Diplomasi

Von der Leyen’in Türkiye açıklamaları sonrası “hasar kontrolü” başladı

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye koyarak bu NATO üyesinin potansiyel bir tehdit olarak görüldüğü izlenimini yaratmasının ardından, Avrupa Birliği Türkiye ile gerginliği yatıştırmaya çalıştı.

Pazar günü Hamburg’da Die Zeit gazetesi için düzenlenen bir etkinlikte von der Leyen, AB’nin genişlemesine verdiği desteği anlatırken, bloğun “Rusya, Türkiye veya Çin’in etkisine girmemesi için Avrupa kıtasını tamamlamayı başarması gerektiğini” söylemişti.

Die Zeit genel yayın yönetmeni Giovanni di Lorenzo ile yaptığı röportajda von der Leyen, okuyucuların gazeteye gönderdiği soruları yanıtladı.

AB’nin genişletilmesinden yana olduğunu belirten Komisyon Başkanı, “Avrupa kıtasını, Rusya, Türkiye veya Çin’in etkisinden uzak tutacak şekilde tamamlamayı başarmalıyız. Daha büyük ve jeopolitik bir perspektiften düşünmemiz gerekiyor,” demişti.

Türkiye’de Anadolu Ajansı’nın (AA) bu sözleri aktarması ve ardından gelen kamuoyu tepkisi, AB’yi von der Leyen’in sözlerine açıklık getirmek zorunda bıraktı.

AB’nin yürütme organının baş sözcüsü Paula Pinho, salı günü Bloomberg’e yaptığı açıklamada, Türkiye’ye yapılan atfın “özellikle Batı Balkanlar’da sahip olduğu jeopolitik nüfuz, büyüklük ve hırslarının kabulü olduğunu ve başka herhangi bir ülkeyle karşılaştırma amaçlı olmadığını” savundu.

Von der Leyen’in yorumlarına ilişkin sorulara yanıt veren Pinho, başlangıçta Türkiye’nin bir AB aday ülkesi olarak, özellikle Batı Balkanlarda “komşuluk konusunda ek sorumlulukları” olduğunu söyledi.

Pinho, Türkiye’nin özellikle göç gibi konularda “hem iktisadi hem de siyasi açıdan şüphesiz bölgedeki önemli bir ortak” olduğunu ekledi ve ülkenin bir AB adayı ve “önemli bir NATO müttefiki” olduğunu da kaydetti.

Bu gaf, ABD’nin İran’la savaşının küresel istikrarsızlığı derinleştirmesiyle bloğun jeopolitik ilişkileri güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

NATO içinde ikinci en büyük orduya sahip olan Türkiye, bu temmuz ayında savunma ittifakının zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Ülke uzun süredir AB’ye katılmak istiyor ve son zamanlarda kıtanın güvenliğini güçlendirmek için daha yakın işbirliği çağrısında bulundu.

Bir Türk diplomatın aktardığına göre, von der Leyen’in açıklamalarının basın tarafından doğru bir şekilde aktarıldığına dair Türkiye’nin sorusuna yanıt olarak Avrupa Komisyonu, sözlerin bağlamından koparıldığını ve açıklığa kavuşturulacağını belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, olayla ilgili resmi bir yorumda bulunmadı.

Von der Leyen’in Türkiye’deki muhataplarıyla ilk kez sorun yaşaması değil. 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında, AB’nin en üst düzey yöneticisi, mevcut tek sandalyeyi o dönem Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in işgal etmesi nedeniyle kanepeye oturmak zorunda kalmıştı.

Von der Leyen, Die Zeit etkinliğinde AB’deki oybirliği ilkesinde değişiklik yapma zamanının geldiğine inandığını açıkça belirtti. 

Başkan, “Avrupa Konseyi’nde değil, Dışişleri Bakanları Konseyi’nde çoğunluk oyuna geçmeliyiz,” dedi.

Her şeyden önce, daha bağımsız bir AB’nin şart olduğunu savunan vonder Leyen şunları söyledi:

“AB’nin iş modeline bakarsanız, rekabet gücümüz şimdiye kadar Rusya’dan gelen ucuz enerji, Çin’den gelen ucuz işgücü ve ABD’nin sağladığı ucuz savunma hizmetlerine dayanıyordu. Bu dönem sona erdi. Yaklaşımımızı tamamen yeniden düşünmeliyiz. Kıtamızın güvenliğinin sorumluluğunu kendimiz üstlenmeliyiz. Daha bağımsız hale gelmeliyiz.”

Von der Leyen, Yeşil Mutabakat’ı savundu ve bunun “mükemmel bir girişim” olduğunu ve esasında “sağlam bir temele” dayandığını söyledi.

Başkan, “temiz enerji” kaynakları arasında rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle ve hidroelektriğin yanı sıra “modüler nükleer reaktörleri” de saydı:

“Yenilenebilir kaynakların yetersiz kaldığı durumlarda güvenebileceğimiz nükleer enerjiye ihtiyacımız var. Nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçmek bir hataydı. İnovasyon konusunda geride kalmamak için dikkatli olmalıyız.”

Her şeyden önce, daha fazla enerjinin depolanabilmesi için araştırmaya ihtiyaç olduğunu söyleyen von der Leyen, bir okuyucunun nükleer atıkların nasıl bertaraf edileceği konusundaki sorusuna yanıt olarak, mevcut nükleer atıkların güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi için de araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version