Dünya Basını

Prof. Starr: Beyaz Saray’ı köktenci Siyonist Hıristiyanlar yönetiyor

Yayınlanma

Missouri Üniversitesi emekli öğretim üyesi Profesör Steven Starr, ABD’nin İran’a yönelik askeri stratejisinin rasyonel bir savaştan ziyade “dini bir sefere” dönüştüğünü belirterek, olası bir kara işgalinin Amerikan birlikleri için büyük bir yıkımla sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.

Missouri Üniversitesi’nden emekli Profesör Steven Starr, Neutrality Studies kanalında Doç. Pascal Lottaz’a verdiği mülakatta, ABD’nin İran’a yönelik askeri politikalarını yorumladı.

Beyaz Saray’daki karar alıcıların ideolojik bir körlük içinde olduğunu savunan Starr, “Savaşın Beyaz Saray’daki köktenci Siyonist Hıristiyanlar tarafından yönetilmesi beni gerçekten endişelendiriyor; bu bir savaştan ziyade bir düzeyde Haçlı seferine benziyor” ifadelerini kullandı.

Starr, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in göğsündeki “Haçlı” dövmesine atıfta bulunarak, İran’ı teokrasi olmakla suçlayan ABD’nin şu anda benzer bir dini yapılanmanın etkisinde olduğunu öne sürdü.

Askeri verileri paylaşan Starr, son dört hafta içinde ABD’nin İran’a 10 binden fazla askeri saldırı düzenlediğini iddia etti. Bu saldırıların sadece askeri tesisleri değil, sivil altyapıyı da hedef aldığını belirten Starr, “190 tıbbi merkez ve 80 bin sivil yapı isabet aldı, ayrıca 12 hastane imha edildi” dedi. Starr’a göre bu durum, saldırının kapsamının askeri hedeflerin çok ötesine geçtiğini gösteriyor.

“ABD savaşı kazanmıyor, İran radar sistemlerini kör etti”

Ana akım medyanın aksine ABD’nin sahada üstünlük kuramadığını savunan Profesör Starr, İran’ın saldırılarının ABD’yi Körfez çevresindeki 13 askeri üsten çekilmeye zorladığını belirtti.

Starr, “Şu anda sadece Kuzey Irak’ta bir operasyonel üssümüz kaldı; füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları bunu başardı” değerlendirmesinde bulundu. Pentagon’un bu saldırılara hazırlıksız yakalandığını ve bölgeye acilen beton sığınaklar göndermeye çalıştığını ekledi.

İran’ın stratejik başarılarına dikkat çeken Starr, ABD ve İsrail radar sistemlerinin kapsamlı bir şekilde imha edildiğini vurguladı. Bu durumun hava savunma sistemlerini işlevsiz bıraktığını belirten profesör, “İsrail’in artık şehirlerine veya askeri üslerine yapılacak saldırılar için sadece bir dakikalık uyarı süresi var” dedi.

Ayrıca, Güney Kore’deki THAAD ve Patriot füzelerinin Orta Doğu’ya kaydırılmasının bile, imha edilen yüksek irtifa radar sistemlerinin yokluğunda yeterli koruma sağlamayacağını savundu.

“Granit dağların altındaki füze şehirlerine ulaşılamıyor”

Starr, İran’ın 30 yıldır bu savaşa hazırlandığını ve ülke genelinde devasa bir yeraltı füze şehri ağı kurduğunu ifade etti. Bu tesislerin betondan 25 kat daha sert olan granit tabakaların altına, yaklaşık 500 metre derinliğe inşa edildiğini belirten Starr, “ABD bu yerlerin nerede olduğunu tam olarak bilmiyor ve buraları vuramıyor” dedi.

Kendi raylı sistemlerine ve çoklu çıkışlara sahip bu tünellerin millerce uzandığını kaydeden Starr, İran’ın hava kuvvetleri konusunda ABD ile rekabet edemeyeceğini bildiği için füze ve İHA teknolojisine odaklandığını söyledi.

Bu stratejinin küresel enerji piyasalarını da vurduğunu belirten Starr, Körfez’deki petrol arıtma kapasitesinin yüzde 30 ila 40’ının hasar gördüğünü veya devre dışı kaldığını bildirdi. Katar’daki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) kapasitesinin yüzde 70’inin kaybolduğunu ifade eden Starr, “Bu yapısal bir sorun; üretimin eski haline dönmesi 3 ila 5 yıl alacak” uyarısında bulundu.

Petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara çıkabileceğini öngören profesör, bunun küresel çapta gıda üretimi ve enflasyon üzerinde yıkıcı etkileri olacağını belirtti.

“İran işgal edilirse bu bir Gelibolu katliamı olur”

Olası bir kara işgali planlarına değinen Profesör Starr, ABD’nin bölgeye 10 bin takviye birlik gönderme hazırlığında olduğunu ancak bunun askeri bir felaketle sonuçlanacağını savundu. Starr, “Eğer işgal ederlerse katledilecekler; dinlediğim her askeri uzman bunun Birinci Dünya Savaşı’ndaki Gelibolu’ya benzeyebileceğini söylüyor” dedi.

İran’ın bir milyon kişilik düzenli ordusuna karşı 10 bin askerin hiçbir şansının olmadığını vurgulayan profesör, kıyı şeridinin sarp dağlarla çevrili olmasının çıkarma operasyonlarını imkansız kıldığını belirtti.

Starr ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir ABD işgaline destek vermesi durumunda İran’ın bu ülkelerin enerji altyapısını ve su arıtma tesislerini tamamen yok etme sözü verdiğini hatırlattı.

İsrail’in su ihtiyacının yüzde 80’ini arıtma tesislerinden karşıladığını belirten Starr, bu tesislerin vurulmasının bölgeyi “yaşanılamaz hale getireceğini” ve on binlerce sivilin ölümüne yol açacağını ifade etti.

“Nükleer silah kullanımı kaçınılmaz bir son olabilir”

Savaşın tırmanması durumunda nükleer silah riskinin en üst seviyeye çıkacağını belirten Starr, ABD veya İsrail’in askeri bir yenilgiyi önlemek adına bu yola başvurabileceğini ifade etti.

İsrail’in nükleer bir saldırıya uğraması durumunda “Samson Seçeneği”ni devreye sokarak topyekun bir yıkımı göze alabileceğini söyleyen Starr, “Eğer İsrail varlığının tehlikede olduğuna karar verirse İran’a nükleer silahlarla saldırması muhtemeldir” dedi.

Buna karşılık İran’ın da nükleer silah üretme ve kullanma kapasitesine sahip olduğunu belirten Starr, Dr. Theodore Postol’un verilerine dayanarak İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumla birkaç hafta içinde 9 ila 10 adet nükleer savaş başlığı üretebileceğini savundu.

Starr, “60 derecelik zenginleştirmeden silah derecesi olan 90 dereceye geçmek sadece birkaç gün sürer” diyerek, Tel Aviv gibi bir merkeze yapılacak nükleer saldırının 300 ila 400 bin kişiyi anında öldürebileceği uyarısında bulundu.

Mülakatın sonunda barış çağrısında bulunan Profesör Starr, Donald Trump’ın yabancı savaşları bitirme vaadiyle seçildiğini ancak şu anda etrafının yanlış istihbarat veren “evet efendimcilerle” sarılı olduğunu iddia etti.

Starr, “Trump’ın sağduyusunu şu noktada gerçekten sorguluyorum; paniklediğini ve gerçeklikten koptuğunu görüyorum” ifadelerini kullandı.

Savaşın daha fazla tırmanmasının herkes için felaketle sonuçlanacağını vurgulayan profesör, “Savaşı derhal durdurun. Eğer bu kara saldırısına devam edersek sonuç bir katliam olacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version