Bizi Takip Edin

Rusya

Ukrayna saldırılarının hedefi olan Rus e-ticaret devlerinden yeni tedbirler

Yayınlanma

Wildberries’in Üst Yöneticisi Tatyana Kim, İHA saldırılarında zarar gören depolardaki ürünler için satıcılara ilk tazminat ödemelerinin başladığını açıkladı. İlk etapta 88 bini aşkın küçük ölçekli satıcının bir gün içinde ödeme alacağı belirtilirken, şirket orta ve büyük satıcılar için yeni destek mekanizmaları hazırladığını da duyurdu. Bu süreçte Yandex Market ve Ozon da sözleşmelerini değiştirerek savaş, İHA saldırıları ve benzeri olağanüstü hallerde satıcıların zararından sorumlu olmayacaklarını hükme bağladı.

Wildberries Üst Yöneticisi Tatyana Kim, Ukrayna’dan yapılan İHA saldırıları esnasında zarar gören lojistik merkezlerinde ürünlerini kaybeden satıcılara yönelik tazminat ödemelerinin başladığını açıkladı.

Kim, çarşamba günü Telegram kanalında yaptığı paylaşımda, “Bugün, Elektrostal’da zarar gören ürünleri olan satıcılara ilk ödemeleri başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kim’in aktardığına göre ilk aşamada destek, “en küçük ve en az korunan girişimciler” olarak tanımladığı 88 binden fazla satıcıya ulaşacak. Bu grubun ödemelerinin bir gün içinde hesaplara geçmesi öngörülüyor.

Şirket, Ostorojno, Novosti’ye yaptığı açıklamada saldırılarda kaybedilen ürünlerin bedelinin de “en kısa sürede” karşılanacağını bildirdi.

Cumartesi gününden bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin saldırılarında Wildberries’in Podolsk, Tambov Bölgesi’ndeki tesisleri, Krasnodar ve Stavropol’deki lojistik merkezleri de isabet aldı.

Şirket, özellikle Moskova yakınlarındaki Elektrostal ile Tambov Bölgesi’ndeki Kotovsk’ta depo alanları ve ürünlerde oluşan zararın en az 180 milyar ruble düzeyinde olduğunu değerlendiriyor. Bu tutar, Wildberries’in 2025 yılı toplam 175 milyar rublelik kârını da aşıyor.

Kim daha önce satıcıların zararını karşılayacaklarını açıklamış olsa da, Pravovaya Pomoşç hukuk firmasının yönetici ortağı Aleksandr Tarasenko, şirketin son dönemde “garip” davrandığını söylemişti.

Tarasenko, yanan depolarda kalan stoklara ilişkin raporların satıcıların kişisel hesaplarından kaldırıldığını, bunun da tazminat alma beklentisini zayıflattığını savundu.

Wildberries Basın Servisi ise tazminatların yanı sıra girişimciler için kapsamlı destek paketi hazırladıklarını açıkladı. Şirket, bölgesel depolara yapılan transit sevkiyat ücretlerini kaldıracağını, depolama ücretlerinde indirim uygulayacağını, lojistik maliyetlerini belirleyen bölgesel endeksleri sabitleyeceğini ve bazı satış modellerinde tüketicilere sunulan indirimleri kendi bütçesinden artıracağını bildirdi.

Ayrıca WB Bank’ın kredi kullanan müşterilere geri ödeme ertelemesi ve ilave destek imkanları sunacağı kaydedildi.

Rus e-ticaret devi Wildberries depolarına İHA saldırısı: Zarar devasa

“Ürünler depodaymış gibi ödeme yapılacak”

Kim, düzenlediği basın toplantısında orta ve büyük ölçekli satıcılara yönelik destek mekanizmalarının henüz hazırlık aşamasında olduğunu söyledi.

Şirketin üzerinde çalıştığı temel araçlardan birinin “satış simülatörü” olduğunu belirten Kim, sistemi şöyle anlattı:

“Sanki ürünler depoda satılmaya devam ediyormuş gibi ödeme yapılacak. Aynı hızla, aynı fiyatlarla, aynı indirimlerle; yani depolarda olsalardı nasıl satılacaklarsa o şekilde.”

Kim ayrıca şirket yönetiminin satıcılara vergi kolaylıkları sağlanması amacıyla Rusya Federal Vergi Servisi ile görüşmeler yürüttüğünü söyledi ve “Şirket satıcıları yalnız bırakmayacak” dedi.

Yandex Market ve Ozon sözleşmelerini değiştirdi

Verstka’nın haberine göre Yandex Market, 20 Temmuz Pazartesi günü “ürün tekliflerinin yayımlanmasına ilişkin” sözleşmesini güncelledi.

İlk Wildberries lojistik merkezlerine yönelik saldırılardan iki gün sonra yürürlüğe giren yeni düzenleme, mücbir sebep hükümlerini genişletti ve şirketi olağanüstü durumlarda satıcılara karşı yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmemekten sorumlu olmaktan çıkardı.

1 Temmuz tarihli önceki sözleşmede olağanüstü durumların ayrıntılı listesi yer almıyor, mücbir sebep halinde sorumluluktan hem platform hem de satıcı muaf tutuluyordu.

Yeni metne göre ise Yandex Market, “silahların, askeri araçların, hava araçlarının (İHA’lar dahil), mühimmatın ve bunların parçalarının kullanılması, etkisi, düşmesi, fırlatılması veya devreye girmesinden kaynaklanan her türlü sonuç” nedeniyle oluşacak kayıpları tazmin etmekle yükümlü olmayacak.

Sözleşmede bombardımanlar, patlamalar, patlama ve ses dalgaları, terör eylemleri ile askeri faaliyetler de mücbir sebep kapsamına alındı.

Ozon da daha önce sözleşmesini değiştirerek 1 Temmuz’dan itibaren askeri faaliyetler, İHA’ların veya parçalarının etkisi, terörle mücadele operasyonu rejimi, bombardımanlar ve patlamalar gibi nedenlerle doğan taleplerden sorumlu olmayacağını hükme bağladı.

Wildberries de ay başında satıcı sözleşmesini güncelleyerek mücbir sebep kapsamını genişletmiş ve fiilen İHA saldırılarını, kaybolan ürünler için tazminat ödememe hakkı tanıyan bir mücbir sebep hali olarak tanımlamıştı.

Şirket, 18 Temmuz’da Kotovsk ve Elektrostal’daki lojistik merkezlerinde çıkan büyük yangınların ardından bir gün içinde depo kapasitesinin yaklaşık yüzde 10’unu kaybetti.

Son bir hafta içinde Podolsk, Krasnodar ve Stavropol’deki depolar da saldırılara hedef oldu. Tatyana Kim, satıcılara ve hayatını kaybeden ya da yaralanan çalışanların ailelerine destek sözü verdi.

Yandex Market’in yeni sözleşmesinden ayrıca, mücbir sebep ortaya çıktığında platformun “diğer tarafı derhal bilgilendirme ve bu koşulların varlığını teyit etme” yükümlülüğünü düzenleyen hüküm de çıkarıldı.

Rusya’da Wildberries depolarına yönelik İHA saldırılarında bilanço ağırlaştı

Rusya

Körfez destekli konsorsiyum Lukoil için ABD’li Carlyle’a rakip çıktı

Yayınlanma

Amerikalı milyarder Todd Boehly, ABD devlet kurumu DFC ve Körfez sermayesiyle birlikte Lukoil’in yurt dışı varlıklarına talip oldu. Yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki varlık paketi rafinerileri, binlerce istasyonu ve 3 milyar varili aşkın petrol rezervini kapsıyor.

Amerikalı milyarder Todd Boehly, Rus petrol şirketi Lukoil’in yurt dışı varlıklarını satın almak amacıyla ABD hükümetinin ve Körfez bölgesindeki güçlü yatırımcıların desteğini arkasına aldı.

Financial Times (FT) gazetesinin teklife aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre bu hamle, Washington yönetimini kendi içinde çıkar çatışması yaratabilecek sıra dışı bir konuma yerleştiriyor.

Haberde aktarılan ayrıntılara göre resmi bir kamu kuruluşu olan ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC), Boehly liderliğindeki konsorsiyum bünyesinde Lukoil varlıkları için teklif sunan taraflar arasında yer alıyor.

Diğer yandan satışın tamamlanması için nihai onayı yine ABD yönetiminin vermesi gerekiyor. Gazeteye konuşan kaynaklar, DFC’nin kurulacak yeni şirkette yaklaşık yüzde 15 hisse sahibi olabileceğini belirtiyor.

Konsorsiyumda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı’nın kardeşi Şeyh Tahnun bin Zayid ile Katarlı milyarder Al-Hayat ailesi de ortak olarak yer alıyor.

Katarlı ailenin daha önce Beyaz Saray ve Donald Trump’ın aile üyeleriyle gayrimenkul ve enerji projelerinde ortaklık yürüttüğü biliniyor.

Ortaklık yapısına göre konsorsiyumun liderliğini Şeyh Tahnun’un kontrolündeki International Holding Company ile BAE merkezli Allied Investment Partners üstlenecek.

Kurulacak yeni şirketin yönetim kurulundaki çoğunluk sandalyelerinin ise Boehly ve DFC temsilcilerine verilmesi planlanıyor.

Söz konusu satış için nihai izni Trump yönetiminin vermesi gerekiyor.

Gazeteye konuşan bir kaynak, ABD’ye ait bir kamu kurumunun alıcı konsorsiyumda yer almasının, sürece daha önce talip olan Amerikan yatırım fonu Carlyle’ı dezavantajlı duruma düşürebileceğine dikkat çekti.

Görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığı, ancak Lukoil ile henüz kesin bir mutabakat sağlanmadığı kaydediliyor. Kaynaklardan biri, portföyün tamamına veya münferit varlıklara talip olan diğer tarafların yarıştan çekildiğini aktardı.

FT, satışa konu olan uluslararası iş hacminin piyasa değerini yaklaşık 20 milyar dolar olarak hesaplıyor.

Satış paketi; Orta Asya, Meksika ve diğer bölgelerdeki petrol sahalarını, kanıtlanmış ve muhtemel 3 milyar varili aşkın rezervi, binlerce akaryakıt istasyonunu, Bulgaristan ve Romanya’daki büyük petrol rafinerilerini kapsıyor.

Lukoil, Ocak ayında LUKOIL International şirketinin satışı için Amerikan yatırım fonu Carlyle ile bir ön anlaşma imzalamıştı. İşlemin nihayete ermesi için ABD Hazine Bakanlığı dahil olmak üzere düzenleyici kurumların onayı şart koşuluyor.

Yaklaşık 20 milyar dolarlık bu ilk anlaşmanın onay süreci ABD’deki kurumlar arası mekanizmalara takıldı. Habere göre ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) işleme onay verdi; ancak Trump yönetiminin nihai kararı henüz netleşmedi.

Müzakerelerin yürütülmesine imkan tanıyan resmi lisansın süresi ise 22 Ekim tarihine kadar uzatıldı.

Washington daha önce petrol ticaret şirketi Gunvor’un Lukoil’in yurt dışı operasyonlarını satın alma girişimine izin vermemiş, bunun üzerine Gunvor teklifini geri çekmişti.

Lukoil, ABD’nin Ekim 2025’te yürürlüğe koyduğu yaptırımların ardından uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı almıştı.

Rus şirketi, yurt dışındaki operasyonlarının kontrolünü kaybetmesi sebebiyle bilançosunda 1,67 trilyon rublelik değer kaybı kaydetti. Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uygulamaya koyduğu yaptırımları yasa dışı olarak nitelendiriyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Romanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir

Yayınlanma

Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu, Rus Lukoil grubuna ait Petrotel rafinerisinin kapalı kalmaya devam etmesi halinde 460 yerel şirketin iflas edebileceğini duyurdu. Tesisin devre dışı kalmasının 8 bin kişilik istihdam kaybına ve akaryakıt arzında daralmaya yol açabileceği belirtiliyor.

Romanya hükümetinin Rus enerji şirketi Lukoil’e ait Petrotel rafinerisini yeniden faaliyete geçirmemesi halinde yaklaşık 460 yerel şirketin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.

DCBusiness platformuna konuşan Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu (Cartel Alfa) Başkanı Bogdan Hossu, tesisin kapalı kalmasının 8 bin kişinin işini kaybetmesine yol açabileceğini belirterek ciddi bir toplumsal sorunun kapıda olduğuna dikkat çekti.

Başkent Bükreş’e 55 kilometre mesafedeki Ploieşti kentinde yer alan Petrotel-Lukoil, yıllık 2,5 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Romanya’nın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor.

Mülkiyeti 1998 yılında Lukoil’e geçen tesis, ürettiği akaryakıtın bir bölümünü Moldova’ya da sevk ediyor.

Almanya ve Bulgaristan yönetimlerinin benzer krizleri hızla aştığını hatırlatan Hossu, Romanya makamlarının adım atmakta geciktiğini savundu.

Sendika lideri, “Almanlar, elde edilen gelirlerin Rusya Federasyonu’na gitmesini engellemek ve denetlemek amacıyla bir hafta içinde özel bir kayyum atadı. Bulgarlar da aynı süreci bir ayda tamamladı. Biz ise bu tür krizlerdeki tecrübeye rağmen 14 aydır özel kayyum atamayı başaramadık” dedi.

Tesisin kapalı kalmasının iç pazardaki yakıt arzını daraltacağını ve fiyat baskısını artıracağını vurgulayan Hossu, yoğun motorin tüketicisi konumundaki tarım ve ulaştırma sektörlerinin ilk darbeyi alacağını kaydetti.

Sendika başkanı, olumsuz etkilerin zamanla tedarikçi şirketlere, bu işletmelerin personeline ve ulaştırma ağına bağımlı diğer sektörlere de sıçrayabileceği uyarısını dile getirdi.

Digi24 televizyonunun haberine göre, Romanya mahkemesi daha önce Petrotel Lukoil rafinerisinin iflas koruma sürecine girmesine onay verdi.

Süreç kapsamında alacak taleplerine ilişkin ön listenin 29 Eylül’e kadar hazırlanması, nihai tablonun ise 23 Ekim tarihine kadar onaylanması planlanıyor. Alacaklılar kurulu ilk toplantısını 3 Ekim’de gerçekleştirecek.

Şirket yetkilileri, yargı denetimindeki bu sürecin iflası değil; ticari faaliyetlerin devamını, şirket varlıkları ile çalışanların korunmasını, ortaklarla ilişkilerin dengelenmesini ve tesisin yeniden üretime hazırlanmasını hedeflediğini belirtti.

Petrotel rafinerisindeki üretim, planlı bakım çalışmaları gerekçesiyle Ekim 2025’te durduruldu ve aradan geçen sürede yeniden başlamadı.

Tesis daha sonra ABD yaptırımlarının hedefi oldu.

Bükreş yönetimi mart ayında rafinerinin tekrar çalışabilmesi için ABD’den izin talebinde bulundu.

Yetkililer yaptırımlardan gerekli muafiyetlerin sağlandığını duyursa da tesis faaliyete geçmedi.

Yaptırımlar nedeniyle uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı alan Lukoil, ocak ayında Carlyle Group ile anlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Petrotel Lukoil hisselerinin neredeyse tamamı, Rus enerji devinin uluslararası yapılanması çatısı altındaki İsviçre merkezli Litasco S.A. şirketinin elinde bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Yayınlanma

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.

Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.

Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.

Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.

Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.

Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.

Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.

Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.

Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.

Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.

Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.

Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.

Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English