Avrupa
Alman-Fransız savaş uçağı projesi için çanlar çalıyor
Airbus şirketinde ve Alman siyasetinde, Alman-Fransız yeni Avrupa savaş uçağı “Geleceğin Savaş Uçağı Sistemi”nin (FCAS) geliştirilmesine ilişkin şüpheler artıyor.
Avrupa’nın en büyük savunma projesini yürütmesi beklenen, Almanya merkezli uçak üreticisinin savunma iştiraki ve Fransız uçak üreticisi Dassault, şu ana kadar bir anlaşmaya varamamış durumda.
Airbus’ın savunma bölümü başkanı Michael Schöllhorn, Handelsblatt’a yaptığı açıklamada, “Almanya ve Avrupa’nın yeni nesil bir hava muharebe sistemine ihtiyacı var ve Airbus böyle bir sistemi geliştirmeye hazır,” dedi.
CDU’lu Bundestag savunma komitesi başkanı Thomas Röwekamp ise “ne askeri ne de sanayi politikası açısından bu önemli teknolojiden vazgeçemeyeceklerini” söyledi.
Ne var ki Airbus ve Dassault arasındaki müzakereler aylardır tıkanmış durumda. Bu durum, çalışanlar arasında şimdiden hoşnutsuzluğa neden oluyor.
Airbus’tan Fransızlara rest: Başka cazip ortaklıklar da var
Airbus Savunma ve Uzay iş konseyi başkanı Thomas Pretzl, Handelsblatt’a verdiği demeçte Almanya’daki çalışanların netlik istediğini ve FCAS’ın nasıl devam edeceğine dair bir kararın yakında alınması gerektiğini söyledi.
Örneğin Pretzl, FCAS’ın Dassault olmadan devam edeceğini düşünüyor ve “Ortaklık, rekabet değil işbirliğine dayanır. Avrupa’da daha cazip ve uygun ortaklar var,” diyor.
FCAS, savaş uçakları, insansız hava araçları ve bir veri platformunun birleşiminden oluşacak şekilde planlanıyor. Sistem, sadece Avrupa hava sahasını korumakla kalmayıp, kıtayı Amerika’ya olan teknolojik bağımlılığından kurtarmayı da amaçlıyor.
Sadece geliştirme maliyetlerinin on milyarlarca avroya ulaşması bekleniyor, fakat sistem 2040’tan önce faaliyete geçemeyecek. Eleştirenler, bunun çok geç ve çok pahalı olduğunu söylüyor.
Fransız Dessault, kârın aslan payını istiyor
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz geçen perşembe günü İspanya’yı ziyaretinde, “Bu projede hiçbir ilerleme kaydedemiyoruz. İşler şu anda olduğu gibi devam edemez,” diye şikayet etti.
Yıl sonuna kadar “bu projenin gerçekten hayata geçirilebilmesi için” bir çözüm bulunması için çaba gösterilecek ve sektör çevrelerine göre, karar ekim ayı gibi erken bir tarihte alınabilir.
İspanya, Fransa ve Almanya’nın yanı sıra FCAS ittifakının üçüncü ortağı. Sözleşmeler, Alman ve İspanyol sanayisinin projenin katma değerinin yarısından fazlasını alacağını öngörüyor.
Dassault’un son zamanlarda FCAS’ın ana unsuru olan uçağın katma değerinin yüzde 80’ini talep ettiği söyleniyor. Dassault bu rakamı reddediyor olsa da, CEO Eric Trappier, şirketinin uçağın geliştirilmesinde öncü rolünü yeniden teyit ediyor.
Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, savunma bakanlarına çıkmaza giren anlaşmazlığa bir çözüm bulma görevini vermişti. Sonuçta FCAS, Airbus’ın sivil uçak üretiminde başardığına benzer şekilde, etkili bir Avrupa işbirliğinin sembolü olması da amaçlanıyor.
Fransa’daki kırılgan siyasi durum bütçe belirsizliğini artırdı
Fakat Alman Airbus bölümleri ile rakip Dassault Grubu arasındaki karmaşık ortak girişim yapısı, rekabeti ve güvensizliği körüklemeye devam ediyor.
Son aylarda her iki taraf da birbirinden uzaklaşma eğilimi gösterdi. Buna ek olarak, Fransa siyasi olarak felç durumda. Eski Fransız savunma bakanı Sébastien Lecornu, 9 Eylül’de yeni Fransız başbakanı olarak atandı ama ne parlamentoda çoğunluğa sahip ne de bütçesi var.
Proje planına göre, FCAS’ı ilerletmek için, sabit bir endüstriyel iş bölümü içeren milyarlarca dolarlık bir geliştirme sözleşmesinin bu yıl onaylanması gerekiyor.
Bu arada, giderek daha fazla Avrupa ülkesi, gizlilik yeteneklerine ve üstün dijital yeteneklere sahip olan ABD’li Lockheed Martin şirketinden F-35 satın alıyor. Almanya da acil durumlarda Amerikan nükleer bombalarıyla donatılabilen üç düzine F-35 sipariş etti.
Fakat F-35’lerin bir dezavantajı, uçağın yazılımı üzerinde tam kontrolün sadece ABD’de olması. Diğer bir dezavantaj ise Avrupa’nın silah harcamalarının ABD endüstrisine akması.
Almanya, İngiliz-İtalyan-Japon savaş uçağı projesini gözüne kestirdi
Öte yandan Avrupa’da başka projeler de devam ediyor. “Global Combat Air Programme” (GCAP), İngiltere’den BAE Systems, İtalya’dan Leonardo ve Japonya’dan Mitsubishi’nin ortak projesi.
GCAP için de sıcak geliştirme aşaması henüz başlamadı. Fakat eylül ayında Londra’da düzenlenen DSEI savunma fuarında, üç GCAP ortağı, başka şirketleri ve ortak ülkeleri kabul etmeye istekli olduklarını vurguladılar.
Ortakların sayısı ne kadar fazla olursa, ülke başına maliyetler o kadar düşük oluyor.
Uzmanlar, Airbus’a rotasını değiştirmesini tavsiye ediyor. Havacılık uzmanı Michael Santo, “FCAS projesi mevcut hızıyla gelişmeye devam ederse, 2050 yılına kadar eskimiş bir sisteme sahip olacağız. Fransızlar, projenin yüzde 80’ini talep ederek bir ölçüt belirliyorlar. Almanlar ise şaşkın görünüyor ve sözleşmelere atıfta bulunuyorlar,” diyor.
FCAS’ın geleceğine güvenerek devam etmenin “iktisadi açıdan sorumsuzluk” olacağını savunan Santo, “Airbus Defence’in güçlü bir ortağa ihtiyacı var ve BAE kötü bir seçim olmaz,” iddiasında bulunuyor.
Rafale ile rekabet Almanları rahatsız ediyor
İngiliz ve İtalyan sanayisiyle bir ortaklık kurulması mümkün. Airbus, BAE Systems ve Leonardo, Eurofighter’ı ortaklaşa inşa ediyor. Fransız sanayi, 1990’larda projeden çekildi ve Rafale’yi geliştirdi. O zamandan beri, Eurofighter ve Rafale küresel pazarda rakipler. Bu, Airbus ve Dassault arasında bu kadar güvensizlik olmasının bir başka nedeni.
BAE Systems ve Leonardo ile Airbus, Eurofighter üretiminden gelen köklü süreçlerden yararlanabilir. Buradaki dezavantaj ise, Airbus ve Alman sanayisinin konsorsiyuma nispeten geç katılacak olması.
Aslında, savunma projeleri için borç freni büyük ölçüde kaldırıldığından, Almanya’nın İngiltere ve İtalya’dan daha fazla mali hareket alanı var. İşçi konseyi başkanı Pretzl, Avrupa’daki diğer ortaklarla da çalışmanın mümkün olduğunu söylüyor ve “Teorik olarak, Almanya’da kendi savaş uçağımızı da geliştirebiliriz,” diyor.
Saab ile ortaklık da mümkün
Almanya’da kendi başına bir geliştirme yapılması olası görünmüyor. Bu nedenle Alman endüstrisinde İsveçli Saab seçeneği de konuşuluyor.
Saab, Eurofighter ile karşılaştırılabilir bir savaş uçağı olan Gripen’i üretiyor ve bu uçak Güney Afrika, Brezilya ve Tayland’a da teslim edildi.
Almanya’nın bu projeyle birçok bağlantısı var ve ilişkiler mükemmel olarak değerlendiriliyor. İsveç, 2024’ten beri NATO üyesive Almanya gibi savunma harcamalarını büyük ölçüde artırıyor.
Örneğin, Airbus’ın iştiraki MBDA, Gripen silahları için güdümlü füzeler tedarik ediyor. Mart ayında İsveç hükümeti, Gripen’i Taurus seyir füzesinin en son versiyonu için de yükselteceğini duyurdu.
Haziran ayında, yapay zeka (AI) konusunda uzmanlaşmış Münih merkezli savunma startup’ı Helsing, Gripen’de Centaur adlı bir hava muharebe AI ajanı test etti.
Bu, geleceğin ortak hava muharebe sisteminin temelini oluşturuyor. Ayrıca, Eurofighter ve Gripen 1990’larda geliştirildiğinden, güncellemeleri ve olası bir halefinin tanıtımı senkronize edilebilir.
Salı günü, Savunma Bakanı Boris Pistorius, İsveçli mevkidaşı Pal Jonson ile bir araya gelecek. Bloomberg’e göre, gündemdeki konulardan biri Eurofighter’ın Saab teknolojisiyle güncellenmesi olacak.
Eurofighterlara bağımlılık biraz daha sürebilir
Alman Silahlı Kuvvetleri’nin modernize edilmiş Eurofighterları, FCAS konseptine benzer şekilde daha büyük insansız hava araçlarıyla çalışabilir.
Airbus, ABD’li tedarikçi Kratos ile bir ortaklık kurdu ve 2029’dan itibaren Alman Silahlı Kuvvetleri’ne teslimat yapmayı planlıyor.
Buna ek olarak, Eurofighter daha önce düşünülenden daha uzun süre üretimde kalabilir. İspanya ve İtalya yeni uçaklar sipariş etti ve Almanya da Ekim ayında en az 20 adet daha sipariş etmek istiyor. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’den de ihracat talepleri var.
Airbus savunma bölümü başkanı Schöllhorn, “Geçmişte, yılda on uçaklık gerekli üretim oranını korumak için mücadele ettik. Şimdi, yeni siparişler beklediğimiz için bu oranı ikiye katlıyoruz,” diyor.
Berlin, Paris ile ortaklığı hemen bitirmek istemiyor
Yeni Eurofighter siparişleri ve tanker ve keşif uçakları ile ilgili güçlü işler, Airbus Savunma’ya yeni bir hareket alanı sağlıyor. Uydu işindeki kayıplar, Schöllhorn’u kısa süre önce dünya çapında yaklaşık 33.000 işten 2.500’ünü kesmeye zorladı. Yeni Eurofighter siparişleri ve yeni FCAS lansmanı ile yeni bir dinamik gelişebilir.
Fakat Alman politikacılar, Fransız-Alman FCAS sistemini henüz silmek istemiyorlar. CDU’lu politikacı Röwekamp, “Şu anda projeyi yavaşlatan teknik sınırlamalar değil, ulusal endüstriyel çıkarlar,” diyor.
Programın daha da geliştirilmesiyle ilgili siyasi sorunların en geç yıl sonuna kadar açıklığa kavuşmasını bekliyor ve “Güvenlik politikası hedefimiz, önemsiz endüstri politikası sorunları nedeniyle başarısızlığa uğramamalı,” diyor.