Bizi Takip Edin

Rusya

Yakıt krizi ve enflasyon Rusya toplumunda kötümserliği artırdı

Yayınlanma

Kamuoyu Görüşü Vakfı (FOM) tarafından yapılan anket çalışması, Rusya’da maddi durumunun bir yıl içinde kötüleşeceğini düşünenlerin oranının yüzde 22’ye ulaştığını ortaya koydu. Fiyat artışları ve yakıt kriziyle derinleşen ekonomik sorunlar, halkın refah beklentilerini son 11 yılın en düşük seviyesine geriletti. Ülkede tasarruf eğilimi artarken, tüketici güven endeksleri de seferberlik döneminden bu yana görülen en düşük seviyelere yakın seyrediyor.

Rusya’da artan fiyatlar ve yakıt krizinin derinleştirdiği diğer ekonomik sorunlar, önümüzdeki bir yıl içinde maddi durumunun kötüleşeceğini düşünen Rus vatandaşlarının oranını keskin bir şekilde artırdı.

Kamuoyu Görüşü Vakfı (FOM) tarafından 10-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen anketin sonuçlarına göre, maddi durumunda kötüleşme bekleyenlerin oranı bir ay içinde yüzde 16’dan yüzde 22’ye yükseldi. Bu oran, 2015 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.

Aynı dönemde, refah düzeyinin iyileşmesini bekleyen Rusların oranı da gerileyerek kötümserlerle eşitlendi. Haziran ayında yüzde 23 seviyesinde olan iyimserlerin oranı da yüzde 22’ye düştü.

Genellikle geleceğe daha umutla bakma eğiliminde olan Rus kamuoyunda, kötümserler ile iyimserlerin oranının eşitlendiği son dönem Haziran 2021 olmuştu.

Son dönemde Rusya vatandaşlarının refah düzeylerine yönelik endişelerini artıran çok sayıda gelişme yaşandı. Belirginleşen ekonomik sorunlar, yakıt krizinin de eklenmesiyle daha karmaşık bir hal aldı.

Geçen yılın sonundan bu yana Rus halkı kitlesel olarak tasarruf moduna geçiş yaptı. Beyaz eşya, elektronik, giyim ve ayakkabı gibi gıda dışı birçok ürünün satışlarında düşüş yaşanırken, tüketiciler daha ucuz muadillere ve daha erişilebilir alışveriş formatlarına yöneldi.

Levada Center ve FOM tarafından hesaplanan tüketici güven endeksleri bu yıl kötümserlik bölgesine gerileyerek, kısmi seferberlik ilan edildiği dönemden bu yana en düşük seviyelerin yakınında seyretmeye başladı.

Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP) verilerine göre, Rusların zorunlu ödemeler düşüldükten ve enflasyona göre düzeltildikten sonra ellerinde kalan reel harcanabilir gelirleri son üç yılda ilk kez azaldı. Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre, ilk çeyrekteki reel gelirler bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1 daha düşük gerçekleşti.

Tarihi kötümserlik verileri

İlkbahar aylarında yayımlanan yıllık Gallup anketi de Rusların son 20 yılda görmediği düzeyde bir kötümserlik içinde olduğunu ortaya koymuştu. 2006 yılından bu yana ilk kez katılımcıların çoğunluğu, kendi bölgelerindeki ekonomik durumun kötüleştiğini beyan etti.

Küresel finans krizinin yaşandığı ve gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 7,9 oranında çöktüğü 2009 yılında durumun kötüleştiğini söyleyenlerin oranı yüzde 40 düzeyindeydi.

Pandemi döneminde ise bu oran 2020’de yüzde 45, 2021’de yüzde 50 olarak ölçülmüştü. Güncel verilerde ise bu oran yüzde 60’a ulaştı. Mevcut yaşam standardının kötüleştiğini bildirenlerin oranı ise yüzde 56 ile anket tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.

Yakıt krizi ülkede enflasyonu da hızlandırdı. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, mayıs ayında yüzde 0,17 olan aylık enflasyon haziranda yüzde 0,87’ye yükseldi; temmuz ayının ilk iki haftasında ise fiyatlar yüzde 0,43 daha arttı.

Yıl başından bu yana benzin fiyatları yüzde 16,4, dizel yakıt fiyatları ise yüzde 18 oranında zamlandı. Rusların yarısı yakın gelecekte fiyat artışlarının daha da hızlanmasını bekliyor.

Savaşın mali yükü hissediliyor

Akaryakıt istasyonlarındaki kuyruklar ve fiyat etiketleri, halka ekonomideki gidişatın kötü olduğunu düzenli olarak hatırlatıyor.

Yılın ilk beş ayında Rusya GSYH’si, ağırlıklı olarak savunma sanayiinin etkisiyle sadece yüzde 0,2 oranında büyüme kaydetti.

Sivil sanayi kollarında ise ikinci kez daralma yaşandı. Rusya Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen işletme anketleri, haziran ayında iş dünyasındaki faaliyetlerin derin bir gerileme içinde olduğunu gösterdi.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) analizlerine göre, Rusya halkının ruh hali, savaşın sonuçlarını doğrudan hissettikçe ve kendilerine yönelik maddi maliyetler arttıkça kötüleşiyor.

CSIS Kıdemli Uzmanı Maria Snegovaya, anketlerin genel olarak güvenilir olduğunu ve mevcut eğilimleri net bir şekilde yansıttığını ifade etti.

FOM tarafından yapılan bir diğer araştırma ise maddi duruma yönelik iyimserliğin yaş ilerledikçe ve eğitim seviyesi yükseldikçe azaldığını gösterdi.

Geleceğe dair en yüksek beklenti en genç yaş grubunda gözlendi. 30 yaş altı grupta iyimserlik baskınken, 31-45 yaş grubunda da bu eğilim ağırlığını koruyor. Ancak 46-60 yaş grubunda durum kötümserliğe dönerken, daha ileri yaştakiler arasında kötümserlik tamamen hakim hale geliyor.

Yükseköğrenim mezunları arasında kötümser beklentiler ağırlık kazanırken, orta öğretim mezunlarında nötr bir yaklaşım, orta öğretim altı grupta ise belirgin bir iyimserlik eğilimi öne çıkıyor.

Rusya

Bulgaristan Başbakanı Radev Karadeniz’deki gemi saldırılarını Rusya’ya bağladı

Yayınlanma

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında iki kargo gemisine düzenlenen dron saldırılarının arkasında muhtemelen Rusya’nın yer aldığını duyurdu. Hedef alınan Ukrayna bağlantılı iki ticari gemiden biri batarken mürettebattan çok sayıda kişi kayboldu.

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülke karasuları yakınlarında salı günü iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının arkasında büyük olasılıkla Rusya’nın durduğunu açıkladı.

Televizyondan halka hitap eden ve Rusya’nın Sofya Büyükelçisi Eleonora Mitrofanova ile de görüşen Radev, Karadeniz’deki askeri tırmanışı “kabul edilemez” olarak niteledi.

Radev konuşmasında, “Taraflardan herhangi birine karşı suçlamada bulunmak için elimizde güçlü ve kesin kanıtlar yok ancak mantık bu sonucun Rusya Federasyonu’nun işine yaradığını gösteriyor” dedi.

Gelişmeler üzerine NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile telefonda görüştüğünü aktaran Bulgaristan Başbakanı, Rutte’nin ihtiyaç halinde bölgedeki savunmayı güçlendirme sözü verdiğini bildirdi.

Büyükelçi Mitrofanova: “Saldırılar üçüncü bir tarafın provokasyonu olabilir”

Bulgar haber ajansı BTA’nın aktardığına göre Başbakan Radev, Rusya Büyükelçisi Mitrofanova’yı Başbakanlığa çağırarak Ukrayna’nın kendi gemilerini imha etmesinin anlamsız olduğunu, dolayısıyla olayın muhtemel failinin Rusya olduğunu iletti.

Büyükelçi Mitrofanova ise saldırılar hakkında Moskova’dan bilgi almadığını belirterek olayın üçüncü bir tarafça tezgâhlanan “provokasyon” olabileceğini savundu.

Hedef alınan kargo gemilerinden Malta bayraklı ve Ukrayna mülkiyetindeki “Chelsea 3”, üç insansız hava aracının saldırısına uğradı. Gemideki yedi Ukraynalı ve sekiz Azerbaycanlı personelin tamamı kurtarıldı.

Gece saatlerinde vurulan ikinci yük gemisi “HS Dignity” ise saldırının ardından battı. Gemideki mürettebattan bir kişi kurtarılırken diğer personeli arama çalışmaları sürüyor.

Avrupa Komisyonu: “Karadeniz yeni bir tırmanma cephesine dönüştü”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara tepki gösterdi.

Von der Leyen, “Karadeniz, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın yeni bir tırmanma cephesi haline geldi” ifadelerini kullanarak gelişmeyi Başbakan Radev gibi “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.

Bulgaristan kıyılarında bir hafta önce de kimliği belirsiz dronlar iki ticari gemiyi hedef almış, saldırıya uğrayan gemilerden biri batmıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Novak: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya 320 milyar dolardan fazla ödedi

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022’den bu yana Avrupa Birliği’ne 320,7 milyar dolar, bu yılın ilk dokuz ayında ise 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı sağladıklarını duyurdu. Novak, Rus şirketleri ile bakanlıkların dizel yakıt sevkiyatı kapsamında ABD’li yetkililer ve alıcılarla temaslarını sürdürdüğünü kaydetti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 2022 yılından bu yana Avrupa Birliği (AB) ülkelerine toplam 320,7 milyar dolar tutarında enerji kaynağı ihraç ettiklerini açıkladı.

İnformasiyonnaya Slujba Vesti’ye demeç veren Novak, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB’nin Rusya’dan 250 milyar dolarlık enerji kaynağı aldığı yönündeki değerlendirmesini yanıtladı.

Söz konusu tutarın Trump’ın ifade ettiğinden daha yüksek olduğunu belirten Novak, “Bu rakam, Amerikalı meslektaşlarımızın dile getirdiği 250 milyar dolardan belirgin biçimde fazla. 2022’den bugüne kadarki dönemde bu miktar 320,7 milyar dolar düzeyine ulaşıyor; AB ülkelerine yapılan enerji sevkiyatının hacmi budur” dedi.

Rusya Enerji Bakanlığı verilerine işaret eden Novak, bu yılın ilk dokuz ayında da Avrupa’ya 21,3 milyar dolarlık enerji kaynağı gönderildiğini kaydetti.

İstisnalar kapsamında sevkiyat sürüyor

Yaptırımlara rağmen bazı güzergahlarda muafiyetler sayesinde sevkiyatın devam ettiğini belirten Novak, Moskova’nın güvenilir bir tedarikçi olarak imzalanan sözleşmeleri yerine getirdiğini söyledi.

Novak, AB’ye yönelik ihracat dengesindeki değişimin Rusya’dan kaynaklanmadığını savunarak “Avrupalı meslektaşlarımızın talep ettiği ürünleri tedarik ediyoruz” ifadesini kullandı.

İhracatın büyük kısmını büyüyen Asya-Pasifik pazarlarına yönlendirdiklerini aktaran Novak, temel ortaklarının bu bölgedeki ülkeler olduğunu ve dost ülkelerle uzun vadeli ilişkiler kurmayı sürdürdüklerini kaydetti.

Novak, Rus şirketlerinin ABD’li ticari kuruluşlarla dizel yakıt tedariki konusunda görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.

Rusya Enerji Bakanlığı ile ABD Enerji Bakanlığı arasında da temasların sürdüğünü belirten Novak, Rus ham maddesi alıcılarıyla müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının küresel piyasalara sunulmasını öngören bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı.

Kararın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeline yönelik yaptırımları Nisan 2027’ye kadar askıya aldı. Trump’ın açıklamasına göre Moskova, ilk etapta birkaç aşamada 1,8 milyon tondan fazla akaryakıt sağlayacak, ardından 3 milyon tonluk ek sevkiyat yapabilecek.

Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada ise Putin’in, “Rus tarafı petrol ve petrol ürünlerini Amerikan ve dünya pazarlarına sunmaya hazır olduğunu teyit etti” ifadelerine yer verildi.

Novak da Rusya’nın dizel ihracat kısıtlamalarını planlanan tarihten önce derhal kaldırmaya başlayacağını ve ekim ayında ABD’ye sevkiyata hazır olduğunu belirtti.

Trump, enerji ateşkesi için Ukrayna’ya desteği kesmekle tehdit etmiş

Anlaşma AB ile ABD arasında tartışma yarattı

Moskova ile Washington arasındaki dizel mutabakatı Brüksel’in tepkisini çekti. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya üzerindeki baskıyı hafifletme zamanı olmadığını ve Avrupa’nın böyle bir adım atmayacağını söyledi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Kallas’ın açıklamalarını ikiyüzlülük olarak nitelendirdi. Bessent, Avrupa ülkelerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçememesi nedeniyle 2022’den bu yana Rusya’ya Ukrayna’ya verdikleri destekten daha fazla ödeme yaptıklarını kaydetti.

Petrol ürünlerindeki fiyat artışını frenlemek amacıyla G7 ülkeleri ve Uluslararası Enerji Ajansı, ekim ayı başında 100 milyon varile kadar dizel rezervini serbest bırakma kararı almıştı.

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Ikonen, bu tedbire rağmen enerji maliyetleri nedeniyle AB’yi “oldukça zorlu bir kış” döneminin beklediğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Finlandiya, AB’ye Ruslara turistik vizenin tamamen yasaklanmasını önerdi

Yayınlanma

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş bitene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin AB genelinde tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Üye ülkeler, Rus turistlerin dolaşımını kısıtlamak amacıyla vizelerin belirli ülkelerle sınırlandırılmasını ve LTV uygulamasını değerlendiriyor.

Finlandiya, Ukrayna’daki savaş sona erene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesinin Avrupa Birliği (AB) genelinde tamamen yasaklanmasını önerdi.

AB’nin Finlandiya’nın izlediği yolu takip ederek Rusya vatandaşlarına turistik vize verilmesini tüm birlik genelinde durdurması durumunda, Rusların Avrupa ülkelerine seyahat imkanı ortadan kalkabilir.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen, Rusya Ukrayna’ya yönelik savaşını bitirene kadar Rus vatandaşlarına turistik vize verilmesini durdurması için AB’ye resmi çağrıda bulundu.

Valtonen, Finlandiya’da acil ve zorunlu olmayan gerekçelerle yapılan seyahatler ile turistik amaçlı vizelerin Ruslara verilmesinin 2022 yılında zaten yasaklandığını hatırlattı.

Bu uygulamanın artık birlik ölçeğinde de geçerli olması gerektiğini savunan Valtonen, “Aynı yaklaşımın nihayet AB düzeyinde de hayata geçirilmesi gerekiyor. Rusya saldırganlığını sürdürdüğü müddetçe vatandaşlarına turistik vize verilmemelidir. Rusya Ukraynalıların evlerini bombalarken Rusların Avrupa’ya gelmesi, buradaki yaşam tarzının ve özgürlüklerin tadını çıkarması doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.

Birlik sınırlı geçerliliğe sahip vize seçeneğini değerlendiriyor

Üye ülkelerin ele alacağı vize politikasını sertleştirmeye dönük bir diğer seçenek, tüm Rusya vatandaşlarına sınırlı bölgesel geçerliliğe sahip vize (LTV) verilmesi sistemine geçilmesini içeriyor. Bu vizelerde hamilin kalabileceği ülke ya da ülkeler doğrudan belirtiliyor ve Schengen bölgesi içinde kalsa dahi bu sınırların dışına çıkılması vize rejimi ihlali kabul ediliyor.

AB Konseyinin 14 Ekim’de yapılması planlanan toplantısının gündeminde bu konunun değerlendirilmesi yer alıyor.

AB ülkeleri, 2024-2026 döneminde hem yaptırımların sıkılaştırılması hem de Rusların Avrupa içindeki serbest dolaşımını sınırlandırma arzusu doğrultusunda Rus vatandaşlarına giderek daha sık LTV vizesi vermeye başladı.

Valtonen, Avrupa Komisyonuna da ilettiği mektupta LTV vizelerinin uygulamaya konulması teklifine destek vereceğini, ancak bu yöntemi yalnızca geçici bir tedbir olarak gördüğünü kaydetti.

AB’yi vize kurallarını sertleştirmeyi tartışmaya sevk eden bir diğer etkeni, Rusya’ya atfedilen eylemler.

Bölgedeki istihbarat teşkilatları ile siyasetçiler, Moskova’nın Avrupa sahasında yürüttüğünü iddia ettiği “hibrit savaş eylemleri ve sabotaj girişimlerinin” giderek daha sık ve pervasız hale geldiğini, bu durumun can kayıplarına yol açabileceğini öne sürüyor.

Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada vize kısıtlamalarının artırılması çağrısını dile getirdi.

Sikorski, “Kiev’deki köprülerin vurulduğu ve binalardan çocuk cesetlerinin çıkarıldığı görüntüleri izlerken, ardından Rus turistlerin Avrupa’da paralarını saçtığını duymak beni adeta sarsıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Alman soruşturma makamları, Leipzig Havalimanı’nda insansız hava araçlarıyla sabotaj düzenleme girişiminde bulunan şüphelilerden birinin Almanya’ya turistik vizeyle giriş yapan ve Rus pasaportu taşıyan bir Belarus vatandaşı olduğunu iddia ediyor.

Leipzig’deki İHA olayında tanık ifadeleri resmi iddialarla çelişiyor

Avrupa Komisyonu nihai kuralları ocak ayında sunacak

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda Rus diplomatların hareket alanına getirilecek kısıtlamaları ve turistik vize uygulamasını ele almayı planlıyor.

Konu daha sonra üye ülkelerin liderleri tarafından da görüşülecek. Bazı AB temsilcilerinin Politico’ya aktardığına göre Avrupa Komisyonu, Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarının sertleştirilmesine ilişkin nihai teklif paketini ocak ayında sunmayı planlıyor.

Vize kurallarının köklü biçimde sıkılaştırılmasını Finlandiya ve Polonya’nın yanı sıra İsveç, Estonya ve bazı diğer ülkeler de talep ediyor.

Turistik vize verme konusunda ise Fransa, İtalya ve İspanya en faal ülkeler olarak öne çıkıyor. Rus vatandaşları 2025 yılında Schengen bölgesinde seyahat imkanı sağlayan yaklaşık 478 bin turistik vize aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English