Diplomasi
Ukrayna’ya verilen 27 Kasım mühleti Marco Rubio’nun müdahalesiyle ertelendi
ABD yönetimi, Ukrayna’dan silah sevkiyatının kesilmesi tehdidiyle 27 Kasım’a kadar barış anlaşmasını kabul etmesini istedi ancak Marco Rubio’nun devreye girmesiyle bu tarih ertelendi. The Economist dergisi, Cenevre’de yürütülen müzakerelerin Kiev’deki gerilimli toplantıdan çok daha farklı bir havada geçtiğini aktardı.
The Economist dergisinin haberine göre, ABD ile Ukrayna arasında Cenevre’de gerçekleştirilen barış planı müzakereleri, üç gün önce Kiev’de yapılan ve “tekinsiz” olarak nitelendirilen toplantıdan tamamen farklı bir atmosferde geçti.
Amerikan heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görüşmelerin ardından masadaki belgeyi “tamamlanmamış iş” olarak tanımladı.
Rubio, anlaşmanın ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy tarafından onaylanması gerektiğini vurguladı.
ABD yönetimi daha önce Ukrayna tarafına, 27 Kasım’da kutlanan Şükran Günü’ne kadar anlaşmayı onaylaması şartını koşmuştu.
Washington, bu tarihe kadar mutabakat sağlanamaması halinde Amerikan yardımlarının kesileceği tehdidinde bulunmuştu.
Ancak derginin aktardığına göre, Rubio’nun müdahalesiyle bu son tarih “en azından şimdilik” ertelendi. İmza sürecinin artık Zelenskiy’nin Washington ziyaretine endekslendiği belirtiliyor.
The Economist, mevcut süreci Zelenskiy ile Trump arasında şubat ayında Beyaz Saray’da gerçekleşen ve ilişkilerin soğumasına neden olan olaylı görüşmeyle kıyasladı.
Haberde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Amerika ve Ukrayna arasındaki ilişkileri zayıflatmaya çalışan bir güç olarak yeniden sahneye çıktığı ifade edildi. Vance’in bu kez “açıkça Rusya yanlısı” planı gündeme getirdiği belirtildi.
Şartları iletmek üzere Zelenskiy’yi arayan ismin bizzat Vance olduğu, mesajı ise üniversiteden arkadaşı Kara Kuvvetleri Komutanı Daniel Driscoll’un şahsen ilettiği kaydedildi.
Rubio’nun senatörlerle uçak görüşmesi
Marco Rubio, hem o dönemde hem de şimdi durumu rayına oturtmak için yoğun çaba sarf etti ve Ukrayna ile uzlaşma zemini aradı.
Derginin haberine göre Rubio, uçaktan endişeli senatörleri arayarak onlara planın Rusya’da hazırlandığını söyledi.
Fakat Rubio, bu görüşmeden birkaç saat sonra pozisyonunu değiştirdi ve belgenin ABD menşeli olduğu konusunda ısrar etmeye başladı.
Senatörlerden “Rusya’nın dilek listesi” çıkışı
Öte yandan Cumhuriyetçi Güney Dakota Senatörü Mike Rounds, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rubio’nun kendilerine planın bir ABD girişimi değil, Rusya’nın teklifi olduğunu söylediğini aktardı. Senatör
Rounds, Rubio’nun ifadelerini şu sözlerle paylaştı: “Bize, temsilcilerimizden birine iletilen bir teklifin alıcısı olduğumuzu açıkça belirtti. Bu bizim tavsiyemiz değil. Bu bizim barış planımız değil.”
Benzer bir açıklama Senatör Angus King’den geldi. King, söz konusu planın “esasen Rusların dilek listesi” olduğunu ifade etti. Senatörlerin talebi üzerine gerçekleşen telefon görüşmesi, dünya liderlerinin plana yönelik eleştirilerinin ardından yapıldı.
Senatörlerin iddiasına göre Rubio, Rus tarafının planı ABD Başkanı’nın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’a ilettiğini, Washington’un da arabulucu rolüyle bunu Kiev’e taşıdığını söyledi.
Dışişleri Bakanlığı ve Rubio’dan düzeltme
Marco Rubio daha sonra X platformunda yaptığı açıklamada, “Barış teklifi ABD tarafından geliştirildi. Devam eden müzakereler için sağlam bir temel olarak sunuluyor. Rus tarafının önerilerine dayanıyor ancak aynı zamanda Ukrayna’nın önceki ve mevcut önerilerini de temel alıyor” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott ise senatörlerin iddialarını “külliyen yalan” olarak nitelendirdi.