Ortadoğu

Washington Post: İsrail, Suriye’deki Dürzilere gizlice silah sevkiyatı yapıyor

Yayınlanma

Washington Post gazetesi, İsrail’in Beşar Esad hükümetinin devrilmesinden bu yana Suriye’nin güneyindeki Dürzi azınlığa gizli yollarla silah ve askeri teçhizat sağladığını yazdı. Haberde, Tel Aviv yönetiminin Ahmed eş-Şaraa liderliğindeki yeni hükümete karşı Dürzileri kendisine sadık resmi bir vekil güce dönüştürmeyi hedeflediği belirtildi.

ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Washington Post, İsrail’in Beşar Esad yönetiminin geçen yıl devrilmesinden bu yana Suriye’deki Dürzi azınlığa gizli yöntemlerle silah, mühimmat ve askeri teçhizat sağladığını yazdı. Gazetenin haberine göre, İsrail güvenlik bürokrasisi içindeki bir kesim, Suriye’deki Dürzilerin Tel Aviv’e bağlı resmi bir vekil güç haline getirilmesini savunuyor.

Yardım paketlerine gizlenmiş silahlar

Haberde, İsrail’in Aralık 2024’te Suriye’nin güneyindeki işgal sürecini başlatmasının ardından Dürzi topluluğuna yardım sevkiyatları gönderdiği bildirildi. Gazeteye konuşan iki eski İsrailli yetkili, insani yardım görüntüsü altında bölgeye silah sokulduğunu doğruladı. Yetkililer, “İnsani yardım paletlerinin arasına gizlenmiş şekilde 500 tüfek, mühimmat ve balistik yelek bulunuyordu. Bunlar, Askeri Konsey adlı bir Dürzi milis grubunu silahlandırmak için İsrail tarafından gizlice havadan bırakıldı” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki Dürzi kaynaklar ve İsrailli yetkililer, Tel Aviv’in Dürzi milislere balistik yelek ve tıbbi malzeme gibi öldürücü olmayan askeri ekipmanları havadan bırakmaya devam ettiğini aktardı. Bu hamlenin, Ahmed eş-Şaraa yönetiminin ülkede merkezi otorite kurma kapasitesini zayıflattığına işaret edildi. Aynı kaynaklar, İsrail’in yaklaşık 3 bin Dürzi milise aylık 100 ila 200 dolar arasında ödeme yaptığını da öne sürdü.

“Vekil güç” stratejisi ve Hassun’un itirafları

Habere göre söz konusu destek, El Kaide’nin Suriye kolunun kurucusu ve Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) lideri Ahmed eş-Şaraa başkanlığındaki yeni Suriye hükümetine yönelik İsrail’in duyduğu güvensizlikten kaynaklanıyor.

İsrail ordusunda daha önce tuğgeneral rütbesiyle görev yapan Dürzi kökenli Hassun Hassun, Washington Post’a verdiği demeçte, haberde “gizli işbirliği” olarak tanımlanan yardım sürecinde bizzat yer aldığını açıkladı. İsrail güvenlik kurumları içindeki bazı isimlerle birlikte Dürzilere verilen desteğin artırılmasını savunduğunu belirten Hassun, bu grupların Tel Aviv’e sadık resmi bir silahlı vekil güce dönüştürülmesini hedefledikleri kaydetti.

Hassun, “İsrail’in vites büyütmesi ve kendisini stratejik güç gibi konumlandırması gerekiyor. Her türden insan ve vekil aktörle ittifak kurmalı, onları kendisine sadık hale getirmeli ve onlara da sadık olmalı” diye konuştu.

Batı’nın yaklaşımına “naif” eleştirisi

Haberde, İsrailli yetkililerin Dürzileri silahlandırmayı iki temel gerekçeye dayandırdığı vurgulandı. Buna göre Tel Aviv, ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) Eş-Şaraa yönetimiyle işbirliği girişimlerini “naif” buluyor. İsrail tarafı, Eş-Şaraa’yı güç kazanması halinde kendileri için tehdit oluşturacak “ıslah olmamış bir İslamcı militan” olarak değerlendiriyor. Ayrıca İsrail’de etkili konuma sahip Dürzi toplumunun Suriye’deki mensuplarını koruma konusunda “ahlaki sorumluluk” hissedildiği iddia ediliyor.

İsrail’in Suriye’deki Dürzilere desteğinin nisan ayında zirveye ulaştığı, ancak Tel Aviv’in Eş-Şaraa hükümetiyle müzakerelere yönelmesinin ardından ağustos ayından itibaren azaldığı bildirildi. Aynı dönemde İsrail’in, “Suriye’deki Dürzi ayrılıkçıların güvenilirliği ve hedeflerinin uygulanabilirliği” konusunda şüpheler dile getirdiği ifade edildi.

Süveyda’daki çatışmalar ve Şam’a hava saldırısı

Temmuz ayında Suriye’nin güneyindeki Süveyda kentinde Eş-Şaraa güçleri ile Dürzi milisler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Bu süreçte İsrail, Şam’a yönelik saldırılar düzenleyerek Suriye Savunma Bakanlığını ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef aldı. Söz konusu saldırıların “Dürzi toplumunun korunması” gerekçesiyle yapıldığı savunuldu. Temmuz ayındaki çatışmalarda, Şam güçleri tarafından yüzlerce Dürzi sivilin infaz edildiği ileri sürüldü.

Müzakereler tıkandı

Tel Aviv ile yeni Suriye yönetiminin, aylardır doğrudan temaslar yürüterek güvenlik düzenlemesi sağlamaya çalıştığı belirtiliyor. Suriye hükümeti İsrail’le çatışma istemediğini açıklarken, İran, Hizbullah ve “Direniş Ekseni”ne karşı Tel Aviv ile koordinasyon taahhüdünde bulunduğu iddia ediliyor.

Ancak son aylarda önemli ilerleme kaydedildiği belirtilen görüşmelerin şu aşamada tıkandığı bildirildi. İsrail’in ülkedeki askerlerini çekmeyi reddettiği ve Suriye’nin güneyinin tamamen silahsızlandırılmasını talep ettiği kaydedildi. Tel Aviv’in olası bir çekilmeyi kapsamlı barış anlaşması şartına bağladığı ifade ediliyor.

Geçmişte Nusra Cephesi ile ilişkiler

İsrailli yetkililer, Eş-Şaraa ve hükümetini sık sık eleştirerek Tel Aviv için tehdit olarak tanımlasa da, geçmişte İsrail ordusunun, ABD destekli rejim değişikliği savaşı sırasında Eş-Şaraa’nın liderliğini yaptığı El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi’ne destek verdiği biliniyor.

Savaşın ilk yıllarında Nusra mensuplarının Golan Tepeleri’ndeki İsrail hastanelerinde tedavi edildiği, 2014’te Suriye ordusu ve Hizbullah’la yaşanan çatışmalarda örgüte İsrail tarafından hava desteği sağlandığı hatırlatıldı.

Nusra Cephesi, yıllar içinde birkaç kez isim değiştirerek 2017’de Heyet Tahrir eş-Şam’a (HTŞ) dönüşmüştü. HTŞ, Aralık 2024’te Esad yönetimini devirirken, bugün Suriye’nin yönetim ve askeri yapısının büyük bölümünü oluşturuyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version