Amerika

ABD destekli Machado: Venezuela’da iktidarı almaya hazırız

Yayınlanma

Nobel Barış Ödülü sahibi ve ABD destekli muhalif María Corina Machado, Nicolas Maduro yönetiminin sona ermesine ve Venezuela’da iktidarı almaya hazır olduklarını ileri sürdü.

Bloomberg’e konuşan Machado, geçen yıl başkanlık seçimlerini ezici bir çoğunlukla kazandıklarını iddia ederken, bu olaydan sonra Maduro yönetiminin “Venezuela tarihinin en kötü baskı kampanyasını başlattığını” öne sürdü.

“Binlerce insan gözaltına alındı, işkence gördü, kayboldu; çocuklar bile,” diyen Venezuelalı muhalif, arkadaşlarının ve meslektaşlarının ya hapiste, ya saklandığını ya da ülkeyi terk ettiğini söyledi.

Machado şöyle konuştu:

“Nicolás Maduro tarafından terörle suçlandım ve saklanmak zorunda kaldım. Neredeyse 15 aydır tam bir izolasyon içindeyim. Ve tabii ki, beni bulurlarsa en azından ortadan kaybolacağımı biliyorum. Öyle söylediler.”

Nobel ödülünün kendisine “kesinlikle daha fazla koruma sağladığını” kabul eden Machado, “Yıllardır [rejim], insanları ortadan kaldırabileceklerini, işkence edebileceklerini, öldürebileceklerini ve bunun bedelinin sıfır olacağını düşünüyordu. Ama cezasızlık dönemi sona erdi. Bu, Venezuela halkının morali üzerinde etkileyici bir etki yarattı. İnsanlar şarkı söylüyor, tezahürat yapıyor, kutlama yapıyor ve duygulanıyor. Bu bizi daha da bir araya getiriyor,” dedi.

Yıllardır dünyadan “Maduro rejiminin Venezuela’da yarattığı tehdidin boyutunu” anlamasını istediklerini kaydeden Machado, “Venezuela, uyuşturucu kartellerinden Kolombiyalı gerillalara, altın kaçakçılığı yapan ve yerli halkımızın topluluklarını ve ekolojiyi yok eden gruplara, silah kaçakçılığı yapan ve hatta insan kaçakçılığı ve çocuk fuhuşu yapan ağlara kadar tüm uluslararası suç ağlarının faaliyetleri için güvenli bir sığınak haline geldi,” diyerek son aylarda Donald Trump yönetiminin Maduro yönetimine karşı dile getirdiği iddiaları tekrar etti:

“Bu korkunç bir durum: Rus ajanlar, İranlı ajanlar Venezuela’da serbestçe faaliyet gösteriyor, Hizbullah ve Hamas ülkemizde bulunuyor. Yıllardır uluslararası toplumdan uyuşturucu kaçakçılığı ve diğer suç faaliyetlerinden elde edilen kaynakları kesmesini istedik. Sonunda bu gerçekleşiyor.”

ABD’nin Karayiplerde yaptığı saldırıların “hayat kurtardığını” ileri süren Machado, ölümlerin sorumluluğunun Nicolás Maduro’ya ait olduğunu savundu:

“O ve Venezuela’da iktidarda olan diğer uyuşturucu kartelleri, daha fazla ölümün önlenmesi için bu faaliyetleri durdurmalıdır. Ve bakın, bu çok önemli. Savaş istemiyoruz. Bu savaşı başlatan Maduro’dur.”

Machado, “Peki ya o teknelerde bulunan insanların adil yargılanma hakkı ne olacak?” sorusuna verdiği cevapta, “elbette herkesin haklarını savunduğunu”, fakat “bunun çok acımasız bir savaş olduğunu anlamak gerektiğini” ileri sürerek cevap verdi.

Maduro’nun “geleneksel bir diktatör” olmadığını öne süren Venezuelalı muhalif, onun “Venezuela topraklarını, Venezuela kaynaklarını ve Venezuela kurumlarını bir suç kartelinin faaliyetlerine dönüştüren bir narkoterörist yapı” ile karşı karşıya olduklarını söyledi.

“Narkoterörizm” teriminin Trump yönetiminin Venezuela hakkında kullandığı terimle tamamen aynı olduğu ve ABD’nin Venezuela topraklarına saldırı düzenleme niyeti hatırlatıldığında ise Machado, “Gerginliğin tırmanmasının, Maduro’ya gidiş zamanının geldiğini anlamasını sağlamak için tek yol olduğuna inanıyorum,” diyerek Amerikan işgaline destek açıklaması yaptı:

“Bu gerginliğin tırmanmasının, Maduro’yu hâlâ destekleyenlerin ona verdikleri tüm desteği geri çekmeleri gerektiğini anlamaları için son fırsat olduğunu düşünüyorum. Maduro’nun da bunun, bizim istediğimiz ve uğruna mücadele ettiğimiz barışçıl ve düzenli bir geçişi gerçekten kolaylaştırmak için son şans olduğunu anlaması gerektiğini düşünüyorum.

[Bloomberg muhabiri] Mishal, biz Venezuela halkının yaptıklarını anlamanı rica ediyorum. 35’ten fazla hileli seçim yaşadık. Sonunda protesto ettik, kazandık ve sonra saldırıya uğradık. Binlerce protesto, barışçıl miting ve gösteri düzenledik. Her türlü kurumsal yolu denedik.”

Neofaşist olsa hadi neyse de bu klasik Latin Amerika faşisti!

“Bu rejimin ancak ABD’nin askeri gücüyle sona erdirilebileceğini mi söylüyorsunuz?” sorusuna verdiği cevapta ise Machado, “Bu, rejimin önümüzdeki günlerde ne yapacağına bağlı olacaktır. Bence inandırıcı bir tehdit oluşturmak kesinlikle gerekliydi. Yasadışı faaliyetlerin kaynaklarını kesmek kesinlikle gerekliydi, çünkü bu kaynaklar okullara veya hastanelere gitmiyor, baskı, zulüm ve yolsuzluk için kullanılıyor,” dedi.

Machado, sadece ABD hükümetindeki yetkililerle değil, Kanada, Latin Amerika, Karayipler ve Avrupa’daki yetkililerle de temas halinde olduğunu vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Latin Amerika’ya ve bölgeden ABD’ye yönelik tehditleri en iyi anlayan kişilerden biri olduğuna inanan Machado, bakanla düzenli temas halinde olduğunu kabul etti.

“ABD’deki her iki partide de çok iyi dostlarımız ve davamızın savunucuları var. Bu, ideolojik meselelerin ötesinde bir şey,” diyen Machado, meselenin “kesinlikle ABD’nin ulusal güvenliği ve yarımküre güvenliği meselesi” olduğunu kaydetti.

Venezuela’nın meşru devlet başkanının Edmundo González Urrutia olduğunu savunan Machado, bu nedenle Maduro’nun devrilmesinin “rejim değişikliği” değil, “Venezuela halkının iradesinin uygulanması” olduğunu öne sürdü.

Machado rejim değişikliğine dair şunları söyledi:

“Son aylarda, birbirimizi koruyarak ve güvenli iletişim yolları bularak, yeraltında örgütleniyoruz. Bu tamamen merkezi olmayan bir yapı. Barışçıl bir geçişi sağlamak için, yüzbinlerce insanın gerçek zamanlı olarak iletişim halinde olduğunu söylüyorum. Çok fazla endişe duydum ve her zaman en önemli güç olan halkı gözden kaçırıyorlar. Bu, dünyadaki en uyumlu toplumdur. Evet, doğru an geldiğinde halk ortaya çıkacak ve bu, şu anda inşa ediliyor. Hükümeti devralmaya hazırız. Ekiplerimiz var, planlarımız var: ilk 100 saat, ilk 100 gün.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version