Asya
Lavrov, Wang’a Rusya ve Çin’in Güneydoğu Asya’da güçlerini birleştirmesi gerektiğini söyledi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Çinli mevkidaşına, Rusya ve Çin’in Güneydoğu Asya’da dış güçlerin müdahalesine karşı çabalarını birleştirmeleri gerektiğini söyledi.
Rus haber ajansı Tass’a göre, Lavrov şu ifadeleri kullandı: “Birleşik bir pozisyonumuz var. Bunun yok edilmesini önlemek için her şeyi yapmalıyız [ve] bu bölge dışından güçlerin Güneydoğu Asya’nın işlerine müdahalesine ortaklaşa karşı koymanın ve bölgenin refah ve esenliğine katkıda bulunmanın önemli olduğuna inanıyoruz.”
Lavrov bu sözleri Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’ye, perşembe günü Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) görüşmeleri çerçevesinde Laos’un başkenti Viyentiyan’daki görüşmelerde söyledi.
Wang’ın Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ile üç saatlik bir görüşme gerçekleştirmesinden bir gün sonra gerçekleşen görüşmede Lavrov, Ukrayna’nın “iyi niyetle” hareket etmesi halinde Moskova’nın görüşmelere açık olduğunu söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Lavrov Wang’a Çin’in Ukrayna krizi konusundaki “dengeli ve tutarlı” tutumu için teşekkür etti ve Pekin’in tüm paydaşların çıkarlarını dikkate alan yaklaşımları teşvik etme girişimlerini memnuniyetle karşıladı.
İki diplomat ayrıca “bazı ülkelerin Asya-Pasifik bölgesi için ASEAN merkezli güvenlik ve istikrar çerçevesini zayıflatmak üzere tasarlanmış kısıtlı blok temelli askeri ve siyasi mekanizmalar kurma konusunda giderek daha proaktif hale geldiği gerçeğini göz önünde bulundurarak ASEAN içindeki işbirliğini” de ele aldı.
Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Wang, Rusya ile ilişkileri “olgun, istikrarlı, dirençli ve özerk, sağlam siyasi karşılıklı güven, derinleşen stratejik işbirliği ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliği için geniş umutlar” olarak selamladı.
Açıklamada Wang’ın şu sözlerine yer verildi: “Kaotik uluslararası durum ve dış müdahale ve direniş karşısında Çin, birbirinin temel çıkarlarını korumak için Rusya ile birlikte çalışmaya … ve her zaman birbirinin gelişiminde yol arkadaşı ve iyi bir ortak olmaya hazırdır.”
Wang ayrıca iki tarafın “Doğu Asya işbirliği konusunda iletişim ve koordinasyonu sürdürmesi” gerektiğini de sözlerine ekledi.
Laos ile üçlü görüşme
Çin dışişleri bakanlığına göre daha önce ikili Laos Dışişleri Bakanı Saleumxay Kommasith ile bir araya gelerek üç tarafın “Asya-Pasifik bölgesindeki alevleri körükleyen bölge dışı güçlere ilişkin endişelerini dile getirdikleri” bir toplantı gerçekleştirdi.
Üç ülke “sıcak nokta sorunlarının yatıştırılmasını ve bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasını teşvik etmek için koordinasyon ve işbirliğini güçlendirmeye istekli olduklarını ve … güç politikalarına ve çatışmalara karşı birlikte çalışacaklarını” ifade ettiler.
ASEAN’ın 10 üye ülkesinden üst düzey diplomatlar Wang ve Lavrov’un yanı sıra ABD, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, İngiltere ve Avrupa Birliği’nden mevkidaşlarıyla birlikte cumartesi gününe kadar Laos’un başkentinde yıllık Doğu Asya Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantısına katılıyor.
Hindistan-Çin görüşmesi
Perşembe günü Hint mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar ile bir araya gelen Wang, mevcut karmaşık uluslararası durum ve ciddi küresel zorluklar karşısında, iki komşu büyük gelişmekte olan ülke ve başlıca yükselen ekonomiler olarak Çin ve Hindistan’ın diyalog ve iletişimi güçlendirmesi, anlayış ve karşılıklı güveni artırması, çatışma ve farklılıkları uygun şekilde yönetmesi ve karşılıklı fayda sağlayan işbirliği geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Wang, her iki tarafın da çatışmaları, farklılıkları ve sürtüşmeleri aşan bir bilgelikle tarihe, halklarına ve dünyaya karşı sorumluluklarını üstlenmeleri ve Çin-Hindistan ilişkilerinin iyileştirilmesini ve sürdürülebilir kalkınmasını teşvik etmeleri gerektiğini belirtti.
Çin-Hindistan ilişkilerinin ikili kapsamın ötesinde önemli bir etkiye sahip olduğunu kaydeden Wang, “İkili ilişkilerin geliştirilmesi gelişmekte olan iki ülkenin stratejik modelini yansıtmalı, farklılıkların ele alınması iki eski medeniyetin siyasi bilgeliğini yansıtmalı ve küresel zorluklara verilen yanıt Küresel Güney ülkelerinin dayanışma ve işbirliğini yansıtmalıdır” ifadelerini kullandı.
Wang, Çin-Hindistan ilişkilerinin doğru yola dönmesinin her iki tarafın da çıkarına olduğunu ve Küresel Güney ülkelerinin de ortak beklentisi olduğunu vurguladı.
Jaishankar, Hindistan ve Çin’in en kalabalık iki ülke, iki büyük gelişmekte olan ekonomi ve uzun geçmişleri olan eski medeniyetler olduğunu söyledi. “İkili ilişkilerde istikrarlı ve öngörülebilir bir gelişmenin sürdürülmesi her iki tarafın da yararınadır ve bölgesel barışın korunması ve çok kutupluluğun teşvik edilmesi açısından özel bir önem taşımaktadır” dedi.
Jaishankar, Hindistan ve Çin’in iç içe geçmiş kapsamlı çıkarlara sahip olduğunu ve sınır olaylarının gölgesiyle karşı karşıya olduklarını, ancak Hindistan’ın farklılıkları tarihsel bir perspektif, stratejik düşünce ve açık bir tutumla çözmenin yollarını bulmaya ve ikili ilişkileri olumlu ve yapıcı bir yola geri döndürmeye istekli olduğunu söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, her iki taraf da sınır bölgelerinde barış ve huzurun korunması ve sınır işleri istişarelerinde yeni ilerlemeler kaydedilmesi konusunda ortak taahhütte bulunma konusunda mutabık kaldı.
Güney Çin Denizi anlaşmazlığı
Zirve, ASEAN üyesi Filipinler ile Çin arasında Güney Çin Denizi’nde gerilimin arttığı bir dönemde düzenleniyor.
Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr’ın ülkesini ABD’ye yaklaştırması ve Japonya ve Avustralya gibi diğer ABD müttefikleriyle daha güçlü bir işbirliği arayışına girmesinin ardından Güney Çin Denizi’ndeki sürtüşmeler Pekin ve Manila arasında daha da yoğunlaştı.
Bu yıl, Filipinler ve Çin arasındaki çatışma keskin bir şekilde tırmandı ve Çin sahil güvenliği, Filipinler’in Spratly Adaları’ndaki tartışmalı bir resif olan İkinci Thomas Sığlığı’na ikmal misyonlarını engellemek için tazyikli su kullandı.
Manila 1999 yılında BRP Sierra Madre adlı ABD yapımı savaş gemisini kıyıya indirdi ve bölge üzerindeki hak iddialarını ileri sürmek için buraya asker konuşlandırdı. Pekin sadece insani yardım malzemelerine izin verildiğini ve inşaat malzemelerine izin verilmediğini söyledi.
Daha önce ABD, ikmal misyonlarını desteklemek için “ne gerekiyorsa” yapacağını belirtmiş, ancak Filipinli yetkililer daha temkinli davranmıştı.
Geçen hafta Pekin ve Manila bir dizi toplantının ardından Sierra Madre çevresinde çatışmaların tırmanmasını önlemek için geçici bir anlaşmaya vardıklarını açıkladılar, ancak Manila’nın Pekin’in önceden bildirim ve yerinde doğrulama koşullarına itiraz etmesiyle kısa sürede anlaşmazlık yeniden alevlendi.
Asya
Çin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek

Analistlere göre Pakistan’ın sistemi diğer yabancı menşeli sistemlerle başarılı şekilde entegre etmesi, Çin’in ihracat açısından elini “önemli ölçüde” güçlendirecek
Pakistan, Çin’den yeni tedarik ettiği kısa menzilli hava savunma sistemini kamuoyuna tanıttı. Analistlere göre sistem, gelecekte yaşanabilecek bir çatışmada Pakistan’ın Hindistan’a ait insansız hava araçlarına ve alçak irtifa tehditlerine karşı koyma kapasitesini artırabilir.
Pakistan Hava Kuvvetleri’nin (PAF) pazar günü sosyal medyada yayımladığı bir video, Çin yapımı HQ-17AE kısa menzilli hava savunma (SHORAD) sisteminin Pakistan tarafından kullanıldığını ilk kez doğruladı.
HQ-17AE, Çin’in HQ-17A hava savunma sisteminin ihracat versiyonu. HQ-17A ise Rus Tor-M1 füze sisteminin tersine mühendislikle geliştirilmiş ilk HQ-17’nin tekerlekli varyantı.
HQ-17AE, 20 kilometreye kadar operasyonel menzile ve 10 kilometreye kadar irtifa kapasitesine sahip. Sistem; insansız hava araçları, helikopterler, seyir füzeleri, güdümlü mühimmatlar ve uçaklar gibi alçak irtifada ve kısa menzilde faaliyet gösteren tehditleri etkisiz hale getirmek üzere tasarlandı.
Sistemin daha önce Suudi Arabistan, Sırbistan ve Tacikistan’a ihraç edildiği biliniyor. Pakistan’ın yaptığı açıklamayla birlikte ülke, Çin yapımı sistemin dördüncü yabancı kullanıcısı oldu.
Pazar günü yayımlanan video, PAF’ın geçen yıl mayıs ayında Hindistan’la yaşanan sınır çatışmasında da sergilediği çok alanlı harekât kabiliyetlerini tanıtmayı amaçlıyordu.
Videoda HQ-17AE’nin yanı sıra yine Çin yapımı HQ-9P uzun menzilli karadan havaya füze sistemi ile Türkiye yapımı Korkut kundağı motorlu uçaksavar sistemi ve Şahin anti-İHA sistemi de sergilendi.
Bu sistemler, Pakistan’ın İHA sürüleri de dahil olmak üzere çeşitli modern hava tehditlerine karşı geliştirdiği yeni “katmanlı entegre hava savunma sisteminin” parçalarını oluşturuyor.
Katmanlı ağda HQ-9, uzun menzilli uçak ve füze savunması için; Çin yapımı HQ-16’nın ihracat versiyonu LY-80, orta menzilli tehditlere karşı; HQ-17AE ise kısa menzilde savunmayı aşan hedeflere karşı kullanılıyor. Bunları, İHA’ları ve alçaktan uçan tehditleri hedef alan Türk sistemleri tamamlıyor.
Institute for Security and Development Policy bünyesindeki Stockholm Centre for South Asian and Indo-Pacific Affairs’in Başkanı Jagannath Panda, Pakistan’ın HQ-17AE’yi esas olarak mobil bir muharebe sahası ve nokta savunma sistemi olarak değerlendirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.
South China Morning Post’a konuşan Panda, “Daha da önemlisi, Pakistan katmanlı hava savunma mimarisinin alt kademesindeki bir zafiyeti gidermeye çalışıyor gibi görünüyor” dedi.
“Sistemin tedarik edilmesi aynı zamanda savaşın değişen doğasını da yansıtıyor. Pakistan, her İHA’ya veya dolanan mühimmata karşı pahalı uzun menzilli önleyicileri ekonomik olarak kullanamaz. HQ-17AE, giderek yoğunlaşan alçak irtifa hava tehditleriyle mücadele etmek için Pakistan’a yeni bir savunma katmanı sağlıyor” diye ekledi.
Panda, asıl önemli sorunun Pakistan ordusunun sensörleri, komuta sistemlerini ve angajman prosedürlerini tutarlı bir katmanlı mimari içerisinde birbirine bağlayıp bağlayamayacağı olduğunu da vurguladı.
Washington’daki Hudson Institute’un kıdemli araştırmacısı Liselotte Odgaard ise İHA savunmasının Pakistan’da HQ-17AE’nin temel görevlerinden biri olmasının muhtemel olduğunu, ancak sistemin görevinin bununla sınırlı kalmayacağını söyledi.
Odgaard, “Ancak çok küçük ticari İHA’lara karşı Korkut veya Şahin gibi sistemlere kıyasla muhtemelen daha az maliyet etkin” dedi ve Türk sistemlerinin insansız hava sistemlerine karşı koymak üzere “özel olarak optimize edildiğini” belirtti.
Çin, Pakistan’ın en büyük silah tedarikçisi olmayı sürdürüyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne (SIPRI) göre Çin, 2021-2025 döneminde Pakistan’ın toplam silah ithalatının yüzde 80’ini karşıladı.
Pakistan’ın HQ-17AE tedariki, Hindistan’la sınır gerilimlerinin devam ettiği bir dönemde, modern savaşlarda İHA’lar gibi düşük maliyetli ve alçaktan uçan tehditlerin giderek daha fazla kullanılmasını da yansıtıyor.
Çin tarafından tedarik edilen platformlar, Pakistan’ın geçen yıl Hindistan’la yaşadığı kısa süreli sınır çatışmasında önemli rol oynadı. Bu çatışmada bir J-10CE, Hindistan’a ait bir Rafale savaş uçağını düşürdü. Pakistan, 7-10 Mayıs tarihleri arasındaki savaşta Fransız yapımı 4,5 nesil Rafale savaş uçaklarından dördünü düşürdüğünü öne sürdü.
Bu olay, hem Çin yapımı savaş uçağının bildirilen ilk hava-hava muharebe zaferi hem de bir Rafale’in ilk kez düşürülmesi olarak kayıtlara geçti.
Odgaard, Pakistan’ın HQ-17AE’yi Türk sistemleriyle başarılı bir şekilde entegre etmesinin, Çin sistemlerinin farklı tedarikçilerden oluşan karma mimariler içinde çalışabildiğini kanıtlayarak Çin’in ihracat açısından elini “önemli ölçüde” güçlendireceğini söyledi.
Odgaard, “[Bu durum] Çin’in kısa menzilli hava savunma çözümlerini halihazırda NATO veya Türk ekipmanlarını kullanan ülkeler açısından daha cazip hale getiriyor” dedi.
Ancak Odgaard’a göre asıl sınav gerçek muharebe koşullarında verilecek:
“İhracat başarısı yalnızca teknik uyumluluğa değil, Pakistan’ın İHA’lara, seyir füzelerine ve doyurma saldırılarına karşı gerçek koşullarda etkili bir performans ortaya koyup koyamayacağına bağlı olacak. Muharebe sahasında kanıtlanmış güvenilirlik, herhangi bir hava savunma sistemi için en güçlü reklam olmaya devam ediyor.”
Panda ise HQ-17AE’nin gelecekte yaşanabilecek herhangi bir Hindistan-Pakistan çatışmasında “önem taşıyabileceğini” ve böyle bir çatışmanın “yalnızca insanlı savaş uçaklarının hakimiyetinde geçmesinin giderek daha düşük bir ihtimal olduğunu” söyledi.
Panda, “2025’teki çatışma; uzak mesafeden kullanılan silahların, İHA’ların, elektronik harbin ve katmanlı hava savunmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. HQ-17AE tam da giderek daha yoğun hale gelen bu alçak irtifa muharebe sahası için tasarlandı” dedi.
Panda, HQ-17AE’nin Pakistan ordusuna başarılı şekilde entegre edilmesinin, “Hindistan’ın uzak mesafeden gerçekleştireceği ve alçak irtifadan düzenleyeceği saldırıların risk ve maliyetlerini artırmayı” amaçlayan daha yoğun bir katmanlı hava savunma ağına işaret ettiğini belirtti.
“Dolayısıyla daha önemli eğilim, belirli bir füze sisteminden ziyade Pakistan’ın Çin yapımı uzun ve kısa menzilli füzeler ile Türkiye yapımı anti-İHA ve namlulu hava savunma sistemlerini bir araya getiren, giderek daha entegre bir erişimi engelleme ve hava sahasını kullandırmama mimarisi kurma girişimidir” dedi.
Bu durum, Hindistan ile Pakistan arasındaki hava taarruzu-hava savunması rekabetini zaman içinde teknolojik açıdan daha yoğun hale getirebilir.
Asya
Vietnam, ASEAN’daki ağırlığını artırırken Myanmar liderini ağırladı

Myanmar Cumhurbaşkanı Min Aung Hlaing’ın ziyareti Vietnam’ın ASEAN’daki diyalog temelli, stratejik yaklaşımını ortaya koydu.
Vietnam, hafta sonu Myanmar Cumhurbaşkanı Min Aung Hlaing’i ağırladı. Ziyaret, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) içinde Myanmar’la nasıl ilişki kurulması gerektiği konusunda görüş ayrılıkları sürerken Hanoi’nin bu ülkeye yönelik giderek daha pragmatik hale gelen yaklaşımını ortaya koydu.
Cuma gününden pazar gününe kadar süren ziyarette Min Aung Hlaing, Vietnam Komünist Partisi Genel Sekreteri ve Cumhurbaşkanı To Lam dahil ülkenin üst düzey liderleri tarafından kabul edildi. İki taraf ticaret, yatırım, güvenlik, savunma ve dijital altyapı alanlarındaki işbirliğini genişletme konusunda anlaşmaya vardı. Vietnam Başbakanı Le Minh Hung, Hanoi’nin Myanmar’la teması sürdürmek ve yapıcı diyaloğu teşvik etmek amacıyla diğer ASEAN üyeleriyle birlikte çalışmaya devam edeceğini söyledi.
Vietnam’ın yaklaşımı, Myanmar meselesinde tecrit yerine angajmanı tercih ettiğini gösteriyor. ASEAN’ın 2021 tarihli Beş Maddelik Mutabakatı, Myanmar krizinin ele alınmasına yönelik birliğin resmi çerçevesi olmayı sürdürürken Hanoi, sahadaki gelişmeleri değerlendirmek ve ilerlemeyi teşvik etmek için Myanmar hükümetiyle doğrudan diyaloğun gerekli olduğunu giderek daha fazla savunuyor.
Vietnam Dışişleri Bakanı Le Hoai Trung, temmuz ayında Bangkok’ta ASEAN mevkidaşlarıyla yaptığı toplantıda daha “somut ve pratik adımlar” atılması çağrısında bulundu ve Vietnam Komünist Partisinin yayın organı Nhan Dan’a göre Myanmar’la doğrudan ve düzenli temas kurulmasını savundu.
Bu tutum, Vietnam’ın temel ilkelere bağlılığı uygulamadaki esneklikle birleştiren ve “bambu diplomasisi” olarak adlandırılan dış politika anlayışıyla uyumlu. Hanoi, ASEAN öncülüğündeki girişimlere desteğini sürdürürken siyasi sistemlerinden bağımsız olarak bölgedeki hükümetlerle işleyen ilişkilerini korumaya çalışıyor.
Vietnam Haber Ajansına göre To Lam, Myanmar’ın istikrarı, uzlaşmayı ve ekonomik kalkınmayı teşvik etmeye yönelik çabalarını överken Min Aung Hlaing de Vietnam’a ASEAN ve diğer uluslararası platformlarda verdiği destek için teşekkür etti.
Ekonomik faktörler de bu yaklaşımda rol oynuyor. Vietnam, 30’dan fazla aktif projede 2,5 milyar doları aşan kayıtlı yatırımıyla Myanmar’ın en büyük yatırımcılarından biri konumunda. Vietnam ordusuyla bağlantılı Viettel ile Myanmar’daki yerel ortakların ortak girişimi olan Mytel, geçen yıl yaklaşık yüzde 40’lık pazar payıyla Myanmar’ın en büyük telekomünikasyon operatörü oldu.
Min Aung Hlaing ayrıca Vietnam’ın dijital altyapı, siber güvenlik ve dijital dönüşüm alanlarında daha fazla rol üstlenmesini memnuniyetle karşıladı ve Vietnamlı şirketleri teknoloji üretimine yatırım yapmaya çağırdı. Min Aung Hlaing, Viettel’in genel merkezini ve Haiphong’daki VinFast elektrikli araç üretim tesisini de ziyaret etti.
İki ülke, sınır aşan suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, siber suçlar ve çevrim içi dolandırıcılıkla mücadelede işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştı. Taraflar ayrıca ticaret, güvenlik ve savunma alanlarındaki işbirliği mekanizmalarının yanı sıra doğrudan uçuşları ve turizm girişimlerini yeniden başlatma taahhüdünde bulundu.
Bir hafta önce Vietnam ve Myanmar, Trung’un ülkeye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ikili ticaret hacmini yıllık 1 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda çalışma konusunda anlaşmıştı. Bu, 2021’den bu yana bir Vietnam dışişleri bakanının Myanmar’a gerçekleştirdiği ilk ziyaretti.
Vietnam’ın Myanmar’a yönelik açılımı, ASEAN içinde bu ülkeyle nasıl ilişki kurulması gerektiğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor. Tayland ve Kamboçya gibi ülkeler Myanmar hükümetiyle daha fazla etkileşim kurulmasını savunurken diğer ASEAN üyeleri, ilişkiler normalleştirilmeden önce Beş Maddelik Mutabakat kapsamında ilerleme sağlanması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor.
Son ziyaret aynı zamanda Min Aung Hlaing’in daha geniş kapsamlı diplomatik açılımının bir parçası. Temmuz ayında Laos’u, ağustos ayında ise Tayland’ı ziyaret eden Min Aung Hlaing’in Kamboçya’ya da gitmesi bekleniyor.
Söz konusu diplomatik açılım, 2025 sonu ile 2026 başı arasında gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından geldi. Seçimler sonrasında parlamento, nisan ayında Min Aung Hlaing’i cumhurbaşkanı seçtmişti.
Asya
Çin’den kamu bankaları ve sigorta şirketlerine 54 milyar dolarlık sermaye desteği

Çin Maliye Bakanlığı, ülkenin finans sistemindeki sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik koordineli bir hamle kapsamında kamuya ait sigorta şirketleri ve bankalara toplam 54 milyar dolarlık sermaye aktarımına öncülük edecek. Şirketler pazar günü yaptıkları açıklamalarda planın ayrıntılarını duyurdu.
Ülkenin en büyük hayat sigortası şirketi China Life Insurance (Group) Co, 35 milyar yuan (5,2 milyar dolar), China Taiping Insurance Group ise 7 milyar yuan sermaye desteği alacak.
Ayrı bir açıklama yapan People’s Insurance Company (Group) of China (PICC), Maliye Bakanlığına tahsisli A tipi hisse ihracı yoluyla 15 milyar yuana kadar kaynak sağlamayı planladığını bildirdi. Elde edilecek gelirin şirketin sermayesini güçlendirmek için kullanılacağı belirtildi.
Bu girişim, orta ve uzun vadeli fonlarla borsayı desteklemeleri istenen kamu sigorta şirketlerinin mali yapısını güçlendirebilir. Aynı zamanda söz konusu şirketlerin, düzenleyici kurumların daha küçük ve yüksek risk taşıyan sigorta şirketlerini yönetmesine yardımcı olabilecek konuma gelmesini sağlayabilir.
Finans sektöründe istikrar
Çin’in sigorta sektörü, uzun süredir düşük seyreden faiz oranları nedeniyle azalan kârlılıkla mücadele ediyor. Çok sayıda küçük ve orta ölçekli sigorta şirketinin ödeme gücü oranlarında da bozulma yaşanıyor.
China Export and Credit Insurance Corp, Maliye Bakanlığının şirketin ana sermayesini güçlendirmek amacıyla 10 milyar yuan aktaracağını açıkladı. China Reinsurance (Group) ise 3 milyar yuan sermaye artırımı yapacağını duyurdu.
China Life açıklamasında, “Sermaye aktarımı, ülkenin finans sektörünün reel ekonomiye hizmet etme kapasitesini artırması ve finans ile sigorta sektörlerinin yüksek kaliteli gelişimini teşvik etmesi açısından önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı. Şirket ayrıca sermaye desteğinin grubun risklere karşı dayanıklılığını artıracağını belirtti.
Taiping de sağlanacak fonların şirketin ödeme gücünü ve diğer temel göstergelerini güçlendireceğini açıkladı.
Bankalar yeniden sermayelendirme planından yararlanıyor
Ayrı olarak, üç kamu bankası da pazar günü toplam 290 milyar yuan tutarında sermaye desteği alacaklarını açıkladı.
Plan ilk kez bu yıl mart ayında düzenlenen yıllık parlamento toplantısında duyurulmuştu. Böylece geçen yıl bazı diğer büyük kamu bankalarının sermaye yapısını güçlendirmek için kullanılan finansman aracı genişletilmiş oldu.
Ülkenin en büyük kamu bankalarından Agricultural Bank of China ile Industrial and Commercial Bank of China (ICBC), Maliye Bakanlığı, China National Tobacco Corp ve bağlı kuruluşlarına tahsisli A tipi hisse ihracı yoluyla sırasıyla 160 milyar yuan ve 100 milyar yuana kadar kaynak sağlamayı planladıklarını açıkladı.
Her iki banka da elde edilecek gelirin tamamının çekirdek ana sermayeyi (Core Tier 1) güçlendirmek için kullanılacağını bildirdi. Pekin’in ekonomik büyümeyi desteklemek için kamu bankalarına giderek daha fazla başvurduğu bir dönemde bu adımın kredi genişlemesinin sürdürülmesine yardımcı olması bekleniyor.
Zayıf kredi talebi, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi üzerinde kalıcı bir baskı unsuru olmayı sürdürüyor. Bu durum aynı zamanda bankacılık sektörünün kârlılığını da aşındırıyor.
Ülkenin üç politika bankasından biri olan Export-Import Bank of China da Maliye Bakanlığının bankaya 30 milyar yuan sermaye aktaracağını ve böylece bankanın sermaye tabanının güçlendirileceğini açıkladı.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Görüş1 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Avrupa2 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa2 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Pettifor: Tarihte görülmemiş borç seviyeleri nedeniyle sistem çökecek
Avrupa1 gün önceKoçbaşı olarak AfD











