Avrupa

Steinmeier’den önemli konuşma: ABD’den “bağımsızlaşma” çağrısı

Yayınlanma

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşı “uluslararası hukukun ihlali” olarak eleştirdi ve Almanya ve Avrupa’yı ABD’ye olan mevcut bağımlılıklardan kurtulmaya çağırdı.

Steinmeier salı günü Alman Dışişleri Bakanlığının kuruluşunun 75. yıldönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, “Uluslararası hukuk ihlalini uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendirmemek, dış politikamızı daha ikna edici hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukukun ihlalidir; buna dair pek bir şüphe yok,” dedi.

“Çifte dönüm noktası”ndan bahseden Steinmeier, bunların Ukrayna savaşı ve Donald Trump’ın iktidara dönüşü olduğunu söyledi.

“Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı saldırı savaşı, Avrupa güvenlik düzeninin ilkelerini çiğnedi,” diyen Alman lider, SSCB’nin çözülmesinden sonra Rusya ile “ortak bir Avrupa yuvası” tasarlamak yerine, odak noktasının artık başka bir yer olduğuna işaret etti: “Bugün Avrupa, Rusya ile değil, Rusya’ya karşı güvenliğini organize etmelidir.”

Steinmeier, Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin başlamasından bu yana ABD ile ilişkilerde yaşanan kopuşun da en az bu kadar derin olduğunu ekledi:

“Tıpkı Rusya ile ilişkilerde 24 Şubat 2022’den önceki duruma geri dönüş olmayacağına inandığım gibi, transatlantik ilişkilerde de 20 Ocak 2025’ten önceki duruma geri dönüş olmayacağına inanıyorum. Çatlak çok derin ve Amerikan büyük güç siyasetine duyulan güven kayboldu; sadece müttefiklerimiz arasında değil, … dünya çapında.”

Böylece Steinmeier, savaşı uluslararası hukuk ihlali olarak nitelendirmekten şimdiye kadar kaçınan Alman hükümetinden farklı bir tavır sergiledi.

Federal Cumhurbaşkanı konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail hükümetinin İran’a karşı savaş açma kararını sert bir şekilde eleştirdi:

“[Bu savaş] siyasi açıdan felaket bir hata ve –beni en çok sinirlendiren şey de bu– eğer amacı İran’ın nükleer bomba geliştirmesini engellemekse, önlenebilir, gereksiz bir savaş.”

Steinmeier, İran’ın nükleer silahlanmasını durdurmayı amaçlayan 2015 tarihli uluslararası nükleer anlaşmaya atıfta bulunarak, “İran’ın nükleer silah elde etmesinden hiç bu kadar uzak olmamıştık,” dedi.

Trump’ın bu anlaşmanın başarısız olması için çalıştığını hatırlatan Alman lider, “Başkan Trump, ilk döneminin ikinci yılında anlaşmadan çekildi; şimdi ikinci döneminde ise savaş başlatıyor,” dedi ve İran’dan ABD’ye yönelik somut bir tehdit olmadığını savundu.

Steinmeier, Almanya ve Avrupa’yı ABD’ye olan mevcut bağımlılıklardan kurtulmaya çağırdı. Alman cumhurbaşkanı, “Mevcut Amerikan yönetimi, bizimkinden tamamen farklı bir dünya görüşüne sahip,” dedi ve bu dünya görüşünün, “yerleşik kurallara, ortaklığa veya zor kazanılmış güvene hiç saygı göstermediğini” söyledi.

“ABD hükümeti bir yıl önce Münih’te yüzümüze karşı, liberal ve birleşik bir Avrupa’yı zayıflatmaya kararlı olduğunu söyledi,” diyen Federal Cumhurbaşkanı, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasına atıfta bulundu.

Almanya ve Avrupa’nın, bir zamanlar yakın olan transatlantik ilişkilerin geri döneceğine güvenmemesi gerektiğini savunan Steinmeier, transatlantik ilişkilerin ortak değerler temelinin artık mevcut olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı, Avrupa’nın mevcut ABD yönetiminin dünya görüşünü bir model olarak benimsemesi konusunda da  uyarıda bulundu:

“ABD Başkanı Trump’ın yönetiminin farklı bir yol izlediği gerçeğini değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız, evet. Fakat bu dünya görüşüne uyum sağlamak için kesinlikle hiçbir nedenimiz yok.

Transatlantik ilişkilerde, bizi savunmasız kılan bağımlılıklardan kurtulmalıyız. Bu öncelikle güvenlik ve teknoloji için geçerli: Savunma ve teknolojide Avrupa egemenliğini sağlamak, nesiller boyu sürecek bir proje.”

Teknoloji alanında, ABD’ye bağımlılığın daha da büyük olduğunu kabul eden Alman lider, bu yüzden bunu kabul etmeye “hiç istekli olmamak gerektiğini” savundu.

Bu bağımlılıklardan kurtulmanın yıllar sürecek bir görev olacağını hatırlatan Steinmeier, “Fakat bu görevin büyüklüğü, ne bizim ne de Avrupalı ortaklarımız için artık bir gecikme sebebi olmamalı,” dedi.

ABD’nin transatlantik ortaklıktan uzaklaşması, Rusya’nın “saldırgan davranışları” ve Orta Doğu’daki krizler ışığında, “birleşik ve güçlü bir Avrupa’ya” ihtiyaç olduğunu söyleyen Steinmeier, “Bu artık sadece geçmişimizden gelen bir görev değil; zamanımızın jeopolitik zorunluluğu,” diye konuştu.

ASEAN bölgesini, Körfez ülkelerini, Türkiye’yi, Güney Afrika, Şili ve Brezilya gibi ülkeleri  pek çok kez seyahat etme imkânı bulduğunu belirten Alman lider, tüm bu “orta güçler”in Almanya ile temas kurmaya çalıştığını, çünkü onların da tıpkı Berlin gibi “bağımlılıkları azaltmak ve ortaklıklarını genişletmek” istediğini savundu:

“Bu devletler elbette bizim tüm görüş ve çıkarlarımızı paylaşmıyor, ancak bizimle ortak bir ana hedefi paylaşıyor: yarının dünyası, Çin ile ABD arasındaki bir düellodan ibaret olmamalı. Fakat işte bu nedenle bu ülkeler, uluslararası kuralların istikrarına, sadece birkaç kişiye değil herkese hizmet eden bir düzene yaptığımız katkıyı da yakından takip ediyorlar.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version