Diplomasi
Reuters: Türkiye silah ihracatını üç katına çıkardı
Türkiye’nin insansız hava araçlarını da kapsayan askeri ürün ihracatı 2021 yılından bu yana yaklaşık üç kat artarak geçen yıl 10 milyar dolara ulaştı. Reuters’ın haberine göre, savunma alanındaki bu büyüme ülkenin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 3,7’sini oluştururken, Avrupa ve ABD’ye yapılan askeri satışlar da aynı dönemde neredeyse dört katına çıktı.
Türkiye’nin insansız hava araçları da dahil olmak üzere askeri ürün ihracat hacmi 2021 yılından bu yana neredeyse üç katına çıktı.
Reuters’ın haberine göre Ankara, geçen yıl yaklaşık 10 milyar dolar değerinde silah satışı gerçekleştirerek bu alanda ülkenin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 3,7’sini karşıladı.
Aynı dönem zarfında Türkiye’nin Avrupa ve ABD’ye yönelik askeri ürün ihracatı da yaklaşık dört kat artış gösterdi. 2021 yılında söz konusu ülkelere 1,5 milyar dolarlık satış yapılırken, bu miktar geçen yıl 5,6 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Haberde aktarılan bilgilere göre, geçmişte yabancı silah üreticilerine yüksek oranda bağımlı olan Türkiye, günümüzde başta Basra Körfezi ülkeleri, Afrika, Asya ve Avrupa’nın bazı bölgeleri olmak üzere yaklaşık 40 devlete askeri ürün tedarik ediyor.
Birçok alıcı, Türk silahlarını tercih etme gerekçesi olarak nispeten düşük fiyatları ve hızlı teslimat imkanlarını gösteriyor. Reuters’ın verileri, dünyada kullanılan askeri insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 65’inin tedarikini üstlenen Türkiye’nin, aynı zamanda büyük bir mühimmat ihracatçısı olduğunu ortaya koyuyor.
Coğrafi olarak kuzeyinde Ukrayna, güneydoğusunda ise İran’ın yer aldığı iki büyük savaş bölgesinin arasında bulunan Türkiye, yakın zamanda Ortadoğu’da tırmanan çatışmaların etkilerini de doğrudan hissetti.
Reuters, ABD’nin NATO’ya savunma yükünün daha büyük bir kısmını üstlenme yönünde yaptığı çağrının, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye için hem yeni fırsatlar hem de bazı belirsizlikler yarattığına dikkat çekti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, nisan ayında yaptığı açıklamada, ülkenin güçlü bir savunma potansiyeline ve sanayisine sahip olduğunu belirterek, Avrupa’nın güvenliğine ve savunmasına daha fazla katkıda bulunabileceklerini ifade etmişti.
Bakan Güler, Avrupa Birliği’nin AB üyesi olmayan NATO müttefiklerini dışlayan güvenlik yaklaşımlarından vazgeçmesini ümit ettiğini dile getirmiş ve değerlendirmesini şu sözlerle tamamlamıştı:
“Aksi takdirde, Avrupa Birliği’nin bu yaklaşımının, Avrupa’nın güvenliğine ve istikrarına, ABD’nin Avrupa’daki kuvvetlerini azaltmasından daha büyük bir zarar vereceğine inanıyoruz.”