Bizi Takip Edin

Avrupa

Starmer’a seçim darbesi: Yeşil Parti’nin tesisatçı adayı kazandı

Yayınlanma

Yeşil Parti’nin Gorton ve Denton ara seçimlerinde zafer kazanmasının ardından, Başbakan Keir Starmer’ın liderliği daha da derin bir krize sürüklendi.

İşçi Partisi, en güvenli koltuklarından birinde 13.413 oy farkla elde ettiği üstünlüğü koruyamadı.

İşçi Partisi, Reform UK ve Yeşiller arasında çekişmeli geçen üçlü yarışta Hannah Spencer, 14.980 oy ve 4.402 oy farkla rahat bir zafer elde etti.

Manchesterlı bir tesisatçı olan Spencer, Yeşil Parti’nin beşinci milletvekili oldu.

Zafer konuşmasında Spencer, “toplumdaki tüm sorunlar için sürekli olarak topluluklarımızı günah keçisi ilan eden ve suçlayan politikacıları ve bölücü figürleri” eleştirdi.

Ülkenin milyarderler tarafından “kanının emildiğini” iddia eden Spencer, beyaz işçi sınıfı ve Müslüman seçmenleri savunacağına söz verdi.

Spencer şöyle konuştu:

“Binlerce insan kapı önlerinde ve sandık başında bana, hayal kırıklığına uğramaktan ve hor görülmekten bıktığımızı, diğer insanları zengin etmek için yaptığımız sıkı çalışmalardan bıktığımızı söyledi.”

Starmer’ın partisi için felaket bir gece olan seçimlerde, İşçi Partisi adayı Angeliki Stogia, Reform’un arkasında üçüncü sırada kaldı.

Reform UK adayı Matthew Goodwin 10.578 oy alırken, Stogia 9.364 oy aldı ve oyların yüzde 25,4’ünü elde etti.

Bu oran, 2024 genel seçimlerinde aldığı yüzde 50,8’lik oy oranının çok altında kaldı.

Sonuç, İşçi Partisi’nin iki yıldan kısa bir süre önce elde ettiği ezici zaferden bu yana hem sola hem de sağa oy kaybettiğini gösteriyor.

Starmer’ın kişisel popülaritesinin düşüklüğü, Gazze konusundaki tutumu ve İşçi Partisi’nin popüler Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın adaylığını engelleme yönündeki tartışmalı kararı, Müslüman nüfusun yoğun olduğu bir bölgede Yeşiller’e kaymanın nedeni olarak gösteriliyor.

Bu yenilgi, Başbakanın Downing Street’te ne kadar süre daha kalabileceği konusunda yeni sorular ortaya çıkarabilir.

İşçi Partisi 7 Mayıs’taki yerel seçimlerde büyük bir yenilgiye uğrarsa, Starmer’ın liderliği konusunda bir meydan okumayla karşı karşıya kalabilir ve bu da krizlerle boğuşan başbakanlığının sonunu getirebilir.

The Telegraph’a göre seçim gözlemcileri, “endişe verici düzeyde yüksek aile oyu” olduğunu iddia ettikten sonra, sonuçların önemli bir tartışma konusu olması da muhtemel.

“Aile oyu”, kocaların eşlerine nasıl oy kullanacaklarını söylemelerini içeren yasadışı bir uygulama.

Democracy Volunteers, grubun seçim bölgesindeki 45 sandık merkezinden 22’sine katıldığını, her birinde 30 ila 45 dakika geçirdiğini ve 15’inde aile oyu kullanıldığını gördüğünü ileri sürdü.

Democracy Volunteers, İngiltere, İsveç, Norveç ve Finlandiya gibi ülkelerde seçimleri gözlemlemiş eski Liberal Demokrat politikacı Dr. John Ault tarafından yönetiliyor.

Reform UK lideri Nigel Farage, aile oyu iddialarının “Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerde demokratik sürecin bütünlüğü hakkında ciddi sorular ortaya attığını” söyledi.

Farage oylamadan sonra, “seçimlerin sekter oy kullanma ve hile için bir zafer” olduğunu söyledi.

İkinci sırada kalan Goodwin ise, “İslamcılar ve woke ilericiler koalisyonu”nun “seçim bölgesini domine etmek” için bir araya gelmesi nedeniyle kazanamadığını iddia etti.

“Tehlikeli Müslüman sekterliği” konusunda uyarıda bulunan Goodwin, “Ülkemizi kaybediyoruz. İngiltere’yi kurtarmak için tek bir genel seçimimiz kaldı. Her fırsatta Reform Partisi’ne oy verin,” diye ekledi.

İşçi Partisi’nin genel başkan yardımcısı Lucy Powell, Yeşiller’in, Reform’u yenmek için en uygun parti olduğu tartışmasını kazandığını” söyledi.

İşçi Partisi, seçim arifesinde sahte bir “taktik oy” şirketinin desteğini taşıyan bir parti broşürü yayınlayarak “kirli oyunlar” oynadığı suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

Broşürde “Taktik Seçim İşçi Partisi’ne Oy Verin” yazıyordu.

Yeşil Parti lideri Zack Polanski, Powell’a yazdığı mektupta İşçi Partisi’ni “seçmenlere açıkça yalan söylemekle” suçladı ve ondan özür dilemesini istedi.

Bu hafta parti, Spencer’ın Filistin’e desteği simgeleyen kefiye takmış halde bir caminin önünde durduğu kampanya broşürleri dağıttı.

Urduca yazılmış broşürler, Gorton’un önemli Müslüman nüfusunu “Gazze için İşçi Partisi’ni cezalandırmaya” çağırıyordu.

Yeşiller ayrıca Urduca bir video yayınlayarak Reform’un zaferinin “İslamofobi ateşini körükleyeceğini” iddia etti.

Oylama arifesinde Keir Starmer, Gorton ve Denton seçmenlerine ara seçimin “ulusun ruhu için” bir savaş olduğunu söylemişti.

Seçim yarışını, “İngiltere’nin sorunlarını çözmek ve toplulukları bir araya getirmek isteyen benim gibi insanlar ile sadece nefret ve şikayet yaymak isteyen Nigel Farage gibi insanlar arasındaki bir mücadele” olarak tanımlamıştı.

Yeşillerin zaferi, partinin lideri Polanski için büyük bir destek oldu. Polanski’nin liderliğinde parti, bir dizi servet vergisi talep ederek ve İsrail’i Gazze savaşı sırasında “soykırım” yapmakla suçlayarak sol kanatta İşçi Partisi’ni önemli ölçüde geride bıraktı.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English