Avrupa
Polonya’da Ukraynalı mültecilere destek hızla eriyor

Polonya’da 2022 yılında yüzde 94 olan Ukraynalı mültecileri kabul etme oranı, güncel anketlere göre yüzde 48’e geriledi. Ukrayna vatandaşlarına yönelik ayrımcılık ve nefret söylemi vakalarında da artış yaşanıyor.
Bloomberg‘in analistlere ve kamuoyu araştırmalarına dayandırdığı habere göre, Polonya’nın Ukrayna’ya verdiği destek tehlikeli bir dönemde zayıflamaya başlarken, konu ülke siyasetindeki iktidar mücadelesinin merkezine oturdu.
2022’de Polonya halkının yüzde 94’ü Ukraynalı mültecileri kabul etmeye hazır olduğunu belirtirken, anketler bu oranın artık yüzde 48’e düştüğünü gösteriyor.
Bunun yanı sıra bazı Polonyalılar, mültecilere tanınan imtiyazlardan rahatsızlık duyuyor.
Siyasette Ukrayna çatlağı
Ağustos başında göreve başlayan Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna’nın NATO ve Avrupa Birliği üyelik hedeflerine karşı temkinli bir tutum sergiliyor.
Nawrocki ve Hukuk ve Adalet Partisi’ndeki müttefikleri, mültecileri sosyal yardımları öncelikli olarak almakla suçladı. Nitekim cumhurbaşkanı, ağustos ayında yardımların kapsamını genişleten yasa tasarısını veto etmişti.
Buna karşılık Donald Tusk hükümeti ise savunma harcamalarını artırdı. Böylece Polonya, NATO içinde gayrisafi yurtiçi hasılasının en büyük kısmını bu alana ayıran ülke konumuna geldi.
Varşova’daki Uluslararası İlişkiler Konseyi kıdemli araştırmacısı Piotr Buras, konuya ilişkin, “Asıl mesele, Nawrocki’nin Polonya’nın ulusal güvenlik çıkarlarını sağ kesimde artan Ukrayna karşıtı duygularla nasıl bağdaştıracağıdır” diye konuştu.
Anketler tutum değişikliğini ortaya koydu
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlamasından bir ay sonra, Mart 2022’de Varşova merkezli CBOS araştırma şirketinin yaptığı ankette Polonyalıların yüzde 94’ü Ukraynalı mültecileri kabul etmek istediğini belirtmişti.
CBOS’un geçen yıl ekim ayında gerçekleştirdiği ankete göreyse bu oran yüzde 48’e geriledi.
Aynı ankete katılanların yarısı, Ukraynalı mültecilere sağlanan devlet yardımlarının “fazlasıyla cömert” olduğunu düşünüyor.
Polonya Cumhurbaşkanı, Ukraynalılara sosyal yardım yasasını veto etti
Ayrımcılık ve nefret suçları artıyor
Bloomberg, Polonya İnsan Hakları Komiseri’ne dayanarak, ülkede yaşayan Ukrayna vatandaşlarına yönelik “artan sayıda ayrımcılık ve nefret söylemi vakası” tespit edildiğini yazdı.
Irkçılık ve yabancı düşmanlığı üzerine veri toplayan Varşova merkezli “Bir Daha Asla” adlı sivil toplum kuruluşu da 2024 ile 2025 arasında Ukraynalılara yönelik fiziksel saldırıların arttığını bildirdi.
Polis kayıtlarına göre 2024 yılında Ukrayna vatandaşlarına karşı nefret ve ayrımcılık temelli 651 suç işlendi.
Bu yılın ilk dokuz ayında ise 477 vaka rapor edildi. Ancak haberde, bu istatistiklerin eksik olabileceği, zira pek çok mağdurun olayı bildirmediği ve kayda geçen vakalarda mağdurun milliyetinin veya etnik kimliğinin her zaman belirtilmediği aktarıldı.
“Nankör Ukraynalılar”
Göç araştırmacısı ve analist Yelena Babakova’ya göre “nankör Ukraynalı” figürü, Polonya’daki Ukrayna karşıtı söylemlerde önemli bir yer tutuyor.
Babakova, Ukraynalıların artık her işi kabul etmeye gönüllü olmamalarının ve Polonyalılarla iyi pozisyonlar için rekabete girmelerinin, “toplumdaki örtük sözleşmeyi bozduğunu” ifade etti.
Polonya hükümetinin verilerine göre, Şubat 2025 itibarıyla ülkede yaklaşık 1,55 milyon Ukrayna vatandaşı yaşıyor.
Ukraynalılar, Polonya’daki tüm yabancıların yüzde 78’ini oluşturuyor. O dönemde geçici koruma altında bulunan kişi sayısı 993 bindi ve bu kişilerin çoğunluğunu kadınlar ile çocuklar oluşturuyordu.
Öte yandan Polonya hükümeti de ülkede “Ukrayna karşıtı duyguların körüklendiğini” kabul etti.
Başbakan Tusk, ağustos ayında yaptığı açıklamada bu durumun sorumluluğunu yabancı ajanlara ve “Rusya’nın senaryosuna göre hareket eden yerli aptallara” yüklemişti.
Avrupa
Ukrayna’ya bütçe desteği çıkmadı: AB kredileri öne çekmeye yanaşmıyor

Avrupa Birliği, artan askeri harcamalar nedeniyle ek bütçe desteği isteyen Ukrayna’nın talebini geri çevirerek Kiev’i diğer müttefiklere yönlendirdi. Ukrayna tarafı 27 milyar euroluk yeni finansman açığı bildirirken Brüksel kredilerin öne çekilmesinin 2027 yılında dengeleri bozacağı görüşünde.
Avrupa Birliği (AB), artan askeri harcamalar nedeniyle bütçesinde 27 milyar euroluk ayeni bir açıkla karşılaşan Ukrayna’nın ek finansman talebini geri çevirdi.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Brüksel, kredilerin öne çekilerek erken ödenmesinin 2027 yılında mali sorunlar yaratacağını belirterek Kiev yönetimini Kanada, Norveç ve Japonya gibi diğer ortaklara yönlendirdi.
Ukrayna yönetimi, tırmanan savaş maliyetleri sebebiyle 27 milyar euro (yaklaşık 30,4 milyar dolar) düzeyinde ek finansman açığı oluştuğunu bildirmiş ve AB’den kredi dilimlerinin serbest bırakılmasını hızlandırmasını istemişti.
Habere göre AB yetkilileri, 2027 yılı için planlanan kredi paketinden 45 milyar euroluk kısmı süratle tahsis etmeyi planlıyor; fakat bu aktarım en erken gelecek yılın başında yapılabilecek.
Birlik bünyesinde Ukrayna’nın ek bütçe ve savunma ihtiyaçlarının tespitine yönelik çalışmaların da eş zamanlı yürütülmesi öngörülüyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen arasında geçen hafta yapılan görüşmede finansman başlığının gerginliğe yol açtığı aktarıldı.
Von der Leyen, temasın ardından yaptığı açıklamada Ukrayna’ya ek savunma desteği sağlanacağını teyit ederken bütçe yardımlarının devamının Ukrayna Parlamentosu’ndaki reform sürecine bağlı olduğunu kaydetti.
Von der Leyen, AB’nin elinde yıl sonuna kadar kullanılabilecek 37 milyar euro kaldığını dile getirdi.
Ukrayna Başbakanı Sergey Koretskiy eylül ayında yaptığı değerlendirmede kamu maliyesinin durumunu kritik seviyeye yakın olarak nitelendirmişti.
Ukrayna Maliye Bakanlığı, 2026 ile 2029 yılları arasında yaklaşık 146 milyar dolarlık dış finansmana ihtiyaç duyulacağını hesaplıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Ukrayna’nın 2029 yılına kadar 54 milyar dolara varan finansman açığıyla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.
Buna karşılık AB Komisyonu’nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Ukrayna’nın 2026 yılı bütçe ihtiyaçlarının büyük ölçüde güvence altına alındığını savundu.
Dombrovskis, sahadaki gereksinimin Kiev’in iddia ettiği kadar acil olmayabileceğini belirterek Avrupa Komisyonu ile IMF’nin 27 milyar dolarlık açık hesabını henüz teyit etmediğini bildirdi.
Avrupa
AB’ye geri dönüş Londra’ya serbest ticaret anlaşmalarını feda ettirebilir

İngiltere’de yeni Başbakan Andy Burnham’ın AB’ye geri dönüş olasılığını gündeme alması, İşçi Partili eski hükümet yetkililerinin maliyet uyarılarına yol açtı. Bloomberg’ün haberinde, Margaret Thatcher döneminde kazanılan bütçe indiriminin kalkması halinde Londra’nın yıllık 5 milyar sterlin ek harcamayla karşılaşacağı ve Brexit sonrası imzalanan üçüncü ülke anlaşmalarının iptal edileceği kaydedildi.
İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üye olarak geri dönmesi durumunda, ülkenin her yıl yaklaşık 5 milyar sterlin (6,6 milyar dolar) ek harcama yapmak zorunda kalabileceği belirtildi.
Bloomberg’in eski Başbakan Keir Starmer yönetiminde görev almış İşçi Partili yetkililere dayandırdığı habere göre, olası bir geri dönüş Londra açısından ciddi bir mali yük ve ticari tavizler getirecek.
Söz konusu maliyet artışının temel nedenlerinden birini, eski Başbakan Margaret Thatcher döneminde elde edilen bütçe indiriminin kaldırılma ihtimali oluşturuyor.
İngiltere’nin ortak AB bütçesine yaptığı net katkıyı yüzde 66 oranında düşüren bu mekanizmanın yürürlükten kalkması, Starmer’ın eski çalışma arkadaşlarına göre İngiliz ekonomisine doğrudan ek yük getirecek.
Yetkililer mali faturaya karşılık Brüksel’in bazı başlıklarda taviz verebileceğini dile getiriyor.
Bu kapsamda AB yönetiminin, İngiltere’yi Schengen Bölgesi’ne katılmaya ya da euro para birimine geçmeye zorlamayabileceği değerlendiriliyor.
Buna karşın üyeliğe dönüş doğrudan mali harcamaların ötesinde kapsamlı ticari zorunlulukları da beraberinde getirecek.
Haberde, Londra’nın AB’den ayrıldıktan sonra üçüncü ülkelerle imzaladığı bütün bağımsız ticaret anlaşmalarını iptal etmek zorunda kalacağına dikkat çekildi.
Temmuz ayı sonunda başbakanlık görevinden ayrıldığını duyuran Keir Starmer’ın yerine geçen yeni Başbakan Andy Burnham, bir sonraki genel seçimlerde İngiltere’nin birliğe geri dönüşü için kampanya başlatabileceğini açıklamıştı.
Yıl sonunda düzenlenmesi planlanan zirvede ele alacağı üç seçeneği paylaşan Burnham; tam üyelik, AB tek pazarına erişim ve gümrük birliğine katılım başlıklarını değerlendireceğini bildirdi.
Starmer da başbakanlığı öncesinde Brexit sürecine destek vermemiş, ayrılık koşullarının yumuşatılmasını savunarak sürecin iptalini de seçenekler arasına alan ikinci bir teyit referandumu düzenlenmesi için çaba göstermişti.
İngiltere’de 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 51,9’u birlikten ayrılma yönünde oy kullanmıştı.
Ülke, 47 yıllık üyeliğin ardından 31 Ocak 2020’de AB’den resmen ayrıldı. Londra, üyelik sürecinde çeşitli ayrıcalıklar ve istisnalar içeren özel bir statüye sahipti.
Avrupa
Hamburg Limanı, NATO askeri lojistiği için modernize edilecek

Almanya, Hamburg Limanı’nı hem ekonomik rekabet gücünü artırmak hem de NATO’nun savunma lojistiğine hizmet etmek amacıyla genişletmeye hazırlanıyor. Federal hükümetin 2028 yılından itibaren kaynak aktaracağı projeyle rıhtımlar yenilenecek, gemi dönüş alanı 600 metreye çıkarılacak.
Almanya’nın en büyük limanı konumundaki Hamburg Limanı, hem ülke ekonomisini canlandırma hem de NATO’nun askeri lojistik ihtiyaçlarını karşılama hedefiyle kapsamlı bir yenileme sürecine giriyor.
Bild gazetesinin haberine göre limanın, 2028 yılından itibaren özel bir federal fondan mali destek alması planlanıyor.
Hamburg liman sahalarının devlet teşvik haritasına dahil edilmesine ilişkin resmi kararın bu yılın sonuna kadar çıkması bekleniyor.
Projeyle birlikte rıhtım duvarlarının yenilenmesi, eskiyen vinçlerin modern alternatifleriyle değiştirilmesi ve bağlantı yollarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Yatırımların temel amacını, limanın Avrupa’nın önde gelen lojistik merkezleri arasındaki konumunu yeniden güçlendirmek oluşturuyor.
Liman altyapısında sivil ve askeri hedefleri birleştiren “çift kullanım” yaklaşımı öne çıkıyor.
Plan çerçevesinde inşa edilecek altyapı, standart konteyner trafiğini hızlandırmanın yanı sıra olası bir kriz anında NATO’ya ait ağır askeri teçhizat ve zırhlı araçların sevkiyatına da kesintisiz lojistik zemin hazırlayacak.
Gazetenin aktardığı ayrıntılara göre 2030’lu yıllara kadar gemi manevra alanının çapının 600 metreye çıkarılması öngörülüyor. Bu genişletme adımı, yeni nesil mega konteyner gemilerinin limana güvenli şekilde yanaşabilmesini sağlayacak.
Liman idaresi, yılın başında kaydedilen yük trafiğindeki gerileme ve pazar payı kaybının ardından toparlanma işaretleri görüldüğünü bildirdi.
İyileşme sürecinde, liman işletmecisi HHLA şirketinin bir buçuk yıldır kilit hissedarları arasında yer alan dünyanın en büyük deniz taşımacılığı firması MSC belirleyici rol oynuyor.
Şirket, HHLA terminalleri üzerinden gerçekleştirdiği elleçleme hacmini artırma taahhüdünde bulundu.
Hamburg eyalet yönetimi ise büyük taşımacılık şirketlerine bağımlılığı dengelemek adına yük trafiğini çeşitlendirme arayışını sürdürüyor.
Hamburg Ekonomi Senatörü Melanie Leonhard, kentin Avrupa, Güney Amerika ve Hindistan ile ticari bağlarını genişletmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Almanya’nın liman hamlesi, savunma harcamalarındaki genel artış eğilimiyle eşzamanlı ilerliyor.
2025 yılında Avrupa’da savunmaya en fazla bütçe ayıran ülke olan Almanya’nın, ordunun imkanlarını geliştirerek 2030’a kadar kıtanın önde gelen askeri gücüne dönüşebileceği belirtiliyor.
ABD merkezli Foreign Affairs dergisi şubat ayındaki değerlendirmesinde, Berlin’in bu askeri yükselişinin Avrupa’yı güçlendirmek yerine kıta içinde yeni bölünmelere yol açabileceği uyarısına yer vermişti.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak









