Rusya
Rusya’ya göç edenlerin yüzde 80’i Avrupa’dan geliyor
Rusya İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkenin ‘geleneksel değerlerini’ paylaşarak göç eden yabancıların yaklaşık yüzde 78’ini Avrupalılar oluşturuyor. Eylül 2024 ile Haziran 2025 arasını kapsayan dönemde en çok başvuru Almanya, Letonya ve ABD’den geldi. Bu süreç, devlet başkanının imzaladığı ve bu kişilere insani destek sağlanmasını öngören kararnameyle kolaylaştırılıyor.
Rusya İçişleri Bakanlığı’nın St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF) sunduğu istatistiklere göre, ülkenin “geleneksel manevi ve ahlaki değerlerini” paylaşarak Rusya’ya taşınan yabancıların yaklaşık yüzde 78’i Avrupa ülkelerinden geliyor.
Vedomosti gazetesinin aktardığına göre Eylül 2024 ile Haziran 2025 arasındaki dönemi kapsayan veriler, Rusya’nın değerlerini paylaşan kişilere insani destek sağlanmasına yönelik Ağustos 2024 tarihli devlet başkanı kararnamesi uyarınca geçici oturma izni başvurusunda bulunan yabancıları içeriyor.
“İmpatriant” olarak tanımlanan, Rusya’nın değerlerini paylaşan yüksek nitelikli yabancı vatandaşlar ve vatansız kişiler, bu dönemde toplam 1475 geçici oturma izni başvurusunda bulundu.
En çok başvuru Almanya’dan
Başvuruların büyük bir bölümü (yüzde 55,4) Orta, Güney ve Batı Avrupa ülkelerinden geldi. İçişleri Bakanlığı istatistiklerine göre Almanya vatandaşları 291, Fransa vatandaşları 115 ve İtalya vatandaşları 105 başvuru yaptı.
Başvuruların yaklaşık beşte biri (yüzde 23,2) ise Baltık ülkeleri vatandaşlarından geldi. Bu kapsamda Letonya’dan 151, Estonya’dan ise 72 başvuru alındı.
Geriye kalan yüzde 21,4’lük dilimi oluşturan diğer ülkeler arasında ABD (127 başvuru), Kanada (60) ve Güney Kore (67) öne çıktı.
Baltık ülkelerinden yoğun ilgi
İçişleri Bakanlığı Göç İşleri Ana Müdürlüğü Başkanı Valentina Kazakova, Rusya’ya taşınmak için devlet başkanının kararnamesine ilk başvuranların Baltık ülkeleri temsilcileri olduğunu belirtti.
Kazakova, bunun nedenini bu ülkelerde özellikle dil ve ulusal aidiyet temelinde “insan haklarının ciddi şekilde ihlal edilmesi” olarak açıkladı.
Kazakova ayrıca, Rusya’nın yurt dışındaki bilgilendirme platformlarının engellenmesi nedeniyle insanların bu taşınma imkanından genellikle “kulaktan kulağa yayılan bilgilerle” haberdar olduğunu ekledi.
Yabancılar için yeni portal kuruluyor
Stratejik Girişimler Ajansı (ASİ) Genel Direktörü Svetlana Çupşeva ise İçişleri Bakanlığı, ASİ ve hükümetin ortaklaşa “Rusya’da Yaşama Zamanı” adlı bir portal oluşturduğunu hatırlattı.
Çupşeva, bu portalın yabancıların taşınma için gerekli belgeleri hazırlamasına, potansiyel işverenlerle görüşme yapmasına ve diğer işlemlere yardımcı olacağını ifade etti.
Çupşeva, Rusya’nın mühendisler, programcılar, doktorlar ve bilim insanları gibi çeşitli alanlarda kadro ihtiyacı olduğunu da sözlerine ekledi.
Ağustos 2024’te imzalanan kararname, Rusya için “hasım” ülkelerin vatandaşları da dahil olmak üzere, “geleneksel Rus değerlerini” paylaşan kişilere, Rusça dil bilgisi, Rusya tarihi ve ülke mevzuatı temel bilgisi belgesi sunmadan geçici oturma izni başvurusunda bulunma hakkı tanıyor.
Rusça konuşan nüfus için koruma çağrısı
Mart 2025’te Rusya Dışişleri Bakanlığı ile Yurt Dışında Yaşayan Soydaşların Haklarını Destekleme ve Koruma Vakfı, Kaliningrad’da düzenlenen “Baltık Bölgesi Ülkelerindeki Rus Soydaşların Durumu” başlıklı uluslararası konferansta, bu bölgedeki soydaşların korunmasının iyileştirilmesine yönelik tavsiyeler açıklamıştı.
Konferansta konuşan vakfın icra direktörü Aleksandr Udaltsov, Rus makamlarını ve sivil toplum kuruluşlarını Rusça konuşan nüfusun korunması çalışmalarına katılmaya çağırmıştı.
Udaltsov, “risk altındaki” soydaşların bir veri tabanının oluşturulması gerektiğini belirterek, bu tabanda Rusça konuşan nüfusa yönelik kısıtlama olasılıklarının kaydedilmesi ve tehdit değerlendirmelerine dayanarak, özellikle Rusya’ya acil yerleştirilmeleri ve ülkeye adaptasyonları konusunda yardım sağlanması gerektiğini vurgulamıştı.
Udaltsov ayrıca, uluslararası platformlarda soydaşların haklarını koruma faaliyeti yürüten sivil toplum kuruluşlarına yönelik hedefli finansmanın artırılması gerektiğini de ifade etmişti.