Avrupa
Timoşenko’dan Batı’ya suçlama: Ukrayna üzerinde kabul edilemez kontrol kurdular
Ukrayna’nın eski başbakanı Yuliya Timoşenko, Batılı ülkelerin kredi tehdidiyle Ukrayna üzerinde “kabul edilemez bir kontrol” kurduğunu söyledi. The Times’a konuşan Timoşenko, bu durumun ülkenin egemenliğini baltaladığını belirtti.
Ukrayna’nın eski başbakanı ve Batkivşçina Partisi lideri Yuliya Timoşenko, The Times‘a verdiği mülakatta, Batılı ülkelerin Ukrayna üzerinde “kabul edilemez bir kontrol” kurduğunu ifade etti.
Timoşenko’ya göre Batılı ülkeler, “kredi vermeyi durdurma tehdidi altında” Ukrayna’nın devlet kurumları, kamu bankaları ve tekelleri üzerinde kontrol sağladı. Timoşenko, bu durumun “ülkenin egemenliğini baltaladığını” sözlerine ekledi.
Timoşenko, “Savaş hâlindeki bir ülkeye karşı bu, zalimce ve adaletsizce,” diye konuştu.
“Bu, pek çok şeyi açıklıyor”
Timoşenko, 2025 baharında Almanya İstihbarat Teşkilatı Başkanı Bruno Kahl’ı, “ihtilafın 2029-2030’dan önce sona ermesi hâlinde Rusya’nın Avrupa için daha hızlı bir tehdit hâline gelebileceği” yönündeki sözleri nedeniyle eleştirmişti.
Timoşenko, o dönemde, “Ukrayna’nın varlığının ve yüz binlerce Ukraynalının hayatının bedeliyle birileri, Avrupa’nın güvenliği uğruna Rusya’nın ‘zayıflatılması’ için ödeme yapmaya mı karar verdi?” demişti.
Kimsenin “bu kadar resmi ve açık bir şekilde konuşmaya cesaret edebileceğini” düşünmediğini belirten Timoşenko, “Bu, pek çok şeyi açıklıyor,” ifadelerini kullanmıştı.
Muhalefet Trump’ın ekibiyle görüştü
Mart ayı başında Politico dergisinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, aralarında Yuliya Timoşenko ve Petro Poroşenko’nun partisinin çevresinden isimlerin de bulunduğu Ukraynalı muhalif temsilciler, Donald Trump’ın ekibiyle müzakereler yürüttü.
Haberde, muhalif siyasetçilerin Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e kıyasla diyaloğa daha hazır olduklarını gösterdikleri kaydedildi.
Görüşmelerde, barışçıl çözümün temel unsuru olarak görülen devlet başkanlığı seçimlerinin düzenlenmesi meselesi ele alındı.
Habere göre teklif edilen plan, oylamanın geçici ateşkesin ardından ancak tam kapsamlı barış müzakereleri başlamadan önce yapılmasını öngörüyor.