Asya

Trump yönetimi Kuzey Kore ile diyalog için zemin yokluyor

Yayınlanma

Trump yönetimi, Kuzey Kore ile diyaloğu yeniden başlatma seçeneklerini değerlendirmek üzere gizli görüşmeler yapıyor ve uzmanlara danışıyor. Axios‘a konuşan kaynaklar, önceki başarısız zirveler ve Pyongyang’ın nükleer ilerlemelerine rağmen Trump’ın Kim Jong-un ile tekrar temas kurmak istediğini ve ekibinin bu olasılığa hazırlandığını belirtiyor.

Üst düzey bir ABD’li yetkili ve konuya aşina üç kaynağın Axios‘a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Kuzey Kore ile diyaloğu yeniden başlatma seçeneklerini değerlendirmek üzere gizlice görüşmeler yapıyor ve dış uzmanlara danışıyor.

Bu durum, Başkan Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında yapılan iki dramatik ancak sonuçsuz kalan zirveden bu yana Pyongyang’ın nükleer kapasitesinde endişe verici ilerlemeler kaydetmesinin ardından geldi.

Henüz somut bir adım atılmamış olsa da, Trump’ın Kim ile —muhtemelen yüz yüze— yeniden bağlantı kurmak istediği ve ulusal güvenlik ekibinin bu senaryoya hazırlandığı belirtiliyor.

Şu an için Kuzey Kore’nin Trump’ın öncelik listesinde alt sıralarda yer aldığı, fakat dünyanın en yeni nükleer gücünün uluslararası gündemden uzun süre uzak kalmasının nadir olduğu ifade ediliyor.

Üst düzey ABD’li yetkili, “Kuzey Korelilerin bugün nerede olduğunu anlamak için kurumları bir araya getiriyoruz. Son dört yılda çok şey değişti. Angajman dahil potansiyel yolları değerlendiriyor, teşhis ediyor ve konuşuyoruz,” dedi.

Brookings Institution’dan kıdemli uzman Andrew Yeo, düşünce kuruluşu uzmanları, mevcut ve eski ABD’li yetkililerin katıldığı “kapalı kapı görüşmelerinin, Trump yönetiminin başka bir Trump-Kim görüşmesi için farklı senaryoları değerlendirdiğini gösterdiğini” söyledi.

Yeo, Trump’ın son altı ay içinde Kim hakkında yaptığı “birçok olumlu açıklamanın” bu yolla ilgilendiğini gösterdiğini ekledi.

Eski bir üst düzey ABD’li yetkili, yönetimin bazı “ilk planlamaları” yaptığını belirtti. Yetkili, Kim’den gelecek “süslü bir mektubun” Trump’ın dikkatini çekmesinin yetebileceğini ve ardından “yarışın başlayacağını” bildiklerini ifade etti.

Perde arkasında, ABD’nin Kuzey Kore’deki çıkarlarını temsil eden İsveç büyükelçisinin geçen hafta Washington’u ziyaret ederek ABD’li yetkililer ve uzmanlarla istişarelerde bulunduğu öğrenildi.

Ziyarete aşina bir kaynak, bu ziyaretin temel amacının Washington’un Pyongyang ile angajman konusundaki genel eğilimini anlamak olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi yetkililerinin de dış uzmanlarla Kuzey Kore üzerine birden fazla yuvarlak masa toplantısına katıldığı bildirildi.

Kaynaklardan biri, bu kapalı toplantılarda gündeme gelen konulardan birinin, eğer görüşmeler başlarsa Kuzey Koreli muhatapların kimler olabileceği olduğunu belirtti.

İlk Trump yönetimi sırasında ABD ile diplomasiye dahil olan —iki zirve dahil— neredeyse tüm Kuzey Koreli yetkililerin tasfiye edildiği veya yeniden eğitime zorlandığı görülüyor.

Stimson Center Kore programı direktörü Jenny Town, “Kuzey Koreliler ABD diplomasisi için yeni bir özel temsilci atamamış görünüyor ve uzun süredir müzakerelere ilgi göstermediler,” değerlendirmesini yaptı.

Town, “Son zamanlarda müzakere beklentileri konusundaki tutumları daha az olumsuz olsa da, henüz olumlu bir şey de söylemediler,” diye ekledi.

Eski üst düzey ABD’li yetkili Axios‘a yaptığı açıklamada, Pyongyang’ın angajmana girme isteğinin görüşmenin niteliğine bağlı olacağını söyledi.

Geçmişteki görüşmelerin nükleer silahlardan arındırmaya odaklandığını belirten eski yetkili, Kim’in bu noktada bu fikri ciddiye almasının pek olası olmadığını ifade etti.

Kuzey Kore’nin nükleer güç statüsünün ülke anayasasında ve Kim ailesi anlatısında kutsallaştırıldığı vurgulandı.

Eski yetkili, eğer görüşme silah kontrolü ve Kuzey Kore’nin nükleer silahlı bir devlet olarak tanınması üzerine olursa, “bu görüşmeleri her zaman yapacaklarını” belirtti.

Fakat bunun, nükleer silahlanma yoluna gidebilecek Güney Kore ve Japonya’yı büyük ölçüde endişelendireceği kaydedildi.

Trump’ın, Kuzey Kore’nin nükleer ilerlemeleri ve daha güçlü diplomatik konumu göz önüne alındığında, ilk dönemindeki gibi Kim üzerinde baskı kurmasının zor olacağı değerlendiriliyor.

İlk Trump döneminde Pyongyang üzerindeki Çin baskısı kritik rol oynamıştı, ancak Pekin’in Trump adına Kim’i tekrar sıkıştırmakla ilgilenmediği biliniyor.

Bu arada Kuzey Kore, özellikle Ukrayna’ya asker gönderdikten sonra Moskova’daki güçlü müttefikiyle bağlarını derinleştirdi.

Üst düzey ABD’li yetkili, Kim’in nükleer ilerlemelerinden Biden yönetimini sorumlu tutarak, “Bugün çok daha kötü bir durumdayız,” dedi, ancak bazı ilerlemelerin Trump döneminde de yaşandığını kabul etti.

Xi, Kim ve Putin Zafer Günü için Kızıl Meydan’da buluşacak mı?

Çok Okunanlar

Exit mobile version