Rusya
Rusya’da bütçe gelirleri yüzde 11 arttı, harcamalardaki artış dikkat çekti
Rusya Maliye Bakanlığı, ocak ayı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin ön verileri açıkladı. Buna göre, bütçe gelirleri geçen yıla göre yüzde 11 artarken, harcamalardaki yüzde 73,6’lık yüksek artış bütçe açığını 1,7 trilyon rubleye yükseltti. Bakanlık, petrol ve doğalgaz dışı gelirlerde planlanan seviyenin aşılmasını bekliyor.
Rusya Maliye Bakanlığı, ocak ayına ait bütçe gerçekleşmelerine ilişkin ön verileri sundu.
Hazine gelirleri geçen yıla göre yüzde 11 artarak 2,7 trilyon rubleye ulaştı (40,3 trilyon rublelik yıllık planın yüzde 6,7’si). Geçen ay federal bütçe harcamaları 4,38 trilyon ruble olarak gerçekleşti.
Bu rakam, Maliye Bakanlığı’nın 2,5 trilyon ruble olarak açıkladığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73,6 daha yüksek.
Verilere göre, 28 Ocak 2025 itibarıyla harcamalar 33,3 trilyon rubleye ulaşmıştı. Dolayısıyla ayın son üç günündeki harcamaların 1.1 trilyon ruble civarında olduğu tahmin ediliyor.
Bakanlık, petrol ve doğalgaz dışı gelirlerdeki hızlı artışa da dikkat çekti. Ocak ayında bu gelirler 1,9 trilyon ruble olarak gerçekleşerek planlanan seviyeyi aştı.
Bakanlık, bunun, bütçede öngörülen planın üzerinde bile, daha fazla büyüme için sürdürülebilir bir temel oluşturduğunu vurguluyor.
Maliye Bakanlığı, mevcut gidişatın, geçen yılın daha yüksek vergi tabanıyla birlikte (işletmeler ocak ayında geçen yılın dördüncü çeyreğine ait vergilerini ödemişti) bunu gösterdiğini belirtiyor.
Hem federal bütçeye (+yüzde 9) hem de genel olarak bütçe sistemine (+yüzde 13) yapılan temel petrol ve doğalgaz dışı ödemelerde istikrarlı bir pozitif dinamik gözlemleniyor.
Aynı zamanda Maliye Bakanlığı, ocak ayında KDV gelirlerinde hafif bir düşüş kaydetti. Bu düşüş, yüzde 1,1 oranında ve 905 milyar ruble seviyesinde olup, çeyreğin ilk ayında verginin hızlandırılmış iadesiyle ilgili. Bakanlığın değerlendirmesine göre, bu durum çeyreklik gelir dinamiklerini etkilemeyecek.
Ocak ayındaki petrol ve doğalgaz gelirleri diğer gelirlerden daha düşük kalarak 789 milyar ruble oldu. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,9 daha yüksek.
Maliye Bakanlığı, bu artışın dolar kurunun ortalama değerindeki ve gaz fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını belirtiyor.
Rusya Merkez Bankası verilerine göre, dolar kuru ocak ayında yıllık bazda yüzde 13,3 artarak 100,41 ruble seviyesine yükseldi. Rus markası Ural petrolünün fiyatı ise yüzde 5,5 artarak varil başına 67,66 dolara çıktı.
Maliye Bakanlığı’nın internet sitesindeki verilere göre, ocak ayında maden vergisi 1,05 trilyon ruble olarak gerçekleşti (bunun 840 milyar rublesi petrol, 144 milyar rublesi ise doğalgazdan elde edildi). Genel petrol ve doğalgaz gelirleri, petrol şirketlerine bütçeden geri ödenen akaryakıt vergisi nedeniyle azaldı.
Geçen ay ayında bu ödemelerin hacmi 332,9 milyar ruble olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın ocak ayına göre yüzde 22,5 daha fazla.
Motor yakıtı fiyatlarını istikrara kavuşturmak için uygulanan yakıt dengeleme ödemeleri 156,4 milyar ruble (+yüzde 7), rafineri modernizasyon programı çerçevesinde yapılan yatırım ek primi ödemeleri ise 20 milyar ruble (+yüzde 42) olarak gerçekleşti.
Maliye Bakanlığı, petrol ve doğalgaz satışlarından elde edilen gelirlerin bu yılın ocak ayında baz seviyenin (varil başına 60 dolar) üzerine çıktığını ve sosyo-ekonomik kalkınma tahmin parametrelerinin de yıl sonuna kadar gelirlerin baz seviyenin üzerinde kalıcı olarak seyretmesini öngördüğünü belirtiyor.
Bakanlık, bütçe sisteminin, elverişli fiyat konjonktürlerinde petrol ve doğalgaz gelirlerinin biriktirilmesi ve bütçe kuralının parametrelerine uygun olarak petrol ve doğalgazdan elde edilen eksik gelirleri karşılamak için Varlık Fonu kaynaklarının kullanılması sayesinde petrol ve doğalgaz gelirlerindeki dalgalanmalara karşı dayanıklı olduğunu vurguluyor.
Harcama dinamikleri ne anlatıyor?
Ocak 2025 harcamaları, yıllık planın yaklaşık yüzde 10,6’sını oluşturuyor (bütçe kanununa göre 41,47 trilyon ruble). Bütçedeki yıllık harcama planı, planlanandan yaklaşık 170 milyar ruble daha fazla ve 41,64 trilyon ruble olarak görünüyor.
Maliye Bakanlığı, Ocak 2025’teki harcamaların hızlanmasını, devlet sözleşmelerinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması ve bazı sözleşmeler için finansmanın avans olarak ödenmesiyle açıklıyor.
Bakanlığın açıklamasına göre, 2023 ve 2024’ün başında da benzer bir durum yaşanmıştı. Maliye Bakanlığı, bu yıl çeyreklik harcama gerçekleşme dinamiklerinde önemli bir değişiklik beklenmediğini belirtti.
Maliye Bakanlığı’nın açıklamasında, 2025 yılında yapısal açığın büyüklüğünün, bütçe kuralı normlarına uygun olarak azami ödenek miktarı ve ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.
Maliye Bakanlığı, cari yılın bazı harcamalarının, 2024 sonlarında oluşan ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirlerin avans olarak aktarılmasıyla finanse edildiğini belirtiyor.
Bakanlık, bunun, Rusya Merkez Bankası’nın tahmininde öngörülen politika faizindeki artış nedeniyle federal bütçe yükümlülüklerinin artması durumunda, azami bütçe ödenekleri yapısının yönetiminde esneklik sağlaması gerektiğini kaydediyor.
Kurum, temel senaryoda 2025 yılındaki ortalama faiz oranının yüzde 17-20, riskli senaryoda ise yüzde 22-25 seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Ocak ayı sonunda bütçe açığı 1,7 trilyon ruble veya GSYH’nin yüzde 0,8’i olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre 1ü6 trilyon ruble daha fazla (geçen yıl gelirlerin giderleri aşması 124 milyar rubleydi).
2025 bütçe kanununda açık 1.173 trilyon ruble veya GSYH’nin yüzde 0,5’i olarak planlanmıştı.
Maliye Bakanlığı, dinamikleri, harcamaların yılın ilk çeyreğinde önden yüklemeli olarak finanse edilmesiyle açıklıyor.
Bakanlık, bunun 2025 yılı için yapısal dengenin hedef parametrelerinin gidişatını ve gerçekleşmesini etkilemeyeceğini belirtiyor.
Bakanlık, ocak ayı gelir ve gider dinamiklerinin yapısal açığın hedef parametreleriyle uyumlu olduğunu vurguluyor. Maliye Bakanlığı, sıfır yapısal açığa ulaşmayı planlıyor.
Maliye Bakanlığı, bunun bütçe sektörünün enflasyonist süreçler üzerindeki kısıtlayıcı etkisini güçlendireceğini ve orta vadede makroekonomik ve finansal istikrarı sağlamlaştıracağını düşünüyor.
Bakanlık, “Bu, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ulusal kalkınma hedeflerinin yerine getirilmesini sağlamak için gerekli makroekonomik ve finansal temeli oluşturacaktır,” şeklinde bir sonuç çıkarıyor.
Göstergeler ne anlatıyor?
Ocak ayı harcamalarının yıllık plana oranı (yüzde 10,6), son yıllarda bu oranın arttığı yönündeki eğilimi yansıtıyor.
Vedomosti gazetesine demeç veren AKRA Egemen Reytingler ve Makroekonomik Analiz Grubu Başkanı Dmitri Kulikov’a göre, ocak ayı harcamalarının tarihsel mevsimsel normu yıllık tutarın yaklaşık yüzde 6-7,5’i civarında, ancak son 10 yılda istisnalar yaşandı.
Bloomberg Economics Rusya ve BDT Baş Ekonomisti Aleksandr İsakakov, 2022’den bu yana ocak ayında tüm nihai yıllık harcamaların yaklaşık yüzde 7,3’ünün gerçekleştiğini belirtmişti.
VTB Baş Ekonomisti Rodion Latıpov, bütçe harcamalarının bu yılki gerçekleşmesinin 2023 yılındaki durumu hatırlattığını söylüyor. Her iki durumda da Maliye Bakanlığı, kaymayı devlet sözleşmelerindeki avans ödemeleriyle açıklıyor.
Latıpov, bunun, sonraki aylarda harcama gerçekleşmesinin yıllık plana göre harcamaların payı açısından mevsimsel normun altında olması gerektiği anlamına geldiğini belirtiyor.
Kulikov, 2025 yılı için planlanan federal bütçe nominal harcamalarının önemli ölçüde revize edilmemesi durumunda, Ocak ayı harcama dinamiklerinin 2023 ve 2015 yıllarına benzer olacağını değerlendiriyor.
Uzman, planlanan harcamaların yine de artırılacağını düşünüyor. Zira bütçe hesaplamalarının dayandığı makroekonomik tahmine kıyasla, şu anda daha yüksek bir GSYİH deflatörü ve dolayısıyla daha yüksek nominal petrol ve doğalgaz dışı gelir öngörülmeli. Kulikov, bütçe gelirlerinde en az 300-400 milyar rublelik bir yukarı yönlü revizyon bekliyor.
Latıpov, bütçe kuralının, planlanandan daha yüksek olması durumunda ilave petrol ve doğalgaz dışı gelirlerin harcamalara yönlendirilmesine olanak sağladığını, bu durumda nominal olarak harcamaların da planlanandan daha yüksek olacağını açıklıyor.
Kendisi, yıl sonunda GSYİH’nin bir yüzdesi olarak ifade edilen bütçenin yapısal dengesinin sıfıra yakın olmasının daha önemli olduğunu vurguluyor.