Amerika

Politico: Küba, ABD’nin düşündüğünden daha çetin çıktı

Yayınlanma

İktisadi baskı yöntemleri ile Küba liderliğinin boyun eğeceğini düşünen Trump yönetimi, Havana’nın direnişinden rahatsız oldu ve askeri işgal seçeneklerini daha ciddi düşünmeye başladı.

POLITICO’da yer alan habere göre, Trump yönetimi, Küba’ya karşı askeri saldırılar düzenleyip düzenlemeyeceği sorusunun etrafında dolanıp duruyor ve böyle bir adım atmaya giderek daha istekli hale geliyor.

Bir ABD yetkilisi ve yönetimin Küba ile ilgili tartışmalarına aşina bir kişi, Başkan Donald Trump ve danışmanlarının, adaya yakıt sevkiyatını keserek uyguladıkları baskı kampanyasının Küba liderlerini önemli iktisadi ve siyasi reformları kabul etmeye ikna edememesinden dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi.

Tartışmalar hakkında bilgi sahibi bir kişi şunları söyledi:

“Ortam kesinlikle değişti. Küba ile ilgili ilk fikir, liderliğin zayıf olduğu ve yaptırımların uygulanmasının artırılması, aslında bir petrol ablukası ve ABD’nin Venezuela ve İran’daki açık askeri zaferlerinin birleşiminin Kübalıları korkutup bir anlaşma yapmaya zorlayacağı yönündeydi. Şimdi İran işi yoldan çıkardı ve Kübalılar ilk başta düşünülenden çok daha dirençli olduklarını kanıtlıyorlar. Bu nedenle, askeri harekat daha önce olmadığı bir şekilde masaya yatırıldı.”

ABD’nin ocak ayında Venezuela lideri Nicolas Maduro’ya karşı yaptığı gibi, Raul Castro’ya karşı da askeri bir kurtarma operasyonu düzenleyebileceğine dair bazı spekülasyonlar ortaya çıkmıştı.

Fakat POLITICO’ya göre, ABD askeri planlamacıları bir veya iki kişiyi kaçırmanın ötesinde bir dizi seçeneği değerlendiriyor.

İşgal planı, “rejimi taviz vermeye zorlamak amacıyla tek bir hava saldırısı”ndan, “rejimi kökünden sökmek amacıyla bir kara işgaline” kadar uzanabilir.

ABD Güney Komutanlığı (Southcom), bu kapsamda son birkaç hafta içinde “bir dizi planlama toplantısı düzenledi.”

Yakın zamanda bir harekatın gerçekleşmesi beklenmiyor. Pentagon’un bölgede bol miktarda ateş gücü var. 10 milyon nüfuslu Küba, Florida kıyılarına sadece 90 mil (yaklaşık 145 km) uzaklıkta.

Herhangi bir görevde karşıdevrimci Küba sürgünlerinin kullanılması, pek olası olmayan bir senaryo. Bir kaynak, “Sürgünlerin burada, sadece tezahüratçı ve baş belası olmaktan başka bir rolü olmadığına karar verdiler. Bu, Domuzlar Körfezi 2.0 olmayacak,” dedi.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın Küba’nın yakında “düşeceği” ve “onlara yardım etmek için orada olacağımız” şeklindeki iddialarını tekrarladı.

Yetkili POLITICO’ya şunları ekledi:

“Başkomutana maksimum seçenek sunmak için hazırlık yapmak Pentagon’un görevidir. Bu, başkanın bir karar verdiği anlamına gelmez.”

Beyaz Saray yetkilileri, askeri harekatlar için şimdiden halkla ilişkiler zeminini hazırlıyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen hafta Fox News ile yaptığı röportajda kötüye işaret eden bir ipucu verdi:

“Onlara bir şans vereceğiz. Ama bunun olacağını sanmıyorum. Bu insanlar iktidarda olduğu sürece Küba’nın gidişatını değiştirebileceğimizi sanmıyorum.”

Öte yandan Trump, İran savaşı nedeniyle benzin fiyatlarının sıçraması sonucu düşen anket sonuçlarını da göz önünde bulundurmak zorunda.

Küba ile ilgilenen eski bir üst düzey CIA yetkilisi olan Brian Latell, “Oldukça küçük bir operasyon yapmaya çalışabilirler amaeğer böyle düşünüyorsa, başarabileceklerini yine abartıyor olabilirler,” dedi.

Öte yandan ABD’nin Küba konusundaki tutumunun, özellikle son birkaç haftada giderek sertleştiğine şüphe yok ve hedefli medya sızıntıları da dahil olmak üzere ABD’nin manevraları, Küba liderliğine duyulan “samimi bir öfkeden” kaynaklanıyor.

POLITICO’ya konuşan bir ABD’li yetkili, “Küba yetkilileri, ülkelerinin iktisadi olarak ne kadar işlevsiz hale geldiğini tam olarak kavrayamıyor gibi görünüyor,” dedi.

Ayrıca yetkiliye göre Havana’da gerçekte kimin yetkili olduğu ya da Castro ailesinin ne kadar güç elinde tuttuğu her zaman net değil.

Yetkili, “Sistem o kadar katılaşmış ve uzlaşmaya dayalı ki. Onlar başka bir gerçeklikte yaşıyorlar ve Küba halkını kelimenin tam anlamıyla hiç umursamıyorlar,” iddiasında bulundu.

Öte yandan görüşmelere aşina olan kişilere göre, Küba hükümeti bu tür adımları varlığını tehdit eden unsurlar olarak gördü. Hava’nın görüşü, Küba’nın iktisadi sorunlarının çoğunun, Ada ülkesine yönelik on yıllardır süren ABD ambargosu ve diğer ABD baskılarından kaynaklandığı yönünde.

ABD’li yetkiliye göre Küba yetkilileri Rusya’dan daha fazla yardım istiyorlar. Moskova, ABD’nin mart ayı sonlarında adaya ulaşmasına izin verdiği bir tanker dolusu yakıt gönderdi ve geçici bir rahatlama sağladı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel pazartesi günü X’te paylaştığı bir gönderide, Küba’ya yönelik ABD askeri saldırısının “hesaplanamaz sonuçlara yol açacak bir kan banyosuna neden olacağı” uyarısında bulundu.

ABD, son haftalarda Küba’ya yönelik hamlelerini de sıklaştırdı. Bunlar arasında şunlar yer alıyor: Küba’ya yönelik ABD yaptırımlarının genişletilmesi; CIA Direktörü John Ratcliffe’in geçen hafta adaya yaptığı ziyaretin duyurulması; bu ziyaret sırasında Ratcliffe’in Havana’dan çeşitli taleplerde bulunması; ABD’nin ada üzerinde gözetleme uçuşlarını artırdığına dair haberler; ve ABD ile Küba’nın, ABD’nin 100 milyon dolarlık yardım teklifine bağlı koşullar konusunda tartışması.

Savunma Bakanlığı yetkilileri yorum taleplerime yanıt vermedi fakat Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Küba’nın “teröristler ve ABD düşmanları için bir sığınak olduğu” yönündeki yönetim iddialarını tekrarladı.

İlk başta ABD yönetiminin esas fikri, mevcut Küba liderliğini ciddi iktisadi reformlar yapmaya ikna etmekti.

Bu reformlar arasında birçok devlet varlığının özelleştirilmesi, Küba vatandaşlarına daha fazla internet erişimi sağlanması ve daha fazla yabancı yatırıma izin verilmesi yer alıyordu.

Aylar geçtikçe ABD ve Marco Rubio’nun mesajı değişti. İktisadi değişimin yanı sıra siyasi değişimi de vurgulamaya başladı. Daha yakın zamanda, çok ayrıntıya girmeden “iktidardakileri” devirme gerekliliğinden bahsetti.

POLITICO’ya göre bu, Rubio’nun kendi eyaleti Florida’daki Küba asıllı Amerikalı aktivistleri yatıştırmak için yapılan bir siyasi hamle değil.

Aksine, Rubio, Havana’daki rejimin düzeltilemez olduğuna dair giderek daha fazla ikna olmuş durumda.

POLITICO’ya göre belki de son haftalarda en ilgi çekici olanı, Rubio’nun Küba’nın ABD için bir ulusal güvenlik tehdidi olduğu fikrini öne sürmesi.

Bu mesaj, Havana’nın Moskova ve Pekin ile olan bağlarının onu özel bir tehlike haline getirdiğini ve Küba’nın ABD’nin terör destekçisi devletler listesinde yer aldığını belirten yönetimdeki diğer isimler tarafından da yankı buluyor.

Ratclife’ın son ziyaretiyle ilgili arka plan bilgilerini paylaşan bir CIA yetkilisine göre, istihbarat şefi “Küba’nın artık düşmanlarımızın bizim yarımkürede düşmanca gündemlerini ilerletmek için bir platform olarak hizmet edemeyeceğini açıkça belirtti.”

Öte yandan İran’daki karmaşa, Trump’ın “bir zafer daha kazanma” konusunda sabırsızlanmasına neden olabilir ve Küba’yı “kolay bir zafer” olarak görebilir.

Eski ABD’li yetkililer ve analistler, bunun bir hesap hatası olabileceği konusunda uyardı. Küba ile ilgilenen eski bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Orada gerçek inananlar var,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version