Ortadoğu

UAEA: İran’ın nükleer programında değişim yok

Yayınlanma

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) üye ülkelere gönderdiği gizli raporda, ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmaların başlamasından bu yana İran’ın nükleer programına yönelik değerlendirmelerinde büyük bir değişiklik olmadığını bildirdi. Raporda, hava saldırılarından etkilenen tesislerdeki nükleer materyallere dair bilgi sürekliliğinin kesildiği ifade edildi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), perşembe günü Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkelere gönderdiği raporda, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmaların yaklaşık üç ay önce başlamasından bu yana nükleer programa ilişkin değerlendirmelerinde büyük bir değişiklik rapor etmediğini bildirdi.

Reuters haber ajansı tarafından, UAEA’nın 35 ülkeden oluşan Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki hafta yapacağı toplantı öncesinde incelenen gizli rapor, çatışmaların başlamasından önce hazırlanan geçmiş raporlara kıyasla çok az değişiklik içerdiğini ortaya koydu.

Raporda, İranlı yetkililere ellerindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarının güncel durumuna dair bilgi verilmesi yönündeki çağrılar yinelendi.

Reuters’ın aktardığına göre raporda, “Genel Direktör, İran’a Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) Güvenlik Denetimi Anlaşması’nın etkin bir şekilde uygulanmasının zorunlu ve acil olduğunu ve bu uygulamanın hiçbir koşulda İran tarafından askıya alınamayacağını vurgulamıştır” ifadesi yer aldı.

İsrail ve ABD’nin geçtiğimiz haziran ayında nükleer tesisleri ilk kez bombalamasından bu yana BM nükleer gözlemcisi bu sahalara geri dönemedi ve İran da stoklarının akıbetine dair güncel verileri paylaşmadı.

Söz konusu gizli raporda, ABD ve İsrail’in bombardımanlarından etkilenen tesislere atıfta bulunularak, “Ajansın, İran’da etkilenen tesislerde daha önce beyan edilen tüm nükleer materyallere ilişkin bilgi sürekliliğini kaybetmesi konusunun son derece acil bir şekilde ele alınması gerekmektedir” uyarısına yer verildi.

İran’ın nükleer programı, Trump yönetiminin İran’ın “yakın bir nükleer tehdit” oluşturduğunu öne sürmesiyle birlikte çatışmanın en önemli tetikleyicilerinden biri oldu.

Bu konu aynı zamanda çatışmayı sonlandırmayı amaçlayan son müzakere turunun da en büyük çıkmaz sokaklarından birini teşkil ediyor.

Bununla birlikte, her iki taraf da üç aydır süren çatışmadaki hassas ateşkesi 60 gün süreyle uzatmak, Hürmüz Boğazı’nı yeniden geçişe açmak ve İran’ın nükleer programı ile stoklarının geleceğine dair kapsamlı görüşmeler için bir çerçeve mekanizması kurmak üzere geçici bir anlaşmaya vardı.

Ancak şekillenmekte olan bu mutabakat zaptı, henüz Başkan Donald Trump ve İran liderlerinin onayını bekliyor.

The Associated Press’in haberine göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio salı günü Senato Dış İlişkiler Komisyonu ile Temsilciler Meclisi Ödenek Alt Komisyonu önünde verdiği ifadede, ABD ile İran arasındaki görüşmelere ilişkin iyimser bir tablo çizdi.

Rubio senatörlere yaptığı açıklamada, “Daha sadece bir ay önce, bir yıl önce adını bile anmayı reddettikleri nükleer programlarının belirli yönlerini müzakere etmeyi kabul ettiler” dedi ve daha sonra İran liderliği içindeki istikrarsızlığın görüşmeleri zorlaştırdığını da sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, müzakerecilerin İran’ın nükleer kapasitesi dahil olmak üzere anlaşmanın bazı şartları üzerinde karşılıklı olarak gidip gelmeye devam ettiklerini kaydetti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version