Amerika
Tucker Carlson’dan İsrail’e: Tanrı’nın seçilmiş halkı diye bir şey yok
Daha önce İsrail yanlısı duruşuyla tanınan Amerikalı televizyon sunucusu Tucker Carlson, “Tanrı kadın ve çocuk öldüren bir halkı seçmez” diyerek İsrail’in politikalarını hedef aldı.
Daha önce bilinen İsrail yanlısı duruşuyla bilinen Amerikalı televizyon sunucusu Tucker Carlson, Tel Aviv yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Carlson, son programında, “Tanrı’nın seçilmiş halkı diye bir şey yok… Bu bir safsata. Tanrı kadın ve çocuk öldüren bir halkı seçmez,” ifadelerini kullandı.
“İsrail’in yaptıkları İncil’e aykırı”
İsrail’in politikalarını ağır bir dille eleştiren Carlson, “İsrail’in yaptıkları İncil’e ve İsa’nın öğretilerine tamamen aykırı. Buna nasıl onay verebiliriz?” diye sordu.
Geçmişte Müslümanlar ve göçmenler hakkında sert söylemleriyle tanınan Carlson’ın bu çıkışı, siyasi çizgisinde önemli bir kırılma olarak değerlendirildi.
ABD’deki siyasi ve medya çevrelerinde başlayan tartışmalarda bazı yorumcular, Carlson’ın sözlerini Washington’ın İsrail’e yönelik koşulsuz desteğine karşı yükselen seslerin bir göstergesi olarak niteledi.
Carlson’ın siyasi dönüşümü
1969 doğumlu Tucker Carlson, ABD’deki muhafazakâr çevrelerin en etkili isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Uzun yıllar Fox News kanalında Tucker Carlson Tonight programını sunan Carlson, 2023’te kanaldan ayrıldıktan sonra yayınlarına X platformu üzerinden devam etti.
Yıllar boyunca İsrail yanlısı ve göçmen karşıtı sert tavırlarıyla bilinen Carlson’ın son dönemde İsrail’e yönelik eleştirileri, hem ABD’de hem de uluslararası kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı.
MAGA hareketi içindeki yeri
“Make America Great Again” (Yeniden Büyük Amerika, MAGA) hareketiyle özdeşleşen bir figür olan Carlson, 2024 yılında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı röportajla da dikkatleri üzerine çekmişti.
Washington merkezli gazeteci Brian Friedenberg, Al Arabi TV‘ye yaptığı açıklamada, Carlson’ın MAGA hareketi içinde ciddi bir kitleyi temsil ettiğini ancak gazetecilik açısından güvenilir bulunmadığını söyledi.
Friedenberg, “Filistinliler baskı altında ve müttefik arıyor. Carlson’ın sözleri bu bağlamda dikkat çekici ama temkinli olmak gerekir,” diye konuştu.
Friedenberg, 7 Ekim sonrası süreçte ABD’de Demokratlar ve bağımsızların önemli bir bölümünün İsrail karşıtı bir tavır benimsediğini ve Filistinlilere destek veren seslerin çoğaldığını belirtti.
Buna karşın Cumhuriyetçi Parti ve MAGA hareketi içindeki bazı grupların, özellikle Başbakan Binyamin Netanyahu’ya bağlı kalarak İsrail’e güçlü destek vermeyi sürdürdüğünü vurguladı.
Friedenberg, bu kesimlerin Filistinlilere, Müslümanlara ve genel olarak yabancılara karşı “insanlık dışı” bir bakış açısını koruduğunu da sözlerine ekledi.