Diplomasi
Starmer: Nükleer caydırıcılığımız ABD ile iyi ilişkilere bağlı
Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, İngilizlerin “Trident” olarak bilinen nükleer programının ABD’ye bağlı olduğunu itiraf etti.
ABD ile Grönland üzerinden patlak veren diplomatik gerginlik, Beyaz Saray’ın, Amerikan teknolojisi ve parçaları kullanılan, 23 milyar sterlinlik Trident nükleer caydırıcılık programını fiilen “kontrol ettiği” yönündeki uzun süredir devam eden iddiaları yeniden alevlendirdi.
Starmer dünkü basın toplantısında şunları söyledi:
“Savunma, güvenlik ve istihbarat konularında Amerikalılarla işbirliğini sürdürmenin ulusal çıkarlarımız için önemli olduğunu her zaman hatırlamalıyız. Nükleer caydırıcılığımız, ABD ile iyi ilişkiler kurmamızı gerektiriyor.”
Grönland meselesinde ABD’ye karşılık verilmesi gerektiği yönünde Kıta’dan gelen seslere rağmen Londra, şimdilik misillemeden yana değil. Starmer, Grönland’ın geleceği konusunda yeni gümrük vergisi tehditleri karşısında bile Trump’a karşı çıkmayacağını bir kez daha açıkça belirtti.
Pazartesi günü Downing Street’te düzenlenen acil basın toplantısında Starmer, ABD başkanının 1 Şubat’tan itibaren Kuzey Kutbu adasına asker gönderen NATO müttefiklerine yüzde 10 gümrük vergisi uygulama tehdidini eleştirdi ama İngiltere’nin hemen misilleme yapmayacağını vurguladı.
Starmer, Trump’ın ticaret vergilerinin “tamamen yanlış” olduğunu söylerken, misilleme önlemlerinin yardımcı olmayacağını savundu.
İngiliz lider, “Gümrük vergisi savaşı kimsenin çıkarına değil. Benim yapmak istediğim şey, gümrük vergisi savaşını önlemek, çünkü ticaret savaşından etkilenecek olanlar ülke çapındaki işletmeler, işçiler ve aileler olacak,” dedi.
Başbakan, Trump’ı ne pahasına olursa olsun kendi tarafında tutmaya çalışan uzun süredir devam eden yaklaşımına sadık kalıyor. “Sakin bir tartışma” çağrısında bulunan Başbakan, Amerika ile olan farklılıkların “doğrudan, saygılı ve sonuç odaklı” bir şekilde ele alınmasını istedi.
POLITICO’ya konuşan bir başbakanlık yetkilisi, Başbakanın “bu ilişkinin güvenliğimiz için değerini çok net bir şekilde gördüğü” için Birleşik Krallık’ın ABD ile zorlukla kurulan mevcut ilişkileri korumaya çalışacağını söyledi.
Aynı kişi, Starmer’ın Birleşik Krallık’ın ABD ve Avrupa arasında bir “seçim” yapmak zorunda olduğu fikrini sürekli olarak reddettiğini ve bu şekilde bir takas yapılabileceğine inanmadığını belirtti.
Fakat Birleşik Krallık başbakanı, Trump’ın Grönland konusundaki tutumunu eleştirmek konusunda partiler üstü bir destek aldı. Genellikle ABD’nin Cumhuriyetçi başkanının müttefiki olan sağcı İngiliz politikacılar, Grönland’ı savunanlara gümrük vergisi uygulanması ihtimaline ilişkin endişelerini açıkça dile getirdiler.
Muhafazakâr lider Kemi Badenoch , bu hamlenin “işletmeler için bir başka yük” olacak “korkunç bir fikir” olduğunu söyledi.
Trump’ın yakın müttefiki Nigel Farage, ABD başkanının eylemlerinin “yanlış” olduğunu ve “bizim için çok, çok incitici” olacağını söyledi. Reform UK lideri bu hafta Dünya Ekonomik Forumuna katılacak ve Davos’ta Amerikan yönetimi ile bazı görüşmeler yapacağını da söyledi.
Bir İngiliz yetkili, Başbakan ve Avrupalı müttefiklerinin, Trump’ın hafta sonu gümrük vergilerini duyuran “küstah” Truth Social paylaşımına yanıt olarak net açıklamalar yapmasının “doğru ve uygun” olduğunu söyledi.
Yetkili, “Fakat şimdi ortalığı yatıştırmanın ve daha sakin kafalarla diplomatik çıkış yolları aramanın zamanı geldi; bu hafta İngiltere’nin odak noktasının bu olmasını bekleyin,” diye ekledi.