Diplomasi
Trump, ‘İran dosyasını’ Witkoff’a vermeye hazırlanıyor
Financial Times’a (FT) konuşan kaynaklara göre, ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu temsilcisi Steve Witkoff’u Washington’un İran ile ilgili kaygılarının giderilmesinden sorumlu tutacak ve bu da ABD Başkanının Tahran üzerindeki baskıyı artırmadan önce “diplomasiyi test etmek istediğini” gösteriyor.
Gazze’de ateşkesin sağlanmasında önemli bir rol oynayan emlak yatırımcısı Witkoff’un, Başkanın bölgedeki “savaşları durdurma” hedefinin bir parçası olarak İran’ın nükleer programıyla ilgili çabalara öncülük etmesi bekleniyor.
Trump 2018’de ABD’yi İran’ın dünya güçleriyle yaptığı nükleer anlaşmadan çekmiş, ardından sıkı yaptırımlar uygulamış ve Washington ile savaşması ve nükleer silah peşinde koşması halinde bunun “İran’ın resmi sonu” olacağı tehdidinde bulunmuştu.
Yeni yönetime geçiş sürecinde Trump’ın ekibi, yeni yaptırımlar ya da mevcut önlemlerin daha sıkı denetlenmesi yoluyla İran’a yönelik “maksimum baskı” kampanyasını yeniden başlatmak için olası önlemler üzerinde çalıştı.
Fakat Trump ve yardımcıları ilk toplantılarda İran ile daha geniş bir çatışmadan kaçınmak için bir yolu açık tutmak istediklerini belirttiler. Bazı yönetim yetkilileri yabancı diplomatlara ve meslektaşlarına Witkoff’un diplomatik bir uzlaşmanın mümkün olup olmadığını görmek için çabalara öncülük etmesini beklediklerini söylediler.
Bu haberin ilk yayınlanmasından sonra kendisine İran politikasının başına Witkoff’u getirip getirmeyeceği sorulan Trump, “Kesinlikle kullanacağım biri. Harika bir iş çıkardı. Steve’in harika bir tarzı var,” cevabını verdi ve sonra da İran ile bir anlaşma yapmaya çalışacağını söyledi.
İsrail’in İran’ın nükleer tesislerini vurmasını destekleyip desteklemeyeceği sorulduğunda ise Trump, “Bu adımın atılmasına gerek kalmadan bir çözüm bulunabilseydi gerçekten güzel olurdu. İran umarım bir anlaşma yapar,” diye ekledi.
FT’ye göre bir özel temsilcinin hem İsrail-Filistin çatışmasının hem de Washington’un Tahran ile ilişkilerinin sorumluluğunu üstlenmesi alışılmadık bir durum.
Pentagon’un yeni Orta Doğu sorumlusu DiMino, bölgeden çekilme taraftarı
Witkoff’un başlıca odak noktası Gazze’deki ateşkesin uygulanması olmaya devam edecek. Trump, Witkoff’un yardımcısı olarak da ilk döneminde Dışişleri Bakanlığı sözcüsü olarak görev yapan ve Orta Doğu’da deneyim sahibi olan Morgan Ortagus’u seçti.
ABD’li yetkililer Trump’ın Tahran’a yaklaşımının ana hatlarının ve Witkoff’un görev alanının henüz netleşmediğini söylüyor. Fakat Başkanın son atamalarından bazıları, yönetimde İran’la müzakere etmeyi düşünen ve hem ABD hem de İsrail hükümetlerindeki İran şahinlerinin savunduğu gibi nükleer programına yönelik bir saldırıya şüpheyle yaklaşan bir kamp oluşturdu.
Trump’ın Pentagon’daki yeni üst düzey Orta Doğu yetkilisi Michael DiMino, liberteryen Koch ailesi tarafından finanse edilen bir düşünce kuruluşunda Tahran ile ilişkilerde itidali savunan eski bir CIA yetkilisiydi.
Trump’ın politikadan sorumlu savunma bakanı yardımcısı adayı Elbridge Colby ise İran’a karşı herhangi bir askeri harekata karşı uyarıda bulunuyor.
Ulusal güvenlik danışmanı Mike Waltz ve dışişleri bakanı Marco Rubio da dahil olmak üzere Trump’ın dış politika ekibindeki diğer isimler ise daha şahin bir yaklaşım benimsiyor.
Rubio, Kongre onay oturumu sırasında “bölgede güvenlik ve istikrara sahip olmamızı sağlayan ama gözümüzün açık olduğu her türlü düzenlemeyi” desteklediğini söyledi.
Batılı yetkililer, İsrail’in Orta Doğu’daki çok cepheli savaşının Hamas ve Hizbullah’ı önemli ölçüde zayıflatmasının ardından İran’ın on yıllardır en zayıf noktada olduğuna inanıyor.
İsrail ve ABD, geçen yıl İran’a yönelik bir misilleme saldırısının hava savunma sistemlerinin büyük bir kısmını devre dışı bıraktığını iddia etse de Tahran bunu yalanladı.
İran dosyasını Witkoff’un alma ihtimali Kongredeki ve başkentteki bazı “İran şahinlerini” şüphelendiriyor ve olası bir anlaşma arayışında İran üzerindeki baskıyı azaltma konusunda çok aceleci davranacağından endişe ediyorlar.
Üst düzey bir Cumhuriyetçi Kongre çalışanı, “Şimdiden Hamas, Hizbullah ve İran üzerindeki baskıyı kaldırıyor ve bu süreçte Amerikalı rehineleri terk edip İsrail’i tehlikeye atıyor. Trump’ın ne istediğini bildiğini söyleyip duruyor ama Trump’ın neye inandığını anlamıyor,” iddiasında bulundu.