Diplomasi
Sachs: ABD on yıllardır imparatorluk gibi davranıyor ama Avrupa yeni fark etti
Dünyaca ünlü ekonomist Jeffrey Sachs, Yargıç Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’a yönelik tehditlerini ve Avrupa’nın bu duruma verdiği tepkiyi değerlendirdi. Washington’ın yıllardır uluslararası hukuku ihlal ettiğini ancak Avrupalı müttefiklerin bu duruma sessiz kaldığını belirten Sachs, tehditlerin Avrupa topraklarına yönelmesiyle kıtanın gerçeği görmeye başladığını vurguladı.
Columbia Üniversitesi Profesörü ve ünlü ekonomist Jeffrey Sachs, Yargıç Andrew Napolitano’nun sunduğu “Judging Freedom” programına konuk olarak, son dönemde ABD dış politikasında yaşanan gelişmeleri ve Washington-Brüksel hattındaki gerilimi analiz etti.
Programda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland’ı satın alma isteği ve bu talebin reddedilmesi üzerine Avrupa ülkelerine yönelik tarife tehditleri ele alındı.
Sachs, Beyaz Saray’ın tutumunu “psikolojik bir çözülme” olarak nitelendirdi ve ABD’nin uluslararası arenada sergilediği tavrın müttefikler için dahi tehlikeli bir boyuta ulaştığını savundu.
“Trump’ın aklı dışında hiçbir kural tanınmıyor”
Napolitano’nun, bir devlet başkanının ulusal güvenlik tehdidi oluşturmayan başka bir ülkenin liderini görevden aldırmaya çalışmasının hukuki dayanağını sorması üzerine Sachs, bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.
Sachs, “Elbette hiçbir dayanağı yok. Hatta bir ülkeye karşı güç kullanımını veya güç kullanma tehdidini açıkça reddeden BM Şartı gibi bir antlaşmamız var. Ancak Başkanımız bunu açıkça reddetti. Güçlünün kuralının geçerli olduğunu ve Başkanın aklı dışında hiçbir şeyle bağlı olmadıklarını ilan ettiler” diye konuştu.
Trump yönetiminin mevcut durumunu “sanrılı” olarak tanımlayan Sachs, “Nezaket veya hukuk duygusu kalmadı. Başkan her an, herkese karşı patlamalar yaşıyor. Bu, herkesin kendisini aldattığını düşünen, üç yaşındaki bir çocuğun bitmek bilmeyen sızlanmasına benziyor” ifadelerini kullandı.
Davos’ta yeni jeopolitik gerçeklik: Monroe doktrininden Donroe doktrinine geçiş
Trump’tan Norveç Başbakanı’na Nobel e-postası
Programda, Başkan Trump’ın Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’ye gönderdiği iddia edilen bir e-posta da ekrana getirildi.
Söz konusu mesajda Trump’ın, “Sekizden fazla savaşı durdurmama rağmen ülkenizin bana Nobel Barış Ödülü vermemeye karar vermesi nedeniyle, artık barışı düşünme zorunluluğu hissetmiyorum” ifadelerini kullandığı görüldü.
Bu durumu değerlendiren Sachs, Beyaz Saray’da yetişkin bir davranış sergileyecek “aklıselim bariyerlerinin” (guardrails) kalmadığını savundu.
Sachs, “Nobel Ödülü alamadığı için sızlanmak, çocuklarınıza yapmamayı öğreteceğiniz bir şeydir. Ancak kişisel düzeyde bir tür çözülme yaşıyoruz” dedi.
“Avrupa, ABD’nin hukuksuzluklarına yıllarca ortak oldu”
Sachs, İngiltere ve Avrupa Birliği’nden yükselen tepkileri değerlendirirken, Batılı müttefiklerin ikiyüzlü bir tutum sergilediğine dikkat çekti.
Avrupalı liderlerin, ABD saldırganlığı kendilerine yönelene kadar Washington’ın politikalarına destek verdiğini hatırlatan Sachs, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İngiltere bir kabadayıdır. Şikayet eden Avrupalıların çoğu da kabadayıdır. Gazze’deki soykırımda suç ortağı oldular. ABD ve İsrail İran’ı bombaladığında sessiz kaldılar. Avrupalıları harekete geçiren şey, zorbalık veya ürkütücülük değil, namlunun artık onlara dönmüş olmasıdır.”
Sachs, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının ardından BM Güvenlik Konseyi’nde yaşanan bir anısını da paylaştı.
Danimarka Büyükelçisi’nin, bombalanan taraf olan İranlılara “itidal” tavsiye ettiğini ancak saldırıyı gerçekleştiren ABD veya İsrail’i kınamadığını belirten Sachs, “Şimdi ise ABD Danimarka’yı tehdit ediyor. Elbette bunu iğrenç buluyorum ama Avrupalılar, ABD’nin iğrenç davranışları başkasına yöneldiğinde buna uyum sağladı” diye konuştu.
“Grönland meselesi güvenlik değil, kıskançlık sorunu”
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, “ABD için Grönland ne kadar önemliyse, Rusya için de Kırım o kadar önemlidir” şeklindeki açıklamasını yorumlayan Sachs, bu karşılaştırmanın zeminini reddetti.
Sachs, Grönland’ın Rusya veya Çin tarafından tehdit edilmediğini, konunun tamamen Trump’ın Rusya’nın geniş Kuzey Kutbu kıyı şeridine duyduğu kıskançlıktan kaynaklandığını öne sürdü.
Sachs, “Bunun ABD güvenliğiyle, Rusya veya Çin ile hiçbir ilgisi yok. Rusya ve Çin, Grönland’da askeri üs açmıyor. Trump, Rusya’nın 17 milyon kilometrekarelik yüzölçümünü ve Kuzey Kutbu kıyılarını kıskanan bir çocuk gibi davranıyor” dedi.
Kaliforniya Valisi Newsom: Avrupa artık dik durmalı
Programda, ABD Başkanı olmayı hedeflediği konuşulan Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un Avrupalı liderlere yönelik açıklamalarına da yer verildi. Newsom, Avrupa’nın artık “suç ortağı olmayı bırakıp dik durması gerektiğini” söyledi.
Newsom’un “Dizlerinizin üzerine çökmeyi bırakın… Bu suç ortaklığını artık kaldıramıyorum” şeklindeki sözlerini değerlendiren Sachs, Avrupalıların uzun süre ABD’nin her dediğine boyun eğerek büyük bir hata yaptığını belirtti.
Sachs, “Geçen yıl Avrupa Parlamentosu’nda yaptığım konuşmada onları uyarmıştım: ‘Bir dış politikanız olmalı çünkü ABD’nin işgal tehdidiyle karşı karşıya kalacaksınız’ demiştim. O zamanlar aklımı kaçırdığımı düşünmüş olabilirler ama Trump şaka yapmıyordu” ifadelerini kullandı.
Kanada Başbakanı Carney’ye övgü
Sachs, mevcut kriz ortamında Kanada Başbakanı Mark Carney’nin izlediği diplomasiyi takdirle karşıladığını belirtti.
Carney’nin Çin ziyaretini ve Davos’taki konuşmasını örnek gösteren Sachs, “Korku tellallığı yapmak yerine Çin hükümetiyle gerçek bir diplomasi yürüttü ve karşılıklı yarar sağlayan ciddi düzenlemelere vardı. Mark Carney bunu yaptığı için büyük övgüyü hak ediyor çünkü ABD ve Avrupa bunu nasıl yapacaklarını çözemiyor” dedi.
İngiltere için “işgal altındaki ülke” benzetmesi
Mülakatın sonunda, İngiliz eski parlamenter George Galloway’in NATO ve İngiltere’nin durumu hakkındaki yorumları ekrana geldi.
Galloway’in, “Hayatım boyunca Rusların geleceği söylendi ama meğer gelen Amerikalılarmış. İngiltere, Amerikan askeri üsleri tarafından işgal edilmiş bir ülkedir” şeklindeki sözleri üzerine Sachs, “George durumu çok iyi özetledi” diyerek bu görüşe katıldığını ifade etti.