Diplomasi
Putin, Xi Jinping’in Çin’e resmi ziyaret davetini kabul etti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, gerçekleştirdikleri video konferans görüşmesinde ikili ilişkiler, ABD ile diplomasi ve bölgesel krizleri ele aldı. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, iki liderin stratejik ortaklığı “sırt sırta” bir dayanışma olarak tanımladığını ve Putin’in yılın ilk yarısında Pekin’i ziyaret edeceğini bildirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 4 Şubat’ta video konferans yöntemiyle bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmeye ilişkin basın toplantısı düzenleyen Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov’a göre, 1 saat 25 dakika süren görüşmede liderler, Abu Dabi’deki müzakereler, ABD ile ilişkiler, İran ve Venezuela’daki durum ile 2026 yılı ikili temas takvimini değerlendirdi.
Uşakov, Çin takvimine göre yeni yıl öncesi veya sonrasında yapılan bu tür temasların bir gelenek haline geldiğini ve söz konusu formatta altıncı görüşmenin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Xi Jinping, görüşme sırasında Putin’i yılın ilk yarısında resmi ziyaret için Çin’e davet etti. Davetin Putin tarafından kabul edildiğini belirten Uşakov, ziyaretin tarih ve detaylarının ayrıca kararlaştırılacağını bildirdi.
Ayrıca Çin Devlet Başkanı, Kasım 2026’da Şenzen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılması için Rus mevkidaşına davette bulundu.
Çin’in 2026 yılında APEC dönem başkanlığını yürüteceğini hatırlatan Uşakov, “Rusya, Çin’in APEC başkanlığındaki faaliyetlerini destekliyor ve Devlet Başkanımız Şenzen’deki toplantıya katılmaya hazır olacak” diye konuştu.
Liderler, iki ülke arasındaki kapsamlı ortaklık ve stratejik etkileşimin “emsalsiz bir seviyede” olduğunu teyit etti. Uşakov, ilişkilerin eşit ve karşılıklı yarar ilkesine dayandığını, üçüncü bir ülkeyi hedef almadığını ve konjonktürel değişimlerden etkilenmediğini vurguladı.
Rusya ve Çin’in ulusal çıkarlarını ilgilendiren temel konularda birbirine destek verdiğini belirten Uşakov, “Çinli dostlarımızın ifadesiyle, dış tehditler karşısında ülkelerimiz ‘sırt sırta’ hareket ediyor ve birbirlerine güvenebiliyorlar” dedi.
Görüşmede, Güvenlik Konseyleri, Dışişleri Bakanlıkları ve Savunma Bakanlıkları nezdindeki daimi istişare mekanizmalarının etkinleştirilmesi kararlaştırıldı.
Uşakov, bu adımın ortaya çıkan tehditlere ve sınamalara zamanında yanıt verebilmek amacıyla, güncel ve hassas konularda yaklaşımların hızla koordine edilmesini hedeflediğini kaydetti.
Bu kapsamda, Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu ile Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörü ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin 1 Şubat’ta Pekin’de istişarelerde bulunduğu hatırlatıldı.
Xi, Putin’e ilişkilerini geliştirmek için ‘büyük bir plan’a ihtiyaç olduğunu söyledi
Putin ve Xi, ABD ile ilişkilere dair yaklaşımlarını da ele aldı. Uşakov, iki ülkenin bu konudaki tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü ve Donald Trump’ın “Barış Konseyi” inisiyatifine yönelik değerlendirmelerin de buna dahil olduğunu ifade etti.
Moskova ve Pekin’in, uluslararası hukuk ve BM Şartı temelinde, eşit ve karşılıklı yarara dayalı işbirliğinden yana olduğu belirtildi.
Putin ve Xi, Rusya ve Çin’in ABD yönetimiyle sürdürdüğü temaslardan haberdar olduklarını ve bu süreçte fırsatlar gördüklerini kaydetti.
Görüşmenin önemli gündem maddelerinden birini, 5 Şubat itibarıyla süresi dolan Stratejik Saldırı Silahlarının Sınırlandırılması Anlaşması (New START) oluşturdu.
Uşakov, Rusya’nın 22 Eylül 2025 tarihinde ABD’ye, merkezi niceliksel limitlerin gönüllü kısıtlamalar olarak bir yıl daha uzatılmasını önerdiğini, ancak Washington’dan resmi bir yanıt alınamadığını hatırlattı.
Uşakov, Putin’in konuyla ilgili tutumunu şu sözlerle aktardı:
“Vladimir Putin, bu durumda güvenlik ortamının kapsamlı analizine dayanarak dengeli ve sorumlu hareket edeceğimizi vurguladı. Stratejik istikrarın sağlanması için müzakere yollarının aranmasına açık olmaya devam ediyoruz.”
Uluslararası meselelerin de ele alındığı görüşmede, Xi Jinping, Abu Dabi’de yürütülen üçlü çalışma grubunun güvenlik konulu müzakerelerine desteğini ifade etti.
Putin ise Ukrayna krizinin barışçıl çözümüne yönelik son girişimler hakkında Çinli mevkidaşını bilgilendirdi.
İran konusuna özel bir parantez açılan görüşmede Putin, 30 Ocak’ta Kremlin’de İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani ile yaptığı görüşmenin detaylarını Xi ile paylaştı.
Liderler ayrıca Venezuela ve Küba ile ilgili durumlarda görüş birliği içinde olduklarını, Karakas ve Havana ile mevcut işbirliği seviyesinin korunması gerektiğini belirtti.
Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmelerin de değerlendirildiği toplantıda Xi, Pekin-Tokyo ilişkileri hakkında bilgi verdi. Putin, Çin’in Tayvan konusundaki “Tek Çin” ilkesine desteğini yineledi.
Ekonomik işbirliği başlığında, 2025 yılında “objektif ve sübjektif bazı faktörler” nedeniyle ticaret hacminde küçük bir düşüş yaşanmasına rağmen, 200 milyar dolar seviyesinin üç yıl üst üste aşıldığına dikkat çekildi.
Çin’in Rusya’nın en büyük dış ticaret ortağı, Rusya’nın ise Çin’in beşinci büyük ticaret ortağı olduğu bilgisi paylaşıldı.
Görüşmede, başta enerji sektörü olmak üzere ticari bağların daha da geliştirilmesi hedefi ortaya kondu. Rusya’nın Çin’e petrol ve boru hattı gazı tedarikinde birinci sırada yer aldığı hatırlatıldı.
Putin, Çin’in yapay zeka alanında işbirliği için küresel bir örgüt kurulması yönündeki girişimini destekledi. Liderler ayrıca, Çin tarafından önerilen ve Rusya’nın desteklediği iki ülke arasındaki vizesiz seyahat uygulamasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
2025 yılında iki kez yüz yüze görüşen Putin ve Xi’nin temaslarının 2026’da da aynı yoğunlukta süreceği bildirildi.
İki ülke, 16 Temmuz’da Rusya-Çin İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın 25. yıldönümünü kutlayacak.