Diplomasi
ABD, güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna’ya asker konuşlandırabilir
ABD Başkanı Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı görüşmenin ardından, Ukrayna’ya NATO dışında güvenlik garantileri sunulması fikrine sıcak baktığı belirtildi. Beyaz Saray yetkililerine göre, Putin’in Batı’nın bu sürece dahil olmasına ilk kez karşı çıkmadığı ve planın ABD askerlerinin Ukrayna’da konuşlandırılmasını içerebileceği ifade edildi.
ABD’nin, olası bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna’nın güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeye asker konuşlandırabileceği belirtildi.
Beyaz Saray yetkililerine göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batılı ülkelerin bu sürece dahil olmasına ilk kez itiraz etmedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Avrupalı müttefiklerine, NATO ile bağlantılı olmaması koşuluyla Ukrayna’nın güvenliğine katkıda bulunmaya hazır olduğunu söylediği bildirildi.
Bloomberg‘in görüşmenin içeriği hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Trump, Putin’in bu duruma karşı çıkmayacağını öne sürdü.
Putin ilk kez itiraz etmedi
Bu olasılığı kamuoyuna açıklama görevi ise Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’a düştü. Pazar günü yedi farklı televizyon programına katılan ikili, acil bir ateşkesin mümkün olmadığını ancak Anchorage’daki görüşmede iyi bir ilerleme kaydedildiğini savundu.
Rubio ve Witkoff, Putin’in, ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya “güvenlik garantileri” sağlayabileceğini ilk kez kabul ettiğini belirtti. Kiev yönetimi, bu garantilerin Rusya’nın olası yeni bir saldırısını önlemek için gerekli olduğu konusunda ısrar ediyor.
ABD askerlerinin konuşlandırılması gündemde
Dışişleri Bakanı Rubio, Fox News‘e yaptığı açıklamada, “Bu, Başkan [Trump] tarafından ABD güvenlik garantileri teklif edilirse çok büyük bir adım olacaktır,” dedi. Witkoff ise bunun “her şeyi temelden değiştireceğini” söyledi.
Axios‘a özel olarak konuşan Trump’ın danışmanlarından biri, bu tür garantilerin Amerikan askerlerinin Ukrayna’da konuşlandırılmasını içerip içermeyeceği sorusuna “evet” yanıtını verdi. Bir başka danışman ise bu konuda henüz netlik olmadığını belirterek, “Basın üzerinden müzakere yürütmeyeceğiz,” diye ekledi.
Durum belirsizliğini koruyor. Witkoff’a göre Putin, Trump ile görüşmesinde ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya NATO’nun kolektif savunma ilkesine benzer güvenlik garantileri sunmasını kabul etti. Ancak Rubio daha sonra, Moskova’nın bu planı henüz onaylaması gerektiğini öne sürdü.
“Ukrayna’nın ittifak kurma hakkı var”
Dışişleri Bakanı Rubio, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Ukraynalılar daha önce yaşadıklarını bir kez daha yaşamak istemiyor. Ülkelerini yeniden inşa etmeye devam etme ve hayatlarını yaşama imkanına sahip olmak istiyorlar. Bu çok makul bir talep. Biz de bunun üzerinde çalışıyoruz. Ve bu, Rus tarafının da anlaması gereken bir şey. Her egemen ülke gibi Ukrayna da güvenlik için ittifaklar ve diğer ülkelerle anlaşmalar yapma hakkına sahiptir.”
Reuters‘a konuşan ve bilgileri Avrupalı, ABD’li ve Ukraynalı yetkililer arasındaki görüşmelere dayanan birkaç kaynak, Ukrayna’nın NATO’ya kabul edilmeyeceğini ancak Putin’in ülkenin bir tür güvenlik garantisi almasına karşı çıkmıyor gibi göründüğünü belirtti.
Kaynaklara göre Trump, cumartesi günü Avrupalı liderlerle yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna için güvenlik garantilerini tartıştı ve NATO tüzüğünün 5. maddesine benzer, ancak ittifak çerçevesi dışında bir garanti fikrini ortaya attı. Kaynaklar, bunun pratikte ne anlama geleceğinin ise belirsiz olduğunu söyledi.
Avrupa’dan plana destek sinyalleri
Almanya hükûmet sözcüsü pazartesi günü yaptığı açıklamada, Berlin’in, ABD’nin bir barış anlaşması durumunda Ukrayna’nın güvenliğini sağlama taahhüdü altına girmeye hazır olabileceğine dair “sinyaller” gördüğünü ifade etti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın sözcüsü ise Londra’nın, Trump’ın Ukrayna’ya güvenlik garantileri sağlama konusundaki yorumlarını “memnuniyetle karşıladığını” ve İngiltere’nin “gönüllüler koalisyonu” oluşturmak da dahil olmak üzere bunu mümkün olan her şekilde desteklemeye hazır olduğunu söyledi.
Ancak Starmer, Washington’a giderken yaptığı açıklamada, savaşı “doğru şekilde” bitirmenin önemli olduğunu ekledi. Başbakan, “Kalıcı, dürüst ve adil bir barış olmasını sağlamalıyız,” diye konuştu.