Amerika
Trump: İran’ın tüm askeri gücünü tamamen yok ettim
ABD Başkanı Trump, Axios medya kuruluşuna verdiği özel mülakatta, dış politikadaki askeri operasyonlardan küresel liderlerle ilişkilerine, yapay zeka yarışından Beyaz Saray’da yürüttüğü yenileme çalışmalarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Görev süresinin ilk dönemine kıyasla çok daha güçlü bir yönetim kurduğunu belirten Trump, İran’a yönelik askeri müdahalenin sonuçlarını ve Çin ile teknoloji rekabetini detaylandırdı.
ABD Başkanı Donald Trump, Axios medya kuruluşuna verdiği özel mülakatta, görevindeki ikinci döneminde gücü nasıl kullandığını, küresel liderlerle ikili ilişkilerini, İran ve Venezuela operasyonlarının arka planını ve yapay zeka alanındaki ulusal güvenlik stratejilerini ayrıntılı şekilde anlattı.
Görev süresinin ilk dönemine kıyasla çok daha güçlü bir yönetim sergilediğini ifade eden Trump, deneyim ile yeteneğin birleşmesinin önemine vurgu yaptı.
Kısa süre önce katıldığı G7 Zirvesi’ndeki baskın konumuna değinen ABD Başkanı Trump, “İlk dönemimiz de iyiydi; en iyi ekonomiye sahiptik, orduyu yeniden inşa ettik ve pek çok güzel işe imza attık. Ancak bu dönemin ilkinden çok daha güçlü olduğunu hissediyorum. Bu durum hem deneyimden hem de sizden önce görev yapan kişinin bir felaket olmasından kaynaklanıyor” dedi.
“Patron benim dedim ve bu bir şakaydı”
G7 Zirvesi’nde diğer liderlerle arasında geçen bir diyaloğa açıklık getiren ABD Başkanı Donald Trump, dünya liderlerinin salonda oturduğu esnada içeri girerek “Patron benim” dediğini doğruladı.
Bu ifadenin küresel ölçekte yankı bulmasına şaşırdığını belirten Trump, şu sözleri kaydetti:
“Aslında sadece şaka yapıyordum. Çok uzun bir masa etrafında sadece yedi lider oturuyordu, masa normalde otuz kişilikti. İçeri girdim, liderlerin hepsine baktım ve ‘Ben patronum, bunu unutmayın’ dedim. Bu tamamen espri amaçlı yapılmış sevimli bir şakaydı. Patron olmaya çalışmıyordum.”
Dünya sahnesindeki liderleri değerlendiren ABD Başkanı Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’den övgüyle bahsetti. Hindistan’da geçmişte liderlerin sürekli değiştiğini ancak Modi’nin on iki yılı aşkın süredir görevde kalarak istikrar sağladığını ifade eden Trump, “Modi çok sağlam bir lider. Muazzam bir sakinlikle hareket ediyor ama aslında hiç de sakin biri değil, son derece çetin bir liderdir. Kendisini çok iyi tanıyorum” dedi.
Buna karşılık Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva hakkında olumlu ya da olumsuz bir düşünceye sahip olmadığını belirten Trump, “Açıkçası onun hakkında düşünmüyorum, umrumda bile değil. Ancak çok değişken bir karakter olduğunu söyleyebilirim, yaptığı konuşmada da bu değişken yapıyı gördüm” ifadelerini kullandı.
“Xi Jinping ile çok iyi bir ilişkimiz var”
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i güçlü ve son derece akıllı bir lider olarak tanımlayan ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasındaki ilişkilerde sağlanan uzlaşıya dikkat çekti.
Xi Jinping’in fiziki duruşuna ve karizmasına değinen Trump, “Onun hakkında bir film yapacak olsanız Hollywood’da benzerini bulamazsınız. Boyu bir doksanın üzerinde, harika bir duruşu, büyük bir özgüveni var ve son derece zeki” dedi.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile olan ilişkisine dair somut bir örnek paylaşan ABD Başkanı Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Xi Jinping ile çok iyi bir ilişkimiz var. İran konusuna müdahil olmadığı için kendisine dün de teşekkür ettim. İsteseydi etrafını on iki savaş gemisiyle çevrelediği bir petrol tankeri gönderip abluka altındaki bölgeden geçmeye çalışabilirdi. Kendisinden bu sürece karışmamasını rica ettim ve o da harika bir duruş sergileyerek müdahil olmadı. Benim dışımda başka hiç kimsenin ondan böyle bir talepte bulunabileceğini dahi sanmıyorum. Xi Jinping oyun oynamayan, tamamen iş odaklı çalışan güçlü bir liderdir.”
Pakistan’daki yönetim yapısına da değinen ABD Başkanı Trump, Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Munir ile başbakan arasındaki uyumdan etkilendiğini dile getirdi.
Trump, “Pakistan’da harika bir komutan olan Munir ve başbakan var. Aralarındaki ilişki mükemmel. Askeri liderin başbakana tam saygı gösterdiğini görmek çok güzel. İran ile yapılan anlaşmada bize çok yardımcı oldular, bölge insanını iyi tanıyorlar” dedi.
“İran’ı askeri olarak tamamen mağlup ettik”
İran ile yaşanan askeri gerilimde ABD gücünün sınırları olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, güç kullanımında hiçbir sınır tanımadığını vurguladı.
İran’ın askeri varlığının tamamen ortadan kaldırıldığını savunan Trump, şunları kaydetti:
“İran’ı askeri olarak tamamen mağlup ettik. Pakistan bizden daha fazla ileri gitmememizi rica etti, ben de onları sevdiğim için durdum. Ancak sınır diye bir şey yok. Dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Bizim uyguladığımız deniz ablukasını başka kim yapabilirdi? Tek bir geminin bile geçmesine izin vermedik. Geçmeye çalışanlar oldu fakat bu girişimleri çok kısa sürdü. Bu baskı, İran’ı masaya oturmaya mecbur bıraktı.”
Yapılan mutabakatın İran için koşulsuz teslimiyet anlamına geldiğini öne süren ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun detaylarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Şu an hiçbir askeri güçleri kalmadı. Sahip oldukları yüz elli dokuz geminin tamamı denizin dibinde. Hava kuvvetlerini, uçaksavar silahlarını tamamen yok ettim. Uçaklarımız o bölgede hiçbir engelle karşılaşmadan uçuyor, gizlilik sistemlerini bile kapattık çünkü bize karşı koyabilecek hiçbir şeyleri kalmadı. Barack Obama döneminde onların askeri güçlerine, donanmalarına veya hava kuvvetlerine dokunulmamıştı. Üstelik lider kadrolarını da hedef aldım. Kasım Süleymani’yi ve Ayetullah’ı ortadan kaldırdım. Diğer Ayetullah ise ağır yaralandı. Ortada iki yüz uçaklık bir hava kuvveti vardı, şimdi hiçbiri yok. İlk kadro liderlerinin hepsi gitti. Yerlerine gelen ikinci grup çok kötüydü, onları da hallettik. Şimdi karşılaştığımız üçüncü grup ise en zeki olanları ve bana göre bu bir rejim değişikliğidir. Çünkü yönetimdeki insanlar artık tamamen değişti ve öncekilere göre çok daha az radikal durumdalar.”
Askeri müdahalede daha sert olunabileceği yönündeki eleştirilere de yanıt veren ABD Başkanı Trump, “Daha sert olmanın tek yolu iki üç hafta daha bombalamaya devam etmek olurdu. Ancak bunun bize bir faydası olmazdı. Hürmüz Boğazı tamamen kapanır, her yer mayınlarla dolar ve milyarlarca dolarlık gemilerin üzerinden füzeler uçardı. Bomba atmaya devam ettiğiniz sürece o boğaz kapalı kalır. Şu an ise borsamız rekor kırıyor, petrol fiyatları geriliyor ve gemiler güvenle bölgeden ayrılıyor. Bazı katı görüşlü kişilerin daha fazla saldırmamız yönündeki taleplerini dinleseydim dünya genelinde bir ekonomik krize yol açabilirdik” dedi.
“Küba görüşmek için can atıyor”
Venezuela’da gerçekleştirilen askeri operasyonun kırk sekiz dakika gibi kısa bir sürede başarıyla tamamlandığını belirten ABD Başkanı Donald Trump, bu başarının ardından sıranın Küba’ya gelip gelmediği sorusuna şu yanıtı verdi:
“Venezuela’yı yüzde yüz mağlup ettim. Venezuela ve Küba operasyonları arasındaki temel fark, Venezuela’nın petrole sahip olması, Küba’nın ise petrolünün bulunmamasıdır. Ancak Küba çok güzel bir konuma ve kıyı şeridine sahip. Küba operasyonu da Venezuela’ya benzer şekilde yürütülebilir. Venezuela askeri olarak güçlü bir devletti, binlerce askerin bulunduğu kaleye sadece iki yüz bir askerle girdik ve pilotumuz çok cesurdu. İran ise kırk yedi yıldır bu işleri yürütüyor ve basını çok iyi kullanıyor.”
Küba konusunu ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yakından takip ettiğini belirten Trump, “Marco’nun ailesi Küba kökenli olduğu için bu konuya çok önem veriyor. Küba yönetimi bizimle görüşmek için can atıyor. Küba kökenli Amerikalıların yüzde doksan beşinden destek aldım ve onları çok seviyorum” dedi.
“Yapay zeka tıp alanındaki çözümleri yirmi beş yıl öne çekecek”
Teknoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın internetten daha büyük bir devrim olduğunu ifade etti. Yapay zekanın doğru kullanılması durumunda insanlığa büyük faydalar sağlayacağını kaydeden Trump, “Bu teknoloji sayesinde tıp alanındaki tedaviler ve buluşlar yirmi beş yıl daha erken gerçekleşecek. Tabii ki kötüye kullanım senaryolarına karşı da son derece dikkatli olmalıyız” dedi.
Yapay zeka şirketi Anthropic ve kurucusu Dario Amodei ile ilgili yaşanan gelişmelere değinen ABD Başkanı Trump, şu açıklamayı yaptı:
“Anthropic firmasının faaliyetlerinden memnun değildik ve kendilerine uyarılarda bulunduk. Taleplerimize çok hızlı ve sorumlu bir şekilde yanıt verdiler. Çünkü bu tür konular çok ciddi hukuki sorumluluklar ve hapis cezaları gerektiriyor. Şirketin kurucusu Dario Amodei ile G7 Zirvesi’nde bir araya geldim, kendisi son derece zeki bir insan. Şu an için ulusal güvenlik açısından bir tehdit oluşturmuyorlar. Esasen firmanın ortaklarından biri, yapılan çalışmalardan duyduğu endişe sebebiyle durumu bize ihbar etti ve süreç tatlıya bağlandı.”
Yapay zeka sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek elektrik enerjisi sorununu çözmek için özgün bir fikir geliştirdiğini belirten Trump, “Yapay zeka merkezleri bu ülkenin ürettiği toplam elektriğin iki katına ihtiyaç duyuyor. Ben de yapay zeka fabrikalarını inşa eden şirketlerin kendi elektrik üretim tesislerini de kurmalarına izin verdim. Böylece eski elektrik şebekemizi yormuyorlar ve ürettikleri fazla elektriği şebekeye ucuz fiyattan geri satıyorlar. Bu sayede yapay zeka yarışında Çin’in çok önündeyiz” dedi.
“Beyaz Saray’ın yenileme masraflarını kendi cebimden karşılıyorum”
Görev süresinin bitimine iki buçuk yıldan fazla zaman olduğunu ve bu süreyi en iyi şekilde değerlendireceğini belirten ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray binasında gerçekleştirdiği restorasyon çalışmalarını anlattı.
Tarihi binanın bakımını bir hobi olarak gördüğünü ifade eden Trump, sözlerini şöyle tamamladı:
“Beyaz Saray’da kırık dökük mermerler, kalitesiz malzemeler vardı. Ben bizzat ilgilenerek buraya çok güzel granit zeminler döşettim. Tüm bu masrafları kendi cebimden ödüyorum, devletten tek bir kuruş talep etmiyorum. Ayrıca Beyaz Saray’a dünyanın en güvenli toplantı salonlarından birini inşa ediyorum. Tamamen kurşun geçirmez camlar ve insansız hava araçlarına karşı korumalı bir çatı yapıyoruz. Çatıda bir insansız hava aracı pisti de yer alacak. Bu projeyi Apple ve Microsoft gibi vatansever şirketlerin ve kendi imkanlarımla finanse ediyorum. Bazı muhalif yargıçlar bu durumdan hoşlanmasa da Washington’ı güvensiz bir yer olmaktan çıkarıp Amerika’nın en güvenli şehirlerinden biri haline getirdik.”