Avrupa
Ukraynalı askerlik yükümlülerine AB korumasında yeni şart

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, savaştan kaçan Ukraynalılar için uygulanan geçici koruma statüsünün süresini 4 Mart 2028 tarihine kadar uzatma kararı aldı. Alınan yeni kararla birlikte, Ukrayna’nın savunma ihtiyaçları gözetilerek askerlik yükümlülüğünü yerine getirmeyen yeni başvuru sahiplerine geçici koruma statüsü verilmeyecek.
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesi nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan Ukraynalılara sağlanan geçici koruma statüsünün 4 Mart 2028 tarihine kadar uzatılması konusunda mutabakata vardı.
AB Konseyi tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararın AB’nin Ukrayna’ya ve halkına gerektiği sürece destek verme taahhüdünün bir parçası olduğu kaydedildi.
Koruma statüsünün bir yıl daha uzatılmasının, savaştan kaçan tüm Ukraynalılara netlik ve öngörülebilirlik sağlayacağı belirtildi.
Bununla birlikte üye ülkeler, yerinden edilmiş kişilerin korunması ihtiyacı ile Ukrayna’nın “Rusya’ya karşı kendisini savunma ihtiyacı” arasındaki dengeyi gözeterek yeni bir düzenlemeye gitti.
Buna göre geçici koruma statüsü, yalnızca Ukrayna’daki askeri yükümlülüklerine uyan kişilere verilecek.
“Ukrayna’nın meşru ihtiyaçlarına saygı duyuyoruz”
Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İrlanda Adalet, İçişleri ve Göç Bakanı Jim O’Callaghan, “Ukrayna’ya yönelik desteklerinin sarsılmaz” olduğunu vurguladı. O’Callaghan, şu ifadeleri kullandı:
“Savaştan kaçan kişilere sunduğumuz koruma statüsünü bir yıl daha uzatarak Mart 2028’e kadar geçerli kılma kararı aldık. Bu adım, AB içinde güvenli bir sığınak bulan kişilere istikrar sağlayacaktır. Verdiğimiz mesaj net: Ukrayna’nın yanında durmaya devam ediyoruz. Bu desteğin bir parçası olarak, Ukrayna’nın kendisini savunabilmesini de güvence altına almak istiyoruz. Bu nedenle geçici koruma mekanizmamız, Ukrayna’nın meşru savunma ihtiyaçlarına saygı duymaktadır.”
Ukrayna’nın değişen savunma ihtiyaçlarının dikkate alındığı vurgulanan açıklamada, gelecekte geçici koruma hakkının yalnızca Ukrayna’daki askeri yükümlülüklerini yerine getiren kişilere tanınacağı belirtildi.
Bu sınırlamanın yalnızca geçici koruma için yeni başvuruda bulunacak kişileri kapsayacağı, AB ülkelerinde halihazırda bu statüden yararlanan Ukraynalıları etkilemeyeceği bildirildi.
Askerlik yükümlülüğü nasıl belgelenecek?
Uygulamada, Ukrayna’dan gelen ve geçici koruma talep eden kişilerin askeri yükümlülüklerini yerine getirdiklerini kanıtlamaları gerekecek.
Bu kanıt, Ukrayna makamları tarafından pasaporta vurulan ve ülkeden yasal yollarla çıkış yapıldığını, dolayısıyla askeri yükümlülüklerin yerine getirildiğini gösteren çıkış damgasıyla sağlanabilecek.
Başvuru sahipleri ayrıca, askeri yükümlülüklerden muaf tutulduklarını veya bu yükümlülüklere uyduklarını gösteren basılı ya da elektronik bir belgeyi de yetkililere sunabilecek.
Mart 2022’den bu yana uygulanan ve son olarak 4 Mart 2027 tarihine kadar uzatılan geçici koruma mekanizmasından, AB genelinde 4 milyondan fazla Ukraynalı sığınmacı yararlanıyor.
31 Mayıs 2026 itibarıyla AB genelinde geçici koruma kapsamında bulunan Ukraynalıların sayısı 4,38 milyon olarak kayıtlara geçti.
Geçici koruma statüsü, ülkelerine dönemeyen ve AB’ye toplu halde gelen yerinden edilmiş kişilere acil ve kolektif koruma sağlıyor.
Bu statüden yararlanan kişiler, AB genelinde oturum izni, iş gücü piyasasına ve konut imkanlarına erişim, tıbbi yardım, sosyal refah yardımları ve çocukların eğitime erişimi gibi haklardan eşit şekilde faydalanabiliyor.
AB Konseyi, geçici koruma statüsünün uzatılmasına ilişkin kararı önümüzdeki haftalarda resmi olarak kabul edecek. Karar, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasının ertesi günü yürürlüğe girecek.
AB’nin olağanüstü durumlarda devreye soktuğu bir acil durum mekanizması olan geçici koruma yönergesi ilk olarak 2001 yılında, Batı Balkanlar’daki silahlı çatışmalar nedeniyle yaşanan büyük göç dalgasının ardından kabul edilmiş, ancak ilk kez Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesi üzerine etkinleştirilmişti.
AB Konseyi, Ukrayna’daki koşulların geçici koruma statüsünün kademeli olarak sonlandırılmasına uygun hale geleceği dönem için hazırlık amacıyla Eylül 2025’te koordineli bir geçiş yaklaşımı üzerinde anlaşmıştı.
Bu yaklaşım, uygun koşulları taşıyan kişilerin istihdam, eğitim veya aile birleşimi gibi gerekçelerle daha uzun vadeli yasal oturum statülerine geçmesini öngörüyor.
Plan ayrıca, koşulların elverdiği durumlarda Ukrayna’ya sürdürülebilir bir geri dönüş ve yeniden entegrasyonun sağlanmasına yönelik tedbirleri içeriyor.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika5 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu








