Diplomasi

Trump’ın yeni ulusal güvenlik stratejisi: ‘Önce Amerika’ ilkesiyle Rusya ile istikrar ve NATO’ya fren

Yayınlanma

Beyaz Saray, “Önce Amerika” ilkesini devlet politikasına dönüştüren yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesini yayımladı. Belge, Ukrayna’daki savaşın hızla sona erdirilmesini, Rusya ile stratejik istikrarın yeniden kurulmasını ve NATO’nun genişlemesinin durdurulmasını temel öncelikler olarak belirliyor.

Beyaz Saray, ABD’nin küresel politikasında köklü bir kopuşa işaret eden Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesini yayımladı.

Kasım 2025 tarihli ve Başkan Donald Trump imzalı metin, Soğuk Savaş sonrası döneme damgasını vuran “liberal müdahalecilik” ve “küreselleşme” politikalarından kesin bir kopuşu ortaya koyuyor.

Strateji, Amerikan orta sınıfını zayıflattığı belirtilen uluslararası anlaşmaları reddederken, “Önce Amerika” ilkesini kurumsal bir devlet politikası olarak benimsiyor.

Hedef: Ukrayna’daki savaşın süratle sona erdirilmesi

Belgenin “Avrupa’nın Büyüklüğünü Teşvik Etmek” başlıklı bölümünde, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin hedefler sıralanıyor.

Metinde, “Avrupa ekonomilerini istikrara kavuşturmak, savaşın kasıtsız tırmanmasını veya yayılmasını önlemek, Rusya ile stratejik istikrarı yeniden tesis etmek ve Ukrayna’nın yaşanabilir bir devlet olarak hayatta kalmasını sağlayacak savaş sonrası yeniden inşasını mümkün kılmak amacıyla Ukrayna’daki çatışmaların süratle sona erdirilmesini müzakere etmek ABD’nin temel çıkarınadır” ifadeleri yer alıyor.

Avrupa’nın Rusya karşısındaki ‘özgüven eksikliği’

Strateji belgesinde, Avrupa’nın Rusya ile ilişkilerindeki özgüven eksikliğine dikkat çekiliyor.

Avrupalı müttefiklerin nükleer silahlar dışında neredeyse her alanda Rusya’ya karşı önemli bir “sert güç” avantajına sahip olduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte, pek çok Avrupalının Rusya’yı artık “varoluşsal bir tehdit” olarak gördüğü ve ilişkilerin derinden zayıfladığı vurgulanıyor.

Belgede, Avrasya’da stratejik istikrarın yeniden tesisi ve çatışma riskinin azaltılması için ABD’nin Rusya ile Avrupa arasındaki ilişkileri yönetmesinin önemine işaret ediliyor.

NATO üyelerinin çoğunluğu Ukrayna için 4 milyar dolarlık fonu onayladı

Savaşın ters etkisi: Alman sanayisinin Çin’e kayması

Metinde, Ukrayna savaşının Avrupa’nın dışa bağımlılığını artırma gibi beklenmedik bir sonuç doğurduğu savunuluyor.

Bu duruma örnek olarak Alman kimya şirketlerinin, kendi ülkelerinde artık temin edemedikleri Rus gazını kullanarak Çin’de dünyanın en büyük işleme tesislerinden bazılarını inşa etmesi gösteriliyor.

Belgede Trump yönetiminin, savaşa dair “gerçekçi olmayan beklentilere” sahip Avrupalı yetkililerle anlaşmazlık içinde olduğu kaydediliyor.

Bu yetkililerin birçoğunun istikrarsız azınlık hükümetlerinde yer aldığı ve muhalefeti bastırmak için temel demokrasi ilkelerini ihlal ettiği öne sürülüyor.

Metinde, “Avrupa’nın büyük çoğunluğu barış istemektedir, ancak bu arzu, büyük ölçüde söz konusu hükümetlerin demokratik süreçleri baltalaması nedeniyle politikaya yansıtılmamaktadır” deniliyor.

Avrupa devletlerinin siyasi kriz içinde kendilerini reforme edemeyeceği ve bunun ABD için stratejik önem taşıdığı ifade ediliyor.

Stratejinin iki temel önceliği: Rusya ile istikrar ve NATO genişlemesine son

Belgenin ilerleyen sayfalarında, ABD’nin Avrupa politikasındaki öncelikleri net olarak sıralanıyor.

Bu öncelikler arasında iki madde öne çıkıyor: “Avrupa içinde istikrar koşullarının ve Rusya ile stratejik istikrarın yeniden tesis edilmesi” ve “NATO’nun sürekli genişleyen bir ittifak olduğu algısının sona erdirilmesi ve bu gerçeğin önlenmesi.”

Metnin bütününde, Ukrayna’daki çatışmanın dondurulması, Ukrayna’nın “yaşanabilir bir ülke” olarak varlığını sürdürmesi, ancak NATO’nun Ukrayna’yı da kapsayacak şekilde daha fazla genişlemesinin durdurulması gerektiği savunuluyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version