Ortadoğu
Reuters: ABD elçileri, Gazze’deki yıkıma dair resmi uyarıları engelledi
Reuters haber ajansının yayımladığı özel dosyaya göre, USAID personelinin 2024 yılı başında Gazze’nin kuzeyini “kıyamet yeri” olarak tanımladığı uyarı notları, üst düzey ABD’li diplomatlar tarafından engellendi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısının, sahadaki insani felaketi belgeleyen raporların “dengeden yoksun” olduğu gerekçesiyle Washington’daki karar vericilere ulaşmasına izin vermediği ortaya çıktı.
Reuters haber ajansının eski ABD’li yetkililere ve incelediği belgelere dayandırdığı habere göre, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) personeli, 2024 yılının başlarında Joe Biden yönetimine iletilmek üzere bir uyarı metni hazırladı.
Söz konusu metinde, Gazze’nin kuzeyinin gıda ve tıbbi yardım eksikliği nedeniyle bir “Kıyamet Yeri”ne (Apocalyptic Wasteland) dönüştüğü kaydedildi.
7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı operasyonu ve İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik harekâtından üç ay sonra hazırlanan kurum içi mesajda, Birleşmiş Milletler (BM) personelinin Ocak ve Şubat aylarında bölgeye düzenlediği iki aşamalı inceleme misyonu sırasında gözlemlediği detaylara yer verildi.
Personelin raporunda, yollarda insan uyluk kemiği ve diğer kemik parçalarının görüldüğü, terk edilmiş araçlarda cesetlerin bulunduğu ve özellikle gıda ile temiz içme suyu konusunda “felaket düzeyinde insani ihtiyaçların” tespit edildiği aktarıldı.
Büyükelçilikten “denge” gerekçesi
Reuters’a konuşan dört eski yetkiliye ve incelenen belgelere göre, ABD’nin Kudüs Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, söz konusu bilgi notunun “dengeden yoksun” olduğu kanaatiyle ABD hükümeti içinde daha geniş bir dağıtıma sokulmasını engelledi.
Ajans, bu bilgi notunun varlığını ve neden sümen altı edildiğini ilk kez kamuoyuna duyurdu. Hallett ve Lew, konuya ilişkin açıklama yapmayı reddetti.
Eski yetkililerin aktardığı bilgilere göre, Şubat 2024 tarihli bu belge, yılın ilk bölümünde gönderilen ve İsrail’in askeri harekâtı sonucunda Filistinlilerin yaşadığı sağlık, gıda ve hijyen koşullarının bozulmasını belgeleyen beş bilgi notundan biriydi. Reuters bu belgelerden birini inceledi.
Lew ve Hallett tarafından yine “denge endişeleri” nedeniyle engellenen diğer dört belge ise dört eski yetkili tarafından tarif edildi.
Washington’daki karar mekanizmasına etkisi
Üç eski ABD’li yetkili, betimlemelerin olağandışı derecede açık olduğunu ve mesajın Biden yönetimi içinde geniş çapta dolaşıma girmesi halinde üst düzey yetkililerin dikkatini çekeceğini kaydetti.
Yetkililer, bu durumun Biden tarafından o ay yayımlanan ve ABD istihbarat ile silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna şart koşan Ulusal Güvenlik Memorandumu üzerindeki incelemeleri derinleştirebileceğini belirtti.
O dönemde USAID’de kriz operasyonları uzmanı olarak görev yapan Andrew Hall, “Bilgi notları insani bilgi sağlamanın tek aracı olmasa da, Büyükelçi’nin Gazze’deki durumun gerçekliğini kabul etmesi anlamına gelecekti” değerlendirmesinde bulundu.
Kudüs’teki ABD Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze ile ilgili yazışmaların dilini ve dağıtımını denetliyordu.
Eski bir üst düzey yetkili, Lew ve Hallett’in USAID yönetimine sık sık, notların medyada zaten geniş yer bulan bilgileri içerdiğini söylediğini aktardı.
Haberde, 2024 başlarında bilgi notları hazırlanırken, Beyaz Saray ve diğer üst düzey ABD’li yetkililerin Ulusal Güvenlik Konseyi raporları aracılığıyla Gazze’nin kuzeyindeki kötüleşen insani durumdan genel hatlarıyla haberdar olduğu belirtildi. İnsani yardım kuruluşları da kıtlık riski konusunda uyarılarda bulunuyordu.
Ocak 2024’te büyükelçilik, Gazze genelindeki gıda güvensizliğiyle ilgili bir bilgi notunun daha geniş dağıtımına onay verdi ve bu bilgi Başkan’ın Günlük Brifingi’ne (istihbarat topluluğu tarafından hazırlanan özet) girdi.
Reuters’a tarif edilen bu belge, kuzey Gazze’deki kıtlık riskini ve gıda sevkiyatı eksikliği nedeniyle şeridin geri kalanında ciddi gıda güvensizliği potansiyelini inceliyordu.
Ancak altı eski yetkiliye göre, İsrail ve Hamas arasındaki yoğun çatışmalar sırasında bölgeye erişimin kısıtlı olması nedeniyle üst düzey ABD’li yetkililer düzenli olarak birinci elden bilgi alamıyordu.
USAID’in Orta Doğu afet müdahale ekibinin eski bir üyesi, durumu “Basitçe ifade etmek gerekirse, insani uzmanlık defalarca geri plana itildi, engellendi ve görmezden gelindi” sözleriyle açıkladı.
Üçüncü taraf verilerine yönelik güvensizlik
USAID’in 2019’dan bu yana Gazze’de personeli bulunmadığı için, raporlamaların büyük kısmı UNRWA (BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı) ve ABD hükümeti tarafından finanse edilen uluslararası yardım kuruluşlarından gelen bilgilere dayanıyordu.
Üç eski yetkiliye göre, üçüncü taraflara olan bu bağımlılık, bazı Biden yönetimi yetkililerinin USAID raporlarına şüpheyle yaklaşmasına neden oldu.
Yetkililer, Biden’ın Ortadoğu Temsilcisi Brett McGurk ve yardımcılarının toplantılarda sık sık USAID’in bilgiyi doğrulayıp doğrulamadığını ve verilerin neden İsrail’in olaylara dair versiyonundan (bazen ciddi oranda) farklılaştığını sorduğunu belirtti. Eski yetkililerden biri, sorunun her zaman “Peki, hani nerede bu cılız çocuklar?” şeklinde olduğunu ifade etti.
İki eski yetkili, Hallett’in bazen bilgi notlarının yeniden çerçevelenmesini veya düzenlenmesini talep ettiğini kaydetti. Hallett’in, sağlık konusuna odaklanan bir notun gerekliliğini sorguladığı ve bilgilerin çoğunun kamuya açık alanda bulunduğunu savunduğu belirtildi.
Ayrıca Hallett’in, ateşkes ve rehine takası müzakereleri sırasında USAID afet ekibi notlarını yayımlanmak için “fazla hassas” bulduğu ifade edildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 7 Ekim 2023’te başlayan süreçte Gazze’deki ölü sayısı 71 bini aştı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Eylül ayında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte Oval Ofis’te Gazze barış planını duyurmuş olsa da çatışmalar sona ermedi.
Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes ilanından bu yana yaklaşık 481 kişi hayatını kaybetti.