Avrupa
Avrupa’nın ABD’den bağımsız savunma faturası: 1 trilyon dolar

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Amerikan askeri varlığının ikamesi için 1 trilyon dolarlık bir kaynak gerektiğini öngörürken, kıta top mermisi üretiminde ABD’yi geçse de stratejik füze ve istihbarat teknolojilerinde ciddi açıklar veriyor.
Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma girişimi dahil Avrupa’ya yönelik çıkışları, Eski Kıta’yı savunmada kendi kendine yetme çabalarını hızlandırmaya zorluyor.
Bazı alanlarda süreç beklenenden hızlı ilerlese de, Amerikan kapasitesinin yerini doldurmak yıllar alabilir.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün (IISS) değerlendirmesine göre, Avrupa’daki Amerikan silah ve asker varlığını ikame etmenin maliyeti yaklaşık 1 trilyon doları bulacak.
Bölge; hayalet uçaklar (stealth), uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri ve uydu istihbaratı konularında ciddi eksiklikler yaşıyor.
Buna karşın The Wall Street Journal’ın aktardığı verilere göre Avrupa; savaş gemileri, denizaltılar, top mermileri, obüsler, tanklar ve bazı zırhlı araçların üretiminde ABD’den daha hızlı ve kapsamlı adımlar atıyor.
Mühimmat üretiminde ABD geride kaldı
Avrupa’nın en büyük savunma sanayii yüklenicisi Alman Rheinmetall, Rusya’nın Şubat 2022’deki Ukrayna işgalinden bu yana 16 fabrika inşa etti veya inşa sürecini sürdürüyor.
Şirketin yıllık 155 milimetrelik mühimmat üretimi yakında 1,5 milyon adede ulaşacak; bu rakam ABD’nin toplam üretiminden daha yüksek.
Risk sermayesi yatırımlarının artması ve tedarik süreçlerinin hızlanmasıyla birçok ülkede insansız hava aracı (İHA) geliştiren girişimler ortaya çıktı.
2024 sonunda kurulan Alman Twentyfour Industries, o dönemde hiçbir ürünü yokken bugün Avrupa ordularına İHA satıyor. Estonya ise kara dronları pazarında küresel bir lidere dönüştü.
“NATO’nun Avrupa ayağını inşa etmeliyiz”
Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda konuşan AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius, ABD’nin kıtadaki varlığını azaltma ihtimaline dikkat çekti.
Kubilius, “Amerikalılar Avrupa kıtasındaki varlıklarını azaltmaya başlarsa, NATO’nun Avrupa ayağı olarak adlandırılabilecek yapıyı nasıl kurgulayacağımızı planlamalıyız” ifadelerini kullandı.
Kubilius daha önce de 100 bin kişilik bir Avrupa ordusu ve Avrupa Güvenlik Konseyi kurulması önerisinde bulunmuştu.
“Rubicon geçildi, bu bir şok terapisi”
Brüksel’de geçen perşembe düzenlenen AB liderler zirvesinin ardından Politico’ya konuşan Doğu Avrupalı bir diplomat, “Rubicon geçildi. Bu bir şok terapisi. Avrupa artık eski haline dönemez” değerlendirmesinde bulundu.
Zirve, Trump’ın Davos’ta Grönland’ı “bir buz parçası” olarak niteleyip kendisine verilmesini talep etmesinin hemen ertesinde gerçekleşti. Her ne kadar sıcak bir çatışmadan kaçınılsa da üst düzey diplomat, “Kimse artık ona güvenemez” yorumunu yaptı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise toplantı sonrası gazetecilere verdiği demeçte net konuştu: “Bağımsız bir Avrupa olarak hareket etmemiz gerektiğini biliyoruz.”
Uzay ve istihbaratta özerklik arayışı
Savunma alanındaki bu dönüşüm, Avrupa’nın uydu iletişimi ve istihbarat gibi ABD’ye büyük ölçüde bağımlı olduğu stratejik alanlarda alternatifler geliştirmesini zorunlu kılıyor.
Financial Times’ın konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı haberine göre; Rheinmetall ve uydu üreticisi OHB, Elon Musk’ın Starlink sistemine rakip olacak ve “Bundeswehr için Starlink” olarak adlandırılan proje ihalesine ortak katılmak üzere görüşmeler yürütüyor. Proje, Alman silahlı kuvvetlerinin iletişim altyapısını sağlamayı hedefliyor.
Diğer Avrupa ülkeleri de uzay kapasitelerini artırma çabasında. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, kısa süre önce yaptığı açıklamada Fransa’nın Ukrayna’ya sağlanan uydu istihbaratının üçte ikisini tek başına karşıladığını duyurdu.
Daha önce ABD’ye güvenen İngiltere de yakın zamanda kendi askeri uydu grubunu oluşturdu.
Uzun menzilli füze ve hava savunma açığı
The Wall Street Journal’a göre, Avrupa’nın elinde kendi üretimi uzun menzilli füze bulunmadığından, menzili 1.600 kilometreyi aşan füze projelerine hız verildi.
Ayrıca kıtanın elinde Ukrayna’nın acil ihtiyaç duyduğu Patriot füzelerinin veya F-35 hayalet uçaklarının yerli muadilleri de mevcut değil.
Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) Direktörü Matthew Savill, gazeteye verdiği demeçte süreci şöyle özetledi:
“Avrupa kendi kendini silahlandırabilir mi? Evet, ancak bu zaman alacak. Henüz gerekli üretim hacmine ulaşılamadı ve kabul etmek gerekir ki bazı alanlarda silahların kalitesi o kadar iyi değil.”
Avrupa
Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.
Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.
The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.
Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.
Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.
Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.
“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.
Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.
Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.
Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.
Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.
17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.
BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.
Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.
Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.
Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.
Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.
Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.
Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.
Bu kapsamda iki soru sorulacak:
- Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
- Beklentileriniz nelerdir?
Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.
Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.
Avrupa
Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.
Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.
Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.
Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.
Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.
İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).
Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.
BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.
Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.
Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.
Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.
Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.
Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.
Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.
Avrupa
AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.
Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.
Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.
Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.
Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.
Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor









