Bizi Takip Edin

Avrupa

AB, İran’daki ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladı

Yayınlanma

AB, Donald Trump’ın İran’ın “medeniyetini” yok etme tehdidinden geri adım attığı son anda varılan anlaşmanın ardından, iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X’te yaptığı açıklamada şunları yazdı:

“ABD ile İran’ın dün gece mutabık kaldığı iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşılıyorum. Bu, çok ihtiyaç duyulan gerginliğin azalmasını sağlıyor. Şimdi bu çatışmaya kalıcı bir çözüm bulmak için müzakerelerin devam etmesi çok önemli. Bu amaçla ortaklarımızla koordinasyonumuzu sürdüreceğiz.”

Sözlerine, AB’nin en üst düzey diplomatı Kaja Kallas da katılarak, anlaşmanın “haftalar süren gerginliğin ardından uçurumun kenarından geri adım atılması” olduğunu söyledi:

“Bu anlaşma, tehditleri hafifletmek, füze saldırılarını durdurmak, deniz taşımacılığını yeniden başlatmak ve kalıcı bir anlaşmaya yönelik diplomasi için alan yaratmak için çok ihtiyaç duyulan bir fırsat sunuyor.”

Öte yandan Kallas, anlaşmanın, 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırısının ardından Tahran’ın fiilen kapattığı kritik bir enerji geçidi olan Hürmüz Boğazı’nın “tekrar geçişe açılmasını” “sağlaması” gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Kallas, “Savaşın temel nedenleri çözülmemiş olduğundan, arabuluculuk kapısı açık kalmalıdır. AB bu çabaları desteklemeye hazır ve bölgedeki ortaklarıyla temas halinde,” dedi.

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de anlaşmayı memnuniyetle karşıladı.

Merz, “Şimdi hedef, savaşın kalıcı olarak sona ermesi için müzakere etmek olmalı,” dedi ve Berlin’in bu konuda ortakları ile “yakın istişare içinde” olduğunu ekledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ateşkesi benzer şekilde “çok iyi bir şey” olarak nitelendirdi ve “Gerçekten de müzakereler yoluyla, bölge genelinde istikrar için gerekli güvenlik garantilerini sağlayabileceğiz,” diye ekledi.

Britanya Başbakanı Keir Starmer da anlaşmanın “bölgeye ve dünyaya bir nefes aldırma anı getireceğini” söyledi.

Bugün Körfez liderleriyle görüşmek üzere Orta Doğu’ya seyahat eden Starmer, “Ortaklarımızla birlikte bu ateşkesi desteklemek ve sürdürmek, onu kalıcı bir anlaşmaya dönüştürmek ve Hürmüz Boğazını yeniden açmak için elimizden geleni yapmalıyız,” dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını defalarca kınayan İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ise daha eleştirel bir tavır sergiledi:

“Ateşkesler her zaman iyi haberdir. Özellikle de adil ve kalıcı bir barışa yol açıyorsa. Fakat bu geçici rahatlama, kaosu, yıkımı ve kaybedilen canları unutmamızı sağlayamaz. İspanya hükümeti, sırf bir kova ile ortaya çıktıkları için dünyayı ateşe verenleri alkışlamayacak.”

POLITICO’ya konuşan Avrupalı bir yetkili, “TACO, Üçüncü Dünya Savaşı’ndan iyidir,” dedi. “TACO”, “Trump Her Zaman Geri Adım Atar”ın kısaltması.

Kamuoyuna açıklama yapma yetkisi olmayan yetkili, bu ara vermenin sonunda savaşın müzakere yoluyla sona ermesini sağlayacağını umuyordu.

Bu açıklamalar, Pakistan Başbakanı Şahbaz Sharif’in arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasında yapılan anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin kafa karışıklığı yaşanırken geldi.

Dün gece sosyal medyada paylaştığı bir gönderide Trump, İran tarafından sunulan 10 maddelik barış planının “müzakere için uygulanabilir bir temel” olduğunu ve Washington ile Tahran arasındaki “geçmişteki ihtilafların neredeyse tamamı üzerinde” “anlaşmaya varıldığını” iddia etti.

Fakat ileride sorunların yaşanacağının bir işareti olarak, Tahran’ın planı, İran’ın Boğaz üzerindeki kontrolünün devamı ve ABD’nin Orta Doğu’dan tam askeri çekilmesi dahil olmak üzere, ABD’nin daha önce kararlı bir şekilde reddettiği birçok ayrıntıyı içeriyor.

Deutsche Bank analistleri çarşamba sabahı yayınladıkları notta, “Trump’ın açıklamaları anlaşma için ‘daha düşük bir eşik’ olduğunu ima etse de, İran’ın bildirdiği 10 maddelik plan, tüm yaptırımların kaldırılması ve İran’ın Hürmüz Boğazını kontrol etmesi gibi, daha önce ABD ve müttefikleri için kabul edilemez olan unsurları içeriyor,” diye yazdı.

Avrupa finans piyasaları da çarşamba sabahı ateşkes haberini olumlu karşıladı.

Avrupa hisse senetlerinin genel göstergesi olan STOXX 600, %3,7 oranında yükseldi. Avro bölgesi devlet borçlanmasının göstergesi olan 10 yıllık Bund getirileri %3,08’den %2,93’e düştü. Avro, dolar karşısında 1,169 dolar seviyesinde nispeten sabit kaldı.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English