Diplomasi
“Zombi tröst” krizi Karayiplere yayıldı: Rusya vatandaşlarının varlıkları sahipsiz kalıyor
ABD yaptırımları nedeniyle yöneticisiz kalan ve Rusya vatandaşlarının “zombi tröst” olarak adlandırılan varlıklarıyla ilgili kriz, Liechtenstein’dan sonra Karayip vergi cennetlerine de sıçradı. Avukatların ikincil yaptırım endişesiyle Ruslarla çalışmayı reddetmesi, çok katmanlı offshore yapıları felç ederken, sahipsiz kalan varlıkların Birleşik Krallık yargı yetkisine geçme riski bulunuyor.
Liechtenstein’da başlayan ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları nedeniyle yöneticilerini kaybeden tröstlerdeki sorunlar, şimdi de İngiliz Virgin Adaları, Bahamalar ve Cayman Adaları gibi Karayip vergi cennetlerine sıçradı.
Bu durum, Rus varlıklarını barındıran Karayip tröstlerinin Birleşik Krallık yargı yetkisi altına girme ihtimalini doğuruyor.
Avukatların Ruslarla çalışmayı reddetmesi sebebiyle varlık sahiplerinin bu yapıları koruması da giderek zorlaşıyor.
ABD yaptırımları, Avrupa’nın önde gelen vergi cennetlerinden Liechtenstein’da yüzlerce tröstü yöneticisiz bıraktı. Bu tröstler artık varlıklarını yönetecek ya da tasfiyelerini denetleyecek bir yetkiliden yoksun durumda.
Financial Times‘a konuşan sektör temsilcileri, yat, gayrimenkul ve özel jet gibi varlıkların kayıtlı olduğu bu firmaların başka vergi cennetlerinde de iştirakleri bulunduğunu ve bu yapıların da benzer şekilde felç olduğunu belirtti.
Uzmanlara göre, Liechtenstein merkezli bir tröst genellikle İngiliz Virgin Adaları’nda (BVI) kayıtlı bir şirketin ana hissedarı oluyor. Bu şirket de sermaye kazancı vergisi veya KDV gibi maliyetlerden kaçınmak için Bahamalar’da kayıtlı başka bir şirkete sahip olabiliyor.
Söz konusu şirketler ana tröstün talimatıyla hareket ediyor ancak yıllık kayıt ücretlerini ödemedikleri takdirde yatırım ve yönetim kararları alma yetkilerini kaybediyorlar.
Domino etkisiyle yayılan kriz
Liechtenstein’ın en büyük hukuk firmalarından Gasser Partner’ın ortağı Johannes Gasser, FT‘ye yaptığı açıklamada, “Bu tür çok katmanlı tröst yapılarından dolayı bir domino etkisi doğuyor. Yönetimin kaybolması, bu ‘sahipsiz’ yapılarda Liechtenstein sınırlarının çok ötesinde sonuçlar doğuracak” dedi.
BVI’deki durumu yakından bilen bir finans danışmanı ise şirketlerin yıllık ücretleri ödememesi halinde sicilden silindiğini ve varlıklarının yerel yönetimlerin kontrolüne geçtiğini aktardı.
Danışmana göre, BVI’deki bu varlıklar Birleşik Krallık yargı yetkisine giriyor ve mülkiyet haklarını geri almak ancak mahkeme yoluyla mümkün oluyor.
Bununla birlikte Birleşik Krallık, Rusya’ya ve Londra’nın Vladimir Putin yönetimiyle bağlantılı gördüğü kişilere karşı yaptırımları etkin bir şekilde uyguluyor.
Ancak hedef alınan kişilerin varlıklarına her zaman ulaşılamıyor, zira bu varlıklar genellikle offshore şirket zincirleri aracılığıyla gizleniyor.
Avukatlar Ruslarla çalışmayı reddediyor
Liechtenstein’daki bir başka avukat, kısa süre önce Bahamalar’dan bir danışmanın kendisiyle temasa geçtiğini söyledi.
Avukat, “Bu kişi, Liechtenstein’daki tröst tasfiye edilirse, o tröste ait Bahamalar’daki şirketin tamamen sahipsiz kalmasından endişe ediyor; çünkü artık onun adına hareket edebilecek kimse olmayacak” diye konuştu.
Liechtenstein, 2022 yılında Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarına katılmıştı. Ancak tröstler, doğrudan 2024 yılında, ABD’nin Ruslarla bağlantıları nedeniyle Liechtenstein’daki birkaç gerçek ve tüzel kişiye yaptırım uygulamasıyla etkilenmeye başladı.
ABD ayrıca, Liechtenstein ve diğer Avrupa ülkelerini, bireysel yaptırım listesinde olmasalar bile belirli Rus müşterilerle çalışan mali kurumların ikincil yaptırımlar kapsamına alınabileceği konusunda uyardı.
Resmi olarak ABD, Liechtenstein’daki bir dizi Rusya vatandaşına ve onların tröstlerine yaptırım uyguladı.
Bu kişiler arasında enerji, ulaşım, finans gibi sektörlerdeki varlıklarını birleştiren Volga Group’un sahibi Gennadiy Timçenko ile Interros holdinginin başkanı Vladimir Potanin de bulunuyor.
Potanin’in şirketi, Norilsk Nikel, Rosbank ve T-Bank gibi şirketlerde hisselere sahip.
‘Sıfır hoşgörü’ politikası
Liechtenstein Mali Piyasalar İdaresi (FMA), “sıfır hoşgörü” politikasını benimseyerek tröstlere, yaptırım uygulanmamış olsalar dahi muhtemel sorunlu müşterilerle ilişkilerini kesmeleri tavsiyesinde bulundu.
Bu tavsiye, sürekli olarak Avrupa’da veya başka ülkelerde yaşayan ve ülkesinde ikamet etmeyen Rusya vatandaşlarını da olumsuz etkiledi.
Liechtenstein hükümeti, yakın tarihli bir açıklamasında Rusya’yla bağlantılı 218 tüzel kişilik bulunduğunu, bunlardan 71’inin mütevelli ya da direktörlerinin istifası nedeniyle faaliyetlerine devam edemediğini belirtti.
Hükümet, 147 tröst hakkındaki soruşturmaların ise sürdüğünü açıkladı. Ancak Financial Times‘ın görüştüğü hukukçulara göre, Rusya’yla bağlantısı bulunan ve yeni kısıtlamalardan etkilenebilecek tröstlerin sayısı 800’e kadar çıkabilir.
Durum, eylül ayında Liechtenstein Barolar Birliği’nin avukatlara, ABD’nin yaptırım listesinde yer alan kişilerin çıkarlarını temsil etmemeleri yönünde talimat vermesiyle daha da karmaşık bir hâl aldı. Bu tedbir, avukatları ikincil yaptırımlardan korumayı amaçlarken, fiilen varlık sahiplerini hukuki temsil hakkından mahrum bırakıyor.
Bir avukat, FT‘ye verdiği demeçte bunun artık küresel bir sorun haline geldiğini belirterek, “Bu kadar radikal bir yaklaşım, artık Rus müşterilerle -yaptırım listesinde olmasalar ve varlıkları dondurulmamış olsa bile- çalışamayacağımız anlamına geliyor” değerlendirmesini yaptı.