Rusya
Rus e-ticaret devi Wildberries depolarına İHA saldırısı: Zarar devasa

Rusya’da Wildberries lojistik merkezlerine düzenlenen İHA saldırılarında 7 çalışan hayatını kaybetti, 40’tan fazla kişi yaralandı. Sektör uzmanları, 350 bin metrekarelik alanın kaybıyla toplam zararın 50 milyar rubleye ulaşabileceğini tahmin ediyor. Rusya Soruşturma Komitesinin terör soruşturması başlattığı olay sonrası şirket, hukuki muafiyete rağmen satıcılara destek sağlayacağını açıkladı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının 18 Temmuz gecesi Rusya’nın birkaç bölgesine düzenlediği saldırılarda, ünlü e-ticaret platformu Wildberries’in lojistik merkezleri hedef alındı.
Moskova bölgesindeki Elektrostal ile Tambov bölgesindeki Kotovsk şehirlerinde yer alan depolarda ağır hasar meydana geldi. Kotovsk’taki tesiste 7 şirket çalışanı yaşamını yitirirken, 40’ı aşkın kişi yaralandı.
Rusya Federal Soruşturma Komitesi, yaşanan can kayıpları ve yıkımın ardından Rusya Ceza Kanunu’nun 205. maddesinde yer alan terör eylemi kapsamında cezai soruşturma başlattı.
Wildberries, her iki tesiste de çalışanların hızlıca tahliye edildiğini bildirdi. Kotovsk’taki depoda saldırı sonrası çıkan yangın kontrol altına alınarak açık alevler söndürüldü; Elektrostal’de ise itfaiye ekipleri ve acil durum servislerinin çalışmaları sürüyor.
Wildberries kurucusu Tatiana Kim, kişisel Telegram kanalında yaptığı paylaşımda yaşananları “dehşet verici bir gece” olarak nitelendirdi ve ölenlerin ailelerine taziyelerini iletti.
Şirket ayrıca Kotovsk ve Elektrostal depolarında görev yapan çalışanların ve yüklenicilerin yakınları için acil yardım hattı kurdu.
Şirket yetkilileri, tahliye esnasında bazı çalışanların iletişim imkanından yoksun kaldığını, bu nedenle yakınlarının destek ekibine internet sitesindeki sohbet paneli üzerinden ulaşabileceğini açıkladı.
Yapılan açıklamada, acil durum servisleriyle sürekli iletişim halinde kalındığı, çalışanlara ve ailelerine gerekli her türlü yardımın sağlandığı belirtildi.
Toplam hasar 50 milyar rubleye ulaşabilir
Vedomosti gazetesi için özel olarak hesaplama yapan iki gayrimenkul danışmanı, saldırılar sonucunda Wildberries’in yaklaşık 350 bin metrekarelik lojistik alanını kaybettiğini belirtiyor. Bu miktar, şirketin ülke genelindeki toplam depo kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’sine denk düşüyor.
Sektör danışmanları, lojistik parkların kendi değerinin 20 milyar rubleyi aştığını, içindeki ekipmanlar ve ürün stokları da dahil edildiğinde toplam kaybın 50 milyar rubleye kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Altyapının eski haline getirilmesinin ise bir ila iki yıl süreceği ifade ediliyor. Görüşlerine başvurulan Rusya’nın en büyük emlak brokerlerinin tamamı resmi açıklama yapmaktan kaçınırken, Wildberries temsilcisi ise olası zarar tahminlerine ilişkin yorum yapmayı reddetti.
“Vançugov ve Ortakları” şirketinin yönetici ortağı Aleksey Vançugov ile NF Group ortağı Konstantin Fomiçenko, kesin hasar boyutunun ancak teknik incelemelerin ardından netleşeceğini belirtiyor.
Aleksey Vançugov, tesisin İHA enkazı düşmesi gibi riskleri de kapsayacak şekilde sigortalanmış olması durumunda zararın bir kısmının tazmin edilebileceğini kaydediyor.
Uzmana göre en ciddi kayıp, depo binasındaki hasardan ziyade lojistik süreçlerin kesintiye uğramasından kaynaklanacak.
Şirketin kalan stokları diğer dağıtım merkezlerine taşıması muhtemelen iki ila dört hafta alacak. Bu süreç hizmet verimliliğini düşürebilir ve siparişlerin alıcılara teslimatında gecikmelere yol açabilir.
Vançugov, bu arka planda Wildberries’in lojistik giderlerinin önümüzdeki bir ay içinde en az iki katına çıkabileceğini tahmin ediyor.
Büyük pazaryerlerinin lojistik altyapısının bir dağıtım ağı prensibine göre kurulduğunu belirten Konstantin Fomiçenko ise bu sayede belirli merkezler geçici olarak devre dışı kalsa bile şirketin ürün akışını diğer tesislere hızla kaydırabileceğini vurguluyor.
Fomiçenko, bazı bölgelerde güzergah değişiklikleri gerekse de bu modelin teslimat sürelerindeki etkiyi asgari düzeyde tutmaya imkan tanıdığını ifade ediyor.
Satıcılara ait ürünlerin tazminat konusunun sadece pazaryeri sözleşmesiyle değil, Rusya Federasyonu Medeni Kanunu’nun 901. maddesi hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuatla da düzenlendiğini sözlerine ekleyen uzman, bu tür risklerin her büyük lojistik operatörü için geçerli olduğunu, kritik faktörün ise ağın olağan işleyişine ne kadar hızlı döneceği olduğunu belirtiyor.
Satıcılara yönelik yeni sevkiyat düzeni
Saldırının ardından Wildberries her iki tesisteki operasyonları askıya alarak buradaki ürünleri hasar tespit çalışmaları tamamlanana dek satıştan kaldırdı.
Şirket, satıcılar için çalışma şemasını revize etti. Kotovsk için planlanan teslimatların ceza uygulanmaksızın Ryazan ve Voronej’e; Elektrostal teslimatlarının ise ürün grubuna göre Ryazan, Vladimir, Tula ve Tver’e yönlendirilmesine izin verildi.
Hasar gören depolara daha önce tanımlanmış tüm sevkiyatların cezai yaptırım olmadan iptal edilebileceği aktarıldı. Bununla birlikte şirket, teslimatların başka lojistik merkezlerine yönlendirilmesi durumunda uygulanan ek lojistik ve depolama katsayılarını sıfırladı.
Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Elektronik Ticaret Konseyi Başkanı Aleksey Fedorov, Wildberries bünyesindeki satıcılar için fiilen iki koruma mekanizmasının devrede olduğunu belirtiyor.
Bunlardan ilki, depodaki yangın, su baskını veya hırsızlık gibi durumlarda platformun kendi kusurundan kaynaklanan kayıplar için uyguladığı temel tazminat programı. Ancak pazaryerinin 1 Temmuz’da yayımlanan ve 7 Temmuz’da yürürlüğe giren güncel kullanıcı sözleşmesinde mücbir sebep hallerinin kapsamı ciddi ölçüde genişletildi.
Yeni düzenlemeyle birlikte silah ve insansız hava araçlarının kullanımı, savaş hali, olağanüstü hal ilanı ve diğer özel hukuki rejimlerin sonuçları mücbir sebep sayılıyor.
Bu gibi durumlarda platform, ürünlerin zarar görmesi veya kaybolması konusundaki sorumluluktan muaf tutuluyor. Eski sözleşmede bu yönde detaylı bir liste yer almıyordu.
Diğer yöntem ise Wildberries’in 2025 yılı sonunda SberStrahovaniye ile ortaklaşa başlattığı isteğe bağlı sigorta sistemi. Fedorov, bu programın depolama ve nakliye esnasındaki kayıpları kapsadığını ve mevcut durumu da karşılaması gerektiğini ifade ediyor.
Ancak SberStrahovaniye temsilcisi Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, satıcılara sunulan sigorta ürününün İHA kaynaklı zararları kapsamadığını vurguladı. Poliçenin yalnızca nakliye sırasındaki hasar, ürün değişimi, kayıp veya teslimat noktalarındaki depolama gibi operasyonel riskleri teminat altına aldığı belirtildi.
Ayrıca alıcının ürünü teslim almaması veya iade etmesi durumunda, ürünün dağıtım merkezine geri gönderim maliyetlerinin de bu poliçeyle karşılandığı eklendi.
Buna rağmen Fedorov, devletin konuya müdahil olması ihtimali nedeniyle satıcılara ödeme yapılacağı görüşünü koruyor. Daha sonra açıklama yapan Tatiana Kim, ölen çalışanların ailelerine 2’şer milyon ruble, durumu ağır olan yaralılara ise 1’er milyon ruble ödeneceğini bildirdi.
Kim, zarar gören lojistik merkezlerindeki ürünler için satıcılara yönelik bir tazminat formülü üzerinde çalıştıklarını da aktardı.
Olağanüstü hal koşullarında kaybolan ürünler için ödeme yapma yükümlülükleri olmamasına karşın satıcılara finansal destek sunmaya hazır olduklarını ve ödeme sürecine dair detayların ilerleyen süreçte paylaşılacağını ekledi.
Alışveriş Dernekleri Federasyonu Başkanı Artem Sokolov ise tesis güvenliğinin güncel koşullar çerçevesinde ve ilgili kurumların katılımıyla çözülmesi gereken çok boyutlu bir konu olduğunu ifade ediyor.
Sokolov, mevcut gerçeklikte depoların güvenliğini sağlama meselesinin artık sadece pazaryerlerinin kendi sorumluluk sınırlarını aştığı değerlendirmesini yapıyor.
Rusya
Bulgaristan Başbakanı Radev Karadeniz’deki gemi saldırılarını Rusya’ya bağladı

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında iki kargo gemisine düzenlenen dron saldırılarının arkasında muhtemelen Rusya’nın yer aldığını duyurdu. Hedef alınan Ukrayna bağlantılı iki ticari gemiden biri batarken mürettebattan çok sayıda kişi kayboldu.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında salı günü iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının arkasında büyük olasılıkla Rusya’nın durduğunu açıkladı.
Televizyondan halka hitap eden ve Rusya’nın Sofya Büyükelçisi Eleonora Mitrofanova ile de görüşen Radev, Karadeniz’deki askeri tırmanışı “kabul edilemez” olarak niteledi.
Radev konuşmasında, “Taraflardan herhangi birine karşı suçlamada bulunmak için elimizde güçlü ve kesin kanıtlar yok ancak mantık bu sonucun Rusya Federasyonu’nun işine yaradığını gösteriyor” dedi.
Gelişmeler üzerine NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefonda görüştüğünü aktaran Bulgaristan Başbakanı, Rutte’nin ihtiyaç halinde bölgedeki savunmayı güçlendirme sözü verdiğini bildirdi.
Büyükelçi Mitrofanova: “Saldırılar üçüncü bir tarafın provokasyonu olabilir”
Bulgar haber ajansı BTA’nın aktardığına göre Başbakan Radev, Rusya Büyükelçisi Mitrofanova’yı Başbakanlığa çağırarak Ukrayna’nın kendi gemilerini imha etmesinin anlamsız olduğunu, dolayısıyla olayın muhtemel failinin Rusya olduğunu iletti.
Büyükelçi Mitrofanova ise saldırılar hakkında Moskova’dan bilgi almadığını belirterek olayın üçüncü bir tarafça tezgâhlanan “provokasyon” olabileceğini savundu.
Hedef alınan kargo gemilerinden Malta bayraklı ve Ukrayna mülkiyetindeki “Chelsea 3”, üç insansız hava aracının saldırısına uğradı. Gemideki yedi Ukraynalı ve sekiz Azerbaycanlı personelin tamamı kurtarıldı.
Gece saatlerinde vurulan ikinci yük gemisi “HS Dignity” ise saldırının ardından battı. Gemideki mürettebattan bir kişi kurtarılırken diğer personeli arama çalışmaları sürüyor.
Avrupa Komisyonu: “Karadeniz yeni bir tırmanma cephesine dönüştü”
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara tepki gösterdi.
Von der Leyen, “Karadeniz, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın yeni bir tırmanma cephesi haline geldi” ifadelerini kullanarak gelişmeyi Başbakan Radev gibi “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.
Bulgaristan kıyılarında bir hafta önce de kimliği belirsiz dronlar iki ticari gemiyi hedef almış, saldırıya uğrayan gemilerden biri batmıştı.
Rusya
Novak: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya 320 milyar dolardan fazla ödedi

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022’den bu yana Avrupa Birliği’ne 320,7 milyar dolar, bu yılın ilk dokuz ayında ise 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı sağladıklarını duyurdu. Novak, Rus şirketleri ile bakanlıkların dizel yakıt sevkiyatı kapsamında ABD’li yetkililer ve alıcılarla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022 yılından bu yana Avrupa Birliği (AB) ülkelerine toplam 320,7 milyar dolar tutarında enerji kaynağı ihraç ettiklerini açıkladı.
İnformasiyonnaya Slujba Vesti’ye demeç veren Novak, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’nin Rusya’dan 250 milyar dolarlık enerji kaynağı aldığı yönündeki değerlendirmesini yanıtladı.
Söz konusu tutarın Trump’ın ifade ettiğinden daha yüksek olduğunu belirten Novak, “Bu rakam, Amerikalı meslektaşlarımızın dile getirdiği 250 milyar dolardan belirgin biçimde fazla. 2022’den bugüne kadarki dönemde bu miktar 320,7 milyar dolar düzeyine ulaşıyor; AB ülkelerine yapılan enerji sevkiyatının hacmi budur” dedi.
Rusya Enerji Bakanlığı verilerine işaret eden Novak, bu yılın ilk dokuz ayında da Avrupa’ya 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı gönderildiğini kaydetti.
İstisnalar kapsamında sevkiyat sürüyor
Yaptırımlara rağmen bazı güzergahlarda muafiyetler sayesinde sevkiyatın devam ettiğini belirten Novak, Moskova’nın güvenilir bir tedarikçi olarak imzalanan sözleşmeleri yerine getirdiğini söyledi.
Novak, AB’ye yönelik ihracat dengesindeki değişimin Rusya’dan kaynaklanmadığını savunarak “Avrupalı meslektaşlarımızın talep ettiği ürünleri tedarik ediyoruz” ifadesini kullandı.
İhracatın büyük kısmını büyüyen Asya-Pasifik pazarlarına yönlendirdiklerini aktaran Novak, temel ortaklarının bu bölgedeki ülkeler olduğunu ve dost ülkelerle uzun vadeli ilişkiler kurmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Novak, Rus şirketlerinin ABD’li ticari kuruluşlarla dizel yakıt tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.
Rusya Enerji Bakanlığı ile ABD Enerji Bakanlığı arasında da temasların sürdüğünü belirten Novak, Rus ham maddesi alıcılarıyla müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının küresel piyasalara sunulmasını öngören bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı.
Kararın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeline yönelik yaptırımları Nisan 2027’ye kadar askıya aldı. Trump’ın açıklamasına göre Moskova, ilk etapta birkaç aşamada 1,8 milyon tondan fazla akaryakıt sağlayacak, ardından 3 milyon tonluk ek sevkiyat yapabilecek.
Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada ise Putin’in, “Rus tarafı petrol ve petrol ürünlerini Amerikan ve dünya pazarlarına sunmaya hazır olduğunu teyit etti” ifadelerine yer verildi.
Novak da Rusya’nın dizel ihracat kısıtlamalarını planlanan tarihten önce derhal kaldırmaya başlayacağını ve ekim ayında ABD’ye sevkiyata hazır olduğunu belirtti.
Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş
Anlaşma AB ile ABD arasında tartışma yarattı
Moskova ile Washington arasındaki dizel mutabakatı Brüksel’in tepkisini çekti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme zamanı olmadığını ve Avrupa’nın böyle bir adım atmayacağını söyledi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Kallas’ın açıklamalarını ikiyüzlülük olarak nitelendirdi. Bessent, Avrupa ülkelerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçememesi nedeniyle 2022’den bu yana Rusya’ya Ukrayna’ya verdikleri destekten daha fazla ödeme yaptıklarını kaydetti.
Petrol ürünlerindeki fiyat artışını frenlemek amacıyla G7 ülkeleri ve Uluslararası Enerji Ajansı, ekim ayı başında 100 milyon varile kadar dizel rezervini serbest bırakma kararı almıştı.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Ikonen, bu tedbire rağmen enerji maliyetleri nedeniyle AB’yi “oldukça zorlu bir kış” döneminin beklediğini ifade etmişti.
Rusya
Finlandiya, AB’ye Ruslara turistik vizenin tamamen yasaklanmasını önerdi

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş bitene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin AB genelinde tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Üye ülkeler, Rus turistlerin dolaşımını kısıtlamak amacıyla vizelerin belirli ülkelerle sınırlandırılmasını ve LTV uygulamasını değerlendiriyor.
Finlandiya, Ukrayna’daki savaş sona erene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin Avrupa Birliği (AB) genelinde tamamen yasaklanmasını önerdi.
AB’nin Finlandiya’nın izlediği yolu takip ederek Rusya vatandaşlarına turistik vize verilmesini tüm birlik genelinde durdurması durumunda, Rusların Avrupa ülkelerine seyahat imkanı ortadan kalkabilir.
Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Rusya Ukrayna’ya yönelik savaşını bitirene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesini durdurması için AB’ye resmi çağrıda bulundu.
Valtonen, Finlandiya’da acil ve zorunlu olmayan gerekçelerle yapılan seyahatler ile turistik amaçlı vizelerin Ruslara verilmesinin 2022 yılında zaten yasaklandığını hatırlattı.
Bu uygulamanın artık birlik ölçeğinde de geçerli olması gerektiğini savunan Valtonen, “Aynı yaklaşımın nihayet AB düzeyinde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Rusya saldırganlığını sürdürdüğü müddetçe vatandaşlarına turistik vize verilmemelidir. Rusya Ukraynalıların evlerini bombalarken Rusların Avrupa’ya gelmesi, buradaki yaşam tarzının ve özgürlüklerin tadını çıkarması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.
Birlik sınırlı geçerliliğe sahip vize seçeneğini değerlendiriyor
Üye ülkelerin ele alacağı vize politikasını sertleştirmeye dönük bir diğer seçenek, tüm Rusya vatandaşlarına sınırlı bölgesel geçerliliğe sahip vize (LTV) verilmesi sistemine geçilmesini içeriyor. Bu vizelerde hamilin kalabileceği ülke ya da ülkeler doğrudan belirtiliyor ve Schengen bölgesi içinde kalsa dahi bu sınırların dışına çıkılması vize rejimi ihlali kabul ediliyor.
AB Konseyinin 14 Ekim’de yapılması planlanan toplantısının gündeminde bu konunun değerlendirilmesi yer alıyor.
AB ülkeleri, 2024-2026 döneminde hem yaptırımların sıkılaştırılması hem de Rusların Avrupa içindeki serbest dolaşımını sınırlandırma arzusu doğrultusunda Rus vatandaşlarına giderek daha sık LTV vizesi vermeye başladı.
Valtonen, Avrupa Komisyonuna da ilettiği mektupta LTV vizelerinin uygulamaya konulması teklifine destek vereceğini, ancak bu yöntemi yalnızca geçici bir tedbir olarak gördüğünü kaydetti.
AB’yi vize kurallarını sertleştirmeyi tartışmaya sevk eden bir diğer etkeni, Rusya’ya atfedilen eylemler.
Bölgedeki istihbarat teşkilatları ile siyasetçiler, Moskova’nın Avrupa sahasında yürüttüğünü iddia ettiği “hibrit savaş eylemleri ve sabotaj girişimlerinin” giderek daha sık ve pervasız hale geldiğini, bu durumun can kayıplarına yol açabileceğini öne sürüyor.
Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada vize kısıtlamalarının artırılması çağrısını dile getirdi.
Sikorski, “Kiev’deki köprülerin vurulduğu ve binalardan çocuk cesetlerinin çıkarıldığı görüntüleri izlerken, ardından Rus turistlerin Avrupa’da paralarını saçtığını duymak beni adeta sarsıyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Alman soruşturma makamları, Leipzig Havalimanı’nda insansız hava araçlarıyla sabotaj düzenleme girişiminde bulunan şüphelilerden birinin Almanya’ya turistik vizeyle giriş yapan ve Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğunu iddia ediyor.
Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor
Avrupa Komisyonu nihai kuralları ocak ayında sunacak
AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda Rus diplomatların hareket alanına getirilecek kısıtlamaları ve turistik vize uygulamasını ele almayı planlıyor.
Konu daha sonra üye ülkelerin liderleri tarafından da görüşülecek. Bazı AB temsilcilerinin Politico’ya aktardığına göre Avrupa Komisyonu, Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarının sertleştirilmesine ilişkin nihai teklif paketini ocak ayında sunmayı planlıyor.
Vize kurallarının köklü biçimde sıkılaştırılmasını Finlandiya ve Polonya’nın yanı sıra İsveç, Estonya ve bazı diğer ülkeler de talep ediyor.
Turistik vize verme konusunda ise Fransa, İtalya ve İspanya en faal ülkeler olarak öne çıkıyor. Rus vatandaşları 2025 yılında Schengen bölgesinde seyahat imkanı sağlayan yaklaşık 478 bin turistik vize aldı.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını5 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Görüş1 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı











