Ortadoğu
ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı, savaş sonrası yeniden rol arıyor
ABD ve İsrail desteğiyle kurulan Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF), savaş sonrası dönemde Gazze’de yeniden görev almayı hedefliyor. Kuruluş, ABD’li ve İsrailli yetkililerle, Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi (CMCC) üzerinden olası görevler için temas yürütüyor.
Financial Times (FT) gazetesinin haberine göre, ABD ve İsrail desteğiyle kurulan Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF), savaş sonrası dönemde Gazze’de üstlenebileceği olası roller için Amerikalı ve İsrailli yetkililerle görüşmeler yapıyor.
Kuruluş, yardım dağıtım modelindeki usulsüzlükler ve sivillere yönelik kötü muamele nedeniyle uluslararası alanda tepkilerin hedefi olmuştu.
İsrail askerleri, GHF merkezlerinden gıda almaya çalışan yüzlerce Filistinliyi öldürmüştü.
ABD öncülüğündeki ateşkesin yürürlüğe girmesiyle GHF, Gazze’deki gıda dağıtımını askıya aldı. Nakit sıkıntısı, kuruluşun geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor.
Ateşkes uyarınca sahadaki insani müdahale BM ve Kızılay tarafından yürütülüyor; GHF mevcut sürecin dışında tutuldu.
Savaş sonrası rol arayışı
Mayıs ayında ABD ve İsrail’in desteğiyle kurulan GHF, savaş sonrası dönemde yeniden etkinlik kazanmak için çaba gösteriyor.
Habere göre GHF, savaş sonrası Gazze’nin istikrara kavuşturulması amacıyla Trump yönetimi döneminde İsrail’in güneyinde kurulan çok uluslu Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi (CMCC) ve üst düzey ABD’li askerlerle temaslarını sürdürüyor.
Bu görüşmelere, GHF’nin kuruluşuna yardım eden İsrailli-Amerikalı iş insanı Michael Eisenberg’in de katıldığı belirtildi.
Kanal 12‘nin haberine göre Başbakan Binyamin Netanyahu, Eisenberg’i CMCC’deki kişisel temsilcisi olarak atamaya hazırlanıyor.
Gazze’de yardım adı altında ölüm tuzağı: Paralı askerler, CIA bağlantılı paravan şirketler…
Masada çeşitli senaryolar var
Görüşmelerde, GHF’nin İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde gıda dağıtım merkezleri işletmesi, Gazze’nin yeniden inşasına yönelik lojistik merkezleri yönetmesi veya diğer yardım kuruluşlarına malzeme tedarik etmesi gibi seçenekler değerlendiriliyor.
İki kaynağa göre, “Sarı Hat” olarak adlandırılan İsrail kontrolündeki bölgelerde GHF yardım noktalarının yeniden açılması da gündemde.
İsrailli eski bir yetkili, “Prensipte bu iş bitmiş olmalıydı ama GHF’nin arkasındaki kişiler dolaşıp ABD’li yetkililere ne kadar başarılı olduklarını anlatıyorlar. Gelecekleri hâlâ belirsiz” dedi.
GHF, Kasım sonu ya da Aralık başına kadar yetecek kadar fonu kaldığını, faaliyetlerini “geçici olarak askıya aldığını” açıkladı.
Kuruluş, “Sahadaki ihtiyaçlara göre rolümüz değişebilir ve büyük olasılıkla değişecek” değerlendirmesinde bulundu.
GHF ile çalışan özel güvenlik şirketi UG Solutions da Gazze’de faaliyetlerini sürdürmenin yollarını arıyor. GHF, ileride yardım dağıtımına yeniden başlamayı hedeflediğini, Kerem Ebu Salim sınır kapısında yüklenmiş kamyonların ve İsrail içinde bekleyen güvenlik şirketlerinin hazır olduğunu bildirdi.
Durumu yakından izleyen kaynaklar, GHF temsilcileri ile bazı BM görevlileri arasındaki ilişkilerin son haftalarda kısmen iyileştiğini söyledi.
Ancak kuruluş, şeffaf olmayan finansmanı ve yardımı silahlı özel şirketler aracılığıyla dağıtması nedeniyle hâlâ tartışmaların odağında.
BM ve büyük yardım kuruluşları, GHF ile çalışmayı reddetti. Kuruluş, bazı İsrailli liderlerin dile getirdiği “Filistinlileri Gazze’nin güneyine yerinden etme” planına hizmet etmekle, yardımı “silah olarak kullanmakla” suçlandı.
GHF noktalarında can kayıpları
GHF faaliyete geçtiğinde İsrail, Gazze’ye yapılan yardımların büyük kısmını kesmişti. Bu durum bölgedeki açlığı derinleştirdi. GHF merkezleri sıklıkla kaos ve şiddet sahnelerine dönüştü.
Gazze’deki sağlık yetkilileri, GHF noktalarına ulaşmaya çalışan yaklaşık bin Filistinlinin İsrail ateşiyle öldürüldüğünü bildirdi.
GHF ise ateş açılmasının merkezlerinin dışında yaşandığını, Hamas’ın kargaşa çıkardığını ve en az iki kez personeline saldırıldığını iddia etti.
İsrail ordusu, GHF noktalarına yönelen kalabalığa ateş açıldığını kabul etti ancak sivillerin kasten hedef alındığını reddetti.
Ordu, can kaybı sayısının Gazzeli sağlık yetkililerinin verdiği rakamların çok altında olduğunu savundu.