Amerika
Trump yönetimi, üniversiteden Yahudi personelin listesini istedi
ABD’de Donald Trump yönetimi, Pennsylvania Üniversitesindeki Yahudi profesörler, personel ve öğrenciler hakkında bilgi edinmek istedi.
Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu (EEOC), kampüslerde “antisemitizmle mücadele etmek” için yönetimin belirlediği hedef kapsamında, üniversiteden Penn topluluğunun Yahudi üyelerinin isimlerini ve kişisel bilgilerini teslim etmesini talep ediyor.
Fakat bazı Yahudi öğretim üyeleri ve personel, grupların avukatları tarafından yayınlanan bir basın açıklamasına göre, hükümetin talebini “Yahudilerin listesini derleyip hükümete teslim etmek korkunç bir tarihi çağrıştırdığı için, kendilerini tanımlanmış bulacak olanların güvenliğine yönelik içgüdüsel bir tehdit” olarak kınadı.
EEOC, üniversitenin taleplerine tam olarak uymayı reddetmesi nedeniyle kasım ayında Penn’i dava etti. Salı günü, Amerikan Üniversite Profesörleri Derneğinin ulusal ve Penn şubeleri, üniversitenin Yahudi Hukuk Öğrencileri Derneği ve Kıdemli ve Emekli Öğretim Üyeleri Derneği ile Amerikan Yahudi Araştırmaları Akademisi, davaya müdahil olmak için federal mahkemeye dilekçe sundu.
Gruplar, “Bu talepler, Penn’in Yahudi öğrenciler, öğretim üyeleri ve personelin merkezi bir kayıt defterini oluşturmasını ve teslim etmesini gerektirecektir. Bu, [Anayasa] Birinci Maddede güvence altına alınan dernek kurma, din, ifade ve mahremiyet özgürlüklerine derinlemesine müdahale eden, son derece istilacı ve tehlikeli bir taleptir,” dedi.
Democracy Defenders Fund’ın (DDF) kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkanı Norm Eisen, basın toplantısında “Hepimizi şok etmesi gereken bir alana giriyoruz,” dedi.
DDF, Pennsylvania Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği ve Hangley Aronchick Segal Pudlin ve Schiller hukuk firması ile birlikte öğretim üyeleri gruplarını temsil ediyor.
Pennsylvania Üniversitesi, 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı operasyonu ve ardından Gazze işgalinin ardından, antisemitizm iddiaları nedeniyle federal soruşturma altına alınan düzinelerce ABD üniversitesinden biriydi.
Buna yanıt olarak üniversite, antisemitizmi incelemek için bir görev gücü kurdu, bir dizi önlem aldı ve hükümetin taleplerine uymak için yüzlerce sayfalık belge paylaştı.
Fakat üniversite, EEOC’nin temmuz ayında Yahudi öğretim üyeleri, öğrenciler ve personel ile Yahudi kuruluşlarına bağlı olup rızalarını vermemiş kişilerin kişisel bilgileri ve üniversitenin antisemitizm görev gücü tarafından düzenlenen gizli dinleme oturumlarına katılan veya anket dolduran kişilerin isimlerini talep eden mahkeme celbine uymayı reddetti.
Üniversite sözcüsü kasım ayında, “Onların mahremiyetini ve güvenini ihlal etmek, Penn’in Yahudi topluluğunun kendini güvende ve korunmuş hissetmesini sağlamaya aykırıdır,” dedi.
Bunun yerine, üniversite tüm çalışanlarına EEOC soruşturması hakkında bilgi vermeyi teklif etti ve ilgilenenleri doğrudan kurumla iletişime geçmeye davet etti.
Fakat bu, üniversiteyi mahkemeye vererek mahkeme celbini uygulamaya çalışmak isteyen komisyon için yeterli olmadı. EEOC başkanı Andrea Lucas, o dönemde yaptığı açıklamada, “EEOC, işyerinde antisemitizmle mücadele konusundaki kararlılığını sürdürmekte ve antisemitik tacize maruz kalmış olabilecek çalışanları tespit etmeye çalışmaktadır. Ne yazık ki, işveren bu yasadışı davranışa maruz kalmış olabilecek çalışanlarını tespit etmeyi reddetmeye devam etmektedir. İşverenin tanık ve mağdurları tespit etme çabalarını engellemesi, EEOC’nin tacizi soruşturma yeteneğini zayıflatmaktadır,” demişti.
Penn Üniversitesi din bilimleri bölümünde profesör olan ve aynı zamanda üniversitenin antisemitizm görev gücünde görev yapan Steven Weitzman, bu tür listelerin talep edilmesinin “Yahudiler arasında bir savunmasızlık hissi uyandırdığını” ve hükümetin topladığı bilgilerin “yanlış ellere geçmeyeceğini veya istenmeyen sonuçlara yol açmayacağını” garanti edemeyeceğini söyledi.