Diplomasi
ABD’den Ukrayna’ya önce imza, sonra güvenlik garantisi şartı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna’ya sağlanacak uzun vadeli güvenlik garantilerinin ancak barış anlaşması imzalandıktan sonra masaya yatırılacağını Avrupalı müttefiklere iletti. Washington ve Kiev arasındaki müzakerelerde barış planı 22 maddeye indirilirken Ukrayna tarafı toprak tavizi ve NATO üyeliğinden vazgeçme şartlarına direnmeyi sürdürüyor.
ABD yönetimi, Ukrayna ile yürütülen müzakerelerde güvenlik garantileri konusundaki tavrını netleştirdi.
Politico’ya konuşan kaynaklara göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avrupalı müttefiklere Washington’ın pozisyonunu aktardı.
Rubio, ABD’nin Ukrayna için uzun vadeli güvenlik garantilerini tartışmaya hazır olduğunu ancak bu sürecin yalnızca taraflar arasında bir barış anlaşması imzalandıktan sonra başlayabileceğini belirtti.
Amerikan diplomasisinin başındaki isim, Başkan Donald Trump’ın Kiev’e yönelik güvenlik taahhütleri konusundaki görüşmeleri daha sonraki bir tarihte bizzat yürüteceği güvencesini verdi.
Görüşmelere tanıklık eden bir kaynak, Rubio’nun barışın sağlanmasının ardından çözülmesi gereken başka meselelere de değindiğini aktardı.
Avrupalı yetkililer, bakanın işaret ettiği bu konuların Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Rusya’nın dondurulan varlıklarının akıbeti olduğu görüşünde birleşiyor.
Barış planında madde sayısı düşürüldü
Washington, geçen haftalarda Ukrayna’ya kapsamlı bir barış planı taslağı sunmuştu. Toplam 28 maddeden oluşan bu taslağın bir maddesi, Kiev’e güvenilir güvenlik garantileri sağlanmasını öngörüyordu.
Washington ve Kiev heyetlerinin Cenevre’de gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından belge revize edildi. Başkan Trump, müzakereler sonucunda planın 22 maddeye indirildiğini duyurdu.
Amerikan yönetimi taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sadece birkaç noktada kaldığını savunuyor.
Buna karşın CNN’e konuşan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, Kiev’in plandaki üç kilit maddeyi kesin bir dille reddettiğini açıkladı.
Ukrayna yönetimi, Donbass’ın henüz işgal edilmemiş bölgelerini Rusya’ya devretmeye, ordu mevcudunu 600 bin askerle sınırlandırmaya ve NATO üyeliği hedefinden vazgeçmeye yanaşmıyor.
Trump’tan liderler zirvesi için kesin şart
ABD tarafı, Kiev’in barış planı şartlarını kabul etmesi için daha önce 27 Kasım tarihini son gün olarak belirlemişti.
Başkan Trump, Ukrayna lideri Vladimir Zelenski’nin sunulan teklifi kabul etmesi ya da “elindeki tüm o küçük gücüyle savaşmaya devam etmesi” gerektiğini ifade etti.
Cenevre’deki temasların ardından Ukrayna heyeti, barış planının en hassas yönlerini doğrudan Trump ile görüşmek üzere Zelenski’nin ABD’ye bir ziyaret gerçekleştirmesini önerdi.
Beyaz Saray ise bu teklife mesafeli yaklaştı. Başkan Trump, Vladimir Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ancak “savaşı sona erdiren anlaşma kesinleştiğinde veya son aşamaya geldiğinde” bir araya geleceğini duyurdu.
Lider, müzakere sürecini hızlandırmak amacıyla Özel Temsilcisi Steve Witkoff’u Putin ile görüşmek üzere Rusya’ya gönderdi.
Aynı süreçte ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll ise Kiev yönetimiyle temasları sürdürmekle görevlendirildi.