Ortadoğu
Reuters: ABD ve İran yıpratma savaşına sürükleniyor
Reuters ajansı, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ile Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün, iki ülkeyi çözüm işareti görülmeyen uzun süreli bir karşı karşıya gelişe sürüklediğini yazdı. Haberde, Washington ile Tahran’ın karşılıklı taleplerinde geri adım atmaya yanaşmadığı, buna karşın İranlı bazı yetkililerin geçici bir barış anlaşmasına açık mesajlar verdiği aktarıldı.
Reuters haber ajansı, ABD ile İran’ın fiilen uzun süreli bir yıpratma savaşına sürüklendiğini yazdı.
Haberde, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ile Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün, kısa vadeli çözüm işareti görülmeyen uzun süreli bir karşı karşıya gelişe yol açtığı belirtildi.
Ajansa konuşan kaynaklar, geçmişte baskı yoluyla müzakerelerde taviz elde etmeyi amaçlayan girişimlerin sonuç vermediğini söyledi.
Reuters’a konuşan bölgesel bir yetkili, “Bir yıpratma savaşının içindeyiz ve yeni bir ABD-İsrail saldırısının ihtimali her geçen gün artıyor” dedi.
Haberde, ABD ve İsrail’in İran’dan füze programı, nükleer kapasite ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol konusunda taviz talep ettiği aktarıldı. İranlı yetkililerin ise bu başlıkları müzakere aracı değil, ülkenin varlığını sürdürmesinin ideolojik temeli olarak gördüğü belirtildi.
İsrail askeri istihbaratının eski İran masası şefi Danny Citrinowicz, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bu teoriyi defalarca test ettik ve İran teslim olmadı” ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eski çalışanlarından Alan Eyre da Reuters’a yaptığı değerlendirmede Washington ile Tahran arasında kalıcı bir uzlaşının mümkün olmayabileceğini söyledi.
İran dosyasında görev yapan ve daha önceki ABD-İran görüşmelerine katılan Eyre, “Bu iki taraf hiçbir zaman anlaşmaya varmayacak. Trump yalnızca kazanmak istemiyor, İran’ı aşağılamak ve İran’ı ezdiğini göstermek istiyor” dedi.
Ajansa konuşan üst düzey İranlı bir yetkili de Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ve Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü ülkenin hayatta kalması için gerekli temel stratejik varlıklar olarak gördüğünü söyledi.
Aynı yetkili, İran’ın bu alanlarda taviz vermeye hazır olmadığını belirterek, “Bu nedenle İran çıkarlarını güvence altına almak için bu kaynakları kullanmakta kararlı. Savaşıyoruz, ölüyoruz ama aşağılanmayı kabul etmiyoruz. Teslimiyet, İran kimliğiyle temelden bağdaşmıyor” diye konuştu.
Bununla birlikte Reuters’a konuşan başka İranlı yetkililer, Tahran’ın yüksek enflasyon, işsizlik ve ekonomiye yönelik zararın sürdüğü “ne savaş ne barış” durumuna sürüklenmek istemediğini söyledi.
Aynı yetkililer, bu nedenle İran’ın geçici bir barış anlaşmasına ulaşmayı hedeflediğini aktardı.
İranlı temsilciler, nükleer program konusunda da ülkenin elindeki 440 kilogram yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu azaltabileceğini veya bir bölümünü yurtdışına gönderebileceğini belirtti.
ABD ile İran arasında nisan başından bu yana geçici ateşkes uygulanıyor. Buna rağmen taraflar mayıs başında karşılıklı saldırılar düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan saldırısını “nazik bir tekme” olarak nitelendirmişti.
Trump, 18 Mayıs’ta düzenlediği basın toplantısında, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebi üzerine ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının iki ila üç günlüğüne durdurulduğunu söyledi.
Tesnim Haber Ajansı da dün Washington’un, müzakereler süresince İran petrolüne yönelik yaptırımları askıya almayı kabul ettiğini bildirdi.
CNBC muhabiri Megan Cassella ise Amerikalı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde İran tarafının bu açıklamasını yalanladı.
İran’ın Fars Haber Ajansı, 17 Mayıs’ta ABD’nin İran’la görüşmelere başlamadan önce öne sürdüğü beş şartı yayımladı.
Habere göre Washington’un talepleri arasında şu başlıklar yer aldı:
- ABD’nin herhangi bir tazminat veya zarar ödemesi yapmaması,
- 400 kilogram İran uranyumunun ABD’ye gönderilmesi ve teslim edilmesi,
- İran’ın nükleer tesislerinden yalnızca birinin faaliyetini sürdürmesi,
- İran varlıklarının yüzde 25’inin dahi çözülmemesi,
- Tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesinin müzakerelerin gidişatına bağlanması.
Haberde, Tahran’ın da daha önce kendi taleplerini Washington’a ilettiği belirtildi. İran’ın talepleri arasında şu maddeler yer aldı:
- Tüm cephelerde, özellikle Lübnan’da savaşın sona erdirilmesi,
- İran karşıtı yaptırımların kaldırılması,
- İran’a ait mali varlıkların çözülmesi,
- Çatışmaların yol açtığı zararın tazmin edilmesi,
- İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının tanınması.
Axios, 7 Mayıs’ta tarafların bir mutabakat muhtırası üzerinde anlaşmaya yakın olduğunu yazmıştı. Donald Trump ise çeşitli açıklamalarında ABD’nin temel talebinin İran’ın nükleer silaha sahip olmaktan vazgeçmesi olduğunu söylemişti.