Bizi Takip Edin

Rusya

‘Trump’ın denizaltı hamlesi ciddiye alınmayacak bir şov’

Yayınlanma

ABD Başkanı Trump, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev’in açıklamalarına yanıt olarak iki nükleer denizaltıyı Rusya sınırlarına yaklaştırdığını bildirdi. Rus uzmanlar hamlenin iç siyasetteki sorunlardan dikkat dağıtma maksatlı ve ciddiye alınmaması gereken bir “şov” olduğunu değerlendiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta basın mensuplarıyla yaptığı görüşmede, Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev’in açıklamalarına yanıt olarak iki Amerikan nükleer denizaltısının Rusya sınırlarına yaklaştırıldığını bildirdi. Daha önce denizaltıları stratejik öneme sahip bölgelere yerleştireceğini söylemiş fakat yer belirtmemişti.

Trump, NEWSMAX haber kuruluşuna verdiği mülakatta, “İki Amerikan denizaltısını nereye gönderdiniz?” sorusuna, “Rusya’ya daha yakınlar. Evet, gerçekten daha yakınlar,” yanıtını verdi.

Trump, denizaltıların intikali emrini Medvedev’in açıklamalarının ardından verdiğini ve temel amacının Amerikalıları korumak olduğunu vurguladı.

Trump, “Dikkatli olmalıyız. Tehdit edildik ve bu tehditlerin kabul edilemez olduğuna karar verdik, bu yüzden ihtiyatlı hareket etmek gerekiyor,” diye konuştu.

Daha önce Trump, sosyal medya platformu Truth Social’daki paylaşımında, “eski Rusya Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in son derece kışkırtıcı açıklamaları” karşısında, bu sözlerin laftan ibaret olup olmadığını anlamak için iki nükleer denizaltıyı “ilgili bölgelere” yerleştirme talimatı verdiğini yazmıştı. Ancak Trump, hangi bölgelerden ve hangi açıklamalardan bahsettiğini netleştirmemişti.

Trump, Washington’un Ukrayna ihtilafının çözümü için belirlediği sürelere ilişkin açıklamaları nedeniyle Medvedev’e sert bir dille tepki göstermişti. ABD Başkanı, Medvedev’in bu tür ifadelerinin “çok tehlikeli bir çizgiye” yaklaştığını belirtmiş ve Rus siyasetçiye sözlerinde daha dikkatli olmasını tavsiye etmişti.

Medvedev ise Trump’ın çıkışlarına, “Eğer eski Rusya Devlet Başkanı’nın sözleri mevcut ABD Başkanı’nda bu kadar sinirli bir tepkiye neden oluyorsa, bu Rusya’nın her konuda haklı olduğu ve kendi yolunda ilerlemeye devam edeceği anlamına gelir,” sözleriyle yanıt vermişti. Medvedev ayrıca Trump’a “The Walking Dead” dizisini yeniden izlemesini tavsiye etmişti.

Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna politikası çıkmaza girdi

“Bu ciddiyetsizlik”

Rus ekonomist, profesör ve Rusya Bilimler Akademisi Avrupa Enstitüsü baş araştırmacısı Nikolay Mejeviç’e göre, Trump’ın denizaltılarla ilgili tüm bu komedisi, uzayıp giden tatsız bir şakayı andırıyor.

Moskovskiy Komsomolets gazetesine konuşan Mejeviç, “Öncelikle hatırlatmak isterim: ABD’nin sadece nükleer denizaltıları ve okyanus sınıfı dizel denizaltıları var ve bunların hepsi delicesine pahalı. Sadece inşası değil, işletmesi de öyle. Bu tamamen farklı bir maliyet seviyesi. Denizaltı filosu içinde bunlar elittir. Sosyal medyada biri sizi gücendirdi diye elit bir teçhizatı sevk etmek pek ciddi değil. Paranın hesabını bilen biri, ki Trump’ın bildiği varsayılır, bu tür kararları öyle kolayca almaz,” dedi.

Mejeviç, ikinci bir hususa dikkat çekerek, “Trump’ın denizaltıların nereye gönderileceğine şahsen karar verdiğini kim söyledi? Bu tür kararları Genelkurmay Başkanları, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve filo komutanları alır. Bu, ‘Ben istiyorum, o halde gidiyoruz’ demekle olmuyor. Her şey önceden onaylanmış planlara göre sıkı bir şekilde yürütülür. Muharebe nöbet bölgeleri yıllar öncesinden belirlenir. Komutanlar, eski başkanımızı korkutmak için Fiji adalarında ‘gün batımını izlemeye’ veya Rusya kıyılarına gidemez. Her şey katı kurallara bağlıdır,” ifadelerini kullandı.

Mejeviç, bu nedenle Trump’ın şahsen Rusya’ya denizaltı gönderdiği yönündeki konuşmaların, gerçek eylemlerden çok halkla ilişkiler ve siyasi oyunlarla ilgili olduğunu belirtti.

Mejeviç, “Trump açıkça aşırı tepki gösterdi. Siyasi oyunlar, sert mülahazalar anlaşılabilir. Ama basit bir kamuoyu tartışması yüzünden stratejik havacılığı kaldırıp nükleer gerilimi tırmandırmak? Hayır, bu artık aşırıya kaçmak,” diye ekledi.

Ayrıca uzman, “Dürüst olmak gerekirse, tuhaf bir izlenim bırakıyor. Dmitriy Medvedev, büyük bir siyasi geçmişe sahip biri, ABD Başkanı’nın onunla kamuoyu önünde polemiğe girmesi onun için bir onurdur. Ancak Trump, bu polemiğe girerek aslında kendi otoritesini artırmıyor,” dedi.

Mejeviç, ABD’nin amacının Üçüncü Dünya Savaşı çıkarmak değil, Rusya’nın teslim olmasını ve zayıflamasını sağlamak olduğunu belirterek, “İki denizaltı bize doğru ‘yüzerse’ korkup tazminatlarla birlikte teslimiyet de dahil olmak üzere gereken tüm belgeleri imzalayacağımızı umuyorlar ki bu elbette olmayacak,” diye konuştu.

“Amaç iç gündemi değiştirmek”

Öte yandan siyaset bilimci Malek Dudakov’a göre, Donald Trump’ın son açıklamaları, bir ölçüde dikkatleri iç sorunlardan başka yöne çekme girişimi.

Dudakov, Trump’ın denizaltı konusunu gündeme getirmesinin iki temel nedeni olduğunu belirtti:

“İlk neden, Rusya ile müzakere sürecinde güç gösterme ve Rusya üzerinde bir tür baskı kurabildiğini sergileme arzusu. Tabii ki bu baskı tamamen sembolik. Eğer ikincil gümrük vergileri ve yaptırımlar uygulamak isteseydi, ilan ettiği son tarihe kadar hala biraz zamanı vardı. Bunu şimdi yapabilirdi ama bu durumda Rusya ile anlaşma ihtimalini tamamen ortadan kaldırırdı. Bu yüzden, pek bir anlamı olmayan nükleer denizaltılar konusunu gündemde tutarak ABD’deki ‘şahinlerin’ gözünde kendini daha avantajlı bir konuma getirmeye çalışıyor.”

Dudakov, ikinci nedenin ise dikkatleri iç sorunlardan uzaklaştırmak olduğunu söyledi ve iki konuya işaret etti:

“Birincisi, gelişmekte olan Epstein davası. Görünen o ki, Epstein’in suç ortağı Ghislaine Maxwell savcılıkla anlaşma yaptı. Ağır rejimli bir hapishaneden daha hafif koşullara sahip bir hapishaneye nakledildi. Demokratlar, Trump’ı, Maxwell’in Trump’ın Jeffrey Epstein ile olan bağları hakkında bilgi vermemesi için onu serbest bırakmaya çalışmakla suçluyor.”

Dudakov, “İkinci ve daha ciddi olan konu ise ABD’nin iş gücü piyasasında şu anda gördüğümüz kaos: Yaratılan istihdam sayısındaki keskin düşüş ve Trump’ın bu tür verileri yayımladığı için Çalışma İstatistikleri Bürosu başkanını görevden alma kararı. Bu da Demokratlar ve Trump’ı eleştirenler arasında hoşnutsuzluğa neden oluyor. Buna karşılık Trump, Amerikan nükleer denizaltı filosunun zaten sürekli bir bölgeden diğerine seyrettiği ve muhtemelen tüm okyanuslarda mevcut olduğu herkes tarafından bilinmesine rağmen, nükleer denizaltıların yeniden konuşlandırılmasıyla ilgili bu tür boş açıklamalarla gündemi değiştiriyor,” yorumunu yaptı.

Rusya

Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.

RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.

Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.

Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.

Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.

Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum

Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.

Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.

1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.

1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.

Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı

Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.

Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.

Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.

Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English