Avrupa
Britanya’da finansal çöküş korkusu: Bu sefer ‘banka dışı finansal aracılar’ topun ağzında

Bank of England (BoE), son yıllarda önemi ve riski giderek artan ‘banka dışı finansal kurumlar’ sektöründeki belirsizliğin tetiklediği bir finansal krizden korkmaya başladı.
Bu finansal aracılar arasında hedge fonları, emeklilik fonları, sigortacılar veya risk sermayesi gibi banka olmayan her türlü büyük yatırımcı yer alıyor. Bütün bunları kapsayan terim ise “banka dışı finansal aracılık” sektörü.
POLITICO’da yer alan değerlendirmeye göre, dünya çapında regülatörler, “yeterince anlaşılamayan” bu sektörü kontrol altına almak için mücadele ediyor; fakat son yıllarda yaşanan dört tehlikeli “banka dışı” olayın Birleşik Krallık ekonomisini çökertmeye yaklaşması nedeniyle, pek çok politika yapıcı Londra’nın daha acil bir yaklaşıma ihtiyacı olduğuna inanıyor.
Bu sektörde meydana gelebilecek büyük bir çöküşün tetikleyebileceği piyasa kargaşası, sınırların ötesine yayılabilir. Bu nedenle AB, ABD ve diğer ülkelerdeki gözlemciler tarafından şimdiden uyarılar yapılmış durumda.
Mesele Threadneedle Caddesi (BoE’nin de üzerinde bulunduğu cadde) için bu özellikle acil bir sorun çünkü İngiliz işletmeleri artık finansmanlarının yarısı için finansal piyasalara ve banka dışı kuruluşlara güveniyor.
Dolayısıyla herhangi bir kriz ya da çalkantı sadece City of London’da sorun yaratmakla kalmayacak, binlerce insanın işini de anında etkileyecek.
City of London diken üstünde
BoE’nin bu nedenle krizi beklemeden uluslararası ölçekte bir düzenleme yapılması için bastırdığı belirtiliyor.
Serbestçe konuşabilmek için adının açıklanmasını istemeyen bir AB yetkilisi, “İngiltere, NBFI’ın [banka dışı finansal aracılık] büyüklüğü nedeniyle bunu açıkça zorluyor,” dedi.
Birleşik Krallık merkez bankasının son zamanlarda zor zamanlar geçirdiğine işaret eden POLITICO, eski başbakan Liz Truss’ın mini bütçesinin devlet tahvili piyasalarını altüst etmesinin ardından Birleşik Krallık emeklilik fonlarındaki sorunları küçültmek zorunda kaldığını hatırlatıyor.
Haberde, pandeminin başlangıcında yaşanan nakit sıkışıklığının, Archegos hedge fonunun batmasının ve Ukrayna savaşının ardından nikel piyasalarında yaşanan kargaşanın finansal sistemin istikrarını tehdit ettiği belirtiliyor.
Bütün bunlarda sürekli risk altında olan yer ise, uluslararası finansaın kalbi olarak görülen City of London idi.
Riskler banka dışı finans sektörünün üzerine bindi
Birleşik Krallık’ta ve küresel olarak, banka dışı kuruluşlar artık finansal sistemin yarısını oluşturuyor. Birleşik Krallık’taki işletmelerin finansmanının yarısı doğrudan finansal piyasalardan ve banka dışı kaynaklardan gelirken, AB’de bu oran sadece yüzde 27.
POLITICO’ya göre endişe verici olan, 2008 küresel mali krizinden bu yana mali sistemin bankalar dışında kalan bu bölümünün tüm riski üstlenmiş olması.
Kriz sonrası düşük faizli on yıl boyunca, sistemde bol miktarda para akarken, banka dışı kuruluşlar yatırımcılara getiri sağlamak için ucuz borca boğuldu. Daha yüksek faiz oranları ve daha sıkı paranın oluşturduğu değişen ekonomik zeminde, merkez bankacıları artık bu kurumların çok daha savunmasız olmalarından korkuyorlar.
Sektördeki bilinemezlik BoE’yi korkutuyor
BoE’yi endişelendiren bir diğer önemli konu da kimin tam olarak nerede aşırı borçlandığı hakkında pek bir şey bilmemesi.
BoE Başkan Yardımcısı Sarah Breeden, şubat ayında merkez bankasında düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Bilgi birikimimizdeki boşluklar, krizlere yanıt olarak piyasa temelli finans alanında büyük ölçüde dayanıklılık inşa ettiğimiz anlamına geliyor, oysa kırılganlıkların kristalleşmesinden önce dayanıklılık inşa etmeye çalışmalıyız,” demişti.
Banka, daha fazlasını öğrenmek için kendi çalışmalarını yapıyor. Üst düzey BoE yetkilileri yakın zamanda risk sermayesi ve özel kredilerde (yatırımcıların halka açık menkul kıymetler piyasalarından uzakta şirketleri satın alması ya da onlara borç vermesi) saklanan riskler konusunda uyarıda bulundu.
BoE, haziran ayında, yatırım devlerinin sahip olduğu şirketlerin Birleşik Krallık ekonomisinin belirli sektörlerinde ne kadar baskın olduğu ve diğer işletmelerden daha riskli olup olmadıkları da dahil olmak üzere, risk sermayesinin ‘istikrara yönelik potansiyel tehdidi’ hakkında daha fazla ayrıntı yayınlayacak.
BoE İcra Direktörü Nathanaël Benjamin nisan ayında yaptığı bir konuşmada, “ekosistem genelinde kaldıraç türlerinin ve miktarının artması ya da ‘kaldıraç üzerine kaldıraç’” konusunda uyarıda bulunmuştu.
Londra, soruna ‘küresel çözüm’ arıyor
Fakat POLITICO’ya göre, banka dışı finansal sektör risklerinin doğası gereği küresel olduğu düşünüldüğünde, Birleşik Krallık merkez bankası boşuna hareket ediyor olabilir. Bundan dolayı, derhal harekete geçmek için 2008 krizinden sonra kurulan Finansal İstikrar Kurulu (FSB) ya da bir benzerine ihtiyaç var.
PwC’de finansal hizmetler risk ve düzenleme direktörü olan Conor MacManus, “Aşırı kaldıraç ve likidite eksikliği tipik olarak çoğu başarısızlığın merkezinde yer alır, bu nedenle bunların düzenleyici odak alanları olmasını beklersiniz,” dedi.
Bu kapsamda FSB, Birleşik Krallık piyasa düzenleyicisi Sarah Pritchard’ın eş başkanlığını yaptığı bir grup aracılığıyla, kaldıraç konusunda bir görüş bildirecek.
Fransa’dan BoE’ye destek
BoE’nin bu konuda bazı müttefikler elde ettiği anlaşılıyor.
Fransız Merkez Bankası, şubat ayında Brüksel’de yaptığı ve POLITICO tarafından görülen bir sunumda, FSB’ye daha geniş bir yaklaşım çağrısında bulundu ve ayrıca AB, mayıs ayında daha geniş bir çerçeve için bazı adımlar önerecek.
Fakat merkez bankacıları ve piyasa düzenleyicileri arasında ne kadar ileri gidileceği konusunda ayrı bir bölünme de ortaya çıktı.
Bu bölünme geçmişte reformların kapsamını daraltmıştı. Örneğin geçen hafta, Britanya’da baş piyasa düzenleyicisi Nikhil Rathi’nin BoE’nin risk sermayesi konusundaki endişelerini küçümsemesi, bu bölünmelerin boyutları konusunda bir fikir verdi.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu











