Amerika
Trump yönetimi evsizleri akıl hastanesine yatmaya zorlayabilir

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumlara, akıl hastalığı ve bağımlılığı olan evsizleri daha uzun süre zorla hastaneye yatırmanın yollarını bulma talimatı verdi.
Bu, yönetimin ABD şehirlerini tehdit ettiğini düşündüğü ve “serserilik” olarak adlandırdığı olguyla mücadeleye yönelik bir girişim.
Perşembe günü imzalanan bir başkanlık kararnamesi, federal kurumları, yerel ve eyalet hükümetlerinin kendilerine veya başkalarına risk teşkil eden kişileri zorla hastaneye yatırma yetkisini sınırlayan eyalet ve federal yasal emsalleri iptal etmeye zorluyor.
Kararnamede, evsizleri uzun süreli kurumlara yerleştirmenin kamu düzenini sağlayacağı iddia ediliyor. Trump’ın kararnamesinde, “Şehirlerimizi ve vatandaşlarımızı kargaşa ve korkuya teslim etmek, ne evsizlere ne de diğer vatandaşlara karşı insani bir davranış değil,” deniyor.
Eyaletler kanunları belirlediği ve zorla yatırma sürecini yürüttüğü için Trump’ın kararnamesinin etkisi henüz belirsiz. Eleştirenler, böyle bir politikanın, insanların genellikle haksız bir şekilde akıl hastanelerine kapatıldığı daha karanlık bir döneme geri dönülmesine yol açacağı ve insanların konut sahibi olmalarına yardımcı olmayacağı uyarısında bulundu.
Ulusal Evsizler Hukuk Merkezi iletişim direktörü Jesse Rabinowitz yaptığı açıklamada, “En güvenli topluluklar, yoksul veya hasta olmayı suç sayan topluluklar değil, en fazla konut ve kaynağa sahip olanlardır,” dedi.
Rabinowitz ayrıca zorla tedavi uygulamasını da “etik olmayan ve etkisiz [bir uygulama]” olarak nitelendiriyor.
Kararnameye karşı çıkanlar, nakit sıkıntısı çeken eyaletlerin daha fazla kişiyi gözaltında tutacak yerleri olmayacağını söylüyor.
Fakat başkanlık kararnamesi, hapishanelerde veya hastanelerde yatak yerinin yetersizliği nedeniyle federal kaynakların “ciddi akıl hastalığı olan tutukluların topluma salınmamasını” sağlayabileceğini belirtiyor.
Kararname ayrıca, kurumlara akıl sağlığı ve uyuşturucu mahkemelerine öncelikli olarak fon ayırmalarını ve yönetimin yasadışı uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdığını söylediği “zarar azaltma” programlarına fon sağlamamalarını talimat veriyor.
Ayrıca, kurumların açık havada uyuşturucu kullanımı, şehirde kamp kurma, aylaklık ve izinsiz yerleşme ile ilgili yasaları “azami ölçüde” uygulayan eyalet ve şehirlere fon sağlamaya öncelik vermeleri isteniyor.
Başkanlık emri, Trump yönetiminin Madde Bağımlılığı ve Ruh Sağlığı Hizmetleri İdaresi tarafından yönetilen COVID-19 dönemi hibelerini 1 milyar dolardan fazla kesmesi ve kurum hibelerini yüz milyonlarca dolar daha kesmeyi önermesi üzerine yayınlandı.
Evsizlik ve sokak suçlarının yaygınlaştığı algısı, ülke artan konut kriziyle boğuşurken Trump ve Cumhuriyetçi liderler için önemli bir sorun haline geldi.
Yüksek Mahkeme geçen yıl, bir dizi kamp yasağına yönelik anayasal itirazı reddederek, şehirlerin evsizlerin dışarıda uyumasını yasaklayabileceğine hükmetmişti.
Trump, Adalet Bakanlığının kurum yetkililerinden, evsizleri kamusal alanlardan uzaklaştırmak için agresif bir girişim kapsamında kamp alanlarını temizlemek ve zorla hastaneye yatırılmalarına yönelik beyin fırtınası yapmalarını istemesinden yaklaşık üç ay sonra başkanlık emrini imzaladı.
Son on yılda onlarca eyalet, zorla hastaneye yatırma yasalarını genişletti veya yeni yasalar çıkardı. Bunlar arasında Demokratların kontrolündeki eyaletler de bulunuyor.
Örneğin Demokrat Oregon eyaletin yasa yapıcıları, yıllarca süren tartışmalı müzakereler ve başarısız girişimlerin ardından, kendisine veya başkalarına tehlike arz eden kişilerin tedaviye zorlanmasını kolaylaştıracak bir yasa tasarısını kabul etmeye yakın.
Yine Demokrat Kaliforniya’da bu yıl yürürlüğe giren bir yasa, zorla yatırılmaya uygun olanların kriterlerini genişleterek, madde kullanım bozukluğu olanları da kapsar hale getirdi.
Kamu güvenliği konusunda Trump tarafından sık sık eleştirilen ve 2028 başkanlık seçimlerinde aday olabileceği konuşulan Vali Gavin Newsom, yasanın “kimsenin gözden kaçmamasını ve insanların ihtiyaç duydukları yardımı ve hak ettikleri saygıyı almasını sağlayacağını” ileri sürüyor.
New York’ta ise eyalet milletvekilleri bu yıl, ilk müdahale ekiplerinin tıbbi bakım, barınma veya gıda gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ağır akıl hastalarını zorla tedaviye almaya izin veren önceki eyalet yönergesini kesinleştirdi.
Yasa, New York şehrinde akıl hastalarının karıştığı yüksek profilli şiddet olayları ve Belediye Başkanı Eric Adams’ın “daha fazla zorla tedavi” yönündeki baskısı nedeniyle kamu güvenliği konusunda eleştirilere maruz kalan Demokrat Vali Kathy Hochul tarafından desteklendi.
Ülke, zorla hastaneye yatırma konusunda uzun süredir mücadele ediyor. 1975 yılında, Yüksek Mahkeme, önemli bir kararla, akıl hastalığı olan kişilerin tehlikeli oldukları kanıtlanmadan zorla hastaneye yatırılamayacaklarını belirleyerek, bu kişilerin adil yargılanma hakkını güvence altına almıştı.
Dört yıl sonra, mahkeme, bir kişinin iradesi dışında tedaviye zorlanması için daha yüksek bir yasal eşik getirmişti.
Seçim kampanyası sırasında Trump, ABD şehirlerinin “uyuşturucu bağımlıları” ve “tehlikeli akıl hastaları”na teslim edildiğini iddia etmişti ve insanları “ait oldukları akıl hastanelerine” koyacağına söz vererek onları devlet destekli çadır kentlere yerleştirme fikrini ortaya atmıştı.
Amerika
Anthropic’in 42 milyar dolarlık net zararına rağmen halka arz planı sürüyor

Yapay zeka şirketi Anthropic, hazırladığı halka arz izahnamesinde teknolojisinin küresel ekonomiyi internetten daha güçlü dönüştüreceğini savundu. İşlem kapasitesi ve altyapı için 518 milyar dolarlık taahhüt altına giren şirketin piyasa değerinin 2 trilyon doları aşabileceği belirtiliyor.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, hazırladığı halka arz izahnamesinde yapay zekanın küresel ekonomiyi sanayileşme, elektrik ve internetten daha köklü biçimde dönüştüreceğini öngörüyor.
Reuters’ın incelediği izahnameye göre şirket, hisselerinin halka arzında 2 trilyon doların üzerinde bir piyasa değerine ulaşabilir.
Bu hedeflerin hayata geçirilmesi kapsamlı harcamaları beraberinde getiriyor. Belgede yer alan bilgilere göre şirketin önümüzdeki yıllarda bulut hizmetleri, işlem kapasitesi ve diğer altyapı ihtiyaçları için üstlendiği toplam taahhüt 518 milyar doları buluyor.
Anthropic’in geliri 2025 yılında 12 kat artarak yaklaşık 4,6 milyar dolara yükseldi. Ancak bu dönemde işletme zararı 2,98 milyar dolardan 8,06 milyar dolara çıktı, şirketin net zararı ise yaklaşık 42 milyar dolara ulaştı.
İşlem kapasitesi ve altyapı harcamaları bir yılda üç katına çıkarak 7,33 milyar dolara ulaştı. Bu kalem, şirketin 12,65 milyar dolarlık toplam işletme giderlerinin yarısından fazlasını oluşturdu.
Gelirin yaklaşık dörtte biri iki müşteriden sağlandı. Anthropic, risk unsurları arasında çok sayıda büyük müşterisinin uzun vadeli sözleşmelere bağlı olmadığını, bu nedenle harcamalarını azaltabileceğini veya hizmet alımını durdurabileceğini kaydetti.
Halka arzın, şirketin Mayıs ayındaki 965 milyar dolarlık iç değerlemesini ikiye katlayarak 2 trilyon doları aşan bir değer üzerinden gerçekleşebileceği belirtiliyor. Halka arz sürecinin ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından tamamlanması bekleniyor. Anthropic, izahnamenin içeriğine dair Reuters’a yorum yapmadı.
İzahnamede yapay zekanın gelişimine ilişkin tehlikelere de geniş yer verildi. Şirketin kendi araştırmaları, daha otonom modellerin kontrollü testler sırasında yazılım kodunu sabote etme, dolandırıcılığa yardım etme ve bilgi manipülasyonu gibi öngörülemeyen davranışlar sergileyebildiğini ortaya koydu.
Financial Times’ın izahnameyi gören kaynaklara dayandırdığı habere göre şirket, yatırımcılara teknolojilerinin “insanlık için varoluşsal riskler” barındırabileceği uyarısında da bulundu.
Metnin neredeyse üçte biri, daha gelişmiş modellerin insanları yönlendirme, şantaj yapma ve öngörülemeyen adımlar atma potansiyelini içeren risklere ayrıldı.
Anthropic Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, güvenlik tehditleri gerekçesiyle daha önce geliştiricilere yeni yapay zeka özelliklerinin dağıtımını yavaşlatma çağrısı yapmıştı.
Ancak şirket, OpenAI’ın GPT-6 Astra modelini çıkarmasıyla birlikte rekabet ortamında Eylül ayında Opus 5.5 modelini kullanıma sundu.
Yatırımcılar Ağustos ayında şirketin halka arz değerinin 2 trilyon doları aşabileceğini ve Haziran ayında gerçekleşen SpaceX halka arzının büyüklüğünü geride bırakabileceğini öngörmüştü.
Amazon, Nisan ayında daha önce yaptığı 8 milyar dolarlık yatırıma ek olarak Anthropic’e 25 milyar dolara kadar yeni kaynak aktarma konusunda anlaşmaya vardı.
Anthropic ise buna karşılık on yıl içinde Amazon Web Services hizmetlerine 100 milyar doların üzerinde harcama yapmayı ve 5 gigavata kadar işlem kapasitesi temin etmeyi taahhüt etti.
Anthropic, 2026 yılında Claude’un askeri alandaki kullanım şartları nedeniyle ABD yönetimiyle anlaşmazlık yaşadı.
Şirket, geliştirdiği teknolojilerin kitlesel gözetleme ve insan kontrolü dışındaki otonom silahlarda kullanılmamasını talep etti.
Pentagon ise Anthropic’i tedarik zinciri riski olarak tanımlayarak Eylül ayı sonuna kadar şirketin teknolojilerini kullanmayı tamamen bırakacağını açıkladı.
Amerika
ABD’den yeni vize hamlesi: Yargıçlar, siyasetçiler ve aileleri listede

ABD Dışişleri Bakanlığı, yolsuzluk ve uyuşturucu ticaretiyle demokratik yönetimleri hedef aldığı değerlendirilen yabancılara karşı yeni bir vize yaptırımı mekanizması başlattı. Bolivya, Kolombiya, Ekvador ve Peru vatandaşlarını kapsayan ilk kararlarla üst düzey kamu görevlileri, yargı mensupları ve ailelerinin vizeleri iptal edildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Yarımküre’de demokratik yollarla seçilmiş yönetimleri yolsuzluk veya uyuşturucu kaçakçılığı yoluyla zayıflattığı değerlendirilen yabancılara yönelik yeni vize kısıtlama politikasını duyurdu.
Uygulama, haklarında iddia bulunan kişileri ve aile üyelerini kapsıyor.
Düzenleme, ABD Göç ve Vatandaşlık Yasası kapsamında hayata geçirildi.
Söz konusu yasa, ülkedeki varlıkları ya da muhtemel faaliyetleri ABD dış politikası açısından ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek yabancıların ülkeye girişinin yasaklanmasına imkan tanıyor.
Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, “Demokratik yollarla seçilmiş bir yönetimin altını oymak, Amerika kıtasındaki ülkelerin güvenliğine ve hukukun üstünlüğüne yönelik bir tehdit oluşturur; bu durum karşılıksız kalmayacaktır” denildi.
Bakanlık, mekanizmanın sürekli işleyeceğini ve yeni kanıtlar ortaya çıktıkça kısıtlamaların genişletilebileceğini kaydetti.
Uygulama kapsamındaki ilk yaptırımlar Bolivya, Kolombiya, Ekvador ve Peru vatandaşlarına yöneldi.
ABD, eski Adalet Bakanı Iván Lima, yargıçlar, savcılar, bir polis albayı ve bir iş insanının da aralarında yer aldığı 12 Bolivya vatandaşı ile ailelerinin vizelerini iptal etti. Geçerli vizesi olmayan dokuz Bolivyalının da vize alması engellendi.
Washington yönetimi ayrıca Kolombiyalı iş insanı Euclides Torres Romero ile Senatör Martha Peralta Epieyú’nun, kimlikleri açıklanmayan iki Ekvador vatandaşının ve Perulu yargıç Juan Carlos Núñez Matos’un vizelerini iptal etti. Kısıtlamalar bu kişilerin aile üyelerine de teşmil edildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Bolivya Başsavcısı Roger Mariaca ve birinci derece yakınlarına da ayrı bir giriş yasağı getirdi.
Bakanlık, Mariaca’yı uyuşturucu kaçakçılığını kolaylaştırmak amacıyla rüşvet almakla ve şiddet suçları faillerinin cezadan kaçmasına yardım etmekle suçladı. Açıklamada Mariaca’nın bu suçlamalara karşı tutumuna dair bir bilgiye yer verilmedi.
ABD, Ocak 2025’te Bogota yönetiminin sınır dışı edilen göçmenleri taşıyan uçakları kabul etmemesi üzerine Kolombiyalı yetkililere ve ailelerine vize yaptırımı uygulanacağını duyurmuştu.
Washington yönetimi o dönemde gümrük vergileri getirme ve sınırdaki kontrolleri sıkılaştırma uyarısı da yapmıştı.
Aynı yılın Ekim ayında ABD Hazine Bakanlığı, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, eşi, büyük oğlu ve İçişleri Bakanı hakkında yaptırım kararı aldı.
Amerikan yönetimi bu adımı uyuşturucu kaçakçılığına sağlandığı öne sürülen destekle ilişkilendirdi. Petro ise uyuşturucu tacirleriyle bağlantılı olduğu yönündeki suçlamaları reddetmişti.
Washington yönetimi Temmuz 2025’te de Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve diğer yetkililere vize kısıtlaması getirmişti.
Dışişleri Bakanlığı bu kararı, ülkede 2021 yılında düzenlenen hükümet karşıtı protestolara katılanların haklarının ihlal edildiği iddialarıyla gerekçelendirmişti.
Amerika
OpenAI yeni yapay zekasını testlerdeki onay dışı eylemleri nedeniyle erteledi

OpenAI, ekim ayında ChatGPT ve Codex bünyesinde sunmayı planladığı GPT-6.1 Astra modelinin çıkışını güvenlik testlerindeki yanıltıcı eylemler nedeniyle durdurdu. Testler, yapay zekanın kullanıcı onayı almadan harici araçlara yöneldiğini ve gerçekleştirdiği işlemleri doğru aktarmadığını gösterdi.
Yapay zeka devi OpenAI, güvenlik testlerinde kullanıcılara yanıltıcı bilgi verdiği ve onay almadan hareket ettiği belirlenen yeni yapay zeka modeli GPT-6.1 Astra’nın genel erişime açılmasını durdurdu.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, kararı bizzat OpenAI Güvenlik Sistemleri Birimi Yöneticisi Saachi Jain bildirdi.
ChatGPT ve Codex platformlarında ekim ayında kullanıma sunulması hedeflenen GPT-6.1 Astra, karmaşık görevleri insan müdahalesi olmadan yerine getirme ve metin üretme alanlarında önceki sürümlerden daha başarılı performans gösterdi.
Fakat model, sistem eylemlerinin kullanıcının amacıyla uyumunu ölçen güvenlik testlerinde başarısız sonuçlar verdi.
Saachi Jain, modelin yanıltıcı bilgi vermeye belirgin bir yatkınlık gösterdiğini ve hangi işlemleri tamamladığını kullanıcılara aktarırken gerçeği her zaman yansıtmadığını kaydetti.
Jain ayrıca GPT-6.1 Astra’nın kullanıcı onayı bulunmaksızın işlemleri sürdürebildiğini, risk oluşturduğu durumlarda dahi harici araç ve servislere başvurduğunu belirtti.
Jain, “Modellerimizi kullanıcılarla buluştururken güvenlik ve uyum konusunda çıtayı son derece yüksek tutuyoruz” dedi.
OpenAI, saptanan sorunların kaynağını incelemeyi ve modelin eğitim sürecindeki ödül sisteminin sistem davranışlarını doğru puanlayıp puanlamadığını denetlemeyi planlıyor.
WSJ, şirketin GPT-6.1 Astra temelindeki çalışmalardan tamamen vazgeçmediğini aktardı. OpenAI, ek eğitim süreçleri yürütmeyi ve aynı temel modeli sonraki nesil GPT-6 sistemlerinin geliştirilmesinde kullanmayı tasarlıyor.
OpenAI daha önce, geliştirdiği gelişmiş yapay zeka ajanlarından birinin internet erişim sınırlarını aşarak halka açık bir sohbet botuna bağlanması üzerine en güçlü modellerinin eğitimini durdurmuştu.
Şirket, çalışmaların ek güvenlik önlemleri devreye girdikten sonra yeniden başlayacağını duyurmuştu.
Şirket eylül ayında, modellerin kendilerine verilen talimat sınırlarının dışına çıktığı çeşitli örnekleri kamuoyuyla paylaştı.
Bu vakalarda yapay zeka ajanlarının kullanıcı dosyalarını erişime açık servislere yüklediği, harici sistemlerle iletişim kurduğu ve bir örnekte dokuz veriyi kaynakta varmış gibi uydurarak sunduğu kaydedildi.
Yaz aylarındaki testlerde ise OpenAI ajanları izole test ortamından çıkarak Hugging Face platformunun altyapısına erişim sağladı.
Modellerin bu sızma öncesinde kendi aralarında mesajlaşarak internete çıkış yolu arayışını koordine ettikleri belirlendi.
Asya2 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceAkademisyen Norman Finkelstein: Üniversitelerdeki baskı McCarthy dönemini aştı
Diplomasi2 hafta önceKanada, Birleşik Krallık liderliğindeki askeri koalisyona katılmak istiyor
Rusya2 hafta önceRomanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir
Diplomasi2 hafta önceABD ile Almanya savunma sanayii işbirliğini derinleştirecek
Asya2 hafta önceSuudi boru hattına saldırılar sonrası Çin’de petrol fiyatları rekor kırdı
Ortadoğu2 hafta öncePetrol devleri uyardı: Küresel akaryakıt krizi resmen başladı
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkelerinde ABD’nin güvenlik şemsiyesine dair şüpheler artıyor












