Amerika
Venezuela, Kolombiya sınırına asker gönderiyor

Venezuela, “uyuşturucu kaçakçılığı” ile mücadele etmek için 15.000 askerini Kolombiya sınırına konuşlandıracağını duyurdu.
ABD’nin ise Latin Amerika uyuşturucu kartellerine karşı yürütülen operasyon kapsamında Karayiplerin güneyine iki ek donanma gemisi gönderdiği bildirildi.
Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello pazartesi günü yaptığı açıklamada, Caracas’ın Kolombiya sınırındaki Zulia ve Tachira eyaletlerinde güvenliği güçlendirmek için 15.000 asker konuşlandıracağını duyurdu.
Bakan, “Burada uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ediyoruz; burada uyuşturucu kartelleriyle her cephede mücadele ediyoruz,” derken, bu yıl şu ana kadar 53 ton uyuşturucu ele geçirildiğini de duyurdu.
Cabello, Kolombiya sınırındaki güvenliğin “suç gruplarıyla mücadele” amacıyla artırılacağını ve bu kapsamda uçak, insansız hava araçları ve nehir güvenliği önlemlerinin de alınacağını söyledi.
Washington, kartelleri bahane ederek müdahaleye hazırlanıyor
Yerel medya kuruluşu Noticias Venevision’a göre Cabello, Kolombiya yetkililerine de “tüm eksen boyunca barışı sağlamak” için aynı önlemleri almaları çağrısında bulundu.
Venezuela’nın Kolombiya sınırındaki askerlerinin takviyesi, Trump yönetiminin Nicolas Maduro’yu kokain kaçakçılığına karışmak ve uyuşturucu kartelleriyle işbirliği yapmakla suçlamasının ardından geldi.
Washington’daki yetkililer, Maduro ve Cabello’yu, ABD’nin terörist grup olarak tanımladığı Cartel de los Soles (“Güneşler Karteli”) uyuşturucu kaçakçılığı örgütüyle işbirliği yapmakla suçluyor.
Bu suçlamalar, ABD’nin geçen hafta Maduro’nun uyuşturucu suçlamasıyla yakalanması için ödülü 50 milyon dolara çıkardığını duyurmasının ardından geldi.
ABD, bu yılın başlarında Cabello’nun yakalanması veya yargılanması için ödülü 10 milyon dolardan 25 milyon dolara çıkarmıştı.
Caracas, Amerikan askeri tehdidine karşı milis toplamaya başladı
Maduro, ABD’yi Venezuela’da rejim değişikliği girişiminde bulunmakla suçladı ve Washington’dan gelen tehditler karşısında ülkenin ulusal güvenliğini güçlendirmek için binlerce milis üyesini kaydetmek üzere ülke çapında bir kampanya başlattı.
Maduro pazartesi günü, “Hayatın bize dayattığı bu sınavı, kıtanın ve ülkemizin barışına yönelik bu emperyalist tehdidi aşacağımıza eminim,” dedi.
Reuters haber ajansı da pazartesi günü, güdümlü füze kruvazörü USS Lake Erie ve nükleer güçle çalışan hızlı saldırı denizaltısı USS Newport News’in önümüzdeki hafta başında Güney Karayiplere varacağını bildirdi.
Reuters, konuşlandırma hakkında bilgi sahibi iki kaynağa atıfta bulunarak, füze kruvazörü ve saldırı denizaltısının pazar günü Venezuela kıyılarına varması beklenen ABD amfibi filosuna katılacağını bildirdi.
Filo, USS San Antonio, USS Iwo Jima ve USS Fort Lauderdale gemilerinden oluşuyor ve haberlere göre 2.200 deniz piyadesi dahil 4.500 ABD askeri taşıyor.
Trump, Latin Amerika uyuşturucu kartellerini hedef almayı yönetiminin ana odak noktası haline getirdi ve Meksika’nın Sinaloa Karteli ile Venezuela’nın Tren de Aragua suç örgütü dahil diğer uyuşturucu çetelerini “küresel terör örgütleri” olarak tanımladı.
ABD, Meksika’da askeri operasyonlara hazırlanıyor
Amerikan gazeteci Ken Klippenstein’e konuşan üç askeri kaynak, Trump yönetiminin orduya Meksika’daki kartel hedeflerine karşı ölümcül saldırılar için hazırlık yapma talimatı verdiğini bildirdi.
İlkbaharın sonlarında yayınlanan çok gizli planlama emri, Kuzey Komutanlığına (NORTHCOM) eylül ortasına kadar hazır olması gereken saldırı planlarını yönetme talimatı veriyor.
Bu benzeri görülmemiş emir, Temmuz ayında Colorado Springs’teki NORTHCOM karargahında, Özel Operasyonlar ve Düşük Yoğunluklu Çatışmalar için Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Colby Jenkins’in başkanlığında yapılan bir toplantıda tartışıldı.
New York Times da CIA’in kendi insansız hava araçlarıyla Meksika üzerinde keşif operasyonlarını artırdığını bildirdi, bu da operasyonlar için hazırlıkların arttığının bir başka göstergesi.
NORTHCOM, kartellerle mücadele dahil olmak üzere birçok alanda Meksika ile zaten işbirliği içinde. General Guillot, Kongreye verdiği son ifadesinde buna değinmiş ve Meksika ile işbirliğinin “tarih boyunca hiç olmadığı kadar yakın olduğunu” söylemişti.
Fakat şimdi NORTHCOM, alt birimi Özel Harekat Komutanlığına (SOCNORTH olarak adlandırılır) Meksika içinde “savaş alanının operasyonel hazırlığını” üstlenerek gelecekteki askeri operasyonlar için zemin hazırlamasını ve özellikle Sinaloa Karteli ve Jalisco Yeni Nesil Karteli ile bağlantılı yüksek değerli şahıslar, tesisler ve tedarik zinciri hedeflerine yönelik potansiyel saldırılar ve “doğrudan eylem” saldırıları için kartelle ilgili “hedef paketleri” hazırlamasını görevlendirdi.
Doğrudan saldırılar hava ve insansız hava aracı saldırılarını da içerebilir. “Doğrudan eylem”, özel harekat kuvvetlerinin Ordu Yeşil Berelileri, Donanma SEAL’leri veya Deniz Piyadeleri akıncıları tarafından gerçekleştirilen küçük ölçekli saldırı operasyonlarını tanımlamak için kullandıkları bir terim.
Amerika
Trump, dizel ihracatının yasaklanmasını destekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, dizel ihracatının yasaklanmasını talep ettiğini açıkladı.
Hazine Bakanı Scott Bessent ise yönetimin tam ya da kısmi bir yasağın uygulanabilir olup olmadığını incelediğini doğruladı.
Trump’ın bu desteği, yakıt ihracatını kısıtlama çağrılarına direnen yönetim için bir dönüm noktası niteliğinde.
Çünkü rekor seviyedeki dizel fiyatları çiftçileri ve kamyoncuları zor durumda bırakırken, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin endişelerini de artırıyor.
İktisatçılar ve enerji analistleri, bu adımın kısa vadede Amerikalılar için dizel fiyatlarını düşürebileceğini fakat muhtemelen küresel olarak fiyatları artıracağını ve bunun sonunda ABD’yi de etkileyeceğini belirtiyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, diğer Cumhuriyetçiler tarafından desteklenen dizel yasağını onaylayıp onaylamadığı sorulduğunda Trump, kendisinin de bunu talep ettiğini söyledi ve şunları söyledi:
“Dizel göndermeyelim demiştim. Çok fazla dizel üretiyoruz ve bu, normal otomobil benzini üzerinde biraz etki yaratabilir; çünkü bunu yaptığınızda, bunun bir tür akış, bir denge olduğunu bilirsiniz. Ama hayır, ben de bunu talep ettim. Ekibime bu talebimi ilettim.”
Trump’ın yanında oturan Bessent, yönetimin “genel rafineri kapasitesi açısından bunun uygulanabilir olup olmadığını ve tam ya da kısmi bir yasağın işe yarayıp yaramayacağını” incelediğini söyledi.
Böyle bir kararın zaman çizelgesi sorulduğunda Trump, “Hızlı olacak, öyle ya da böyle” diye yanıtladı.
Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley, yurt içindeki fiyatları düşürmeyi umarak dizel ihracatının engellenmesini önerdi ve tarım eyaletlerinden gelen diğer Cumhuriyetçiler de bu öneriye hızla destek verdi.
Yeniden seçilme yarışında zorlu bir mücadele veren Cumhuriyetçi Temsilci Ashley Hinson, pazartesi günü İran’daki savaşı sert bir dille eleştirirken dizel ihracatının yasaklanmasını talep etti.
Michigan ve Louisiana’daki Cumhuriyetçiler de aynı tavrı sergiledi. Senato Çoğunluk Lideri John Thune geçen hafta, ihracat yasağına “açık” olduğunu belirtmişti.
Yasak, aksi takdirde ABD’den ihraç edilecek olan dizeli ülkede tutacak ve bu da kısa vadede yurtiçi arzı artırarak fiyatları düşürebilir.
Fakat analistler, bunun küresel dizel fiyatlarını yükseltebileceği ve nihayetinde artan maliyetlerin ABD ekonomisine yansıyabileceği konusunda uyarıyor.
ABD, küresel piyasaların aksaması endişesi nedeniyle enerji ihracatına yönelik tam yasaklara nadiren başvuruyor.
İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, fiyatların düşmesi durumunda yönetimin bir ihracat yasağını değerlendireceğini söylemiş ama “durumun böyle olmadığını” savunmuştu.
6,50 dolarlık dizel fiyatının yarattığı siyasi gerilim, ihracat yasağının nihayetinde ters tepebileceği yönündeki petrol piyasası analistleri arasındaki geniş konsensüsü hızla gölgeliyor.
Trump’ın, bir yasağı uygulamaya koymasına olanak tanıyabilecek olağanüstü yetkileri bulunuyor.
Kongre de aynı amaca ulaşmak için bir yasa çıkarabilir ama Senato’daki Cumhuriyetçiler bu önlem konusunda ciddi ölçüde bölünmüş durumda.
Senatör Lisa Murkowski (Alaska), yasağın küresel piyasaları sarsmaya değip değmeyeceğini sorguladı ve bunu “kısa vadeli” bir fayda olarak nitelendirerek … “aslında pek bir fark yaratmayacağını” savundu.
Senatör John Cornyn (Teksas) ise bunu bir “hile” olarak nitelendirdi.
Amerikan Petrol Enstitüsü (API) CEO’su Mike Sommers, ABD’nin enerji ihracatının kısıtlanmasının “sorunu daha da ağırlaştıracağını”, rafineri sektöründeki zorlukları artıracağını ve nihayetinde tüketicilere zarar vereceğini söyledi.
Sommers, “Çözüm, daha fazla arz ve daha fazla esnekliktir; zor bir durumu daha da kötüleştirme riski taşıyan yeni kısıtlamalar değil,” dedi.
Amerika
Meksikalı karteller, Ukrayna’da savaşan paralı askerleri bünyesine katıyor

Latin Amerika uyuşturucu kartelleri, Ukrayna’daki savaştan dönen tecrübeli Kolombiyalı savaşçıları para veya baskı yoluyla bünyesine katarak insansız hava aracı kapasitesini genişletiyor. The Washington Post’un aktardığı ABD istihbarat değerlendirmelerine göre suç örgütleri, gelişmiş dron teknolojileri ve elektronik harp taktikleriyle donanıyor.
Latin Amerika merkezli uyuşturucu kartelleri, Ukrayna’daki savaştan edinilen tecrübeleri kendi bünyelerine katarak insansız hava araçlarının (İHA) kullanımında yeni yöntemleri hızla benimsiyor.
The Washington Post (WP) gazetesinin ABD makamlarının kurum içi değerlendirmesine dayandırdığı haberine göre, organize suç örgütleri özellikle modern muharebe sahasında dron kabiliyetlerini geliştiren yabancı savaşçıları hedef alıyor.
Haber kapsamında ABD’li beş yetkili ve bir Meksikalı hükümet temsilcisiyle görüşen gazete, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta muharebe tecrübesi edinen kişilerin kartellere katılımının resmi makamlarda derin endişe yarattığını aktardı.
Kaynakların verdiği bilgilere göre Meksikalı karteller, Ukrayna’dan dönen Kolombiyalılara doğrudan para teklif ediyor veya bu kişileri işbirliğine zorluyor.
ABD’li bir yetkili, suç örgütlerinin kendileriyle bağlantılı şahısları birer yıllık sözleşmeler kapsamında bizzat çatışma bölgesine gönderdiğini de ileri sürdü.
Karteller bu transferler sayesinde radyo frekansı değiştirme ve elektronik harp sistemlerini aşma taktiklerini derinlemesine inceliyor.
Ağlar aynı zamanda havada daha uzun süre kalabilen ve daha yüksek miktarda patlayıcı taşıma kapasitesine sahip gelişmiş hava araçları satın alıyor.
Meksika istihbaratından bir yetkili, en az bir kartelin altı ila sekiz pervaneli hava araçlarına sahip olduğunu açıkladı. Bu araçların havada birkaç saat kalabildiği ve yaklaşık 68 kilograma denk gelen 150 pound yük taşıyabildiği bildirildi.
Yetkili, bir diğer suç örgütünün ise hafif silahlarla donatılabilecek dronlar temin etmek üzere temsilcilerini Çin’e yolladığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, savaş meydanında kazanılan bu askeri becerilerin suç örgütlerine aktarılma riskini azaltmak amacıyla hem ABD kolluk kuvvetleriyle hem de Ukrayna tarafıyla ortak temas yürüttüğünü duyurdu. Bakanlık, savaş boyunca ortaya çıkan dron savar tecrübelerini de mercek altına alıyor.
Karteller insansız hava araçlarını halihazırda güvenlik güçlerinin operasyonlarını izlemek ve ABD-Meksika sınırındaki kaçakçılık rotalarını belirlemek amacıyla sahaya sürüyor.
ABD ordusu, 24 Ağustos ile 4 Eylül tarihleri arasında kartellerle bağlantılı olduğu düşünülen 11 dronun lazer savunma sistemleriyle imha edildiğini açıkladı.
ABD Kuzey Komutanlığı eski Komutanı Glen VanHerck, ana tehdidin doğrudan sınır hattında ortaya çıkmayacağı görüşünü dile getirdi. VanHerck, patlayıcı yüklü bu hava araçlarının öncelikle Meksika güvenlik güçlerine ve rakip suç örgütlerine karşı kullanılacağını hesaplıyor.
Çatışma verilerini izleyen ACLED projesinin kayıtları, Kolombiya’daki iç çatışmalarda silahlı dron kullanımının 2024 yılındaki 38 vakadan 2025 yılında 149’a çıktığını gösteriyor. Gazetenin aktardığı verilere göre, Eylül 2026 başı itibarıyla bu sayı 200 vakayı geride bıraktı.
Eski Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Mayıs ayında yaptığı açıklamada Ukrayna’daki çatışmalarda yer alan Kolombiya vatandaşlarının sayısının 7 bini aştığını belirtmişti.
Bu kişileri paralı asker olarak niteleyen Petro, yürütülen faaliyetlerin yasa dışı olduğuna dikkat çekerek vatandaşlarına ülkeye dönme çağrısı yapmıştı.
The Economist dergisine konuşan uzmanlar ise 2022 yılından bu yana en az 3 bin Kolombiyalının Ukrayna saflarına geçtiğini tahmin ediyor.
Yüksek maaşlar, Kolombiya’da eski askerlere yönelik devlet desteğinin yetersizliği ve isyancı örgütlerle mücadele tecrübesi taşıyan uzmanlara duyulan talep bu yönelimin temel gerekçeleri arasında sayılıyor. Asker temini faaliyetlerinin bir bölümünün sosyal medya platformları üzerinden organize edildiği kaydediliyor.
Amerika
İran savaşına Cumhuriyetçi destek hızla eriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü savaşa kendi partisinden gelen Cumhuriyetçi destek hızla azalıyor.
CNN/SSRS tarafından 22 Eylül’de yayımlanan ankete göre Trump’ın savaşı yönetme biçimini onaylayan Cumhuriyetçilerin oranı mart ayında yüzde 73 iken eylülde yüzde 60’a geriledi.
45 yaşın altındaki Cumhuriyetçiler ile MAGA hareketi dışında kalan Cumhuriyetçi seçmenlerin çoğunluğu artık Trump’ın savaş politikasını onaylamıyor.
ABD’lilerin dörtte üçü, İran savaşının insani ve mali bedeline değmediğini düşünüyor.
Yaklaşık yedi aydır devam eden savaşla ilgili olarak katılımcıların yüzde 78’i Trump’ın çatışmayı sona erdirmek için yeterince çaba göstermediğini belirtti. Yaklaşık her üç kişiden ikisi ise ABD’nin savaşı kazandığı görüşüne katılmadı.
Trump’ın genel dış politika yönetimini onaylayanların oranı yüzde 29’da kaldı. Bu, CNN’in Trump’ın iki başkanlık dönemi boyunca kaydettiği en düşük oran oldu.
İsrail’i ‘düşman’ olarak görenlerin oranı rekor düzeyde
İsrail’i ABD’nin düşmanı olarak tanımlayanların oranı, CNN’in 2000 yılından bu yana yaptığı anketlerdeki en yüksek seviyeye çıktı. Bu oran, Mart 2025’te kaydedilen düzeyin yaklaşık iki katına ulaştı.
Reuters/Ipsos’un 1.277 yetişkinle yaptığı ayrı bir ankette ise Trump’ın genel destek oranı bir hafta içinde yüzde 35’ten yüzde 32’ye geriledi. Bu, Trump’ın siyasi kariyerinde ölçülen en düşük destek oranı oldu.
Cumhuriyetçi seçmenlerin hayat pahalılığı konusundaki memnuniyetsizliği de artıyor. Trump’ın bu alandaki performansını onaylayanların oranı yalnızca yüzde 17’de kaldı.
Hayat pahalılığı, seçmenlerin 3 Kasım’daki ara seçimler öncesinde en önemli sorun olarak gördüğü başlık olurken savaşın başlamasından bu yana akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesi Cumhuriyetçi tabandaki rahatsızlığı artırdı.
Yüzde 82 savaşın uzun süreceğini düşünüyor
Trump bu ayın başında savaşın seçimlerden “hemen sonra” sona ereceğini söyledi. Ancak ankete katılanların yüzde 82’si çatışmaların uzun süre devam edeceğini düşünüyor.
Tahran ise ABD’nin askeri ve ekonomik baskısı karşısında geri adım atacağına yönelik herhangi bir işaret vermedi.
Wall Street Journal 10 Eylül’de yayımladığı haberinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer üst düzey yetkililerin Trump’ı özel görüşmelerde uyardığını bildirmişti.
Yetkililerin, İran’ın Washington’ın askeri ve ekonomik baskısına direnmeye devam edebileceğini ve bu baskıyı Trump’ın görev süresinin sona ereceği Ocak 2029’dan sonra bile göğüsleyebileceğini söylediği aktarıldı.
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya1 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Asya2 hafta önceİran ile Çin arasında milyarlarca dolarlık gizli ticaret ağı
Rusya1 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi
Avrupa1 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Asya2 hafta önceYatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Asya2 hafta önceÇin ve Rusya arasındaki Sibirya’nın Gücü 2 boru hattı görüşmeleri fiyat anlaşmazlığı nedeniyle tıkandı










