Avrupa
AB için Mercosur anlaşmasında karar anı
AB ülkeleri, son yıllardaki en belirleyici oylama ile tartışmalı Mercosur ticaret anlaşmasının kaderini belirlemeye hazırlanıyor.
Şu anda AB Konseyi’nin dönüşümlü başkanlığını yürüten Kıbrıs, anlaşmayı bugün (9 Ocak) yazılı prosedürle oylama gündemine resmen koydu.
Bu, üye ülkelerin bakanların yüz yüze toplantısında değil, yazılı olarak oy kullanacağı anlamına geliyor.
Anlaşma onaylanırsa, Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki hafta, muhtemelen Çarşamba gününden sonra Paraguay’da anlaşmayı imzalamasının önü açılacak.
Anlaşmanın kabul edilmesi için, AB’nin 27 üye ülkesinden en az 15’inin, yani bloğun nüfusunun %65’ini temsil eden ülkelerin desteğini alması gerekiyor.
Anlaşma, özellikle güçlü tarım ve hayvancılık lobisine sahip ülkeler tarafından istenmiyor. Fransa, Polonya, İrlanda, Avusturya ve Macaristan’ın karşı oy kullanacakları şimdiden belli.
Çekya, İtalya ve Litvanya henüz nihai kararını vermezken, Almanya, İsveç, Finlandiya, Danimarka, İspanya gibi ülkelerse anlaşmanın bir an önce tamamlanması için bastırıyor.
Şu anda İtalya, çoğunluğa ulaşmanın anahtarını elinde tutuyor. Roma, uzun süredir anlaşmanın faydalarını vurguluyor, fakat son aylarda çiftçiler için daha güçlü koruma önlemleri talep ediyor.
Hükümetin nihai tutumu belirsizliğini korusa da anlaşmayı destekleyeceği yönündeki görüşler giderek güçleniyor. Tarım Bakanı Francesco Lollobrigida perşembe günü Il Sole 24 Ore gazetesine verdiği demeçte, yetkililerin Avrupa Komisyonu’nun bu hafta sunduğu garantileri hâlâ incelediğini söyledi.
Eksik olan şeyin, daha sıkı koruma maddeleri üzerinde bir anlaşma olduğunu ekledi ve bu konunun, genel anlaşma üzerinde karar vermeden önce büyükelçiler toplantısında tartışılacağını belirtti.
Latin Amerika perspektifinden AB-Mercosur serbest ticaret anlaşmasının sonuçları
İrlanda hükümeti perşembe günü anlaşmaya resmi olarak karşı çıkarak haftalar süren spekülasyonlara son verdi.
Başbakan Micheál Martin ek önlemleri memnuniyetle karşıladı, fakat bunların yerel çiftçileri haksız rekabetten tam olarak korumayacağı konusunda uyarıda bulundu.
Polonya, anlaşmaya en şiddetle karşı çıkan ülkelerden biri oldu. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki geçtiğimiz günlerde anlaşmayı “felaket” diye eleştirdi ve Konsey’de engelleyici azınlık oluşturulması konusunda ısrar etti.
Macaristan da anlaşmaya sürekli olarak karşı çıktı ve perşembe günü anlaşmaya karşı oy kullanacağını doğruladı. Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, “Brüksel bir kez daha çiftçilerimizin çıkarlarını görmezden geliyor,” dedi.
AB, Fransa’yı yatıştırmak için Mercosur ticaret anlaşmasını düzeltecek
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron perşembe günü Fransa’nın da anlaşmaya karşı oy kullanacağını açıkladı.
Uzun süredir anlaşmaya karşı çıkan Paris, desteğini çiftçiler için daha güçlü önlemler ve daha fazla karşılıklılık taleplerine bağladı. Komisyon bu endişeleri gidermeye çalışsa da, Fransa ikna olmamış durumda.
İspanya ve Portekiz’in, Mercosur ülkeleriyle olan yakın siyasi ve kültürel bağları göz önüne alındığında, ticaret anlaşmasının imzalanmasının en güçlü destekçileri arasında yer alması pek de şaşırtıcı değil.
İspanya Tarım Bakanı Luis Planas, 25 yıllık müzakerelerin ardından anlaşmanın sonuçlandırılmasının çok kolay bir karar olduğunu savundu. Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Mercosur kendi başına gerekliyse, şimdi daha da gerekli hale geldi,” dedi.
Almanya de ticaret anlaşmasını sürekli olarak destekleyenler arasıda ve bu anlaşmadan en büyük faydayı sağlayacak ülkelerden biri olarak görülüyor.
Anlaşma, Mercosur ülkelerinde şu anda yüksek gümrük vergileriyle karşı karşıya olan Alman otomobil üreticileri için özellikle cazip.
AB’nin İskandinav ülkeleri –Danimarka, Finlandiya ve İsveç– da “ticaret dostu” geleneklerini yansıtarak anlaşmayı uzun süredir destekliyor.
Artık Konsey başkanlığı görevinden kurtulan Kopenhag, anlaşmanın onaylanması için daha fazla baskı yapıyor. Danimarka Tarım Bakanı Jacob Jensen, “Diğerleri gümrük engelleri dikmek istediğinde, yeni serbest ticaret fırsatlarına ihtiyaç var… özellikle Danimarka gibi küçük ve açık bir ekonomi için,” dedi.
Belçika, Flaman Bölgesi’nin anlaşmayı desteklemesi ve Valon Bölgesi’nin karşı çıkmasından kaynaklı iç bölünmeler nedeniyle çekimser kalacak.