Rusya
Rusya’da devlet, en büyük özel petrol şirketi Lukoil’e el koyabilir
ABD’nin, Lukoil’in yurt dışı varlıklarını satma planını engellemesi, Rusya’nın en büyük özel petrol şirketini varoluşsal bir krizle karşı karşıya bıraktı. Şirketin yurt dışındaki rafineri ve petrol sahalarına hükümetler tarafından el konulması gündemdeyken, yurt içinde ise devlet kontrolündeki Rosneft’in şirketi devralabileceği belirtiliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), Lukoil’in yurt dışındaki varlıklarını petrol ticaret şirketi Gunvor’a satma planını onaylamaması, Rusya’nın en büyük özel petrol şirketini hem uluslararası hem de yurt içi faaliyetlerini kaybetme riskiyle yüz yüze getirdi.
Diğer ülkelerdeki hükümetler, şirketin rafinerilerine, akaryakıt istasyonlarına ve petrol sahalarına el koyarak faaliyetlerini sürdürmeyi hedefleyebilir.
Rusya’da Rosneft Başkanı İgor Seçin’in uzun zamandır Lukoil’i hedeflediği belirtiliyor.
“Kanatlarını kestiler”
Lukoil’in yirmi yıl boyunca büyüttüğü ve kârlı bir uluslararası iş koluna dönüştürdüğü yurt dışı operasyonları olmadan, Rosneft’in hâkim olduğu Rusya pazarındaki geleceği oldukça kısıtlı görünüyor.
Eski enerji bakan yardımcılarından muhalif siyasetçi Vladimir Milov, Financial Times‘a (FT) verdiği demeçte, “Ülkede her şey Rosneft ve Gazprom Neft’e veriliyor, dış pazar ise artık Lukoil’e kapandı. Şirketin iş dünyasında bir geleceği yok. Kanatlarını kestiler” diye konuştu.
Gunvor ile yapılan anlaşmanın başarısız olmasının ardından bazı yabancı şirketlerin, toplam değeri 14 milyar avro olarak tahmin edilen Lukoil varlıklarının bir kısmını satın almak için teklif sunabileceği ifade ediliyor.
Ancak Rusya’nın petrol piyasasından bir kaynak, gazeteye yaptığı açıklamada, “Şirket sahipleri, bulundukları ülkelerdeki hükümetlerin varlıklarına el koyabileceğine şimdiden hazırlanıyor” dedi.
Rosneft’in gözü Lukoil’de
Piyasada, devlet şirketi Rosneft’in en sonunda Rusya’nın en büyük özel petrol şirketinin kontrolünü ele alarak Putin dönemindeki petrol sanayiinin devletleştirilme sürecini tamamlayabileceği konuşuluyor.
Devlet şirketinin eski bir çalışanı, FT‘ye şunları söyledi:
“Seçin hiçbir zaman Lukoil’i yutma fikrinden vazgeçmedi. Her birkaç ayda bir, yeni bir teklif hazırlayıp yukarıya sunuyor. Ama şimdilik sonuç alamadı.”
Milyarlarca avroluk kayıp kapıda
Lukoil’in bazı yurt dışı varlıkları ABD ve Birleşik Krallık yaptırımlarına dahil edilmemiş olsa da Alfa-Bank analistleri, grubun yabancı varlıklarının petrol üretiminin yüzde 6,5’inden fazlasını ve çıkardığı doğalgazın neredeyse yarısını oluşturduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, yabancı üretim varlıklarının satışının muhtemel olumsuz etkisini hacim bakımından yüzde 15 ila 17 arasında hesapladı.
Şirketin yurt dışındaki rafinerilerini kaybetmesi ise Lukoil’in toplam rafinaj kapasitesini yaklaşık yüzde 25 azaltacak.
Alfa-Bank, bu kayıpların ardından grubun faiz, vergi ve amortisman öncesi kârının (EBITDA) yüzde 16–20 oranında düşebileceğini öngörüyor.
Lukoil; Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Irak, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Latin Amerika ile Batı ve Orta Afrika’daki üretim projelerinde yer alıyor.
Şirket aynı zamanda Bulgaristan, Romanya ve Hollanda’daki rafinerilere, Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye ve ABD’deki akaryakıt istasyonu zincirlerine, Moldova’daki havacılık yakıtı terminali ve depolama tesisine ve Litasco adlı petrol ticaret şirketine sahip.
Öte yandan Lukoil, bazı varlıkları için ödeme alamama riskiyle de karşı karşıya. Şirketin yüzde 75 hissesine sahip olduğu, dünyanın en büyük petrol sahalarından biri olan Irak’taki Batı Kurna-2 sahasında, hükümetin tüm nakit ve petrol ödemelerini durdurmasının ardından Lukoil “mücbir sebep” ilan etti.
Ülkeler Lukoil’in varlıklarına el koyuyor
Bulgaristan hükümeti, “ulusal güvenlik” gerekçesiyle, Lukoil’in ülkedeki tek ve Balkanlar’ın en büyük rafinerisi olan Burgas tesisine devletin el koymasına olanak tanıyan yeni bir yasayı onayladı.
Romanya hükümeti ise Avrupa Birliği kurallarına ve enerji güvenliğine uygunluğu sağlamak amacıyla Lukoil varlıklarının muhtemel satış tekliflerini sıkı bir şekilde inceleyeceğini duyurdu.
Ancak Reuters‘ın aktardığına göre, Bulgaristan’daki modern ve kârlı rafinerinin aksine, Romanya’daki tesisin verimliliği düşük ve ciddi yatırım gerektiriyor; bu nedenle alıcı bulması zor olabilir.
Romanya Enerji Bakanı Bogdan İvan, dün yaptığı açıklamada, hükümetin ülkedeki Lukoil varlıklarını -rafineri ve akaryakıt istasyonları dahil- “kontrol altına alması gerektiğini” söyledi.
İvan, bunun 5 bin çalışanın işini korumak ve ülkenin enerji sisteminin istikrarı ile güvenliğini sağlamak için zorunlu olduğunu belirtti.
Moldova’da ise Lukoil, Kişinev Havalimanı’ndaki tek havacılık yakıtı ikmal kompleksi ve yakıt deposunun sahibi konumunda.
Moldova hükümeti, ABD’den geçici yaptırım muafiyeti talep ederek şirketin bu varlıklarını satın almayı teklif etti.
Financial Times‘ın Lukoil’in mali raporları üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, şirketin kontrol hisselerine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinin asgari değeri 14 milyar avro.
Azınlık hisselerinin değeri ise 6 milyar avro civarında ve bu hisseler ABD kısıtlamalarına tabi değil. Bu varlıkların kaybedilmesi, Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş nedeniyle Batı yaptırımlarına maruz kalan bir Rus şirketi için şimdiye kadarki en büyük kayıp olacak.
Avrupa ülkeleri, yaptırım altındaki Lukoil’in varlıklarını kapışmaya başladı