Bizi Takip Edin

Avrupa

TotalEnergies CEO’su: Avrupa, Rus gazını sorunsuz bir şekilde ikame edecek

Yayınlanma

Fransız enerji devi TotalEnergies’nin CEO’su Patrick Pouyanne, küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) pazarındaki arz artışı sayesinde Avrupa’nın 2027 sonuna kadar Rus gazını kolayca ikame edebileceğini belirtti. ABD ve Katar’ın üretim kapasitelerini artırdığını vurgulayan Pouyanne, Rusya’nın enerjiyi silah olarak kullanması nedeniyle güven kaybı yaşandığını ve alternatif arayışının Avrupa için temel bir görev olduğunu söyledi.

Rusya’nın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatçılarından biri olan Fransız enerji şirketi TotalEnergies’nin CEO’su Patrick Pouyanne, Avrupa Birliği’nin (AB) önümüzdeki yıllarda Rus gazını sorunsuz bir şekilde ikame edebileceğini açıkladı.

Pouyanne, küresel piyasada oluşacak arz fazlasının, Avrupa Komisyonu’nun 2027 sonuna kadar Rus gazı ithalatını tamamen sonlandırma planını destekleyeceğini belirtti.

Tokyo’da düzenlenen bir enerji konferansında konuşan Pouyanne, “İyi haber şu ki, küresel LNG piyasası 2027, 2028 ve 2029’dan itibaren iyi bir şekilde arz sağlayacak. 2022 krizinden dolayı ABD ve Katar’da çok sayıda yeni kapasite inşa ediliyor,” ifadelerini kullandı.

Pouyanne’a göre, LNG ithalat kapasitesi genel olarak yüzde 30 artacak ve bu nedenle ne şirketinin ne de Avrupa’nın Rus gazına alternatif bulma konusunda bir endişesi bulunmuyor.

ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) tahminlerine göre, ABD’nin LNG ihracatı bu yıl yüzde 19, 2026’da ise iki yeni gaz sıvılaştırma terminalinin faaliyete geçmesiyle yüzde 15 daha artacak.

‘Rusya’ya olan güveni kaybettik’

Pouyanne, Avrupa’nın Rus gazından neden vazgeçtiğini ise şu sözlerle açıkladı:

“Rusya’ya bir tedarikçi olarak güvenimizi kaybettik. Enerji sektöründe, ulusal güvenlikten bahsettiğimizde, tedarikçi ve alıcı arasındaki güven çok önemli bir faktördür. Rusya’nın savaşında ise enerji bir silah olarak kullanıldı, bu nedenle Avrupa için alternatifler bulmak temel bir görevdir.”

Şu anda Kuzey Amerika’da beşi ABD’de, üçü Kanada’da ve ikisi Meksika’da olmak üzere 10 terminal inşa ediliyor.

EIA’nın tahminlerine göre, projelerin zamanında tamamlanması halinde kıtadaki ihracat kapasitesi 2023’e kıyasla 2028’e kadar iki kattan fazla artarak günde 323 milyon metreküpten 691 milyon metreküpe çıkacak.

Sadece ABD’de bu rakam günde 320 milyon metreküpten 595 milyon metreküpe yükselecek. Bloomberg ajansı, Katar’ın da yurt dışı tedarikini genişletmek için büyük bir plan yürüttüğünü belirtiyor.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, AB verilerine göre Rusya’nın AB ülkelerine toplam gaz tedariki 2024 yılında 51,7 milyar metreküp, yani günde 142 milyon metreküp olarak gerçekleşti.

Bunun 31,6 milyar metreküpü boru hattı gazı (AB’nin toplam gaz ithalatının yüzde 11,6’sı), 20,1 milyar metreküpü ise LNG (yüzde 7,3) oldu.

TotalEnergies’nin Rusya’daki konumu

Rusya’nın 2021’de neredeyse tamamı Gazprom boru hatlarıyla sağlanan ve AB’nin toplam ithalatının yüzde 44,9’unu oluşturan 150,2 milyar metreküplük sevkiyatı çökmüş olsa da savaş yıllarında LNG alımları önemli ölçüde arttı.

Rusya’daki madencilik projelerine katılmaya devam eden tek Batılı şirket olan TotalEnergies, Novatek’in yürüttüğü Yamal LNG projesinde hissedar konumunda ve kontrat gereği 2040 yılına kadar gaz alımı yapma yükümlülüğü bulunuyor.

Pouyanne, “Rusya’daki işimize ilişkin taahhütlerimiz uyarınca kesinlikle sadece bu [uzun vadeli sözleşmedeki] hacimleri satın alıyoruz, artık ek spot alımlar yapmıyoruz,” değerlendirmesini yaptı.

Pouyanne, AB’nin yaptırımları olmaması nedeniyle TotalEnergies’nin büyük cezalar ödemeden sözleşmeyi feshedemeyeceğini ve bu şekilde Avrupa’nın enerji güvenliğini sağlamaya yardımcı olduğunu belirtti.

CEO, “Avrupalı liderler gaz arz güvenliğinin LNG’ye bağlı olduğunu anlıyor ve 2027’den önce Avrupa’da yeni bir fiyat krizi görmek istemiyorlar,” diye ekledi.

Avrupa Komisyonu’ndan yaptırımsız çözüm planı

Avrupa Komisyonu, salı günü Rus gazından 2,5 yıl içinde tamamen vazgeçilmesine yönelik bir plan sundu. Tedarikin azaltılması, önce kısa vadeli sözleşmelerden vazgeçilmesi, ardından da uzun vadeli sözleşmelerin feshedilmesiyle kademeli olarak gerçekleştirilecek.

Avrupa Komisyonu hukukçularına göre, anlaşmaların feshedilmesinin gerekçesi olarak ticaret mevzuatı kullanılacak.

Bu yaklaşımın, Avrupalı şirketlerin Rusya ile işbirliğini cezasız bir şekilde sonlandırmasına olanak tanıyacağı ve Macaristan ile Slovakya’nın Rus gazına yönelik olası bir yaptırım durumunda kullanabileceği potansiyel vetoyu aşacağı düşünülüyor.

Avrupa

Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Yayınlanma

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.

Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.

The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.

Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.

Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.

Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.

Fransa’da okul boykotları yayılıyor

“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.

Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.

Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.

Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.

Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.

17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.

BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.

Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.

Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.

Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.

Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.

Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.

Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.

Bu kapsamda iki soru sorulacak:

  • Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
  • Beklentileriniz nelerdir?

Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.

Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Yayınlanma

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.

Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.

Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.

Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.

Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.

İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).

Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.

BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.

Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.

Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.

Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.

Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.

Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.

Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.

Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

Yayınlanma

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.

Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.

Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.

Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.

Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.

Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English