Asya

Suudi boru hattına saldırılar sonrası Çin’de petrol fiyatları rekor kırdı

Yayınlanma

Çin, petrol stoklarını eriterek İran savaşının küresel etkisini hafifletmişti ancak analistlere göre Kızıldeniz’deki gerginlik sonrası durum değişebilir.

Dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin’de petrol fiyatları rekor seviyelere yükseldi. Orta Doğu’dan yapılan ihracatın güvenliğine ilişkin kaygıların artmasıyla Çinli rafineriler yeni tedarik kaynakları bulma çabalarını hızlandırdı.

Şanghay’da petrol vadeli işlemleri çarşamba günü varil başına 129 dolardan işlem gördü. Bu seviye, İran savaşının ilk haftalarında görülen 121,80 dolarlık zirvenin de üzerinde. Fiyatlar, Iraklı milislerin geçen haftanın sonunda Suudi Arabistan’ın ihracatı Kızıldeniz’e taşıyan kilit önemdeki boru hattına saldırmasının ardından yüzde 14 yükseldi.

Fiyat şoku, küresel ham petrol ve rafine ürün piyasalarına da yayıldı. Fiyatlandırma kuruluşu Argus’a göre ultra düşük kükürtlü dizelin fiyatı bu hafta New York’ta varil başına 221 dolarla rekor seviyeye ulaştı.

Financial Times’a değerlendiren Rabobank analisti Michael Every, “Doğu-Batı boru hattı önümüzdeki iki ay içinde hızla onarılsa bile Kızıldeniz artık sıcak bir savaş bölgesi. Bu akışlar tam kapasiteyle geri dönmeyecek” dedi.

Şanghay vadeli petrol fiyatları normalde uluslararası petrol göstergesi Brent ham petrol vadeli işlemlerine yakın seviyelerde seyrediyor ve nadiren ciddi bir primle işlem görüyor. Brent petrol çarşamba günü varil başına yaklaşık 108 dolardan işlem görüyordu.

Körfez petrolünün büyük bölümü normal koşullarda Hürmüz Boğazı üzerinden doğuya, Çin ve diğer Asya pazarlarına taşınıyor. Savaş nedeniyle boğazın büyük ölçüde kapanmasının ardından Suudi Arabistan, petrol akışlarının bir bölümünü Körfez’den Arap Yarımadası boyunca Kızıldeniz’e uzanan Doğu-Batı boru hattına yönlendirmeye başladı.

Ancak geçen haftanın sonunda Iraklı militanlar Suudi boru hattına saldırırken, Yemen’deki Husi güçleri de Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki Bab el-Mendeb Boğazı’na doğru ilerledi. Bu gelişmeler hem Çin’de hem de dünya genelinde fiyatları hızla yükseltti ve küresel ham petrol arzına ilişkin kaygıları artırdı.

Rafineriler ve diğer alıcılar acil teslimat için petrol bulmaya çalışırken, Brent ham petrolün spot fiyatı çarşamba günü varil başına 146 dolara çıktı. Bu, geçen haftanın sonuna kıyasla varil başına 25 dolarlık bir artış anlamına geliyor.

Argus’a göre Suudi Arabistan, bazı Avrupalı rafinerilere bu ay yüklenmesi planlanan petrol kargolarının iptal edildiğini ya da ertelendiğini bildirdi. Ayrıca krallığın birkaç gün içerisinde ihraç edebileceği ham petrolün tükenebileceğine ilişkin uyarılar yapılıyor.

Energy Aspects analistlerinin bu hafta kullandığı ifadeyle küresel ham petrol piyasaları “göz yaşartıcı bir hızla” sıkılaşıyor. Alıcılar Suudi Arabistan’dan azalan tedariki telafi etmeye çalışıyor. Danışmanlık şirketine göre piyasada günlük yaklaşık 5 milyon varil ham petrol ve rafine yakıt açığı bulunuyor ve şirket fiyatların yukarı doğru sarmal biçimde yükselmesini bekliyor.

Çin, bu yılın büyük bölümünde ithalatı azaltarak, stoklarını kullanarak ve talebi kısmak amacıyla perakende fiyatları yükselterek savaşın etkisini hafifletmeye çalıştı. Pekin’in bu adımları, dünyanın diğer ülkelerini ham petrol fiyatlarında daha da sert yükselişlerden kısmen korudu.

Ancak Rapidan Energy Group’un kurucusu Bob McNally’ye göre Çin artık “şok diyetinden çıkmaya başlıyor”.

McNally, Çin’in yeniden açık piyasadan petrol almaya başlamasının, Suudi boru hattının kapanması ve savaşın kısa sürede sona ereceğine dair bir çözüm görünmemesi nedeniyleham petrol fiyatlarındaki sıçramayı tetiklediğini söyledi.

Çin’in ham petrol ithalatı savaş öncesinde günlük 12 milyon varilin üzerindeyken haziran ayında 7,1 milyon varile kadar geriledi. Ağustosta ise yeniden günlük 8,9 milyon varile çıktı. Mevcut analist tahminleri, eylül ayında ithalatın günlük yaklaşık 9 milyon varil seviyesinde gerçekleşeceğine işaret ediyor.

Marex’in küresel piyasa analizleri başkanı Guy Wolf, Şanghay vadeli işlemlerinin Orta Doğu petrollerine büyük ölçüde bağımlı olması nedeniyle Çin’in fiyat artışlarına karşı oluşturduğu savunma mekanizmalarının giderek daha fazla risk altında olduğunu söyledi.

Wolf, “Gerçek şu ki bu durum ne kadar uzun sürerse fiziksel stok tamponları da o kadar azalıyor” dedi.

Devlete ait rafineriler ham petrol ithalatlarını azaltırken, İran petrolünün başlıca ithalatçıları olan Çin’in bağımsız rafinerileri son dönemde daha büyük bir rol üstlendi. Ancak ABD’nin Körfez’de uyguladığı deniz ablukasının petrol akışlarını ciddi ölçüde azaltması nedeniyle onlar da giderek büyüyen tedarik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.

Bunun sonucunda Çin’in benzin, dizel ve jet yakıtı stokları düşüyor. Bu durum Pekin’in yakıt ihracatına yeniden yasak getirebileceği yönündeki spekülasyonları artırıyor.

Çin, dünyanın en büyük rafine yakıt üreticilerinden biri. Savaşın ilk dönemlerinde uygulanan ihracat yasağı, ticaret ortaklarını sarsmış ve küresel fiyatların hızla yükselmesine yol açmıştı.

S&P Global Energy’den Karim Fawaz, “Dizel, kıtlık riskine karşı en savunmasız yakıt olmaya devam ediyor. En küçük tedarik aksaması bile piyasayı ciddi sıkışıklıktan doğrudan kriz seviyesine taşıyabilir” dedi.

Rystad Energy’nin Asya petrol piyasaları analisti Ye Lin, Çin’de rafineri üretiminin mevsimsel faktörler nedeniyle zaten artmasının beklendiğini ancak Pekin’in artık ekonomik güvenlik önceliği ile devlete ait petrol şirketleri üzerinde büyüyen mali baskılar arasında nasıl denge kurulacağını değerlendirmek zorunda olduğunu söyledi.

Ye, “Artık tamamen yeni bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

S&P Global Energy’de Çin ham petrol, yakıt ve rafinaj baş analisti Hu Min Min de Çin’in rafine ürün stoklarının “son iki ayda çok hızlı düştüğünü” söyledi.

Hu, “Devlete ait rafinerilerin kargoları güvence altına almak için ellerinden geleni yapacağına inanıyoruz. Bunu başaramazlarsa hem ihracatta azalma hem de stokların daha fazla kullanılması söz konusu olacak” dedi.

Çin’in rezervleri savaş süresince arzın sürdürülmesine yardımcı olsa da bu stokların seviyesi veya Pekin’in kamu şirketlerinin bu rezervlerden ne ölçüde yararlanmasına izin vermeye hazır olduğu konusunda kamuya açık çok az bilgi bulunuyor.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise Suudi boru hattının kapanmasının yol açtığı kesintinin etkisini küçümsemeye çalıştı.

Wright salı günü CNBC’ye yaptığı açıklamada, “Bu kısa süreli ve geçici bir kesinti olacak. Süresi günlerle ölçülecek” dedi.

Saudi Aramco, boru hattının onarılması ve yeniden faaliyete geçirilmesinin ne kadar süreceğini açıklamadı. Ancak birçok analist, hattın bir aya kadar devre dışı kalabileceğini öngörüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version