Bizi Takip Edin

Rusya

İtalyan devleri Rusya pazarına dönmek istiyor

Yayınlanma

İtalyan Girişimciler Derneği GIM Unimpresa Başkanı Vittorio Torrembini, lüks giyim markası Prada dahil çok sayıda İtalyan firmasının Rusya pazarına geri dönmek istediğini açıkladı. Batı yaptırımlarının uygulandığı dört yıllık süreçte İtalyan iş dünyasının Rusya’da 40 milyar euronun üzerinde kayıp yaşadığını belirten Torrembini, buna rağmen 250’den fazla İtalyan şirketinin ülkedeki faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.

Rusya’daki İtalyan Girişimciler Derneği (GIM Unimpresa) Başkanı Vittorio Torrembini, İtalyan lüks giyim markası Prada’nın büyük ve gelecek vadeden bir pazar olarak görülen Rusya’ya geri dönmekle ilgilendiğini bildirdi.

Derneğin genel kurul toplantısı marjında RIA Novosti haber ajansına açıklamalarda bulunan Torrembini, Batı yaptırımlarının yürürlükte olduğu dört yıllık süreçte İtalyan iş dünyasının Rusya pazarında 40 milyar euronun üzerinde kayba uğradığını belirtti. Torrembini, bu kayıplara rağmen 250’den fazla İtalyan firmasının Rusya’daki faaliyetlerine devam ettiğini aktardı.

Rusya’ya geri dönmeye ya da ülkede faaliyete başlamaya hazır olan çok sayıda sektörden firmanın ismini saymanın zor olduğunu ifade eden Torrembini, bu şirketler arasında Prada gibi dünyaca tanınmış moda devlerinin de yer aldığını doğruladı.

Savaş sonrası askıya alma kararı

Ukrayna’da başlayan askeri operasyonun ardından, Mart 2022’de Dior, Prada, Miu Miu ve diğer bazı uluslararası lüks markaların butik sahipleri Rusya’daki mağazalarının faaliyetlerini askıya alma kararı almıştı.

Avrupa Birliği’nin (AB) aynı dönemde kabul ettiği dördüncü yaptırım paketi kapsamında Rusya’ya değeri 300 euronun üzerindeki lüks tüketim ürünlerinin gönderilmesi yasaklanmıştı.

Bu gelişmeler öncesinde, 2021 yılında Dior’un Rusya iştiraki ülkede bir önceki yıla göre yüzde 61 artışla 8,5 milyar ruble ciro elde etmiş ve net kârını 2,5 kat artırarak 1,4 milyar rubleye çıkarmıştı.

Aynı dönemde Prada’nın Rusya iştiraki “Prada Rus” ise cirosunu yüzde 75 artışla 6,9 milyar rubleye, net kârını ise yüzde 47 artışla 171 milyon rubleye yükseltmişti.

Üç yıl önce Rusya’daki butiklerinin faaliyetlerini askıya alan Fransız moda evi Christian Dior ile bünyesinde Prada ve Miu Miu markalarını barındıran İtalyan Prada Group, 2025 yılında Moskova ve St. Petersburg’daki bazı mağazalarını tamamen kapatma kararı aldı.

Sektör temsilcileri ise nisan ayında yaptıkları değerlendirmelerde, Rusya’dan ayrılan bazı yabancı lüks markaların ülkedeki ofislerini ve kadrolarını koruduğunu, bu sayede pazara geri dönüş opsiyonlarının açık kaldığını belirtti.

Eni CEO’su Descalzi’den Avrupa’ya gaz uyarısı

Markaların geçmişi

İtalyan moda evi Prada, 1913 yılında Mario Prada ve kardeşi Martino tarafından kuruldu. Başlangıçta bavul, çanta gibi deri ürünlerin ithalatını yapan şirket, daha sonra kendi üretimine başladı.

Markanın gelişiminde, kurucunun torunu olan ve kendi adına Miu Miu markasını kuran tasarımcı Miuccia Prada belirleyici rol oynadı. Miuccia Prada, uzun yıllar markanın baş tasarımcılığını ve eşi Patrizio Bertelli ile birlikte şirketin ortak yöneticiliğini üstlendi.

GIM Unimpresa’nın işaret ettiği İtalyan lüks tüketim sektörünün bir diğer markası Versace ise 1978 yılında tasarımcı Gianni Versace tarafından kuruldu.

Giyim, parfüm, saat ve aksesuar üreten şirketin kurucusu Gianni Versace, 1997 yılında ABD’nin Miami Beach kentindeki evinin önünde seri katil Andrew Cunanan tarafından öldürüldü. Modacının ölümünün ardından şirketin yönetimi kız kardeşi Donatella Versace’ye geçti.

Donatella Versace, 2018 yılında şirketi 2 milyar dolar karşılığında ABD merkezli Michael Kors’a (şimdiki adıyla Capri) satarken, kendisi Versace’nin baş tasarımcısı olarak çalışmaya devam etti.

Rusya

Citibank Londra’ya Rusya yaptırımlarını ihlalden para cezası

Yayınlanma

İngiltere Maliye Bakanlığına bağlı Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisi, Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine 4,7 milyon sterlin para cezası kesti. Bankanın 2022 yılında Rus varlıklarının dondurulması ve diğer kısıtlamaları aşarak toplam değeri yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme gerçekleştirdiği tespit edildi.

İngiltere hükümeti basın servisi, Maliye Bakanlığı bünyesindeki Finansal Yaptırımları Uygulama Ofisinin (OFSI), Rusya’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle Citibank’ın Londra şubesine (CBNA London) 4,7 milyon sterlin para cezası verdiğini duyurdu.

OFSI tarafından yapılan incelemede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın başlamasının ardından, Şubat ile Kasım 2022 döneminde bankanın Rus varlıklarının dondurulması kararını ve diğer kısıtlamaları ihlal ederek toplam tutarı yaklaşık 19,7 milyon sterlini bulan 970 ödeme işlemini gerçekleştirdiği belirlendi.

Hükümet yetkilileri, ihlallerin büyük kısmının yaptırım listesindeki şahıslara ait olan veya bu şahısların kontrolünde bulunan şirketlerin hesaplarıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.

CBNA London’ın, Rus bir iş insanıyla bağlantılı 11 şirketin hesaplarını zamanında bloke etmeyerek bu hesaplar üzerinden yaklaşık 5,9 milyon sterlin tutarında 242 ödeme gerçekleştirdiği aktarıldı.

Yaptırım kapsamındaki Sovcomflot PJSC ile ilişkili yapıların hesapları üzerinden ise 5,4 milyon sterlinlik 328 işlemin daha yapıldığı kaydedildi.

Bankanın ayrıca daha önce dondurulmuş hesaplardan dahili komisyon kestiği ve dondurulan varlıkları yasal süresi içinde düzenleyici kuruma bildirmediği belirtildi.

İhlallerin bir diğer grubunu ise Alfa-Bank, Gazprombank, Moskova Kredi Bankası (MKB), Rosbank ve Avrupa yaptırımları altındaki diğer Rus bankalarıyla yürütülen muhabir bankacılık işlemleri oluşturdu.

İngiltere makamları, tarama sistemindeki aksaklıklar sebebiyle muhabir bankanın denetimden sonra ödeme zincirine dahil edildiğini ve bu yolla ödemelerin yaptırım uygulanan kuruluşlara ulaştığını ifade etti.

İhlalleri ciddi nitelikte değerlendiren OFSI, Citibank’ın sistem ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı sonucuna vardı.

İhlallerin çoğunun gönüllü olarak bildirilmesi ve soruşturma makamlarıyla işbirliği yapılması gerekçesiyle cezada yüzde 20, sürecin hızlı şekilde uzlaşmayla sonuçlandırılması nedeniyle de ilave yüzde 20 indirime gidildi. Böylece nihai ceza tutarı 4,7 milyon sterlin olarak kesinleşti.

İngiltere yönetimi, 1 Eylül tarihinde Rusya’ya yönelik yaptırımların delinmesine karşı tedbirleri sıkılaştırdı.

Yapılan düzenlemeyle OFSI’nin uygulayabileceği azami para cezası sınırı ihlal tutarının yüzde 50’sinden yüzde 100’üne çıkarıldı.

Maliye Bakanı John Healey, yaptırımların delinmesinin tespiti ve Rusya ile bağlantılı finansal ağların çökertilmesi amacıyla müttefik ülkelere uluslararası işbirliğini artırma çağrısında bulundu.

Petrol sahası hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd. (PFML) de haziran ayı sonunda, Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma sürecinde Rusya karşıtı yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle İngiltere bütçesine 569 bin sterlin ceza ödemişti.

İngiliz makamları, şirketin Rusya ile ilişkili kişilere yaptırım kapsamındaki sanayi ürünlerini tedarik ettiğini ve bu ürünlere yönelik teknik destek sağladığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası bankacılık sektörü kâr tahminini yükseltti

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 3,9 ila 4,4 trilyon rubleye yükseltti. Yüksek net faiz marjı sektörel kârlılığı desteklerken kurumsal kredilerdeki batık riskleri ve karşılık giderleri artış gösteriyor.

Rusya Merkez Bankası yayımladığı sektör değerlendirme raporunda, Rus bankacılık sektörünün 2026 yılı net kâr tahminini 500 milyar ruble artırarak 3,9 ila 4,4 trilyon ruble aralığına yükselttiğini duyurdu. Bu adım, Merkez Bankasının yıl içindeki ikinci yukarı yönlü revizyonu oldu. Düzenleyici kurum, yılın başında bankaların 3,3 ila 3,8 trilyon ruble kâr elde edeceğini öngörmüş, mayıs ayında ise bu tahmini 3,4 ila 3,9 trilyon rubleye çıkarmıştı.

Rus bankacılık sektörü 2025 yılında 3,5 trilyon ruble net kâr açıklamıştı. Sektörün önceki kâr rekoru ise 3,8 trilyon ruble ile 2023-2024 döneminde kaydedilmişti.

Merkez Bankası, kâr tahmininin yeniden yükseltilmesini kredi faizlerinin fonlama maliyetinden daha yavaş gerilemesi sonucu net faiz marjının yüksek kalmasına bağladı.

Raporda konuya ilişkin olarak, “Yüksek marjın korunması sayesinde 2026 yılı kâr tahminimizi 0,5 trilyon ruble artırdık” değerlendirmesi yer aldı.

Kredi kuruluşları yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,3 artışla 2,3 trilyon ruble net kâr elde etti. Ancak sektörün finansal sonuçları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe kıyasla geriledi.

İlk çeyrekte 1,24 trilyon ruble olan net kâr, ikinci çeyrekte 1,08 trilyon rubleye düştü. Kârdaki bu çeyreklik düşüşün temel nedeni, başta Rusya federal devlet tahvillerindeki (OFZ) negatif yeniden değerleme olmak üzere ana faaliyet dışı gelirlerin azalması olarak gösterildi. Buna karşılık bankaların ana faaliyet kârı yüzde 4 artışla 43 milyar ruble yükseldi.

Ana faaliyet kârındaki artışın temel kaynağı faiz gelirleri olmaya devam etti. Bankaların net faiz geliri ikinci çeyrekte yüzde 11 artarak 237 milyar rublelik yükselişle 2,41 trilyon rubleye ulaştı. Bu artış, faiz giderlerindeki düşüşün faiz gelirlerindeki düşüşten daha hızlı gerçekleşmesi sayesinde sağlandı.

Net komisyon gelirleri ise havale, transfer ve vezne-hesap hizmetlerindeki komisyon artışlarının etkisiyle ikinci çeyrekte yüzde 10 artarak 58 milyar rublelik yükselişle 644 milyar rubleye çıktı.

Merkez Bankası verilerine göre sektörün net faiz marjı ilk çeyrekteki yüzde 5,1 seviyesinden yüzde 5,5’e yükseldi. Bu dönemde fonlama maliyeti 0,9 yüzdelik puan gerilerken aktif kârlılığı yalnızca 0,4 yüzdelik puan düştü.

Merkez Bankası, piyasanın para ve kredi koşullarında daha kademeli bir gevşeme beklemesi nedeniyle kredi faizlerinin mevduat faizlerine kıyasla daha yavaş düştüğünü belirtti.

Düzenleyici kurum, 2026 yılı net faiz marjı beklenti aralığını da önceki yüzde 4,4-4,6 seviyesinden yüzde 4,9-5,1’e revize etti.

Fonlama maliyetlerindeki hızlı gerilemenin yalnızca politika faizinin seyrinden değil, bankaların topladığı kaynakların vade yapısından da kaynaklandığı bildirildi. Merkez Bankası verilerine göre bireysel mevduat bakiyelerinin yaklaşık yüzde 70’i 6 aya kadar, şirket mevduatlarının yaklaşık yüzde 60’ı ise 3 aya kadar vadelerden oluşuyor.

Kurumsal kredi portföyünün yaklaşık yüzde 65’inin değişken faizli kredilerden oluştuğuna işaret eden Merkez Bankası, kurumsal segmentte aktif kârlılığının para ve kredi koşullarındaki gevşemeye daha hızlı tepki verdiğini, bireysel kredilerde ise faiz indirimlerinin daha sınırlı kaldığını kaydetti.

Net faiz gelirlerindeki artış, sektörün yükselen karşılık giderlerini telafi etmesini sağladı. İkinci çeyrekte kredi zarar karşılığı giderleri yüzde 25 artışla 130 milyar ruble yükseldi.

Bu artışın büyük ölçüde kurumsal segmentten kaynaklandığı, bankaların mali güçlük yaşayan şirketlerin kredilerine ilişkin zararları bilançolarına daha fazla yansıttığı ifade edildi.

Merkez Bankası, yüksek borç yükü taşıyan ve geçmişten gelen sorunları bulunan şirketler için karşılık ayırma eğiliminin yılın ikinci yarısında da süreceğini öngörüyor.

Kredi portföyüne oranla ayrılan karşılık miktarını gösteren risk maliyeti (CoR), kurumsal tarafta çeyreklik bazda 0,7 yüzdelik puan artarak yüzde 1,3’e ulaştı.

Bireysel kredilerde ise risk maliyeti 0,8 yüzdelik puan azalarak yüzde 2,2’ye geriledi. Merkez Bankası 2026 yılı kurumsal risk maliyeti tahminini yüzde 1,3-1,7, bireysel risk maliyeti tahminini ise yüzde 2,2-2,6 aralığında korurken, yılın ikinci yarısında karşılık giderlerinin ilk yarıya kıyasla daha yüksek olmasını bekliyor.

Kurumsal portföy kalitesinde de kısmi bir bozulma görüldü. Tüzel kişilere verilen sorunlu kredilerin payı ilk çeyrek sonundaki yüzde 11,6 seviyesinden haziran ayı sonunda yüzde 11,8’e yükseldi.

Merkez Bankası kredi kalitesindeki değişime ilişkin olarak, bazı sanayi şirketlerindeki yüksek riskli borç yapılandırmalarının 0,2 trilyon rublelik ilave getirdiğini, gayrimenkul sektöründeki bazı borçluların mali durumunun 0,1 trilyon ruble ve petrol ile doğalgaz sektöründeki borçluların mali durumunun da 0,1 trilyon ruble bozulma yarattığını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Novak: Petrol rafinerilerimizi BAE’den daha iyi koruyoruz

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkesindeki petrol rafinerilerinin Birleşik Arap Emirlikleri’ne kıyasla daha iyi korunduğunu savundu. Vladivostok’taki Doğu Ekonomi Forumu’nda konuşan Novak, güvenlik hesaplamalarında daha sert bir tehdit modelini temel aldıklarını belirtti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya’daki petrol rafinerilerinin şu anda Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) daha iyi korunduğunu, çünkü Rus makamlarının daha sert bir tehdit modelini esas aldığını açıkladı.

TASS ajansının aktardığına göre Vladivostok’ta düzenlenen Doğu Ekonomi Forumu kulisinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Novak, Rus rafinerilerinin BAE örneğinde olduğu gibi depolama tanklarının etrafına kurulan ve inşaat iskelesini andıran yüksek metal karkas ve ağ benzeri koruma sistemlerine ihtiyaç duyup duymadığı yönündeki soruya yanıt verdi.

Son aylarda edinilen tecrübelere dikkat çeken Novak, “İnanın bizde durum daha kötü değil, hatta son birkaç ayda edindiğimiz tecrübeler dikkate alındığında belki daha da iyi. Proje enstitülerimiz, tesislerin korunması konusunda petrol rafinerileriyle çok yakın bir çalışma yürütüyor. Seviye bana göre çok daha iyi, çünkü hesaplamalar daha sert bir tehdit modeli üzerinden yapılıyor” dedi.

Novak, rafinerilerin güvenliğini sağlamanın petrol şirketleri açısından oldukça maliyetli olduğunu, ancak tesislerin atıl kalmasının ve faaliyetlerinin durmasının çok daha büyük zararlara yol açacağını kaydetti.

Kritik altyapıya geçici yönetim yetkisi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayı sonunda Rusya Federasyonu’nun kritik altyapı tesislerinin korunmasına ilişkin bir kararname imzaladı.

Belgeye göre Rus hükümeti; sahiplerinin güvenlik önlemleri almaması veya bu tür tesislerin korunmasına yönelik kuralları ihlal etmesi durumunda, kritik altyapı tesislerinde geçici yönetim kurma yetkisine sahip oluyor.

Rus makamları, zarar gören işletmelerin onarım ve restorasyon süreçlerinde gecikme yaşanması halinde de geçici yönetim uygulayabilecek.

Doğu Ekonomi Forumu, 1-4 Eylül tarihleri arasında Vladivostok’ta, Uzak Doğu Federal Üniversitesi kampüsünde düzenleniyor.

Forumun 2026 yılındaki ana teması “Uzak Doğu – İnsanların Yararına Kalkınma” olarak belirlendi. Organizasyon, Rusya Federasyonu hükümetinin desteğiyle Roscongress Vakfı tarafından yürütülüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English