Avrupa

Avrupa’da, artan Alman askeri gücüne karşı endişe artıyor

Yayınlanma

Avrupa ülkelerinde hızla gelişen Alman silahlanmasına yönelik endişeler artarken, Berlin, Paris’i “silahlanma” için sosyal harcamalarını azaltmaya çağırdı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransa’yı büyük çaplı yeniden silahlanma lehine “sosyal sektörde de” kesintiler yapmaya çağırıyor.

Wadephul, Fransız hükümetinin askeri bütçeye fon aktarmak için gösterdiği çabaların maalesef yetersiz” olduğunu savundu ve Paris’e bunu değiştirmesi için çağrıda bulunduğunu söyledi.

German Foreign Policy’ye göre, Fransa’nın iç işlerine bu açık müdahalenin arka planında, Almanya’nın askeri gücünü büyük bir hamleyle artırmasına karşı birçok Avrupa ülkesinde artan hoşnutsuzluk yatıyor.

Sonbaharda Paris’te, Berlin’in askeri güç haline gelmesi halinde AB’de “aşırı derecede dominant” olacağına dair uyarılar dile getirilmişti.

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, Fransa ve Polonya’da yaptığı görüşmelerde “eski çekincelerin yeniden ortaya çıktığını” ve “Almanya’nın hakimiyeti konusundaki endişeleri” hissettiğini doğruladı.

AB diplomatları, kıtada “tektonik bir değişim” olduğunu şimdiden teşhis ederken, Fransa’da, “Alman Avrupa” hakkında ilk kamuoyu uyarıları dile getirilmeye başlandı.

Yeniden “Alman sorunu”

Almanya silahlanırken Fransa geride kalıyor

Berlin’in yüz milyarlarca avroya mal olacak kendi yeniden silahlanma programını sürdürme kararı, geçen yıl diğer AB ülkelerinde endişe yaratmıştı.

Alman hükümeti, benzeri görülmemiş miktarda silah satın almak ve Bundeswehr’i (Alman Silahlı Kuvvetleri) genişletmek için büyük miktarda yeni borçlanmaya güveniyor.

Bu amaçla Berlin, askeri harcamalar için borç frenini askıya alırken, Avrupa Komisyonu ise askeri harcamaları Maastricht kriterlerinden muaf tuttu.

Berlin, yeni borçlara başvurarak 2029 yılına kadar Alman askeri bütçesini 150 milyar avronun üzerine çıkarmak istiyor.

Bu, Alman hükümetinin borcunun şu anda gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 62’sinden biraz fazlasını oluşturması nedeniyle mümkün.

Borcu şu anda GSYİH’nin yüzde 116’sını oluşturan Fransa ise borcunu artırmayı göze alamıyor.

Geçen yıl, hükümet 2030 için planlanan askeri bütçeyi 67,4 milyar avroya çıkardı; bunun üzerindeki herhangi bir rakamın finanse edilemez olduğu düşünülüyor.

Bu, Fransa’nın Almanya’nın iktisadi üstünlüğünü silahlanma ve askeri güçte avantaj elde ederek telafi etme uygulamasının sonu anlamına geliyor.

Öte yandan, Şansölye Friedrich Merz’in Bundeswehr’i “Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu” haline getirme niyeti, gerçekleşme şansına sahip.

Almanya’da askerileşme odaklı devlet-sanayi bütünleşmesi tam gaz

AB’de Alman militarizasyonu endişesi artıyor

Sonbaharda, medya, Almanya’nın askeri olarak güçlenmesinin sadece Fransa’da değil, başka ülkelerde de uyandırdığı endişeleri ele almıştı.

AB’nin açık ara en büyük iktisadi gücü olan Almanya, artık silahlanma ve askeri güç açısından da hakimiyet kurmak üzere.

Bu, Berlin’in daha önce Paris tarafından kontrol altında tutulduğu ve Fransa’nın gerisinde kaldığı alanlarda öne çıkması anlamına geliyor.

Endişeler söz konusu olduğunda, isimsiz bir AB diplomatının, bunun “tektonik bir değişim” olduğunu söylediği aktarılmıştı: “Bu, şu anda AB düzeyinde yaşanan en önemli olay.”

Brüksel’de bazıları, ağır silahlanmış bir Almanya’nın ne kadar “Avrupalı” olacağı şimdiden merak edilmeye başladı.

Bir Fransız savunma yetkilisi, gelecekte Almanya ile çalışmanın “çok zor” olacağı konusunda uyarıda bulunarak, “Çünkü onlar son derece baskın olacaklar,” dedi.

Paris, şimdiden alaycı bir şekilde, Berlin’in artık “Alsace’ı fethetmesine” gerek olmadığını, “sadece satın alabileceğini” söylüyor.

Fakat şimdi, Federal Cumhuriyet’in yeni endüstriyel ve askeri gücü de devreye giriyor.

Polonya’da da endişeler dile getiriliyor. Örneğin, Savunma Bakan Yardımcısı Paweł Zalewski, tarihe bakıldığında, “Almanya’nın iktisadi gücünü askeri güçle birleştirebileceği bir durumun her zaman korku uyandırdığını” söyledi. 

Almanya’da ‘sanayisizleşme’ ile ‘sanayinin askerileşmesi’ el ele

Foreign Affairs, Alman askeri süper gücünü yazdı

Yakın zamanda ünlü Amerikan dış politika dergisi Foreign Affairs de Almanya’nın askeri bakımdan güçlenmesinin sonuçlarını ele aldı.

“Avrupa’nın Bir Sonraki Hegemonu” başlıklı makalesinde Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR) üst düzey üyesi Liana Fix, Almanya’nın mevcut askeri güçlenme yolunda devam etmesi halinde, 2030’dan önce “askeri süper güç” haline gelebileceğine işaret ediyor.

Önlem alınmadığı takdirde, Almanya’nın askeri hakimiyetinin, “nihayetinde kıtadaki bölünmeleri körükleyebileceğini” savunan Fix, örneğin Fransa’nın, “komşusunun bir askeri güç haline gelmesinden” rahatsızlık duyduğunu hatırlatıyor ve benzer bir durumun Polonya’daki birçok kişi için de geçerli olduğunu vurguluyor.

Yazara göre, en kötü senaryoda, Federal Cumhuriyet’in militarizasyonu yeni rekabetlere yol açabilir.

Fix, “Fransa, Polonya ve diğer devletler Almanya’yı dengelemeye çalışabilir” uyarısında bulunuyor. Ona göre özellikle Fransa, “kıtanın önde gelen askeri gücü olarak kendini kanıtlamaya” çalışabilir.

Paris, Londra ile güçlerini birleştirmeye çalışırken, Polonya’nın gelecekte Baltık veya İskandinav devletleriyle daha yakın ittifaklar kurması da olası.

Fix, tüm bunların Almanya ile rekabeti şiddetlendirebileceğini ve “Avrupa’yı bölünmüş ve savunmasız” bırakabileceğini savunuyor.

Alman eyaletleri silahlanma yarışına son sürat dahil oluyor

Ischinger’e göre Fransa ve Polonya’da tepkiler yükseliyor

Kısa bir süre sonra, deneyimli Alman diplomat ve Münih Güvenlik Konferansı’nın şu anki başkanı Wolfgang Ischinger de bu uyarıları yineledi.

Ischinger, “savunma sektöründeki beklenmedik kazanç”ın, “Almanya’nın önümüzdeki yıllarda Fransa’nın iki katından fazla askeri harcama yapacağı” anlamına geldiğini hatırlattı.

Fransa ve Polonya’da yaptığı görüşmelerde, “eski çekincelerin bazen yeniden ortaya çıktığını” hissettiğini belirten Ischinger, “Almanya’nın hakimiyeti konusundaki endişeleri” dile getirdiklerini vurguladı.

Bu nedenle Ischinger, “incelik ve duyarlılık”la hareket edilmesini şiddetle tavsiye ediyor.

Almanya’nın askeri olarak güçlenmesine yatırılan fonlar göz önüne alındığında, “Polonya’nın bakış açısıyla çözülmemiş tazminat sorunu” da dikkate alınarak, “bu fonların küçük bir kısmının Polonya’ya aktarılması”na karar verilebileceğini önerdi.

“Polonya bir cephe devletidir” diyen Ischinger, mevcut “savunma kapasitesinin bizi de koruduğunu” ekledi ve “Almanya, Polonya’nın ön cephe devleti rolünü takdir ederek Varşova’ya bir denizaltı, bir fırkateyn veya birkaç savaş tankı bağışlasa nasıl olur?” retorik sorusunu sordu.

Fakat Ischinger’in önerisi, komşu devletlere belirli bir katılım hakkı tanıyarak onları Avrupa kıtasındaki Alman hegemonyasına sıkı sıkıya entegre etme planına indirgeniyor.

Merz, “güç politikası” istiyor: Almanya’da nükleer bomba çağrıları

Fransa, “Alman Avrupa”ya karşı çıkmaya hazırlanıyor

Fransa’da, özellikle muhafazakâr ve sağcı çevrelerde, yeni bir Alman hakimiyetine karşı uyarıda bulunan sesler yükseliyor.

Muhafazakâr günlük Le Figaro gazetesi hafta başında “Almanya, Alman tarzında, yani büyük çapta yeniden silahlanıyor,” diye yazdı.

Gazetede bir yorumcu, “Berlin’in tek başına yürüttüğü endüstriyel ve finansal çabaları ve AfD’nin … iktidara gelme tehlikesi, mevcut hükümet başkanlarının Avrupa yanlısı taahhütlerinin üzerine gölge düşürüyor,” diye yazdı.

Çarşamba günü(18 Şubat) ise, “milli muhafazakâr” politikacı ve Reconquête! üyezi Philippe de Villiers, Journal du Dimanche’ın internet sitesinde “Alman Avrupa”ya karşı uyarıda bulundu.

Anketlere göre, Alman hakimiyetine karşı kamuoyunun direnişi şu anda ağırlıklı olarak sağda şekilleniyor ve bu kesimin 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanma şansı yüksek.

Almanya, Fransız nükleer şemsiyesine göz koydu

Alman hükümeti Fransa’nın içişlerine müdahale etmeye başladı

Almanya’nın Avrupa’da hakimiyet kurma eğilimi konusunda artan endişeler ve hoşnutsuzluklar karşısında, Dışişleri Bakanı Johann Wadephul pazartesi günü (16 Şubat) bir açıklama yaptı.

Fransa’nın AB’de yeniden silahlanmayı Eurobond’larla finanse etme önerisine yanıt veren Wadephul, “Bu tamamen yeni bir şey olurdu,” dedi ve Almanya’nın bunu yapmaya “hazır olmadığını” belirtti.

Buna göre Berlin, yalnızca kendi yeniden silahlanma için ulusal borçlanmayı dikkate alacak, fakat diğer AB ülkeleri de Almanya ile aynı düzeyde militarize olmalarını sağlayacak AB düzeyinde borçlanmayı dikkate almayacak.

Aynı zamanda Wadephul, Fransa’nın hassas mali durumuna işaret ederek ülkeyi açıkça eleştirdi.

Fransa’nın daha ağır bir şekilde yeniden silahlanma çabalarının şimdiye kadar yetersiz kaldığına işaret eden Alman bakan, Paris’i, “sosyal sektörde bir veya iki kemer sıkma önlemi almaya” ve “Avrupa’nın savunma kabiliyeti gibi merkezi öneme sahip hedef için manevra alanı yaratmak amacıyla diğer alanlarda tasarruf yapmaya” çağırdı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version