Diplomasi
Reuters: Çin, Suudi Arabistan’ın talebiyle İran’dan Husileri dizginlemesini istedi
Reuters’a konuşan kaynaklara göre Çin, Suudi Arabistan’ın yardım istemesi üzerine Tahran’dan Yemen’deki Husileri kontrol altına almasını özel olarak talep etti.
Kaynaklara göre Riyad, Husilerin Kızıldeniz kıyısı boyunca ve Bab el-Mendeb Boğazı çevresinde hızla ilerlemesinin ardından Çin’e başvurdu. Bu gelişmeler, Suudi petrol ihracatını ve deniz taşımacılığını daha fazla risk altında bıraktı.
Kaynaklar, Çin’in kamuoyu önünde itidal, diyalog ve güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanması çağrısı yaptığını, ancak özel mesajının bu açıklamaların ötesine geçtiğini iddia etti.
Pekin, İran’ın Husiler üzerindeki etkisini kullanarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in bağımlı olduğu enerji rotalarında çatışmanın daha fazla yayılmasını önlemeye yardımcı olmasını istiyor.
Görüşmeler hakkında bilgilendirilen ve kimliklerinin açıklanmaması şartıyla konuşan kaynaklar, mesajın nasıl iletildiğine veya İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin çarşamba günü Çin’e yaptığı ziyaret sırasında aktarılıp aktarılmadığına ilişkin ayrıntı vermedi.
Kaynaklara göre Tahran’ın yanıtı, bölgedeki istikrar ve barışın ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının sona ermesine bağlı olduğu yönünde oldu.
Reuters’ın konuyla ilgili yorum talebine yanıt veren Çin Dışişleri Bakanlığı şu açıklamayı yaptı:
“Çin, bölgesel gerilimlerin Yemen ve Kızıldeniz’e daha fazla yayılmasını görmek istemiyor. Bölgesel istikrarsızlığın tırmanması hiçbir tarafın çıkarına değildir.”
Bakanlık ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmeli, insanların yaşamı için hayati öneme sahip tesisler hedef alınmamalıdır. Çin, durumu daha karmaşık hale getiren eylemlere son verilmesi çağrısında bulunuyor ve sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesini destekliyor.”
Üç İranlı kaynağa göre Tahran’ın Pekin tarafından dile getirilen kaygılar doğrultusunda hareket edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Ancak kaynaklar, ABD ile süren gerilimler karşısında Çin ile ilişkilerin İran için önemli ekonomik ve stratejik ağırlık taşıdığını belirtti.
Çin, savaş ve yaptırımlar nedeniyle ağır baskı altında olan İran ekonomisini desteklemek ve petrol sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli yatırımları yapabilecek mali kapasiteye sahip az sayıdaki ülkeden biri.
Pekin ayrıca diplomatik etkisini de göstermiş durumda. Çin, 2023 yılında İran ile Suudi Arabistan arasında yıllarca süren düşmanlığın ardından ilişkilerin yeniden kurulmasını sağlayan anlaşmaya arabuluculuk etmişti.
Ancak bu etkinin sınırları bulunuyor. İran’daki eleştirmenler, iki ülke arasında 2021 yılında imzalanan 25 yıllık iş birliği anlaşmasına rağmen Çin’in petrol dışı ticaret ve yatırım seviyesinin görece sınırlı kalmasından şikâyet ediyor. Özellikle Çin’in Körfez Arap ülkelerine yönelik artan yatırım taahhütleriyle karşılaştırıldığında bu durum dikkat çekiyor.
İki İranlı kaynak, Pekin’in çıkarlarının İran’ın karar alma sürecindeki birçok unsurdan yalnızca biri olduğunu söyledi.
Kaynaklara göre İran’ın kararları; stratejik, ekonomik ve siyasi öncelikler arasındaki dengeler tarafından şekilleniyor.