayna savaşının üretim kapasitesindeki boşlukları gün yüzüne çıkardığını belirtti.

Calio, “Patriot gibi sistemlerde iki yıllık üretim boşlukları vardı. Javelin için çok yıllı boşluklar oluşmuştu” diyerek endüstrinin hızla ölçeklendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zeka yarışında “cehennem manzarası” stratejisi

Hint-Pasifik Kuvvetleri Komutanı Amiral Samuel Paparo, savaşın karakterinin değiştiğini ve bu değişimin merkezinde yapay zeka, otonom sistemler ve verinin bulunduğunu anlattı.

Paparo, Çin’e karşı caydırıcılığın, saldırıyı düşman için maliyetli hale getirmekten geçtiğini belirtti.

Paparo, “Savaşın doğası asla değişmez, ancak karakterini etkileyen üç meta trend var” diyerek, bunları enformasyon operasyonları, drone savaşının yaygınlaşması ve hassas vuruş kabiliyeti olarak sıraladı.

Komutan, ABD’nin hedefinin “karar üstünlüğü” sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Düşmanın görme ve algılama kabiliyetini kör etmek, aldatmak ve yok etmek için yapay zekayı kullanmak istiyorum” dedi.

Yapay zeka paneline katılan teknoloji yatırımcısı Joe Lonsdale ise ABD’deki düzenleyici engellerden yakındı.

Lonsdale, eyaletlerde yapay zekayı düzenlemek için bekleyen binlerce yasa tasarısı olduğunu belirterek, “Eğer tüm bu düzenlemelerin geçmesine izin verirsek, Çin’e karşı yapay zeka yarışını kazanamayız” uyarısında bulundu.

Ukrayna savaşında “son 10 metre” tartışması

Ukrayna’daki savaşın geleceği, forumun en hararetli tartışma konularından biriydi. Müzakere süreçlerinde aktif rol alan Emekli Korgeneral Keith Kellogg, çatışmanın sona ermeye yakın olduğunu ima ederek, “Hedefe giden son 10 metre her zaman en zorudur” değerlendirmesini yaptı.

Kellogg, savaşın insani maliyetinin devasa boyutlara ulaştığını ve bir neslin kaybedilme riskiyle karşı karşıya olunduğunu hatırlattı.

Ancak Demokrat Senatör Chris Coons, Putin’e verilecek herhangi bir tavizin tehlikeli olacağını savundu. Coons, “Putin bir haydut ve gangsterdir. Bir gangsterle, ‘Başparmağımı aldın, elimi de ister misin?’ diyerek pazarlık yapmazsınız” ifadelerini kullandı.

Coons, Ukrayna’ya NATO üyeliği yolunun kapatılmasının veya toprak tavizi verilmesinin, Çin gibi diğer otoriter rejimlere yanlış mesaj göndereceğini belirtti.

Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen ise Avrupa’nın Rusya’ya karşı daha sert ekonomik yaptırımlar uygulaması gerektiğini vurgulayarak, “Putin’i masaya getirecek olan şey Rus ekonomisinin sert bir şekilde çökmesidir” dedi.

Venezuela ve “arka bahçe” güvenliği

Yeni yönetimin Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde Batı Yarımküre’nin güvenliğine öncelik vermesi, Venezuela ve uyuşturucu kartelleriyle mücadele konusunu ön plana çıkardı.

Eski Savunma Bakanı Leon Panetta ve Emekli Orgeneral Jack Keane, bölgedeki askeri hareketliliği ve olası rejim değişikliği senaryolarını tartıştı.

Panetta, ABD donanmasının yüzde 25-30’unun Venezuela açıklarına konuşlandırıldığını belirterek, “Bu filonun konuşlanmasından sonra Maduro hala oradaysa, bu açıkça başarısız bir görevdir” dedi.

General Keane ise yönetimin bölgeye kapsamlı bir bakış açısıyla yaklaştığını ve Maduro rejiminin kartellerle iç içe geçtiğini vurguladı. Keane, “Başkan rejim değişikliğiyle ilgilendiğini zaten söyledi çünkü Maduro’dan gitmesini istedi” diye konuştu.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine de “Anavatanı korumak artık sadece söylediğimiz bir terim değil, gerçek bir şey” diyerek, ordunun kendi mahallesini korumak için harekete geçeceğini belirtti.

Caine, Çin ile bir yapay zeka silahlanma yarışına girilip girilmediği sorusuna ise “Bir yapay zeka silahlanma yarışına girme ihtimalimiz var” yanıtını verdi.

Pentagon’da teknoloji devrimi ve insansız hava araçları

ABD Ordusu’nun modernizasyon çabaları, Lockheed Martin CEO’su Jim Taiclet ve General Randy George tarafından ele alındı.

Taiclet, Kızıldeniz’deki Husilere karşı yürütülen operasyonlarda yapay zekanın nasıl kullanıldığını anlattı. Aegis radar sistemlerinden gelen verilerin Starlink üzerinden New Jersey’deki bir merkeze aktarıldığını ve burada işlenerek hedeflerin ayırt edildiğini belirten Taiclet, “38 yanlış hedefi ikiye indirmemiz yaklaşık bir ay sürdü” dedi.

Taiclet ayrıca, F-22 pilotlarının kokpitten dronları kontrol etmesini sağlayan yeni bir teknolojiden bahsetti. “Bunu Apple Store’dan alabileceğiniz bir tabletle yapıyoruz” diyen Taiclet, bir pilotun parmak ucuyla sekiz insansız hava aracını (CCA) yönetebildiğini açıkladı.

General George ise ordunun “bir milyon drone” hedefine ulaşmak için çalıştığını ve insansız sistemlerin birliklere entegre edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

George, “Temasın ilk olarak dronlarla sağlanacağını düşünüyorum” diyerek, savaş alanındaki dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Yeni ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi: Küreselleşmenin sonu ve Monroe Doktrini

Çok Okunanlar

Exit mobile version